Reklamı Kapat

Vatan Partisi İl Başkanı Yalçın Aslan ile röportaj yaptık

Son dönemde basın organlarında sıklıkla gündeme gelen ve ülke gündemi ile ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in bu açıklamalarını ve Vatan Partisinin ülkede yaşananlara bakış açısı Kocaeli İl Başkanı Yalçın Arslan’a sorduk. Son derece sıcak ve samimi geçen bu mini röportajda Arslan sorularımızı içtenlikle yanıtladı;

Büyütmek için resme tıklayın

Son dönemde basın organlarında sıklıkla gündeme gelen ve ülke gündemi ile ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in bu açıklamalarını ve Vatan Partisinin ülkede yaşananlara bakış açısı Kocaeli İl Başkanı Yalçın Arslan’a sorduk. Son derece sıcak ve samimi geçen bu mini röportajda Arslan sorularımızı içtenlikle yanıtladı;

C.Ş. Başlarken, kamuoyundaki önemli bir kesimin ilk algısı ya da söylemi diyelim, o soru ile başlamak istiyorum. Vatan Partisi Cumhur İttifakının görünmeyen ortağımı? 

Y.A. Vatan Partisi, Türk Devrim mirasının yaklaşık 200 yıllık geçmişinden gelen birikimlerini, günümüz dünyasının her konudaki gerçekliği ile somut analizlerini yaparak programlaştırmış bir partidir. Kısaca şöyle açalım; Vatan Partisinin tüm öngörüleri bilimsel gerçekliğin, somut koşulların somut tahlillerinin sonucudur. Sayfalarla açıklanabilecek bu irdelemenin, ülkemizin bugün içinde bulunduğumuz dünya konjonktürü açısından ülke siyasetindeki öncelikli değerlendirmesi net olarak şudur: “Hepimiz aynı gemideyiz!” 

C.Ş. Yani AKP iktidarının destekliyorum demek değil midir bu?

Y.A. Hayır. Bir tespit ve bir stratejik bakıştır bu. Biz ülke olarak bugün, emperyalizmin 4 koldan sınırlarımız dışından, 5. kol ile de içimizdeki işbirlikçilerle ve PKK, FETÖ gibi terör örgütleriyle üzerimize geldiği gerçekliğinde; yukarıdaki hepimiz aynı gemideyiz cümlesi birlik, beraberlik ve bütünlüğümüzün vazgeçilmez öneminin göstergesinin vurgulanmasıdır sadece. 

C.Ş. Parti programınızı kısaca özetler misiniz? 

Y.A. Vatan Partisinin yakın gelecekteki amacı, meşrutiyetlerle başlayıp Kemalist Devrim ile en büyük atılımını gerçekleştiren Milli Demokrasi Devrimimizi tamamlayarak, milli devleti ve halk yönetimini yeniden kurmak, emperyalizmin baskı ve denetimine son vermek, ortaçağ kalıntısı bütün ilişki ve kurumları hayatın her alanından temizlemek, halkı özgürlüğe, esenliğe ve aydınlığa kavuşturmaktır.

Vatan Partisi, Türkiye’mizin bugün Asya'dan yükselen çağdaş ve toplumcu uygarlığın önündeki seçkin yerini alması için, artık mafyalaşan kapitalizmin her tür sömürü ve baskısını arasız devrimlerle ortadan kaldırmayı ve imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir toplum kurmayı hedefler. 

C.Ş. Makas değişikliği mi? 

Y.A. Hayır. Yarım kalan ve askıya alınan Kemalist Devrime geri dönüştür. Milli Hükümet Programımızın tek çözüm başlığı bunu şöyle ifade eder:

“Arkada kalan 70 yıllık tecrübe bize göstermiştir ki, Atlantik ilişkileri içinde, milli devletimizi, milli birliğimizi, toprak bütünlüğümüzü, kamu çıkarına dayanan Cumhuriyetimizi ve çağdaş değerlerimizi kaybediyoruz. Bu tarihi ders, milletimizin önünde var olmak için iki yol değil, tek bir yol bulunduğunu öğretmektedir. Emperyalist sisteme bağımlılık, liberalizm denen bireycilik ve özel çıkarcılık, Türkiye için bir çözüm değil, bir yıkımdır. Türk Devriminin açtığı vadide ilerlemek, milletimiz için biricik çözümdür.” Bu bir makas değişimi olamaz. Sadece ve sadece Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ÜN kurduğu Tam Bağımsız Demokratik Türkiye hedefine tekrar kilitlenmek olur.

C.Ş. Bu programınız ile AKP'nin buluşması mümkün mü? 

Y.A. Genel Başkanımız Sayın Perinçek'in söylemiyle, hayatın mecburiyetleri gün gelir neyi savunursanız savunun size kendi gerçeğini dayatır. AKP'nin önüne de yaşamın mecburiyetleri bu gerçeği dayatmıştır. Peki ne olmuştur da dayatmıştır. 

Partimizin Türkiye’ye yön gösteren siyasetleriyle ilgili bütün açıklamalarımız, kararlılıkla savunduğumuz program ve siyasetlerin ülkemizin gündemine bir bir girdiği görülmektedir. Türkiye 2014’te Silivri duvarlarının yıkılması sonrasında büyük bir dönüşüm yaşamıştır. Özetlemek gerekirse;

 

•                    AK Parti Fethullah Cemaatiyle birlikteydi, 2014’ten sonra FETÖ’yü hapse attı.

•                    AK Parti, PKK açılımını 2015’te sonlandırdı ve terör örgütü hendeklere gömüldü.

•                    Rusya ve İran’ı karşımıza alan siyasetler terk edildi; onlarla dost olduk ve Astana Ortaklığını kurduk.

•                    Doğu Akdeniz’de ve Ege’de AB’nin dayatmalarına boyun eğiyorduk, Mavi Vatanımızı silahla korumaya başladık.

•                    Türkiye ABD - NATO’nun kontrolündeydi, savunma alanında bağımsız hareket eden ve S 400’leri alabilen bir ülke oldu.

•                    Batı’nın bize dayattığı borçlanma ekonomisi tükendi, Türkiye üretim ve istihdam odaklı milli ekonomiye geçmeye başladı.

•                    Toplam olarak baktığımızda; Atlantik cephesindeki zincirlerimizi kırdık ve Asya Çağı’nda başı dik bir ülke olarak yerimizi almaya başladık. 

Bu saydıklarımızın hepsi, Vatan Partisi’nin Bağımsız ve Üreten Türkiye için uzun yıllardır mücadelesini verdiği siyasetlerdir. İktidar tarafından da söz konusu siyasetlerin uygulanması, yalnızca Vatan Partisi’nin haklılığını ve uzak görüşlülüğünü kanıtlamıyor, Türkiye’mizin geleceğini de güvence altına alıyor.

İlk sorunuza dönersek biz değil, AKP bizim yanımıza gelmiştir. Bundan da gocunmuyoruz. Çünkü, biz önce Vatan diyoruz!  Ve Türkiye'den yana olan herkesle birlikte geniş tabanlı, güçlü, milli bir program etrafında buluşmuş, Vatan Partisinde içinde bulunduğu Milli Hükümetin ülkemizi esenliğe kavuşturacağını savunuyoruz.

C.Ş. CHP bu konumda nerede?

Y.A. CHP, böyle bir hükümetin içinde mutlaka olmalıdır. Ama, CHP Yönetimi hala Atlantik’te! CHP, acilen fabrika ayarlarına dönmelidir. Ve ülke güvenliği konusunda hassasiyet göstermelidir. Biz, Vatan Partisi olarak, HDP'nin kapatılması konusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 4 kez dilekçe verdik. Türkiye Partisi olamamış olan HDP derhal kapatılmalıdır. CHP, HDP'nin yanında durmamalıdır. TBMM'deki hiçbir partinin bu konuda herhangi bir başvurusunun olmaması da ibretlik bir durumdur.

C.Ş. Dosya olarak sunduğunuz partinizin dış politikaları üzerine örnek çalışmalarınızdan kısa bilgiler verebilir misiniz?

Y.A. Abhazya Meclisi Uluslararası İlişkiler Komisyonu ve Türkiye Vatan Partisi,17 Aralık 2019 günü Sohum'da görüşerek, Karadeniz-Akdeniz Dostluk ve Barış Bildirisini dünya devletleri ve halklarının bilgisine sunmayı kararlaştırdılar.

Bu amaçla

1.1.1.           Karadeniz bölgesinde barışı ve gelişmeyi tehdit eden ABD ve NATO üslerinin tasfiye edilmesini, bölücü ve yobaz terörüne karşı mücadelenin desteklenmesini,

1.1.2.           Abhazya Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bütün bölge ve dünya devletleri tarafından tanınmasını,

1.1.3.           Kırım'ın Rusya Federasyonu toprağı olarak kabul edilmesini,

1.1.4.           Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve Suriye'de barışın sağlanmasını,

1.1.5.           Filistin halkı üzerindeki baskılara son verilmesini,

1.1.6.           Libya'da toprak bütünlüğünün ve barışçı çözümün sağlanmasını,

1.1.7.           Abhazya'ya, Türkiye'ye, Rusya'ya ve İran'a yönelik yaptırım ve ambargolarım kaldırılmasını, ülkeler arasında serbest ticaret ve ekonomik işbirliğinin oluşturulmasını,

1.1.8.           Karadeniz ve Akdeniz ülkeleri arasında serbest ulaşım, iletişim, turizm, ekonomik ve kültürel gelişme önündeki engellerin kaldırılmasını

                        talep ederiz.

                       

KARADENİZ – AKDENİZ  DOSTLUK VE BARIŞ PLANI

*Karadeniz, Hazar Denizi, Ege Denizi, Akdeniz ve Umman Denizi bölgesinde barışı ve gelişmeyi tehdit eden ABD ve NATO üsleri tasfiye edilmeli, ABD güdümlü bölücü ve yobaz terörüne karşı mücadele desteklenmelidir.

*Kıbrıs’ın Türk ve Rum halkları ayrı milletlerin mensuplarıdır ve çok acı geçmişleri nedeniyle artık bir arada yaşamaları olanaklı değildir. İki halk geleceklerini kaçınılmaz olarak ayrı ayrı belirlemişlerdir. Türkiye-Yunanistan dostluğu da bu gerçek temelinde sağlıklı bir yola girebilir. Abhazya Devleti de, Abhazya milletinin devletidir ve Karadeniz’de barış, istikrar ve güvenlik etkenidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Abhazya Cumhuriyeti’nin bölge ve dünya devletleri tarafından tanınması, ABD’nin hegemonyacı planlarını bozacak, barış, istikrar ve refaha hizmet edecektir.

*Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de meşru haklarını koruması, Rusya, Suriye ve Mısır’dan Libya, Tunus, Cezayir ve İtalya’ya kadar Karadeniz ve Doğu Akdeniz ülkelerinin çıkarlarıyla uyumludur. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs askerî ittifakının tehditlerine karşı mavi vatanını savunması desteklenmelidir.

*Libya'ya ABD merkezli müdahaleye son verilmeli, Libya’nın meşru hükümeti desteklenmeli ve toprak bütünlüğü sağlanmalıdır. Libya’nın BM tarafından tanınan meşru hükümetinin kendi vatanını her yoldan birleştirme mücadelesi, hem hakkıdır, hem de Akdeniz’de barış için biricik çözümdür. Libya petrolü, Libya devleti ve milletinindir.

*Kırım’ın Rusya Federasyonu’nun toprağı olduğu kabul edilmelidir.

*Ermenistan’ın Azerbaycan toprağı olan Karabağ’daki işgaline son verilmesi için bölge devletleri ağırlıklarını koymalı ve Azerbaycan’ın vatan bütünlüğü sağlanmalıdır.

*Suriye'nin toprak ve devlet bütünlüğü ve Suriye'de barış sağlanmalıdır. Suriye, bölücü ve yobaz terör örgütlerinden arınmalıdır. ABD, Suriye topraklarına yığınak yapmaya son vermeli ve Suriye’den çekilmelidir. İran, Rusya ve Türkiye’nin yürüttüğü Astana Süreci ve Türkiye ile Rusya arasındaki Soçi Mutabakatı, barışçı çözümün güvenceleridir.

*İsrail’in Arap ülkelerinin toprakları üzerindeki işgaline ve Filistin halkı üzerindeki baskılarına son verilmeli, Kudüs başkentli bağımsız Filistin Devleti tanınmalıdır.

*Türkiye, Rusya, İran, Suriye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Abhazya, Çin Halk Cumhuriyeti, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Venezuela ve Küba’ya yönelik yaptırım ve ambargoların kaldırılması için ortak mücadele yürütülmeli, ülkeler arasında serbest ticaret ve ekonomik işbirliği koşulları oluşturulmalıdır. Dolar Saltanatına son verilmesi ve dünya halklarının refahı için, Millî Paralarla Ticaret geliştirilmelidir.

*Karadeniz, Hazar Denizi, Ege Denizi, Akdeniz ve Umman Denizi ülkeleri arasında serbest ulaşım, iletişim, turizm, ekonomik ve kültürel gelişme önündeki engeller kaldırılmalıdır. 

C.Ş. Sayın Arslan, son söz sizin?

Y.A. Sayın Şakoğlu, Benim de ikamet ettiğim İlçemizin yayın organı olarak, Kocaeli'nin turizm simgesi Kartepe'nin, gözü, kulağı, sesi ve vicdanısınız ve bu bağlamda da önemli bir Kamu görevi yapmaktasınız. “Basın milletin müşterek sesidir” diyen Yüce ATATÜRK'ün tanımlamasıyla bu görevi basın etiği, tarafsız ve bağımsız gazetecilik ilkelerine özen göstererek ve cesurca yerine getirmeniz nedeniyle sizi ve şahsınızda tüm çalışanlarınızı kutlarım. Vatan Partisi İl Başkanı olarak, bize verdiğiniz bu röportaj olanağı nedeniyle de şahsım ve partim adına teşekkürlerimi sunarım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ekli Dosyalar

28 Kas 2020 - 15:21 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.