Reklamı Kapat

Sami Çakır, “Bu zorlu süreçte doğru işler yapıldı, ciddi önlemler alındı”

Ak Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır gazetemizi ziyaret etti. Mecliste Plan ve Bütçe Komisyon üyesi de olan Milletvekili Sami Çakır, samimi ortamda gerçekleşen ziyarette sorularımızı içtenlikle cevapladı.

Haber albümü için resme tıklayın

Aslen Kartepe Maşukiyeli olan Kartepe’nin evladı Ak Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır gazetemizi ziyaret ederek gündeme dair açıklamalarda bulundu. Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (COVID-19) tedbirleri kapsamında sosyal mesafe kuralına uyarak samimi ortamda gerçekleşen ziyarette sorularımıza içtenlikle cevap veren Çakır, “Yaşanan bu zorlu süreçte doğru işler yapıldı, ciddi önlemler alındı. Bunu görmek lazım” dedi.

Deniz Karamert- Ülkemiz,  tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı sizce başından beri yeterli önlemi aldı mı?

SÜREÇTE DOĞRU İŞLER YAPILDI

Sami Çakır- Bu süreçte başından beri gerekli tedbirleri almak için azami gayret var. Binlerce insanın öldüğü bir yerde her şey dört dörtlüktür, yeterlidir anlamında bir ifade kullanmamız doğru olmaz. Ama çok ciddi tedbirler alındı. Önceleme noktasındaki gayret gerçekten takdiri şayan bir süreçte gerçekleşti. Süreçte doğru işler yapıldı Bunu görmek lazım.

Deniz Karamert- Fransa, İtalya, Almanya, Danimarka gibi birçok ülkede, ağır önlemler çerçevesinde kısmi sokağa çıkma yasağı yada sınırlandırılması uygulanıyor. Diğer yandan Türkiye'de ise sadece hafta sonları ve 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta sokağa çıkma yasağı uygulaması yapılıyor. Ayrıca 65 yaş üstü ve 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı var. Sizce sadece hafta sonları sokağa çıkma yasağının uygulanması yeterli mi?

ALDIĞINIZ KARARLARIN KARŞILIK BULMASINI DA HESABA KATMAK LAZIM

Sami Çakır- Bence bu süreçte yazın getireceği rehavete bağlı olarak hafta sonları sokağa çıkma yasağı alındı. Burada avantajımız şuydu. 65 yaş üzerine ve taşıyıcı olabileceği riski olan 20 yaş altı için çok erken karar aldık. Hafta sonlarının sıkıntısı daha çok yoğunlaşma olması. Havaların da güzelleşmesine bağlı olarak alındı. 4 gün sokağa çıkma yasağımız vardı. 35 bin insanımız yasağı deldi. İhtiyacı olan, zorunlu olan, muhtelif işler için müsaade edilenlerin olmasına rağmen 35 bin insanımız yasağı deldi. Aldığınız kararların karşılık bulmasını da hesaba katmak lazım.

Deniz Karamert- Kocaeli bir sanayi bölgesi ve ilimizde birçok fabrika yer alıyor. Bu fabrikaların çoğu bu süreçte faaliyetine devam etti. Bir kısmı belli bir dönem üretimi durdurdu ama ardından faaliyete geçti. Hatta sokağa çıkma yasağının uygulandığı hafta sonlarında bile izin alarak çalışmalarını sürdürdü. Bu iş yerlerinde birçok işçi çalışıyor. Sizce bu durum risk teşkil etmiyor mu?

STANDARTLARI BELLİDİR

Sami Çakır- Normalde çalışma izni verilen fabrika ve kuruluşların standartları bellidir. Hayatı devam ettirmek zorundasınız. Tüm bunlara rağmen ciddi bir daralma olduğu söyleniyor. Şikayetler var. Belli alanlarda belli sektörlere tam müdahale edilmiş, açmayın, çalışmayacaksınız denilmiş. Verilen izinlerin, bunlar göz önünde bulundurularak verildiğine inanıyorum.

Deniz Karamert- Bu salgının ülkemize ekonomik maliyeti ne olur?

BUGÜNDEN ÇOK CİDDİ BİR RAKAM SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİL

Sami Çakır- Bugünden çok ciddi bir rakam söylemek mümkün değil, doğru da değil. Bir defa hangi alanda daralma olacak. Enflasyonu ne kadar etkileyecek. Üretimi durdurmuş olduğunuz alanların, sektörlerin ihtiyaçlarının ne kadar etki edeceğini görmek lazım. Artı zaten siz normalde bir bütçe açığıyla yıla girdiniz. İlave yük getiriyorsunuz. Bunlar şimdi görülmüyor ama sonrasında  oturulacak, hepsi yıl sonunda toplam bütçe açığının ilave üzerine gelecek yükler. Bunu bugünden hesaplarsak çok sağlıklı olmaz. Normalde sağlanacak katkıların yer aldığı 75 maddelik bu kanunu biz çıkardık. Komisyondan geçti. Tek elden bir sistem var. Bütçe başkanlığı, maliye bakanlığı ve cumhurbaşkanlığı kararnamesi. Sonuçta ekonomiden sorumlu bir bütçe başkanlığı var. Ne oluyor, ne bitiyor hepsi ellerinin altında. Devlet öyle bazen hantal diye yorumlanıyor ama hiç de öyle değil. Çok rahat bütün dokümantasyonu anında eline alıp neyi yapıp yapamayacağını görebilecek imkana sahip. Devletin meseleyi bilmemesi, takip etmemesi diye bir şey yok. Devlet, bunun maliyetinin, gelecek açığının en az hasarla atlatabileceğini hesaplar Biz 2020 bütçe açığını 140 milyarla bağladık. Bunun üzerine bütçenizin gelirinin yüzde 85, 90’ı vergiler. Ve bunun yüzde 80’i dolaylı vergiler. Şu anda dolaylı vergilerin ne kadar tahsil edilebileceği belli değil. Tüm bunlar ilave açıktır. Devlet tüm bunları hesap ederek hareket etmek zorunda. Mehteran gibi iki adım atıp bir adım geri atıyor.

Deniz Karamert- Bu süreçte belediye hizmetlerine ve harcamalarına belli bir kısıtlama getirildi mi?  

BU SÜREÇTE BİR ANLAMDA TEDBİRLİ HAREKET ETMEYİ ÖĞRENDİLER

Sami Çakır- Belediyeleri takip ettiğimiz kadarıyla şu anda rutin harcamaları dışında fazla bir harcama yapmıyorlar. 1 senedir zorunlu işlemler dışında eleman alımları, harcalen yatırımlar, hatta belediyeler bu süreçte kaynaklarını önceden gelen bir sıkıntı, borçlar varsa onlara toparlama, düzenleme varsa onlara yönlendirdiler. Bir anlamda tedbirli hareket etmeyi öğrendiler. Aslında bu sadece devlet meselesi değil. Millet, devlet, belediye, bütün kamu kuruluşları el ele vererek geçmemiz gereken bir süreç. El birliği ile bir ayırım yapmadan.

Deniz Karamert- Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bin TL’lik yardım yapılıyor. Yapılan bu yardım kimlere veriliyor, neye göre belirleniyor?

BUNLAR ZATEN DEVAMLI YARDIM ALANLAR

Sami Çakır- Devlet eliyle yardım edilen 2 milyon kayıtlı insanımız var. Onlara biner lira verdik. Ondan sonra ikinci faz biner lira çıkardık. Şimdi üçüncü faz biner lira dağıtılıyor. Sosyal yardımlaşma üzerinden zaten yardım yapılan listelere veriliyor. Bunlar zaten devamlı yardım alanlar. Haneye giren rakamda 5 TL, 10 TL fazlalık var diye kesilenlerden şikayet geliyor bize. O kadar hassas gidiyor sistem. Rutini devam ettiriyorlar aslında. Gerekli bir şeydi. Şuan üçüncü fazda hiç para alamayıp gerçekten ihtiyacı olanlara müracaat usulü talep açtılar e-devlet üzerinden.

Deniz Karamert- Cumhurbaşkanı Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan eliyle “Biz bize yeteriz” kampanyası başlatıldı. Bu kampanya bir kesim tarafından büyük destek görürken bir kesim tarafından da devlet vatandaştan para topluyor devletin ihtiyacımı var diye yorumlandı. Ayrıca yine bu süreçte İstanbul, Ankara gibi Büyükşehir Belediyeleri de yardım kampanyası açtı. Ancak bu belediyelerin kampanyasına bloke koyuldu. Sizin bu konuyla ilgili değerlendirmeniz nasıl olur?

KAMPANYANIN BİR YERLERDEN İZNE TABİ OLMASI KADAR DOĞAL BİR ŞEY YOK

Sami Çakır- Farklı bir düşüncede olan siyasetle benim bir kişisel kavgam yok. Düşüncelerle uğraşırım düşünceleri kabul etmediğimi söyleyebilirim ama tutum ve davranışlar ayrı. Ben milletvekiliyim bize niye bağış yapmıyorsunuz maaşınızı vermediniz diye birçok mesaj geldi. Sonra bağış olayı çıkınca, Reis eliyle ilan edilince bu sefer milletin parasına mı göz koydunuz dendi. Yardım kampanyası olabilir el ele verilebilir. Kimine göre iyidir, kimine göre lüzumsuz gereksizdir, devletin ihtiyacı mı vardır. Öyle bakmamak lazım.  Bir gurup kültürüyle yardım kampanyasına bakış açısı vardır, bir de sosyal insani boyutuyla bakmak vardır. Ama daha önce toplanan bir yardım kampanyasında hem mülkiye müfettişlerine hem de savcılıklar nezdinde Erbakan hocanın nasıl linç edildiğini biliyorum. Bu süreçler belli bir kontrol mekanizmasına bağlı olarak yürütülmesi gerekir. A şahıs, B şahıs belediyeler olarak bakmıyorum. Kampanyanın bir yerlerden izne tabi olması kadar doğal bir şey yok. Öyle de olması lazım. Yardım yapma noktasında kimse kimseye niye yardım ediyorsun diye bir şey söyleyemez.

Deniz Karamert- Bu süreçte Derince ilçemiz de İstanbul’da sahra hastaneleri kuruluyor. Derince’de kurulan sahra hastanesinin son durumu nedir? Atatürk Havaalanında kurulan sahra hastanesi de birçok spekülasyonlara neden oldu.  Olan pistler sahra hastanesine dönüştürülebilirdi dendi. Konuyu siz nasıl değerlendirirsiniz?

ORADA BİR KASIT YOK

Sami Çakır- Derince ilçemizde kurulan sahra hastanesinin çalışmaları son sürat devam ediyor. Belirlenen tarihte faaliyete geçecektir. Atatürk Havaalanı için de; o pistler zaten millet bahçesi olacaktı. İstanbul’un o bölgesinde dehşet bir yeşil alan oluşacaktı. Orada bir kasıt olur mu? Bence devlet gerekli olan bir şeyi yapma konusunda bir harekette bulunmuştur. Orda yapılan iş bu sürece bağlı olarak süratli bir müdahaleyi gerektiren bir operasyondu. Şuanda biz 70 ülkeden 50, 60 bin insanı transfer ediyoruz. Vatandaşınızın talebini görmezden gelemezsiniz.

Deniz Karamert- Kocaeli’de durum nedir? Vaka sayıları ne durumda? Alınan önlemler yeterli mi?

GERİYE GİTME VAR

Sami Çakır- İlimizde de bu süreçte ciddi önlemler alındı. Vaka sayısını vermek doğru değil ama Türkiye genelinde Kocaeli’de vaka sayısında şuanda geriye gitme var. İyi durumdayız.

Deniz Karamert- Ülkemiz bu süreçten ne zaman kurtulur? Bu konuda birçok şey söyleniyor.

KONUŞULAN ŞEYLER İZAFİDİR

Sami Çakır- Konuşulan şeyler izafidir. Haziran’da sonlarında rahatlarız denildi. Bu rahatlama kurtulmanın önünü açıldığı anlamına gelir. Ama sanki bu Haziran’dan biraz sarkacak gibi görünüyor. Ramazan bayramının sonunda neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz.

Deniz Karamert- Bu süreçte meclisin tatile girmesini doğru buluyor musunuz?

DEVLET KADEMELERİ OLDUKÇA İYİ ÇALIŞIYOR

Sami Çakır- Sürecin en şiddetli zamanında biz orada 15 gün sabahlara kadar çalıştık. O zamanda bize böyle bir süreçte neden çalışıyorsunuz denildi. Biz zaten bu yasa kararlarını aldık. 75 maddelik kararları alırken oradaydık. Güçlü bir devletimiz var. Devlet kademeleri oldukça iyi çalışıyor. Özellikle ekonomiden sorumlu bütçe başkanlığı yoğun çalışıyor.

Deniz Karamert- 31 Mart seçimlerinin ardından 1 yıl geçti. Kartepe Belediyesi de 1 yılını doldurdu. Siz de bir Kartepeli olarak Kartepe başta olmak üzere belediyelerin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

HAFİF SARSINTI GEÇİRMELERİ NORMAL

Sami Çakır- Belediyelerimiz iyi. İş başı yaptıklarındaki süreci iyi biliyoruz. Makamların gelip geçici, olduğuna inanıyorum. Gidenle ilgili eksik bir hata aramam. İsmail Yıldırım hariç gelenlerin hepsi yeni. Hafif sarsıntı geçirmeleri normal. Bir nefes alıp; ne yaptık, ne yapmamız lazım, neleri dizayn etmemiz lazım demeleri gerekiyor. Bence bu bir yıl tanıma, keşfetme ve değerlendirme süreci olarak geçti. Performansı değerlendirmemek lazım. Belki ikinci yıl sonunda oturup bir konuşmak, biraz zaman tanımak lazım. İyi niyetli hareket ettiklerini de kabul etmek gerekir. Bir sene gitti, 4 sene de bitecek. Oturup kahvede çay içerken o geçirdikleri 5 yılın hesabını vermeyecekler mi zannediyorsunuz?

Deniz Karamert- Bu süreçte en çok maske konusu gündeme geldi. Maskelerin satışına yasak getirildi ve ücretsiz dağıtılacağı belirtildi. Ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından vatandaşların cep telefonuna kısa mesaj ile bir kod gönderilerek bu kod ile vatandaş eczanelerden maskesini temin ediyor. Ancak vatandaş maske bulamamaktan şikayetçi. Maske mi yok yoksa dağıtımında mı sıkıntı var?

ÇOK CİDDİ ŞEKİLDE MASKE ÜRETTİK, DAĞITIMI BECEREMEMİŞİZDİR

Sami Çakır- Çok ciddi şekilde maske ürettik ve dağıttık. Acayip şekilde fazlalığımızı var. Eğer organizasyonda ele ulaşmada, almada sıkıntıya giriliyorsa demek ki dağıtımı becerememişizdir.

Deniz Karamert- Elektrik ve doğalgaz için geçmiş dönemlere bakılarak ortalama tüketim hesaplayıp kıyasen fatura düzenlemesi yapılıyor. Sizce bu uygulama doğru mu?

KARŞI ÇIKTIĞIM BİR KONU

Sami Çakır- Benimde karşı çıktığım bir konu. Herhalde sonuçta paçal maliyet hesaplaması yapacaklar. Geçen dönemin o üç aylık içerisinde gelen rakamlara göre verecekler. Herhalde en son sarfiyatla ilgili olarak bir maliyet düzenlemesi yapacaklar yoksa çok fazla olur. Dediğim gibi bana göre de yanlış bir usul. Bize de geldi aynı şikayet benim düşüncem yanlış bir uygulama. Ama şununla teselli buluyorum. Sonuçta dip maliyet itibariyle en sonunda sayacın rakamını çekeceklerdir. Yoksa havadan para almış olurlar.

29 Nisan 2020 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.