Reklamı Kapat

Kartepe Belediyesinden başka konu mu yok?

Alana kadar yazmaya devam edeceğim

Dün gazeteye geldiğimde Genel Yayın Yönetmenimiz Sevgili Nilay Merttürk ile sohbet ederken konu Nilay’a konuşup bana konuşamayanların söylediklerine geldi. Vay vay vay. Meğer ben neymişim be abi. Söylemler genel üzerinden Kartepe Belediyesinden başka yazacak bir şey yok muymuş etrafında gelişiyor. Bunları kasıtlı olarak yazdığım, para almak için yazdığım ve hatta alana kadar da yazmaya devam edeceğimi söylüyorlarmış Nilay’a. Madem öyle buradan direkt olarak söylüyorum ki ‘Evet an itibariyle sizin bu söylemlerinizi de hesaba dahil ederek alana kadar yazmaya devam edeceğim. Hesap iyice kabardı yani’ Ancak hatırlatmak ve şunu söylemek istiyorum ki acaba gerçekten Kartepe sınırları içerisinde en yukarıdakinden en aşağıdakine yazdığım şahıslar da dahil olmak üzere bana o parayı vermeyi teklif edebilecek bir delikanlı var mı acaba? Bakın çok net söylüyorum ki evet sizin söyleminiz üzerine alana kadar yazacağım. Fakat sizin içinizden susmam için bana bunu teklif etmeye cesaret edebilecek kimse çıkabilecek mi bakalım?

Hüseyin Üzülmez dönemini yazabildin mi?

Öyle ya Cem Şakoğlu neden yazıyorsun ki Kartepe’de olan biteni. Hem bak eski defterler anında yeniden açıldı. Onu da yazacağım ki bu lafları konuşanların kimler oldukları üç aşağı beş yukarı ortaya çıksın. Soruyorlarmış bizim Nilay’a, diyorlarmış ki Hüseyin Üzülmez dönemini yazabildi mi? Hüseyin Üzülmez’in ihalelerini, ortaklıklarını, kimlerle ne işler yaptığını yazabildi mi ya da neden yazmıyor diyorlarmış. Bakın biz bir şey yapmıyoruz, haksız yazıyorsunuz demiyorlar ama Hüseyin Üzülmez’i neden yazmıyor diyorlar. Hani yazdıklarımı okumuyor olsanız bunu söyleyenlerin okuma yazması yok her halde diye yazacağım. Bizim Hüseyin Üzülmez döneminde yazdıklarımızı sanıyorum bu kentte hiçbir gazete ve hiçbir gazeteci cesaret edip yazamadı bugüne kadar. Fakat gelin görün ki bugün bu söylemleri üreten güruha bunu söylediğimizde, ki bunu yüzlerine net olarak söylediğimi kendileri de biliyorlar, ‘O yazdıklarınız karşılıklı danışıklı dövüştü’ diyorlar. Madem böyle düşünüyorsunuz, ne biliyorsunuz bunların da karşılıklı danışıklı dövüş olmadığını. Ne biliyorsunuz mevcut yönetimle bunları birlikte planlamadığımızı. Bakın tam sizlik bir konu açtım, kafanızın tam da çalıştığı yönden. Sorsanıza başınızdaki arkadaşınıza koltuğuna yeni oturduğu dönemlerde Cem Şakoğlu’nu kendi şahsi ofisine davet etti mi, etmedi mi? Ne konuştuğumuzu da bana değil kendisine sorun. Çünkü ben ne yazarsam yazayım sizi tatmin etmeyecek. Ona sorun ki alacağınız cevapla tatmin olabilesiniz. Ancak hemen şunu hatırlatmak isterim ki bugüne kadar bunu hiç kimse ve hiçbir şey için söylemedim, şayet konuşmamız dışında eklemeli ve konuşmadığımız bir konuyu aktaran her kim olursa ahirette davacıyım. Şimdiden söyleyeyim.

Bu şahısların Ak Parti falan umurunda değil

Ben bir gazeteciyim, doğru gördüğümün doğruluğunu, yanlış gördüğümün de yanlışlığını yazarım. İşim bu benim. Bize sektirme usulü Hüseyin Üzülmez’i neden yazmıyor diyenlerin tamamı Ak Partili. Bunu neden yazdım biliyor musunuz, bu şahısların kendi partileri ile bile aslında zerre miskal alakaları olmamasını ortaya koymak için. Üzülmez hangi partili? Deyin ki böyle bir yolsuzluk ya da ihale, adam kayırma ya da her ne haltsa vardı ve biz görmedik, ancak anlaşılan o ki bunları bize çarptırıyorsanız siz net olarak görmüşsünüz. Şimdi soruyorum size madem o dönem görüyordunuz da neden çıkıp bu adam haksızlık, yolsuzluk, usulsüzlük yapıyor demediniz? Öyle ya Üzülmez’in o dönem dibinden hiç biriniz ayrılmıyordunuz. Üzülmez belediye başkanı olduğundan, başkanlığının bittiği döneme kadar benim gazeteme toplamda 4 kez geldi sadece. Bakın 4 kez. Düşünün o dönemdeki samimiyetimizi. O dönem içerisinde kendisiyle telefonda en kabadayı 5 kere görüşmüşüzdür ki bu 5 görüşmenin emin olun en az 3 tanesi tartışma, bağırış çağırıştır. Ki bunun en önemli şahitlerinden bir tanesi de Nilay Merttürk’tür. İster bana düşmanlık etmiş olsun ki böyle bir şey olmadı, ister beni sevmemesin hiç derdim değil. Ben Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim etmesini bilirim. Babamın oğlu olsa ve yanlış yapsa bunu da net bir şekilde yazarım. Yazdım da yazıyorum da. Hazmedebilseniz de edemeseniz de yazıyorum ve yazmaya da devam edeceğim.

Yollayın yazmayan namerttir, yollamazsanız siz de namertsiniz

Bakın belediye elinizde, geçmiş dönemlerin tüm dokümanları elinizde ihaleler, sözleşmeler, anlaşmalar, usullü ya da usulsüz olarak yapıldığını iddia ettiğiniz satın almalar, ortaklıklar hepsi sizin elinizin altında. Benim bilmediğim, sizin kesin olarak bildiğiniz her ne varsa yollayın bana, yazmayan namerttir. Ancak buradan size sesleniyorum ki elinde delili belgesi olduğu halde, haksızlığı, yolsuzluğu bildiğiniz halde bunu kamuoyunun önüne koymayan da namerttir. Haydi şimdi hodri meydan. Nilay’a anlattığınız, olduğunu, yapıldığını iddia ettiğiniz şeylerin belgelerini belediyede konunun yetkilileri yollasınlar bana. Yollasınlar ki biz de diyelim ki evet Üzülmez döneminde de bunlar yapılmış. Parti ayırmaksızın, adam kayırmaksızın yollayın. Yollayın ki mertliğiniz çıksın ortaya. Yollayın ki biz de eksiğimizi gediğimizi görelim.

Hadi ben kankasıydım, siz akrabası değil miydiniz?

Geçtiğimiz günlerde de yazdım. Üzülmez döneminde mevcut belediye başkanı Ak Parti Kartepe ilçe başkanıydı. Şimdiki Ak Parti Kartepe İlçe Başkanı da onun yönetimindeydi. Madem o dönem Üzülmez ile ilgili bugünlerde iddia ettikleri durumlar vardı neden müdahil olmadılar? Sadece bunu cevaplasınlar. Hadi ben gazeteciyim, hadi ben Hüseyin Üzülmez’in arkadaşı, sizin deyiminizle kankasıyım diye yazmadım, sustum. Siz neyiydiniz? Akrabası mı? Evet. Hatta akrabaları. Mevcut belediye başkanı, o zamanın ilçe başkanı, mevcut ilçe başkanı o zamanın ilçe yöneticileri akrabası. Madem böyle bir durum vardı siz niye sustunuz, akrabanız diye mi? Ya da şimdi neden konuşmaya başladınız öküz öldü ortaklık bitti muhabbetiyle mi? Adam nasıl olsa kendi derdiyle uğraşmaktan sizinle uğraşamayacak diye mi? Kral öldü yaşasın yeni kral diyebilmek için mi? Yazık, hatta ayıp!

Neyi doğru yaptınız da neyi yazalım?

Cem Şakoğlu Kartepe Belediyesinden başka yazacak bir şey bulamıyor muymuş? Adapazarı Serdivan belediyesinin işlerini mi yazmalıyım? İzmit’i yazdığımda, diğer ilçeleri ya da haberleri yazdığımda ‘Bize ne bu haberlerden Kartepe’yi yazsanıza kardeşim’ diyen de siz değil misiniz? Neyi yazayım siz söyleyin de ona göre gazetecilik yapalım bari. Memleket sallandı, herkesi derinden sarsan bir tecavüz konusu ortaya çıktı, Cem Şakoğlu bu konudan başka konu mu bulamıyor, neden sürekli bunu yazıyor dediniz. Kendi yandaşlarınız, arkadaşlarınız, kankalarınız, yöneticileriniz neredeyse şahsa özel ihalelerle devlet işlerine girdiğini yazdık, başka konu mu kalmadı demek bir yana devreye adamlar koydurmaya kalktınız. Sonra da kalktınız devreye koydurmaya çalıştığınız adamların Üzülmez ile ortaklığını neden yazmıyorsun gibi bir alçaklığa imza attınız. Hemen her gün birlikte oturup kalktığınız Kartepe Belediyesi çalışanları, belki birçoğunuzun çocukluk arkadaşı, kiminizin yan komşusu, kiminizin akrabası insanların maaş artışı konusunu yazdık ortalık karıştırıcı olduk. Hala ne olup bittiği sözüm ona belli olmayan ve bir gece ansızın gelebilirim gibi gelen yıkılan Pancar deposunun akıbetini sorduk bunları kasıtlı mı yazıyorsunuz olduk. Şimdi soruyorum size arkadaşlar ne yazalım? Neyi doğru yaptınız, neyi çözdünüz, ne yaptınız da neyi yazalım siz söyleyin anlatın bize.

Bunları mı yazalım?

Maşukiye’de hala yapılmayan kent meydanı girişini mi yazalım? Meleksuyunda yapılan kahvaltı evine İşkur’dan alınıyor gibi gösterilip hep aynı insanların yakınlarının alınmasını mı yazalım. Kimler olduklarını, kimlerin akrabası, yakını, kimler vesilesiyle alındıklarını mı yazalım? Belediyeyi devir almanızın üzerinden iki sene geçmesine rağmen başkan yardımcılarınızın kendi söylemleri ile hala hepimizi bir araya getirerek bir toplantı yapılmadı demelerini mi yazalım? Mahalle temsilcilerinizin neden istifa ettiklerini, kimlerle ve neden bir araya gelmek istemedikleri ve bu sırf bu sebepler için istifa ettiklerini mi kaleme alalım, neyi yazalım arkadaşlar. Yapılamayan teleferiği mi, siyasi parti kimliği ve ünvanı ile parti yöneticilerinin tehdit ederek fabrikalardan iş aldıklarını, malzeme verdiklerini mi, belediye depolarının kapısına arabasını dayayıp babasının malı gibi malzeme çıkartanları mı yazalım, bir söyleyin hele neyi yazalım?

Olmayan muhalefetin nesini yazayım?

Evet diyebilirsiniz ki ‘Yahu biraz da muhalefeti yazsana’ işte orada haklısınız demeyi çok isterdim ama Kartepe’de varlığı ile yokluğu neredeyse belli bile olmayan muhalefetin nesini, neresini yazayım. Kendinize rahat edebileceğiniz bir muhalefet seçin deseler siz bile bu kadar rahat edebileceğiniz bir muhalefet seçemezdiniz kendinize. Belki yeri, belki değil ama bütün içtenliğimle söylüyorum ki bu dönem Kartepe’de Cumhur Karakadılar’ın CHP ilçe başkanlığı yapması gereken bir dönemmiş. Bugün yaşananları her halde sokaklarda davul çalarak anlatırdı. Alayınızı da sözleri ile tefe koyardı.

Kartepe’ye ne verdiyseniz şu an onu alıyorsunuz

Korku dağları bekler arkadaşlar. Herkes ne yapıyorsa onun karşılığını mutlaka bulur. Bütün sosyal medya hesaplarımda yazar ‘Ne verirseniz onu alırsınız’ diye. Siz de öylesiniz işte ne verdiyseniz Kartepe’ye şu an onu alıyorsunuz. İçinizde bu yazıdan tenzih edebileceğim yalnızca bir iki kardeşim var. Gerisi körlerle sağırlar birbirini ağırlar modeline dönmüş. Cem Şakoğlu Kartepe Belediyesinden başka yazacak bir şey bulamıyor muymuş? Siz bir şey yaptınız da biz mi bulamadık bir sorun bakalım kendinize. Yakında yine bireysel olarak kişilere döneceğim. Bakalım o zaman neyi sorgulayacaksınız? ‘Bizi niye yazıyor, bizle neden uğraşıyor Kartepe’yi yazsın’ seslerinizi şimdiden duyar gibiyim.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün doğru insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Bağımsız - Tebrikler Cem bey yine doğruyu yazmışsınız.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Mart 22:47
02

Murat Doğan - Ben bu yazdığından hiç bir şey annamadım zanedersem birileri ile itişme var yoksa gazeteci olarak Kartepe Beleldiyesinde çok mazeme var hem de çok ama sen burda birileriyle tartışmaya çevirmişin zanedersem birileri bana gelsin görüşelim havasındasın ama gelmezler neden biliyon mu kendilerini bulunmaz nimet den sayıyorlar biz burdayız biz kartepenin sahibiyiz biz ne dersek o olur çünkü onlara bu yetkiyi hak verdi

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 02 Mart 14:34
01

Talat - Kaleminize sağlık.Kartepe' de kral çıplak diyen insanlar kalmadığı için bazı acı gerçeklerin menfaatperestlerin canını yakması normal! Akparti ile çıkar ilişkisi yaşayanların partiyi semirenlerin size böyle demeleri de gayet tabii! Eğer tersi olsaydı sizinle ilgili şüpheler olurdu kafalarda.Siz doğru olmaya devam edin eğri er yada geç belasını bulur.Bundan önceki dönemlerde olduğu gibi..!

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 02 Mart 11:24