Reklamı Kapat

Yaprak döktü her yanımız...

“Ölüm hayatın hakikati! Ölümden kurtuluş yok!”

“Her nefis bir gün ölümü tadacak...”

“Gitmek için geldik, ölmek için yaşıyoruz. Allah takdir eder, kul tedbir alırmış...”

“Kader bu...”

“Bu ilahi bir ferman” deseler de, maalesef şu yalan dünyaya o kadar bağlı yaşıyoruz ki, gün içerisinde aklımıza bir kez olsun ölüm denen gerçek gelmiyor. 

Hiç ölmeyecek gibi kırabiliyoruz birbirimizi ya da yarını yokmuş gibi yaşıyor ve bu yalan hayatın koşuşturmasında her şey bir yana ölümü unutuyoruz.

Ve bugün daha fani dünyanın faniliğini doğru düzgün kavrayamamışken, Pandemi gerçeği ile yüzleştiğimizde, acının randevu adresi mezarlıklar olunca da hatırlamaya başlıyoruz bazı gerçekleri…

Ne sabır kaldı, ne yaşama dair sevinçlerimiz...

Acılarımızı bile paylaşamaz olduk!

Beşikle, tabut arasındaki kısa ömrümüzü acısıyla tatlısıyla tamamlamaya çalışırken, sevinçlerimizi sandıklara kaldırdık, acılarla sınanır hale geldik…

Korona aklımızı da aldı, canımızı da...

Hiç ummadığımız insanları yitirdik. Yaprak döktü her yanımız, bahar gelmedi bize bir türlü...

Öylesine üzücü kayıplar yaşadık ki...

Abdin Bey, Emine Ablam, Namık Amcam, Rafet Abimiz ve Zihni Amcamız hepsi bir bir gitti bizden...

Alkol ve sigara kullanmayan, sağlığına dikkat eden, düzenli olarak check-up yaptıran, sporcu ve düzenli bir yönetici olan 45 yaşındaki iş insanı Abdin Öztürk’ün bu illeti hemen atlatacağına o kadar emindim ki ne yalan söyleyeyim halen öldüğüne inanamıyorum.

Otuz yıllık komşum, Boncuğumun annesi, ablam, anne yarım Emine Ablamın o koskocaman gülüşleri arasında bir anda elimizden uçup gitmesi ise sanki de bütün gençliğimi aldı benden.

Hele ki, Namık Amcamın gidişi öylesine inanılmazdı ki, uzun süre de inanmayacağım sanırım...

Kanser mücadelesini kazanıp da Koronaya yenik düşen Rafet Abimizin yaşama dair savaş hikâyesi ise derin yaralar açtı her bir sevdiğinde...

Koronayı atlatan ama kalbine yenilen Zihni Amcamızın aniden hayatını kaybetmesi ise öylesine üzdü ki hepimizi.

Ama tüm bu ölümlere üzüldüğümüz kadar geride kalanlara teselli olamadığımıza daha da üzüldük. “Korona var” diye katılamadık birçoğumuz cenaze merasimlerine. En sevdiklerimizi son yolculuğuna uğurlarken orada olamamanın acısı, dostlarımızı teselli edememenin sızısı daha bir oturdu yüreklerimize…

Ölüm nasıl soğuk, nasıl acı ise şu pandemi de ölmek de, içinde bulunduğumuz stresi, acıyı yanı başımızda olan biriyle paylaşamamak da bir o kadar daha acı geldi…

Evet, biliyorum anamıza, babamıza, sevdiklerimize sarılmayı özledik…

Dostlarla oturmayı, sohbet etmeyi…

Kocaman aile kahvaltılarında buluşmayı özledik ama…

Sarıp, sarmalamadan, koklayamadan veda ettiklerimizin anısına, hayatta olan sevdiklerimize, dostlarımıza sıkı sıkıya yeniden sarılabilmek için…

Yeni ve güzel gelecek hayalleri kurmak, bayramları kutlamak ve bizi esir alan bu illetten kurtulmak için evde kalalım ne olursunuz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.