Reklamı Kapat

Kardeşliğimiz zekatla bereketlensin...

Sözlükte artma, çoğalma, temizlik ve bereket gibi anlamlara gelen zekât, dînî bir terim olarak, belirli bir malın bir kısmının Allah rızası için muayyen kişilere verilmesi demektir.

Zekât, geçici olan malı, kalıcı yapmanın en güzel yoludur. Kişinin dünyada elde ettiği malların tamamı, ya harcanıp yok olacak veya mirasçılarına kalacaktır. Yalnız, Allâh yolunda harcadıkları zayi olmayacak; bu dünyada kalmayıp ebedî olacaktır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz, “İnsanoğlu ‘malım, malım’ der durur. Hâlbuki senin malın; sadece yiyip tükettiğin veya giyip eskittiğin, ya da sadaka olarak verip kalıcı yaptığındır” buyurmuştur. Bu sebeple Kur'ân’da, “Allâh’a ve Resulüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, Allâh yolunda harcayın. İçinizden iman edip de Allâh yolunda harcayanlar var ya onlar için büyük bir mükâfat vardır” buyurulmaktadır. (Hadîd süresi,7)

Zekat vermenin faydaları.

Hz. Peygamber, muhtaçlara yardım etmenin mükâfatının büyüklüğünü haber verdiği bir hadislerinde, “Bir kişi temiz (helal) olan malından sadaka verirse -Allah sadece temizi kabul eder- bir tek hurma bile olsa Rahman onu sağ eline alır ve sizin bir buzağıyı veya tayı büyüttüğünüz gibi onu, dağdan daha büyük oluncaya kadar büyütür” buyurmaktadır.

Zekât kişinin, cimrilik, bencillik gibi kötü huylardan arınmasına vesile olur. Cimrilik, kişinin sahip olduklarından yalnız kendisi yararlanıp başkalarına hiç kaptırmama duygusudur. Kişi bu duygunun esiri olması halinde, yalnız kendini düşünür, bütün değerlerini bu duygulara kurban edebilir. Cimrilikle hırsın birleşmesi ise büyük bir felakettir. Nitekim Rasülullah Efendimiz, “Zekatı veren, misafiri ağırlayan ve sıkıntı zamanında veren nefsinin cimriliğinden kurtulmuştur” buyurmuştur.

Beklenen sensin, kardeşlerini unutma!

Türkiye Diyanet Vakfı, yarım asra yakın süredir gerçekleştirdiği iyilik faaliyetleri ve üstlendiği sorumluluğun bilinciyle ülkemizde ve yedi kıtada, milletimizin emanet ettiği fitre, zekat ve bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor.

Vakfımız, hayırseverlerin yardımlarıyla yurt içinde ve yurt dışında faaliyetlerini genişleterek sürdürürken, bu Ramazan ayında “Kardeşlerini Unutma, Beklenen Sensin!” diyor. Aziz milletimize umut bağlayan ve yolumuzu gözleyen kardeşlerimiz için hayri hizmetlere devam ediyoruz. Bugüne kadar düzenlediği Ramazan programlarında milletimizin fakir ve muhtaçlara ulaşan yardım eli olan, Ramazan sevincini farklı coğrafyalarda açtığı iftar sofralarında milyonlarca Müslüman kardeşimizle birlikte yaşayan Türkiye Diyanet Vakfı, Ramazan faaliyetlerini bu yıl da artan bir ivmeyle devam ettiriyor.

Zekat vermek kimlere farzdır?

Bir kişinin zekât vermekle mükellef olması için Müslüman, akıllı, ergenlik çağına erişmiş ve hür olması; borcundan ve temel ihtiyaçlarından fazla nisâp miktarı mala sahip olması gerekir. Nisap; zekât, sadaka-i fıtır ve kurban gibi ibadetler için konulan bir zenginlik ölçüsüdür. Nisap, asgari zenginlik ölçüsü şeklinde de tanımlanabilir. Hadislerde belirlenen nisap miktarı şöyledir: 80,18 gr. altın veya bunun tutarında para veya ticaret malı.

Zekat ve fitreleri sahiplerine ulaştırıyoruz.

Zekât ve fitrenin kimlere verilebileceği Kur'ân-ı Kerim'de belirlenmiştir. (Tevbe Sûresi, 60) Bunlar; fakirler, düşkünler, esaretten kurtulacaklar, borçlu düşenler, Allah yolunda cihada koyulanlar (mukaddesatı korumak için mücadele verenler, ilim tahsil edenler), yolda kalmış olanlar, zekât toplamakla görevlendirilen memurlar ve müellefe-i kulûb adı verilen, kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen kimselerdir.

Diyanet İşleri Başkanlığımız sahiplerine ulaştırmak üzere Müftülükler aracılığı ile zekat ve fitreleri kabul etmektedir. Arzu eden vatandaşlarımız zekatlarını TR79 0001 5001 5800 7304 7672 38nolu hesaba, fitrelerini TR43 0001 5001 5800 7304 7672 07nolu hesaba yatırabilirler Ayrıca “FİTRE” yazıp 5601’e SMS gönderebilir.


Kısaca ifade etmek gerekirse, zekât ibadeti, İslam'ın temel şartlarından biridir. Kuran ve sünnette bu ibadete özel bir önem atfedilmiş ve namazla birlikte sıklıkla gündeme getirilmiştir. Zekât ahlaki ve sosyal yönü de ön plana çıkan ve Allah’ın rızasına vesile olan mali bir ibadettir. Yapılan yardımların, verilen zekat ve fitrelerin Cenabı Hak’tan kabulünü niyaz ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa NURGÜN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.