Reklamı Kapat

Serbülent Dursun MHP'ye geçmek için 500 bin TL aldı mı?

Serbülent Dursun MHP'den İYİ Partiye oradan da seçime 4 gün kala yeniden MHP'ye geçti. Hemen herkes onu konuştu. Hakkında bir sürü dedikodu üretildi. Para aldığı, tehdit edildiği, yönlendirildiği konuşuldu. Serbülent Dursun tüm bunların cevabını yalnızca Kartepe Gazetesine verdi.

Büyütmek için resme tıklayın
img-2458-1535466302.jpg?

Serbülent Dursun. 90’lı yıllarda Ülkü Ocaklarında başlayan serüveni yıllar yılı devam etti. Herkes onu Milliyetçi Hareket Partili Serbülent Dursun olarak tanıdı. Ancak bundan 7 ay önce öyle bir hareket yaptı ki, yalnızca Kartepe değil, onun tanındığı her yerde taşlar oynadı. Serbülent Dursun 24 Haziran seçimlerinden 5 ay önce MHP’den istifa ederek İYİ Parti saflarını geçti. Gerek İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e olan yakınlığı gerekse MHP’de olan bir takım gelişmeler dolayısıyla bu durumun hasıl olduğunu konuştu herkes. Tam da seçim arifesinde yani seçime 4 gün kala Serbülent Dursun Kartepe İlçe Teşkilat Başkanı olduğu İYİ Partiden istifa ederek eski aşkı MHP’ye geri döndü.

İşte bu gelişmeler üzerine Kartepe’de Serbülent Dursun adına çok dedikodular üretildi. Kimileri 500 bin TL para aldığını söylediler, kimileri piyasaya borçları olduğunu ve bununla ilgili olarak tehdit edildiğinden dolayı geri döndüğünü, kimileri eski Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık tarafından MHP’ye gitmesi gerektiği söylendiğinden dolayı bunu yaptığını, kimisi de İYİ Partide aradığını bulamadığından dolayı MHP’ye döndüğünü söyledi.

Bir bin oldu, binler on bin. Herkes konu ile ilgili bir şeyler söyledi. Biz de Kartepe Gazetesi olarak konu ile ilgili bazı yazılar yazdık. Ancak konuyu bir de birinci ağızdan dinlemek ve yazmak yine bize nasip oldu. Kartepe’de geniş bir kesim tarafından tanınan ve bilinen Serbülent Dursun bayram sonrasında gazetemizi ziyaret ederek bazı açıklamalarda bulundu. Ciddi anlamda ses getireceğine inandığımız bu röportajı sizinle paylaşıyoruz;

C.Ş. – Hoş geldin Serbülent Dursun

S.D.- Hoş bulduk Cem Abi

C.Ş. – Sevgili Serbülent 24 Haziran seçimleri öncesinde herkese bir sürpriz yaparak İYİ Parti saflarına geçtin. Biliyorum ki bu geçişte İYİ Parti Kartepe İlçe Başkanı Musa Coşkun kadar aranızın iyi olduğunu bildiğim Meral Akşener’in de etkisi oldu. Ancak senin ağzından duymak istersek, neden geçtin İYİ Partiye?

S.D.- Öncelikle şunu söylemek isterim beni tanıyanlar iyi bilirler ki amacım yalnızca Kartepe’e ve etrafımdaki dostlarıma hizmet etmektir. Bunun için MHP çatısı altında çok mücadele ettim. Ülkü ocaklarından parti teşkilatlarına hatta Genel Merkeze kadar elimden geldiğince insanlar için çaba sarf ettim. Çünkü ben bu işleri seviyorum Cem abi. MHP benim için hayatımın hiçbir döneminde vazgeçilecek bir parti olmadı. Ben İYİ Partiye geçtiğim zaman parti değiştirmiş gibi görünsem de, bunu MHP’den koparak, nefret ederek yapmadım abi. Evet şekil olarak parti değiştirdim ama kendi şeklimi şemalimi değiştirmedim. Yapısal ve fikren hiçbir şeyim değişmedi. Ben İYİ Partiye insanıma hizmet etmek için geçtim. Bu fırsatı o an için MHP’de bulabilseydim bunu yapmazdım. Buradan sakın şu çıkartılmasın, ben İYİ Partiyi de aldatmadım. Yani içimde MHP varken sırf bir yerlerde adım geçsin diye İYİ Partiye geçmedim. Bunu söylemek oradaki ağabey ve kardeşlerime haksızlık ve ihanet olur. Ben Musa Coşkun ağabeyimi, başkanımı hala en az babam kadar severim. Benim için hala çok üst düzey bir önemi vardır. Biz onunla aynı sofradan ekmek yedik. Onun çektiği zorlukları da biliyorum bu konu ile ilgili ancak herkes kendi derdini anlatmalı. Ben İYİ Partiye Kartepe’ye ve insanlarımıza hizmet etmek için geçtim.

C.Ş.- Peki birden bire ne oldu da, bu hizmet etme aşkından vazgeçerek tekrar kürkçü dükkanına geri döndün?

S.D. – Ağabeyim öncelikle şu kürkçü dükkanı işine bir açıklık getirelim. Benim İYİ Partiden ayrılıp MHP’ye geçtiğim dönemde gazeteye de bunu böyle yazdırdın sen. Benim gibi birçok insana da ağır geldi bu söz. Kürkçü dükkanı dediğin MHP 5000 şehidi olan bir harekettir. İlahi kelimetullah davasıdır. Türkçülük ve Turancılık davasıdır.

C.Ş.- Sevgili Serbülent Dursun şayet Türkçülük ve Turancılıktan bahsediyorsan bilmelisin ki Kürkçü Dükkanına geri dönmek tabiri bizim bir atasözümüzdür ve dönüp dolaşıp aynı yere gelmeyi anlatır. Sen de tam olarak bunu yaptın. Ben gazeteye attığım başlığın önüne ‘Tilkinin’ tabirini koymuş olsaydım belki haklı olabilirdin ancak ‘Serbülent Dursun Kürkçü dükkanına geri döndü’ başlığı bana göre cuk oturdu. Buna takılma da, sen soruya cevap ver. Yineliyorum, ne oldu da bu hizmet etme aşkından vazgeçtin?

img-2443.jpg?

S.D.- Tilkilik yapmadık hamdolsun, yapmayacağımı da en iyi bilenlerden birisi sensin diye düşünüyorum. İYİ Partiye geçtiğimde hem Sevgili Başkanım Musa Coşkun’un, hem İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in bildiğim yapıları ile bu işin bambaşka olacağına inandım. Gerçekten bu partide hizmet edebileceğime inandım ben abi. Musa Başkanım hala orada, gitsinler sorsunlar, isteyen sorabilir nasıl çalıştığımızı. Biz insanları doğruya yönlendirmeye, hizmet etmeye çabalarken parti içerisinde enteresan şeyler yaşanmaya başladı. Bunları asla anlatmayacağım. Bize yakışmaz ama  öyle olmasını beklemediğimiz gelişmeler oldu. Hemen her partide olduğu gibi burada da birileri yapıyı ele geçirme derdine düştü. Yani bir anda hizmet etme gayreti ortadan kalktı, partiyi ele geçirme muhabbetleri başladı. Çok direndik, Musa Başkanım da çok direndi ve gerçekten yıprandı. Biz bu süreçleri birlikte göğüsledik.

C.Ş.- Peki Sevgili Serbülent, bütün bunlar yaşanırken geri çekilebilirdin ya da görevinden istifa edebilirdin. Ancak sen seçime 4 gün kala tamamıyla partiden istifa ederek yeniden MHP saflarına katıldın. Nasıl oldu bu iş?

S.D.- Kazık sormaya başladın Cem abi (Gülüşmeler oldu)

C.Ş.- O zaman soruyu biraz daha zorlaştırayım sana Serbülent. Yani böylelikle tamamına cevap vermiş ol. Senin için o dönemde Ak Parti MHP’ye baskı kurarak 500 bin TL. para aldığını söylediler. Bunun için geçmişsin MHP’ye. Hatta piyasaya ciddi borçların olduğu ve bunun karşılığı olarak tehdit edilerek MHP saflarına çağırıldığını ve senin de mecbur kalarak buraya geçtiğini söylediler. Dur daha bitmedi ve hatta hatta dediler ki, eski Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık seni arayarak İYİ Partiden ayrılmanı ve MHP saflarına dahil olmanı söylediği için MHP’ye geçtiğin konuşuldu. Bunların hangisi doğru, hangisi yanlış?

S.D.- Yemin ediyorum Cem Abi bu soruları senden başka hiç kimse bana bu şekilde soramaz. Ama şunu da söyleyeyim ki bu sorulara cevap verme imkanını da bana senden başka kimse vermez. Yerden göğe kadar haklısın. O süreç içerisinde herkes bu söylediklerini saman altından söyledi. Kartepe’de sevenimiz de var sevmeyenimiz de. Bizi yücelten de var, çekemeyen de. Olsun hepsi Allah’tan. Ancak yapmadığım bir şey için beni sokakta dilden dile dolaştıranlarla hesaplaşma günüm elbette gelecek. Bunu sen de göreceksin abi, onlar da görecek. Neymiş efendim 500 bin TL para almışım. Şimdi alanın diyeceğim yazmayacaksın, almayıp da aldı diyenin diyeceğim yazmayacaksın. Gerçi sen bunları daha önce başka bir konuda yazmıştın ama olsun ben yine de söyleyeceğim. Bunu bilip görüp de insanların önüne koymayan şerefsizdir, Allah’sızdır, kitapsızdır. Ben böyle bir para almışsam kuruşu çoluk çocuğumun boğazından geçmesin. Ancak almayıp da aldı diyenlerin de işleri neyse demeyeceğim abi, herkes Allah’ından bulsun. Neymiş efendim benim piyasaya çok borcum varmış, falanca isim bu borçlar yüzünden beni tehdit etmiş. Allah’ıma bin şükürler olsun ki bu yaşıma kadar hiç kimse tarafından tehdit edilmedim. Kimse şu ana kadar böyle bir şeye cesaret edemedi. Borcum her esnaf kadar benim de var. Olacaktır da ancak biz para için şerefimizi satacak kadar küçülmedik. Bu lafı çıkartanlar sanıyorum kendilerinden pay biçmişler. Kişinin fikri neyse zikri de odur der büyüklerimiz. Onlar kendilerinden böyle bilmişler. Şükrü Karabalık olayına gelince bunu bana niye soruyorsunuz ki, adamın kendisi hala yaşıyor. Gidip ona sorsanıza. Alacağınız cevaptan mı korkuyorsunuz. Şükrü Karabalık denilen insan öyle ya da böyle bu ilçeye hizmet etmiş bir belediye başkanı büyüğümüzdür. Beni arayıp davet etse etse Ak Partiye davet eder niye MHP’ye davet etsin. Böyle bir şey olacak olsa ancak şu şekilde olabilir ki ben kendilerini MHP’ye davet edebilirim. Ki böyle bir fikrim de yok, yetkim de. Yani Cem abi masal bunlar. Kartepe’nin o senin hep bahsettiğin kitlesinin uydurduğu masallar. Bir gün bu kitle kendi masalları arasında Kurt’a yem olacaklar.

C.Ş.- Peki hepsine eyvallah. Son soru sana. Ne oldu da MHP’ye geçtin. Kim geldi sana, kim davet etti seni ve geçmende ne etkili oldu Serbülent?

S.B.- Ağabey İYİ Parti içerisinde yaşadığımız huzursuzluk zaten kamuoyunun gündemindeydi. Sıkıntılıydık hatta köpürüyorduk. Biz başka şeylerle uğraşırken insanlar başka işlerle uğraşıyorlardı. Bunu bilen MHP’li dostlar bazı büyüklerimizle temasa geçerek bizimle iletişim kurdular. ‘Oğlum sen MHP’lisin, ne işin var İYİ Partide. Gel özüne aslına dön. Seni herkes ülkücü diye bilirken sen nasıl olur da orada hizmet edersin. Yol yakınken gel seçime o partiyle girmeden yuvana dön’ dediler. Size yemin ediyorum ilk aklıma gelen isim Musa Coşkun başkanım oldu. Sebebi de, beni MHP’ye geri çağıran büyüklerim bu çağrıyı dillendirdikleri anda benim için İYİ Parti bitmişti. Ama Musa ağabeyle bir yola çıkmıştım ve bir tek onu yolda bırakacağım için o an tamam dememiştim. Çok aklımdan geçirdim gidip Musa ağabeyle konuşmayı. Ancak biliyorum ki bunu asla kabul etmez hatta beni hırpalardı. Ağabeyimdir yapabilir. Sırf bu kırgınlık olmasın diye kendi adıma bağrıma taş bastım, Musa ağabeyin bir gün beni anlayacağını bildiğim için ona da hiçbir şey söylemeden yeniden MHP çatısı altına girdim.

C.Ş.- Ne diyelim hayırlı olsun. Şunu da sorup öyle bitirelim. İYİ Parti içerisinde yaşadığın huzursuzluğu MHP içerisinde de yaşarsan, İYİ Partiye geri döner misin?

img-2461.jpg?

S.D.- Cem abi beni girdabın içerisine çekmek istiyorsun ve bana ateş ediyorsun biliyorum ama yine de cevap vereceğim bu soruna ki cevabım hayır. Ancak şunu hiç kimse unutmasın ki, ülkeme hizmet etmek, vatandaşıma hizmet etmek için bir partinin siyasi çatısı ya da ismi olmasına gerek yok. Benim düşüncem şudur ki, bu memleket için gerçek manada hizmet eden her parti benim partimdir.

C.Ş.- Ben kendi adıma söylediklerinden almam gerekeni aldım Sevgili Serbülent Dursun. Son olarak senin eklemek istediğin bir mesajın var mı?

S.D.- Öncelikle teşekkür ediyorum abi. Bunu içtenlikle söylüyorum ki iyi ki varsın. Kartepe seninle inan ol ki renklendi. Daha önce duyulmayanları, kimsenin yazamadıklarını yazıyorsunuz. Kartepe Gazetesinin tüm çalışanlarına senin vesilenle teşekkür ediyorum. Bana bu röportaj için fırsat vermeniz gerçekten önemliydi. Bunu unutmayacağım ve son olarak şunu söylemek istiyorum ki, Serbülent Dursun’un Kartepe’de yapacağı daha çok iş var. Beni tanıyan gerek genç kardeşlerim, gerek yaşıt arkadaşlarım, gerekse büyüklerim benim ne söylemek istediğimi bilirler. Malum kitle haricinde de hiç kimse konuştuğumuz dedikoduları üretmez. Son olarak diyorum ki herkes işine baksın. Memlekette bunca çözümlenmesi gereken problem varken bizim birbirimize ateş etmemiz bize yakışmaz. Birlik ve beraberlik zamanıdır. Kartepe’ye en iyi hizmeti kim verecekse, önümüzdeki yerel seçimlerde Allah onu başımıza versin İnşallah.

 

Ekli Dosyalar

28 Ağustos 2018 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ak Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı adayı sizce kim olmalı?