Reklamı Kapat

Çıbanbaşı patlamak üzere

Artık gazetecilerin işi çok kolay

Aslında biz gazetecilerin işi gerçekten günden güne daha da kolaylaşıyor. Haber yapmak, insanların rağbet ettiği entrikaları yazmak, hırsızlık, arsızlık, ahlaksızlıkları ortaya çıkartacak belge, bulgulara ulaşmak için artık neredeyse hiç ama hiç uğraşmıyoruz. Biliyorum çok üzücü ve kötü bir durum ama artık bunlar için eskisi gibi çaba harcamaya çalışmıyoruz inanın. Çünkü neredeyse hangi taşı kaldırsak altından mutlaka bir haber çıkıyor. Toplumun ağırlıklı bir kesimi ahlaki ya da etik değerlerimizin peşine düşmektense kısa yoldan köşe dönmenin peşine düşmeyi tercih ediyor. Hani çocukken okuldaki sınav günlerinde evde kopya hazırlarken küçücük kağıtlara destan yazmak için uğraşırsınız da bu süreci ders çalışmaya ayırmazsınız ya durum ona dönüştü. İnsanımız ahlaki standartlarla herkesle eşit bir hayat yaşamayı tercih etse bugün yaşanan olumsuzlukların hepsi pat diye ortadan kalkacak ama durum maalesef öyle değil.

Herkes kendi kanunlarınca hareket ediyor

Herkes bir entrika, bir kopartma peşinde. Sanki kanunsuz işler çevirmek ya kanuna aykırı olanı yapmak başka bir haz vermeye başlamış bizim insanımıza. Tabi bunu yalnızca bizim insanımız diye de düşünmemek lazım. Bizim insanımız işlerini kendi koyduğu kanunlarca yapmaya başlayınca bizimle bizim topraklarımızda iş yapan yabancılarda bize uymaya başlamışlar. Bu işlerle uğraşanlar o kadar para odaklı olmuşlar ki bize gelen yabancılar da olmazları olduran sihirli anahtarın para olduğunun net bir şekilde farkına varmışlar.

Parayla saadet

Ülkede de şehirde de ilçede de durum net olarak bu. Kimi paranın ne önemi var, mühim olan insanlık fotoğrafının arkasından iş çevirmeye, kimi siyaseti kalkan ya da silah olarak kullanarak görürüm ama görmezden gelirim demenin de bir bedeli var demeye, kimisi de hazır parayla saadeti keşfetmişken bütün sınırları işgal etmeye, olmazları oldurmaya bildiğiniz alışmış. Tabi alışmışların tamamı kudurmuştan beter bir hal almış.

Çıbanbaşı benim

Bir kenara çekiliyorsunuz ve diyorsunuz ki ‘Yahu iyi şeyler yaz. Hep çıbanbaşı durumuna sokma kendini’ Körün taşı gibi gelip sizi buluyor diyeceğim ama buna gerek yok pat diye karşınıza öyle şeyler çıkıyor ki şaşırmaya bile fırsat bulamıyorsunuz. Hepsini yazmaya kalksanız yine ortalık karışır, yine Kartepe’nin kötü adamı olur, yine zaten misketlerini alıp gitmiş ilçenin önemli adamları altınızı oymak için ellerinden geleni yaparlar. Onun için ilk etapta ince ince yazalım da ortaya karışık olsun. Sıkıntıyı neşeye çevirmenin de bir yolu vardır elbet.

Belediye Müdürleri kendince hak mı dağıtıyor yoksa..

Son zamanlarda Kartepe Belediyesi çalışanları, yok ama çalışanları demeyelim önemli mevkilerdeki müdürlerimiz bu bizim yabancı sermayeli ilçemiz sanayi kuruluşlarına sanıyorum bir ince danışmanlık da yapmaya başlamış. Bunu para pulla mı yapıyorlar bilemem? Günahlarını da almak istemem ama bu yabancı sanayi kuruluşlarına ‘Şu müteahhitle artık çalışmayın, belediye ile bir bağlantıları kalmadı. Onlara iş vermeyin’ falan gibi söylemlerde bulunmaya başlamışlar. Üstelik söyledikleri firmalar da yine Kartepe’li firmalar. Bir firma için ‘Bunlara iş vermeyin’ demenin birkaç kolu vardır. Ya o firma ya da firmaların siyasi görüşü bunu söyleyenlerin karşısındadır, ya şahsi bir gıcıklık, intikam ya da nefret vardır, ya da arpa işleri o taraftan kolay dönmüyordur. Bir tık ötesi de Müdüre yukarıdan birileri ‘Söyleyin bunlara iş vermesinler’ demiştir. O yabancı sermayeli firmaya yaranıyor gözükmeye çalışmak bu işin en masum tarafıdır. Ha bir ihtimal daha var ki o da dışarıdan Müdürün başka işlerine destek veren birileri bu iş verilmesin denilen firmaların sahipleri ile bir husumet içerisinde olup cephe gerisinden savaş oyunları oynamaktadır. Bunların hepsi tehlikeli oyunlardır ve Allah muhafaza bir gazetecinin bu işlerden haberi olursa o kadar çok kişi reklam olur ki kendileri bile şaşırır. Şimdilik bir şey yazmayacağım ama bunun altında başka şeyler var. Yakında çıkar kokusu hem de çok yakında.

Güney Koreli firma diyelim bari

Biz yazınca bize genel üzerinden diyorlar ki birisine ya da bir firmaya taktın mı takıyorsun. Yahu inanın takmıyorum kimseye. Bir konuyu yazmaya başladığınızda o konunun yan kolları olarak karşınıza bir dolu iş geliyor. Dosyalar, fabrika krokileri, aşılan sınırlar, belediyelerin o sınırları görmezden gelmesi falan. Yine inceden isim vermeden gidelim ama anlayan zaten anlayacaktır diyerek geçenlerde yazdığımız yabancı sermayeli Güney Koreli firma diyelim. Her ne kadar onlar kendilerine ayrılan sınırları aşmış olsalar da biz isimlerini yazarak sınırlarımızı aşmayalım. Şimdi biz bir gazete olarak aşılan sınırları biliyorsak, sizce Kartepe’yi yöneten koskocaman belediye idarecileri bu firmalara ayrılan sınırları bilmiyor olabilirler mi acaba? Hem de neredeyse kurulduğu günden bu yana aşılan sınırları. İsmini yazmadığımız, işçisine köle muamelesi yapan, engelli, engelsiz bakmayan bu yabancı sermayeli Güney Koreli firmanın acaba sudan problemleri var mı? Sudan problemler derken espri olsun diye söyledim ama bu işin aslında su kaldıracak bir tarafı da yok. Fabrikanın bu su işi bir anda hem kendilerini hem de belediye yöneticilerini boğabilir. Bu konuyu detayları ile çok kısa bir süre sonra ciddi anlamda yazacağım ki insanlarımızın başına başka büyük felaketler gelmesin. Mesela Allah muhafaza benzer sebepler ile geçmiş dönemlerde ülkemizde yaşandığı gibi büyük bir tren faciası ile karşı karşıya kalmayalım. Ha aklımdayken söyleyeyim, siz bizi yok saymaya devam edin. Kolay gelsiiiin.

Mahalle temsilcisi başka partiye ışınlanmış olabilir mi?

Siyasetçiler bazen konuları halının altına süpürmeye bayılırlar. Birkaç gündür kendi gazetemizin haberleri arasında iktidar partisinin ilçe yöneticilerinin partilerinin mahalle temsilcilerini değiştirdiklerini benim gördüğüm gibi sanıyorum siz de görüyorsunuzdur. Mesela Ataevler Mahallesinde Sabri Bak’ın yerine Bahri Özdemir’in atandığı haberini hep birlikte havadan sudan bir haber olarak okuyoruz değil mi? Peki ilçe yöneticilerine buradan bir soru sormak istesem acaba cevap verirler mi? Sanmıyorum ama yine de adetten soralım. Ak Parti Ataevler Mahalle temsilcisi olduğunu iddia ederek değiştirdiğinizi belirttiğiniz Sabri Bak kardeşimiz Ak Partiden başka bir partiye geçmiş olabilir mi? Hatta geçeli de epey bir süre olmuş olabilir mi ve üçüncü bir hatta şu an bu duyulmasın diye geri dönmesi için baskıya maruz bırakılıyor olabilir mi? Bunların tamamı cevap arayan sorular. Bakın öyledir demiyorum ve soruyorum, olabilir mi? Olamaz deyin de siz de rahatlayın, ben de rahatlayayım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Istasyon Esnafi - Ates bacayi sarmis, kartepeye bahar gelecek

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 14:49
02

Soy Yigit - Büyük bomba acisu mahallesinde patlayacak daha çok değişiklik yaparlar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 13:21
01

Belediye Çalışanı - belediye içerisinde de, bizzat benim yanımda bir çok kişi ak partiden istifa etti

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 12:21