Reklamı Kapat

Tek Adam…

Almanya, savaşı kaybedince Alman siyaset adamı Bernard Adenauer yıkıntılar arasında gezerken şöyle der; “Umarım bir daha İsa bile gelse, tüm yetkiyi bir insana verecek kadar aptal olmayız.”

 Ülkenin geldiği son noktada bende ve seçmende oluşan “bu adam giderse ne yaparız” duygusu artık iyice yerleşti. Hatta öyle bir hale geldi ki ülke olarak “Allah ona uzun ömür versin” duasına çıkacak gibiyiz. Bunun en büyük sebebi ise Türk siyasetinde kanayan bir yara olan kişilerin partinin ününe geçmesi, AKP seçmenin “Erdoğan bırakırsa ne yaparız” endişesi, diğer seçmenlerin “Erdoğan bırakırsa kazanırız”beklentisi iyice paranoya oldu artık.

 Tek Adam rejiminin getirdiği son noktada hiçbir bakan, milletvekili, belediye başkanı kendi hür iradesi ile karar veremediği için yediğimizden içtiğimize, eğitimimizden sağlığımıza, dış siyasetten iç siyasete yapacağımız çocuk sayısından, araçlardaki cam filmine kadar karar verici tek kişi olduğundan haliyle insan “bu adam giderse hapı yuttuk” psikolojisi yerleşiyor beynimize.

 Sokaktaki seçmene; “hangi partiye oy vereceksiniz?” diye sorduğumuzda ya Erdoğan diyor ya da parti ismi vermeden parti başkanının ismini vererek şahıs ismi söylüyor olmasının sebebi lider odaklı partilerin olması. Hal böyle olunca iktidar veya muhalefet istediği kadar demokrasiden bahsetsin, istediği kadar özgürlük edebiyatı yapsın hiç inandırıcı olmuyor. Şu an mecliste bulunan partiler içinde liderin geri planda olduğu parti yok gibi HDP biraz daha bu konuda önde gibi. Ahmet Davutoğlu deyince herkes hatırlıyor ama partisinin ismini bilen yok. Ali Babacan‘ı herkes bilir ama partisini çok az kişi hatırlar. Biz ne kadar kızsak da, ne kadar eleştirsek de Tek Adam sistemi hoşumuza gidiyor sanki. Fark sadece yetkilerini kim ne kadar kullanıyor? Kimisi sınırsız seviyor kimisi sınırlı hepsi bu.

Geçmiş dönemlerde de kişilerin kaderi parti liderlerinin iki dudağı arasında değil miydi? Bu son dönemin diğer dönemlerden farkı bu yetkilerin kanunlaşmış olması. Türk toplumunun genlerinde maalesef yöneticisine boyun eğmek gibi bir ruh hali yok mudur? Babasının sözünü dinlemeyen evlat hemen dışlanmaz mı bu toplumdan? Demek ki isyan etmek ve başkaldırmanın yanlış olduğu aile temelinden başlayan bir toplumun liderine ve tek adama itaat etmesi kaçınılmaz değil midir? Bizler toplum olarak güce ve lidere tapındığımız sürece yapacağımız tek şey “Tek Adam” larınuzun yaşaması için dua etmek. Ne diyelim Allah uzun ömür versin hepsine. Amin…

     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Özsoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.