Reklamı Kapat

Başına gelen gönlünün halinden

Hepinize güzel bir Cuma günü diliyorum. Hayrıyla, bereketiyle, nuruyla hepimizi mutlu edecek bir gün olur İnşallah. Bazen kendi kendimize sorular sorarız, mesela ‘Ben neden hep mutsuzum?’ diye. Ya da ‘Neden ne yaparsam yapayım evde huzuru bir türlü yakalayamıyoruz?’ gibi. Üzerinde bazen uzun uzun düşünür ama kendimizce istediğimiz cevaplara bir türlü ulaşamayız. O cevaba bir türlü ulaşamama sebebimiz ne biliyor musunuz? Sorumuza karşı bir türlü bizim istediğimiz türden bir cevabı alamıyor oluşumuzdur.

Çarşı Pazarın Ağası varmış

Behlül Dana bir gün Halife Harun Reşit’ten kendisine bir vazife vermesini istedi. Halife Harun Reşit de ona Çarşı Pazar Ağalığını verdi. Behlül Dana hemen işe koyuldu.

İlk olarak bir fırına girdi. Birkaç ekmek tarttı. Tarttığı ekmeklerin hepsi normal gramajından eksik geldi. Bunun üzerine dönüp fırıncıya sordu;

-          Hayatından memnun musun? Geçinebiliyor musun? Çoluk çocuğunun ağzının tadı var mı?

Fırıncı Behlül Dana’nın sorduğu tüm sorulara olumsuz cevap verdi. Behlül Dana hiçbir şey söylemeden oradan ayrıldı ve başka bir fırına geçti. Gittiği fırında da bir öncekinde olduğu gibi birkaç ekmek tarttı. Ancak bu kez tarttığı ekmeklerin bırakın eksik gelmesini birçoğu fazla gramajlı çıktı. Bunun üzerine Behlül Dana Hazretleri aynı soruları bu fırıncıya da sordu;

-          Hayatından memnun musun? Geçinebiliyor musun? Çoluk çocuğunun ağzının tadı var mı?

Fırıncı sorulan tüm sorulara olumlu yanıt verdi. Aldığı bu yanıtların üzerine Pazar yerinden ayrılan Behlül Dana Hazretleri doğruca Halife Harun Reşit’in huzuruna çıktı ve kendisine yeni bir vazife vermesini istedi. Behlül Dana’nın bu isteğine şaşıran ve kızan Harun Reşit;

-          Behlül daha demin vazife verdik sana. Ne çabuk bıktın? dedi.

Bunun üzerine Behlül Dana Hazretleri;

-          Çarşı pazarın ağası varmış. Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış. Buna göre de herkes hesabını ödemiş. Ceza ve mükafatları verilmiş, bana ihtiyaç kalmamış.

Kara Sinek

Zamanımızda hemen hepimizin hayata bakış açısı eskiye oranla epey bir değişti. Paylaşımlardan uzak, tüketim ve makam, mevkie dayalı bir hayat, ya bizim yaşam standartlarımızdan aşağıda kalanları horlamak, küçük görmek ya da bizden yukarıdakilere çamur atmak tarzında bir hayatı benimsiyor birçok insan. Yaratılış sistemine inanılmaz bir direniş gösterirken, aynı sistemin en büyük savunucusuymuş gibi görüntü veriyor. Tabi hatlar karışıyor. Birçok insan sözüm ona ‘HİÇ’ olma derdindeyken ‘ÇOK’ oluyor. Etrafımızda bu insanlardan o kadar çok var ki.

Bir gün Harun Reşit Bağdat Sarayında önemli devlet meselelerini konuşmak üzere divanı, danışma meclisini toplamış. Konuları tartışırken bir ara ortalıkta bir kara sinek peyda olmuş ve Halifenin yüzüne konmuş. Halife eliyle koluyla sineği kovmaya çalışıyor ama ne yapsa sinek yine geliyormuş. Divan üyeleri, hademeler hepsi seferber olmuşlar ama sineği bir türlü yakalayamamışlar. Bu yaşananlar üzerine sinirlenen Harun Reşit orada bulunan Behlül Dana Hazretlerine dönüp;

-          Allah (C.C.) bu mendebur sineği niye yarattı ki? demiş.

Behlül Dana lafını hiç sakınır mı? Halife Harun Reşit’e cevabı yapıştırıvermiş;

-          Sizin gibi gurur ve kibre kapılanların kibrini kırmak için yarattı. Bu kadar insan minnacık bir hayvana güç yetiremiyorsa neyinizle kibirleniyorsunuz.

Hikayeler, hikayeler. Alabilene kıssadan hisseler. Kimi okur masal gibi alır, kimi de okur tokat gibi. Sultan 3. Murat şöyle diyor ‘Başına her ne gelirse gönlünün halindendir’ Yabancı gelmesin kimseye. Layık olduğumuz şeydir, Allah kuluna zulmetmez’ Öyle ya Allah kuluna ya adaletle ya ihsanla muamele eder. Zulmetmez. Başımıza kötü bir şey geldiyse o halimizin yansımasıdır ki muhtemelen birazı da affedilmiştir. Tam karşılığı gelmemiştir öyle görmek gerek. O yüzden Allah gönlüne göre versin dediği zaman birisi ürpermek lazım. Ya gönlümüz iyi değilse. Dilinize dikkat edin neyi çok anıyorsa kalbin oraya bağlanır. Sen oranın esiri olursun. İnsan sevdiğini anar, andığını sever derler. Şimdi ister bu hikayelerden ister bu son paragraftan sen de kendine bir pay çıkar. Bir yere koy kendini ki bak bakalım neredesin ve dilin neyi anıyor en çok. Esiri olduğun şey karşına çıkıversin.

Önümüz hafta sonu hepimize keyifli olsun İnşallah. Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün doğru insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Kartepeli - Hayati İnanç dinlemeye başlamışsın güzel olmuş yazılarına yakışmış.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Mart 09:01
01

Şah - Anlayana sivri sinek az anlamayana davul zurna az. ya hak

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Mart 09:59