Reklamı Kapat

Haydar Akar'dan iddialı mesaj; "Bunları indireceğiz!"

Cumhuriyet Halk Partisi PM Üyesi, Kocaeli Milletvekili Haydar Akar ile gündeme dair konuları konuştuk. Derbent'te bulunan dede ocağında korona virüsten tutunda, CHP Örgütlerinin başarısına kadar bir çok konuyu masaya yatırdık.

+3
Haber albümü için resme tıklayın

"MUTASYON DEĞİL, PANDEMİ!"

Sizce bu virüs mutasyon bir virüs mü?

"Ben mutasyon olduğuna inanmıyorum" ifadesini kullanan Akar; "Bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump da söylüyor. Ben Bilim İnsanı değilim ama mutasyon bir virüs olsa ya da laboratuarda üretilen bir virüs olsa bunun aşısı bu ana kadar piyasaya sürülmüş olurdu. Amaç bu değil de Çin ekonomisini çökertmekse Çin ekonomisi çökmedi. Bizimkiler vakalar Çin de ilk başladığında giriş çıkışlar yasaklandığında bunun sanki bu (Türkiye’ye gelmeyecekmiş gibi düşünerek) ekonomik bir fırsat olacağını düşündüler. Bütün Avrupa’nın ihtiyacını artık Çin’den değil Türkiye’den karşılanabileceğini yandaş yazarlar her gün televizyonda anlatıyordu. Ama bu pandemiydi, bulaşıcıydı ve hızla yayıldı. Neticede bize de ulaştı" dedi.

"HATALAR YAPILDI!"

Peki pandemi sürecinde zamanında müdahele edilerek, yeterli tedbirler alındı mı?

"Başlangıçta birkaç hata yapıldı" diyen Akar; "Birinci hata insanların Umre'ye yollanması ve Umre'den testsiz kabul edilmesi. Hatta gelirken insanlara ateş düşürücü ilaçlar içirilerek uçaklara bindirilmesi ateşin tespit edilmesi için büyük bir hataydı. Sonra bunu telafi etmeye çalıştılar ama iş işten geçmişti. Türkiye’nin her tarafına dağıldı. Sadece bunla ilgili değil havalimanları geç kapandı. Uçuşlar devam ediyordu. Çin’e bile uçuşlarımız devam ediyordu. Bir de okulların tatil edilmesi. Üniversite öğrencilerinin büyükşehirlerden binlerce öğrenci 81 ile dağıldı. Bunları dağıtmadan önce öğrenciler bir testten geçirilseydi belki biraz daha hafifleyebilirdi" şeklinde konuştu.

"ÖLÜM ORANLARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR"

"Pandemi ilk çıktığında sizce devlet panik mi yaptı?"

Akar; "Devlet panik yapmadı, panik yapsaydı daha hızlı kararlar alırlardı. Belki aldıkları kararlar hatalı olabilirdi onu tartışırdık ama geç kaldığını düşünüyorum. Başlangıçta Fahrettin Koca’ya insanlar güvendi. Şeffaf davranması, açıklaması ama bu şeffaflık bana göre başlangıçta belki doğruydu ama sonraları doğru olmadığını zannediyorum vakaların. Daha çok insanın bugün Covid 19 virüsü taşıdığını ve daha çok insanın öldüğünü düşünüyorum. Çünkü ben zaman zaman Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin mezarlıklar müdürlüğünün internet sayfasına bakıyorum. Hepsi doğal ölüm geçiyor. Ama bir realite var. Ben o bilgilere ulaşamadım. TÜİK’e de baktım, daha önceki yılların ölüm istatistiklerine. Herhalde kaldırdılar. Daha önce görebiliyordum. Ama İstanbul’da bakmışlar buna. Mesela İstanbul’da bu aylarda 2019’da ölen insanların 2018’e göre oranını aldığımızda, yüzde 30'un üzerinde olduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla ben devletin rakamları doğru yansıttığını düşünmüyorum. Hatta geçen gün burada bir vefat vardı. Kalp Krizi olarak duyuruldu. Ama biliyoruz ki virüs bulaştığı için kireçlenerek gömüldü. Ama bu doğal ölüm olarak geçti. Açık ve net söylüyorum ölüm oranlarının doğru  yansıtıldığını düşünmüyorum" dedi.

"MANİPÜLE EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

Sizce devlet neden ölüm oranlarını saklar?

"Niye sakladıklarını ben de anlamıyorum" şeklinde sözlerine başlayan Akar; "Önemli bir soru bu. Belki insanların daha çok panik yapmasını engellemek için. Biliyorsunuz sanayi tesisleri çalışıyor. Daha çok ölü olunca bunların durmasına neden olacak ve tedbirler daha çok arttırılacaktı. Hafta sonları değil de süresiz bir sokağa çıkma yasağı gelebilirdi. Bu durum karşısında. sadece fırının çalıştığı yada marketin belli saatlerde açık olduğu ama sanayinin durduğu bir planlama gerektirebilirdi. Ki biliyorsunuz hem cari açığımız var, hem dövizde büyük sıkıntılarımız var. Döviz girişi yok ülkeye. Turizm de bitti. Zaten başka bir döviz giriş kaynağımız da yok. Ticaret durursa hepten bitecekti. Zaten tam da ekonomik krizin ortasında yakalandılar. Bu nedenle de ben bunun böyle manipüle edildiğini düşünüyorum" dedi.

"BEKLENTİNİN ARTMASINDAN KORKTULAR"

Sözlerine devam eden Akar; "Bakın halen sanayiyi durdurmadılar. Bu olay çıktığında ben ilk günlerde uyardım yetkilileri. 'Ya kardeşim her şey güzel de, aynı servis aracına biniyor, aynı makinede yan yana çalışıyor, aynı kafeteryada beraber yemek yiyorlar bu insanlar' dememe rağmen uzun süre onlarla ilgili bir tedbir alınmadı. Bence ölüm sayısını az göstererek insanların o panik havasından, daha çok beklenti arttırmasından korktular. İkincisi de; biraz da bunları durdukları zaman ihtiyaç sahibi insan sayısı çok daha artacaktı. Şimdi sanayi çalışıyor, maaşlarını alıyorlar. Devlet zaten bin lira verebildi, bin bir lira veremedi. Para basıyorlar veriyorlar ama buda enflasyona neden oluyor, karşılıksız para. Bunun içinde sıkıntı çok daha büyüyecekti, belki 3’e 5’e katlanacaktı bence o paniği yaratmamak için bunu yaptılar diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"ORTAK AKLA İHTİYAÇ VAR AMA?"

Meclisin kapanmasına nasıl değerlendiriyorsunuz? Meclis başkanı Şentop'un da dediği gibi "Şu dönem acil bir şey de yok mu" sizce de?

"Ben meclisin kapanmasını doğru bulmuyorum" diyen PM Üyesi Akar; "Şimdi AVM’ler açıldı meclis hala kapalı. Bence kritik bir dönemden geçiyoruz. En çok meclise, ortak akla ihtiyaç var. Belki siyasi partilerin birlikte hareketine ihtiyaç var. Bunu yapacak kişi tabi en tepedeki insan olması gerekir ama o ayrıştırıcı bir dil kullanıyor. Çünkü geçmişinden bu güne kadar siyaseti onun üzerine kurmuş bir insan. Meclis olmalıydı bence. En azından insanlara moral açısından çalışmalıydı. Ama meclis tatil edildi. O zaman da karşı çıktık, halen de karşıyız. Bu süreçte orada olmalıydık elbette!" ifadesini kullandı

"YARDIMLARI KİME YAPTINIZ?"

"Orda da büyük haksızlık yaptılar insanlara" diyerek sözlerine devam eden milletvekili Haydar Akar; "Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu aile yardımıyla ilgili dediği gibi, en azından asgari ücret düzeyinde işten çıkartmaların yasak olduğu ve çıkartma durumunda olan iş verenlerin doğru tespit edilerek bu insanlara asgari ücret seviyesinde bir ücret ödenmesi gerekiyordu. Gündelik çalışan insan sayısı çok fazla. Kayıt dışı çalışan insan sayımız çok fazla. Şimdi bu adamların sigortası yok. Başka bir geliri yok. Devlet bunu görmek zorunda. "Eee biz biner TL yardım yaptık". Kime yaptınız? Onların sosyal yardımına kayıtlı olanlara yardım yapıyorlar. O sosyal yardıma kayıtlı olanlara sen zaten sosyal yardımı yapıyorsun. Fazlasını istemiyor senden. Onu zaten yapıyorsun ve onla geçiniyor. Bu yardım değil! Yardım günlük çalışan artık çalışamayan insanlara yapılmalı. Bunlar doğru tespit edilmeli" dedi.

"DEVLET METELİĞE KURŞUN ATIYOR!"

Sözlerine devam eden Haydar Akar; "Bizim belediyelerimiz ciddi işler yaptı bu arada. Devletin açığını kapattı aslında. Geçen gün ilk defa bir teşekkür kaçırdı ağzından ama başka bir art niyet olduğunu düşünüyorum kafasının arkasında. O onu kaçırırken iki tane Büyükşehir Belediye Meclisinde borçlanmalar ret edildi. Adamların elini kolunu bağladılar. Süreç doğru yönetilmedi. Devletin katkısı olmadı. Çünkü devlet meteliğe kurşun atıyor ve hazinenin içi boş. Dünyada bir ülke düşünün ki 10 TL istiyor. 83 milyon insan yaşıyor, 8.3 milyar yapar. 8.3 milyar bu ülkenin problemini çözmez. Bütün ülkeler kendi vatandaşına para verirken biz para istiyoruz. Ve 2 milyar toplanıyor. Güven kalmamış. Yani böyle bir durumda 20, 30, 40 milyar paranın toplanması gerekiyor. Ama 2 milyar toplanıyor ve bununla övünüyor. 2 milyar Osman Gazi Köprüsüyle, Yavuz Sultan ve Avrasya Tünelinin 3 aylık ödemelerini karşılamıyor!" ifadesini kullandı.

"12 EYLÜL İSLAMCILARA YOL VERDİ"

80 öncesi CHP’nin bir siyasi bakış açısı vardı. Ev ev dedikleri hücre çalışmaları yapardı. CHP bugün halkla buluşamıyor tepkisiyle neden karşı karşıya?

Haydar Akar; "80 öncesi dünyada konjektür olarak sol bir rüzgar esiyordu. Ve o dönem mesela DİSK çok güçlüydü, sendikalar çok güçlüydü. Bugün sendika var mı? Yok. Sivil Toplum Örgütleri, Üniversiteler çok güçlüydü. Üniversitede okuyan öğrenciler çok güçlüydü. Fikir olarak güçlüydü. Ve dünyada da konjektür bunu destekliyordu. Ve bu CHP’ye dönüştürdü oyları. Yani o guruplar CHP’yi desteklediler. Çünkü onların fikirlerine en yakın partiydi. 12 Eylül tüm bunları bitirdi. 12 Eylül Ülkücüleri bitirdi, Solcuları bitirdi ama İslamcılara yol verdi. Ve bugün geldiğimiz noktayı bu yaşadıklarımızı ortaya çıkardı.

"ONLAR İÇİN SÖYLÜYORUZ AMA DUYMUYORLAR"

"80 öncesi solun yaptığı hücre çalışmasını AKP birebir kopyalayıp kendine aldı aynısını şuanda uyguluyor" diyen Akar; "Eskiden varoşlar diye adlandırılan yada yoksul halkın yaşadığı mahalleler solcularındı. Ordan bir tane sağa oy çıkmazdı. Şimdi tam tersi. Şimdi daha eğitimli, daha seküler yaşayan insanların yada belli gelir gurubunun üzerindeki insanların partisi olduk. Ama söylemlerimizin tümü halk için aslında. Asgari ücretle ilgili söylemlerimiz, aile sigortası ile ilgili söylemlerimiz, sosyal yardımlarla ilgili söylemlerimiz, işsizlikle ilgili söylemlerimiz bize oy veren gurup için değil aslında. Aslında onlar için söylüyoruz ama duymuyorlar" dedi.

"MEDYAYI ELE GEÇİRMİŞ HER GÜN EKRANDA"

Sözlerine devam eden Akar; "Rahmetli dedemi hatırlıyorum. Buradan kalkıp trene binip mitinge giderlerdi. Kimin mitingine giderlerdi biliyor musunuz? Dedem ben bildim bileli CHP’lidir ama Erbakan’ın, Demirel’in mitingine giderdi. Orada öğrenirlerdi, 'bu lider ne söylüyor' diye merak ettiklerini. Şimdi bir siyasi partinin mitingine bir başka siyasi partiye oy veren insan gitmiyor. Çünkü televizyondan, sosyal medyadan duyuyor duyacağını. "Bir iktidarın ne yaptığı değil nasıl pazarladığı önemlidir anlayışıyla hareket eden AKP on sekiz yıllık iktidarındaen büyük hamlesini medyayı satın alarak yaptı. AKP'nin anlayışı kendi medyasını oluşturmak muhalif medyayı baskı altında tutmak esası üzerine kuruluydu. Bir ülkede yüzde doksanı satın alınmış medyanın yeni görevi tek kişiyi her şeyin reisi, her şirketin CEO'su, her hayırlı hizmetin sahibi yapmaktı. Ve başardılar da. AKP Genel Başkanı, bir gün Cumhurbaşkanı sıfatını kullanarak, diğer bir gün de AKP Genel Başkanı olarak her gün ekranlarda. Her gün bize küfrediyor. Her gün bizi eleştiriyor" dedi.

"SAĞLIKTA BAŞARILIYIZ" DİYORLAR AMA?!"

"Bu kadar başarısız bir ülkeyi biz yönetiyoruz sanki" diyen Akar; "Ekonomisi başarısız, istihdamı başarısız, tarımı başarısız, eğitimi başarısız, sağlığı başarısız. 'Sağlıkta devrim yaptık' naraları atıyorlar ancak eskiden insanlar sadece reçetenin yüzde 10’unu ödeyerek ilaç alıyordu bunu unutuyorlar. Şimdi vatandaşlarımız 11, 12 kalemde para ödeyerek tedavi olabiliyorlar, ilaç alabiliyorlar. Ama sorsan, bir anket yapsan sağlıkta başarılılar. Herşey özelleşti. Devlet vatandaşından aldığı vergileri vatandaşı için kullanmıyor artık. Vatandaş hem vergisini veriyor hem de devletin yapması gereken anayasal ihtiyaçlarını gidermek için ayrıca para ödüyor. Bu noktaya geldik" dedi.

"VALİDEN BİLGİ İSTEDİK TIK YOK!"

"İki gün içerdeyiz. Üç gün dışarıdayız. Bu nedir" ifadesini kullanan Akar; "Evet yoğun bakımdaki hasta sayısı düşüyor görünüyor 'entübe hasta sayısı düşüyor' diyorlar peki; "Yoğun bakıma girip de oradan iyileşerek çıkan hasta sayısı kaç kişi, ne kadar başarılıyız yoğun bakımda, yoğun bakıma girip de ölen hasta sayısı ne kadar veya tespit ettiğimiz vakalardan iyileşen  hasta sayısı düştükten sonra elimizde ne kadar hasta stoğu var?" Gibi çok net bilgiler yok. Kimse de sormuyor. Cevap da alamıyorsunuz. Ben Vali’ye yazdım sadece beni değil 'Kocaeli halkını bilgilendirin, bütün milletvekillerini bilgilendirin' dedim. Ama tık yok. Siz valisiniz yarın gideceksin bu kentten ama biz bu kentte yaşayacağız. Bu kentin insanlarının sorularına cevap vermeye çalışıyoruz, bu kentin durumunu öğrenmeye çalışıyoruz. Meşgul etmemek için whatshaptan yazıyorum. Sayın vali memurunuzu görevlendirin bizi bilgilendirsin. Sadece benim değil tüm vekiller için yapın bunu. Telefonu kaldırıp da Haydar Akar’ı aramayın. Böyle bir talebim olmaz zaten . Bir memurunu görevlendirin günlük. Hangi bölgede iyiyiz, hangi bölgede kötüyüz yapılacak bir şey var mı, katkımız ne olur? en azından bu bilgileri paylaşın bizimle. Hiçbir toplantıya dahil etmediler, çağırmadılar. Milletvekili kendine vazife edinmişse ilgileniyor" ifadesini kullandı.

"DEVLETİN VALİSİ OLACAK, AKP'NİN DEĞİL"

Sayın vekil Kocaeli genelinde nedir durum?

Akar; "AKP milletvekilleri belki biliyordur. Sayın Vali kendi kariyeri ve gelişimiyle ilgili tereddütleri varsa onlara bilgi veriyordur ama bana bilgi vermiyor. Talep etmeme rağmen bilgi ulaşmadı. Ama ilk gördüğüm yerde de söyleyeceğim. Devletin valisi olacak AKP’nin valisi olmayacak. Valiyi suçlamak için söylemiyorum. Vatandaş arıyor '119’a 112’ye ulaşamıyorum' diye. Ben valiye yazıyorum 'Sayın valim ilgilenin bu işle' diye. Dönmüyor bile! Sen bana döneceksin kardeşim. Devletin valisi 'Ben bu işe baktım Haydar bey, evet bir sıkıntı var, bunu çözüyoruz, yada sıkıntı yok' diye söyleyeceksin. Söylemezsen bizde davranışlarımızı ona göre düzenleriz bundan sonra" şeklinde konuştu.

"KARTEPE KAYMAKAMINA TEŞEKKÜR EDİYORUM"

"Bu arada Kartepe Kaymakamı’nı ayırayım" diyen Akar; "Ne zaman bilgiye ihtiyacım olduğunda cevap veriyor. Hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. Teşekkür ediyorum kendisine. Duyarlı bir Kaymakamımız var. Yakından ilgileniyor, geri dönüş yapıyor. Olumlu olumsuz geri dönüş mutlaka yapıyor. Önemli olan bu. Herşey olumlu sonuçlanacak diye bir şey yok. Biz sonuçta vatandaşın talebini iletiyoruz, kişisel taleplerimizi iletmiyoruz. Bu nedenle bizde vatandaşa cevap vermek zorundayız. Kaymakamımız bu konuda çok hassas. Teşekkür ediyorum hassasiyetinden dolayı. Gayet başarılı olduğunu düşünüyorum bu süreç içerisinde" dedi.

Kartepe Belediyesinin hizmetlerini takip edebiliyor musunuz?

İlçe Belediyelerinin hizmetlerinin başında çöp toplamak gelir. Çöp toplamayı düzenli yapıyorlar. Onun dışında birkaç kez durakları ilaçladıklarına şahit oldum. Belediyeler daha çok sosyal yardımlara yoğunlaştılar. Bu güzel ancak bu konuda hassasız. Sosyal yardımları ne yaptıklarını meclis üyelerimiz vasıtasıyla inceliyoruz elbette. Belediyeler bana oy verdi vermedi bakmaksızın ihtiyacı olan herkese yardım götürmek zorundalar. Ama belediyelerin aslında temel görevi bu değil. Belediyelerin hizmetleri farklıdır ama belediyeler artık özel bir durum bu durum. Tamamen kendilerini projelerden sıyırdılar, sosyal yardımlara yoğunlaştılar. İnsanlar açta, açıkta kalmasın, ihtiyaçları giderilsin gibi bir bakış açısıyla bütün güçlerini buna harcıyorlar. Yani bir teleferik sorunu artık onların birinci önceliği değil. Bu dönem içerisinde söylüyorum. Yada Kartepe’deki bir problem onların birinci önceliği değil. Bu bizim İzmit belediyesi için de geçerli, başka belediyeler için de geçerli" dedi

"KOCAELİ 12 İLÇEDEN İBARET TAHİR BEY!"

Akar; "Burada benim dikkat çekmek istediğim konu aslında biraz siyasi olacak iki tane İzmit Belediyesi var. Bir tanesi İzmit Büyükşehir Belediyesi, bir tanesi İzmit İlçe Belediyesi. İzmit İlçe Belediyesi bizde, AKP’nin yönettiği İzmit Büyükşehir Belediyesi. Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit dışında çok faal olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden de Kocaeli değil İzmit Büyükşehir diyorum. Sadece İzmitle ilgileniyor. Büyükşehir Belediyesinin bundan kurtulması lazım. Hangi partiden olursa olsun ben bu işi doğru bulmuyorum. Kocaeli 12 ilçeden ibaret sadece İzmit değil. İzmit Belediye Başkanıyla yarışmayacaksın. Birinin 300 milyonluk bütçesi var diğerinin 3 milyarlık. Sen Kocaeli Büyükşehirsin. Eğer İzmit’te bayrak asıyorsan Kartepe’de de bayrak asacaksın. Ben doğru bulmuyorum bu savaşı ama örnek olarak söylüyorum eğer orda bayrak asıp yarışıyorsan, Kartepe’de sen kendi partinin belediye başkanıyla da yarışacaksın. Gebze’de de, Darıca’da da, Gölcük’te de asacaksın. Tahir Bey'in bundan kurtulması lazım ve yarışı bırakıp diğer 11 belediye başkanı arkadaşıyla nasıl ilişki içerisindeyse İzmit Belediye başkanıyla da aynı ilişki içerisinde olması gerekiyor" şeklinde konuştu.

"BELEDİYELER BAŞARISIZ OLSUN İSTEMEM"

"Ben belediyelerin başarısız olmasını isteyen bir insan değilim" diyen Akar; "Çünkü bu bölgede yaşıyoruz başarısızlık hizmetin 5 yıl gecikmesi demektir. Biz daha iyisini yapacağız iddia koyacağız gelecek seçimlerde o başarısız olsun da onun üzerine bir yapı inşa edelim düşüncem yok. O çalışsın, ihtiyaçları gidersin Büyükşehir Kocaeli’nin ihtiyaçlarını gidersin, ilçe belediyeleri ilçelerin ihtiyaçlarını gidersin, söz verdikleri, taahhüt ettikleri projeleri yerine getirsinler bunlar için çaba sarf etsinler iyisini yapsınlar bizde bir iddia koyalım daha "iyisini yapacağız" diye. Böyle seçim yapalım ama böyle olmuyor. En ufak bir şeyde sanki farklı bir ülkeyle ilişki içerisindeymişsin gibi kendi sınırların içerisindeki belediyeler birbirleriyle geçinemiyorlar. Bu doğru değil" dedi.

"İSMET PAŞA'YA ASKER KAÇAĞI DİYENLER VAR"

70’li yıllardan beri iktidar olmayan bir CHP var. Neden CHP iktidar olmamıyor?

CHP’nin iktidar olamamasını 3 temel nedene bağlıyorum. Biri yanlış tarihsel nedenler, dinsel nedenlerle yanlış anlatılan ve yaratılan olumsuz algı. İsmet Paşa'ya asker kaçağı diyen bir toplumun üyeleriyiz. Yani İsmet Paşa diyoruz ama asker kaçağı diyoruz. 1950’lerden beri işlenen insanların zihninde olan, çocuklarına anlattıkları bir yapı var. Bir tanesi tarihsel, bir tanesi dinsel bir de güven problemi var. İnsanlar bir yönetim becerisini görmediği için güven duyup duymayacakları konusunda bir tereddüt yaşıyorlar. Buna en iyi örnek 7 Haziran seçimleri. Oradaki emeklilere iki ikramiyedir, asgari ücretin arttırılmasıdır. Adı CHP değil de başka bir isim olsaydı en az yüzde 40 oy alırdı. Ama CHP olduğu için insanlar oy vermedi. Bir sonraki tekrarlanan seçimde bu taahhütlerin aynısını AKP verdi ve insanlar gittiler oylarını tekrar o tarafa verdiler.

"GÜLEN VAKASI BU ÜLKENİN BAŞINA GELMEZDİ"

"Bunları aşmamız lazım" diyen Akar; "Bunu nasıl aşabiliriz? Anlatarak aşabiliriz. Bunu sadece genel başkanın, milletvekilinin anlatması yetmez. CHP’nin her ferdinin bir milletvekili, bir genel başkan olması gerekiyor.Oturduğu her toplumda hem tarihsel, hem dinsel bilgileri çok iyi bilmesi gerekiyor. CHP din adına ne yapmış? Bunu anlatması lazım topluma. Bu yaşananlara baktığımız zaman CHP’nin ne kadar düzgün işler yaptığını  o dönemde Diyanet İşleri Başkanlığının niçin kurulduğunu insanlar öğrenebilse, İlahiyat Fakültelerini veya İmam Hatip Liselerinin niçin açıldığını bunların hepsi CHP tarafından kuruldu. Niçin kurulduğunu bilseler aslında bu Fethullah Gülen vakası bu ülkenin başına gelmezdi.

"HEPİMİZİ ASARLARLARDI"

Bugün Fethullah Gülen’i biz o dönemde iktidar olup da bunları efendim bunlar darbe yapacak, bunlar devleti ele geçiriyor diye fesh etmeye kalksaydık onları tutuklasaydık hepimizi dinsiz diye asarlardı. Kürsüden Fethullah Gülen dediğimiz zaman hoca efendi diyeceksin diye bağırıyordu AKP’liler bize. Cumhuriyet tarihini iyi bilsek ve her birimiz bunu anlatabilsek insanlara bu dönüşüm sağlanabilir" sözlerini kullandı.

"TÜRKİYE'YE 2-3 SENEYE MAL OLUR"

Bu iş eninde sonunda bitecek. Bu normalleşmenin sonrasında ekonomik kriz var mı?

Akar; "Kriz şimdide var. İki gün sokağa çıkma yasağı oluyor millet markete koşuyor. Ben hayret ediyorum. Çok zor günler bekliyor. Gerçekten bunun süreci Türkiye’ye en az 2, 3 seneye mal olur. Hazine tam takır. Devlet vergi alamıyor. Ön görülen bütçe açığının belki 3, 5 katı bir bütçe açığıyla karşı karşıya kalacağız. Ve bütçe açığını bir şeyle doldurman lazım. Neyle doldurursun. Borçla dolduracaksın. Borç alarak, borçlanarak. Türkiye gibi riski yüksek ülkelerde böyle ucuz borçlanılmıyor. Yunanistan eksiyle borçlanırken sen yüzde 9’larla borçlanıyorsun. Hepsi geleceğimiz için bir dezavantaj. Hem çocuklarımız için, hem bu ülke için dezavantaj.

"MR CİHAZI DEĞİL MASKE YOLLADIK"

Neyle övünüyoruz. Maske yardımı yaptık, tıbbi malzeme yardımı yaptık. Ya zannedersiniz ki MR cihazı yolladılar, röntgen cihazı yolladılar. Maske yolladık ya maske. Çünkü Amerikada üretilmez. Dikiş makinesi yok kimsede. Tekstille uğraşmıyor adamlar. Bunu bir başarı örneği olarak Türk halkına yutturmak kadar abes bir şey yok. Bunla övünüyoruz maske yolladık diye.

"DEVLETİN ÇİVİSİNİ ÇIKARDILAR"

CHP’nin ekonomik krizle ilgili projesi var mı?

"CHP koronavirüsün başlangıcında alınması gereken 13 maddelik bir projeyi sundu. Türkiye’nin kanını emen bazı şeyler var. Halka yansımayan dönmeyen şeyler var. Yap-işlet-devlet modeli. Bunların acil ödemelerinin de durdurulması gerekir. Devletleştirilmesini söylüyor. Genel Başkanımız ertelenmesini söylüyor ama ben biraz daha radikal düşünüyorum bu konuda. Ben Osman Gazi Köprüsünden eğer 30 gün kullanacaksam örneğin Gölcük’te oturup Tüpraş’a gideceksem Dilovasına gideceksem ve her gün 120 kilometreyi dolaşmak istemiyorsam orayı kullanmak için 13 bin lira ödemek zorunda değilim. Yok böyle bir dünya. Düşünün Avrasya Tüneli 36 lira. Gidiş geliş 72 lira. Ne kazanıyor bu insanlarda o tüneli kullanacaklar. Bunun gibi birçok örnek. Ankara Garını kullandığı zaman 1,5 Dolar ödüyor devlet, adam başına. Yap-işlet-devret modeli yapan adama ödüyor bu devlet. Havaalanları var, elektrik üretim şirketleri var garanti edilen. Devletin çivisini çıkarttı bunlar. O nedenle virüs olmasaydı bile Türkiye zaten bir çöküntü içine gelmişti. Bu virüs daha da tetikledi diye düşünüyorum"

"EN TEHLİKELİSİ BU KAFALAR"

Radiye Sezer Katırcıoğlu'nun; "CHP cehaletle gaflet, gafletle ihanet arasında gidip gelmekte" sözlerine nediyorsunuz?

Cahilliği tartışmıyorum. Cahilliği tartışırsak altında kalır. CHP bu ülkenin kurucu partisidir. Eğer ihanetle suçlanacak varsa başkaları suçlanabilir ama en son suçlanacak siyasi parti varsa o da CHP’dir. CHP asla bu vatanın bir karış toprağını kimseye verdirmez, paylaşmaz. Bu ülkeye gelecek her türlü tehlikede göğsünü siper eder. Ama en büyük tehlike Radiye Hanım gibi kafalar"

"HDP İLE RESMİ BİR ORTAKLIK YOK!"

HDP İYİ Parti arasındaki polemik için neler demek istersiniz?

Akar; "Seçimlerde HDP stratejik ittifak içerisinde olan bir parti değildi. HDP’nin seçim stratejisi şuydu. AKP ve MHP’nin kaybedeceği her ilde her ilçede, her beldede kazanacak adayları desteklemek. Kaybettirmek. HDP’nin CHP’nin, İYİ Parti’nin yada diğer partilerin adaylarını desteklemek gibi bir düşüncesi yoktu. AKP ve MHP’nin kaybedeceği her beldede, her ilçede kendi seçmenin serbest bıraktı HDP. Yani bizim yada İYİ Parti’nin HDP’yler resmi ortaklığı yok. Ama HDP seçmeni kazanabilecek yerlerde muhalefet partisi adaylarını destekledi. Hadi HDP legal siyasi bir parti bundan oy da isteyebilirsin ittifakta yapabilirsin ama PKK bir terör örgütü sen PKK’yla ittifak yaptın AKP. Kardeşini televizyona çıkarttın. Legal bir siyasi partiyle mi ittifak doğrudur, yoksa bir terör örgütüyle mi ittifak doğrudur? Sen terör örgütüyle ittifak yapıyorsun legal siyasi  partide olmayan ittifakı varmış gibi gösterip suçluyorsun" dedi.

Haydar Akar bu süreç içerisinde neler yapıyor?

Tabi herkes gibi bende ürktüm. Hep beraber ürktük, hep beraber sakındık. Meclis tatil edilince köyümüze geldik. Dede ocağında tadilatlar ve küçük bir bostanla zaman geçiriyorum çoğu zaman. İl başkanlığında bir toplantı olursa, belediyeyle ilgili bir toplantı olursa, yardım dağıtımıyla ilgili bir etkinlik olursa onlara katılıyorum. Kısıtlı şeyler yapıyorum. İnsanların senden ürktüğü bir dönemde çok fazla bir şeyler yapmak imkansız. 10 gün önce bize talimat verildi. 'Artık sokağa çıkın insanların dertlerini dinleyin, diyalog kurun' diye. Ama zaten biz toplumun içinde yaşıyoruz. Etrafımızdaki insanlar hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her şeyi yerli yerinde olan insanlar değil ki. Hemen yanında ki komşun işinden olmuş, öbür komşun ücretsiz izne çıkartılmış. Vatandaşı dertlerini dinleyerek, çözüm

Bu süreçte CHP Örgütleri nasıl çalışıyor?

Akar; "Bu devlet tarafından resmi olarak toplantıların, mitinglerin, kurultayların yasaklanması ile birlikte örgütlere bir yazı yazıldı. Örgütlerde nöbetçi bulundurarak çok fazla temas yapmadan acil durumlar için. Diğer toplantıların hepsi iptal edildi. Boş durulmadı bu arada. Örgütler sosyal medyayı kullanarak toplantılarını yapıyorlar ama bunun dışında il başkanları, ilçe başkanları kendi yöneticileriyle birlikte zaman zaman çok dar kapsamlı olsa da buluşuyor. Kocaeli’de bütün örgütler kendi etrafındaki insanlardan bir katkı talep ettiler. Sosyal yardım için. Ve 5 bine yakın bir koli dağıtımı yapıldı 12 ilçede. Bunun yanı sıra İzmit belediyesi de birçok yardım yaptı. Ayrı bir kurum ama sonuçta bizde oraya katkı sunduk. Telefonla ulaşan insanlara da yardımcı olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

"GAYET BAŞARILILAR"

Çiçeği burnunda il başkanı olan Özgür Harun Yıldızlı ve ekibini değerlendirirmisiniz?

"Öncelikle şunu söylemek isterim ki yeni seçilmiş bir yönetim daha tam anlamıyla kaynaşamadan böylesi ağır bir sürecin içine girdi. Ama buna rağmen Başkan Özgür Harun Yıldızlı ve ekibinin inanılmaz bir kordinasyonu var. Dinamik ve ortak akılla ilerleyen bir ekip ruhuyla hareket ediliyor. Yardım kampanyası ile kısa sürede 5 bin aileye ulaşılması bu zor süreçte önemli. Pandemi sürecinde canlı yayınlarla halkın nabzını tutmalarını da başarılı buluyoruz. İnfaz Yasası ve Eğitim ile ilgili bilinmeyen bir çok konuyu detaylarıyla vatandaşa anlatılmasında vesile olmaları taktir topladı. Bizler de elimizden geldiğince yanlarında olarak destek vermeye çalışıyoruz" dedi

"İZMİT'E BİR KADIN ELİ DEĞDİĞİ BELLİ"

Fatma Kaplan Hürriyet'i başarılı buluyor musunuz?

İzlediğim kadarıyla Türkiye’de ilçe belediyesi olmasına rağmen başarılı belediyelerden bir tanesi İzmit Belediyesi. Genelde eleştirenler parti içerisindeki arkadaşlarımız. Bu da işsizlik üzerinden bir eleştiri geliyor. Çünkü belediyeleri bir iş kapısı olarak görülüyor. Ama belediyeler işsizliği bitirme kurumları değil. Pandemi sürecine bakarsak, İzmit Belediyesi pandemi sürecini iyi yönettiğini, belki İzmit tarihi boyunca görmediği bir temizliğe sahip olduğunu söyleyebilirim. İzmit’e bir kadın eli değdiği belli oldu. Yardımlarla ilgili de elinden geleni yapıyor. Belediyelerden sözüm ona kesintileri kaldırdılar ama belediyeler başka kaynaklarından oldu. Emlak vergisi alamıyorsun, imar ruhsatı veremediğin için imar vergisi alamıyorsun. Belki senden yapılan kesintileri kaldırdılar ama gelir kaybın çok fazla. Zaten muhalefet belediyesiyiz. Elimiz darda. Bunlar İller bankası veya sıkıştığı zaman şehircilik bakanlığı üzerinden yardımlar yapıyorlar. Mesela Gölcük Belediyesine 1 milyon çıkartıyor şehircilik bakanlığı. 2 tane park yapacağım diye çıkartıyor. Ama bizim böyle bir şansımız yok. Olan parayı doğru, tasarruflu kullanmak zorunda. Fatma Hanımında bunu yaptığını düşünüyorum. İyi götürüyor işi. Sokaktaki insan memnun".

Son olarak sizden 3 mesaj istiyoruz

İLK MESAJIM; "BİRLİK VE BERABERLİK"

Akar, "İlk mesajım kutuplaştırmayın. Birlik ve beraberlik içinde ortak akılla hareket edelim Bizim iddiamız şuydu. Cumhurbaşkanı siyasi partinin lideri olmasın ki eşit mesafede davranabilsin. Ama bu böyle olmadı. Hala insanları kamplaştırıyor, uzaklaştırıyor. Tavsiyem şu bir bütünlük içerisinde hareket etmek lazım. Ülkeyi ilgilendiren konularda diye düşünüyorum".

İKİNCİ MESAJIM; "TUTUMLU VE TEDBİRLİ OLALIM"

İkinci mesajım ise, tutumlu ve tedbirli olalım"diyen Akar; "Bir defa yıllarca alıştırıldığımız tüketim toplumundan uzaklaşmalıyız. İhtiyacımız olan kadarla birlikte yaşama şartlarını oluşturmalıyız. Çünkü Türkiye gerçekten zengin bir ülke değil, insanları da zengin değil. Belki zenginler var aramızda ama hepimizin yaşam koşulları belli. Tüm ihtiyaçları aynı anda karşılanacak bir lüksleri yok. Sürecin daha uzayacağını düşünerek ekonomik olarak tedbirlerini almalılar. Sosyal mesafelerini bugün de yarın da korumalılar. Bana bir şey olmaz mantığı çok fazla bizim toplumumuzda. Bir cesaret var. Bana bir şey olmaz deniyor ama olur. Herkese oluyor, insan ayırt etmiyor. Evde kalmaya devam etsinler. Biz sıcak kanlı insanlarız bayramda büyüklerimizin ellerine sarılmayı ellerini öpmeyi çok severiz. Bu bayram yapmayalım. Gelecek bayramda bu işler bittiğinde iki kere ellerini öperiz".

ÜÇÜNCÜ MESAJIM; "BUNLARI İNDİRECEĞİZ

Üçüncü mesajım ise; "Bunları indireceğiz" şeklinde konuşan Akar; "Ama darbeyle değil sandıkta indireceğiz. Bunlar bir darbe cığırtganlığı yapıyorlar. Bir yerden tutunmaya çalışıyorlar. Gündemi değiştirmeye çalışıyorlar. Türkiye işsizliği kokonuşamıyor. Bu klasik koronavirüsün yarattığı işsizlikten bahsetmiyorum. Türkiye’nin en büyük problemi işsizlik. Türkiye tarımı konuşamıyor. Türkiye’nin en büyük problemlerinden bir tanesi tarımdır. İnsanlar üretemiyor, mazot alamıyor, gübre alamıyor. Hiç merak etmesinler darbe olduğunda ilk göğsümüzü biz siper ederiz, o Tayyip’in darbeyle oradan düşürülmesine engel oluruz. Biz sandıkta yenmek istiyoruz çünkü".

 

20 May 2020 - 11:07 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kartepeden - SEN GİT DEDE OCAĞINDA BOSTANDİK, SENDEN BAŞKA BİŞEY OLMAZ ZATEN.

YAZIK ÇOK YAZIK

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Mayıs 10:27