Reklamı Kapat

Mustafa Soydabaş aslında alkışlanmalı

Biz ne tuhaf insanlar olduk yahu. Anlayışımız, bakış açımız, ödüllendirme ve cezalandırmalarımız ne kadar fena oldu. Siyasi görüşümüz ile hayata bakış açımız ya da doğrularımız tek bir noktada da olsa uyuşmuyorsa bir anda kötü adam konumuna düşer, düşürülür olduk.

Mustafa Soydabaş’ı bilirim

Benim Mustafa Soydabaş ile öyle can ciğer kuzu sarması bir dostluğum, öyle abi kardeşliğim yok. Evet tanırım kendisini, yok tanırım demek de yanlış olur ama bilirim kendisini, duyarım, birkaç ayaküstü sohbetimiz olmuştur sadece. Ancak tanımayanlar için şunu söyleyebilirim ki bir gün yolunuz eski adıyla Paşa tarafına düşerse önünüze çıkan herhangi bir kişiye ‘Mustafa Soydabaş’ı’ bir sorarsanız kim olduğunu pat diye söylerler size. Kimliğini, hayata bakış açısını, siyasi görüşünü, aile hayatını, ticaretini pat diye söylerler. Neden biliyor musunuz? Çünkü Mustafa Soydabaş bunların hiç birisini toplumdan saklayarak yapmamış ve yaşamamıştır. Kimsenin siyasi görüşü kimseyi ilgilendirmez ama Ak Partilidir ve bunu başı itibariyle bir bayrak gibi de taşır. Kendi yöresinde inanılmaz geniş bir kitle tarafından tam tabiriyle saygı duyulan bir insandır Soydabaş. Bunları okurken ‘Yahu kardeşim bize Mustafa Soydabaş’ı neden anlatıyorsun?’ diyebilirsiniz. Anlatıyorum çünkü şu birkaç gündür İzmit Belediye Meclisinde yaşananların siyasete yansıması hakikaten insanı şaşkınlığa düşürüyor.

Engin Uçar’ın önerisi

Bilmeyenler için kısacık söyleyelim ki, İzmit Belediyesi Meclis Toplantısında tramvay yapımı sırasında barları yıkılan iki esnafın mağduriyetinin ortadan kaldırılması ve bu iki esnafa yeniden alkollü işletme ruhsatı verilmesi için AKP Belediye Meclis üyesi Engin Uçar bir öneride bulundu. Ancak bu öneri diğer AKP meclis üyelerince şiddetle reddedildiği gibi meclis salonunda kendi grupları içerisinde de inanılmaz tartışmalar yaşadılar. Bütün bu tartışmalara rağmen öneri oylamaya sunuldu ve CHP’li üyelerin oylarının çokluğu ile öneri meclisten geçti. Bu arada yine Ak Parti Belediye Meclis üyesi Mustafa Soydabaş da bu öneri oylanırken çekimser kalan üyeler arasında yerini aldı. Sonrası zaten şenlik köy. Duyduğumuz kadarıyla Engin Uçar da, Mustafa Soydabaş da ihraç istemiyle parti disiplin kuruluna sevk edilmişler.

Partinin iç işleri bizi ilgilendirmez ama

Bakın ilk olarak şunu söylemeliyim ki hiçbir siyasi partinin kendi iç işleri bizi ilgilendirmez. Kanun ve kuralları kendilerinindir elbette ve nasıl uygulayacaklarına da mutlaka kendileri karar verecektir. Ancak gelin görün ki yaşanan durum işi biraz başka taraflara götürüyor. Yani diyelim ki ben bir partinin belediye meclis üyesiyim ve görüşülen konu ile ilgili kendi şahsi düşüncem, adalet terazim parti teşkilatım ile aynı şeyi ifade etmiyor. Ya da bu öneriyi getiren kişinin önerisi ahlaki ve mantıki yönden benim doğrularımla aynı paralelde ilerliyor. Kişilerin ya da kurumların mağduriyetini net olarak görüyorum ama parti grubum olumsuz oy verirken olumlu oy vermeyi de partim adına iyi bir yaklaşım olarak görmüyor ve çekimser kalıyorum. Netice? Vurun abalıya. Ne olmalı biliyor musunuz aslında kendi doğrusundan, olması gerekenden yana tavır aldıkları için Engin Uçar da Mustafa Soydabaş da kaybolmaya yüz tutmuş böylesi değerlerimizi yaşattıkları için toplum tarafından alkışlanmalı. Bakın bu nokta iyi anlaşılsın, konunun ne olduğunun pek fazla önemi yok, önemli olan doğru olduğuna inandıkları şeyi siyaset gömleğinin arkasına saklamadan savunmaları. Helal olsun.

Demokrasi nerede kaldı?

Yahu nerede kaldı demokrasi? Eyvallah parti politikaları, tüzüğü, disiplin yönetmelikleri falan gibi maddeleri koyabilirsiniz önüme. Ya da ‘Sana ne kardeşim, sana mı kaldı bizim partimizin iç işleri?’ diyebilirsiniz ve buna da saygı duyarım ama diğer taraftan da şunu hatırlatırım ki acaba parti tüzüğü ya da iç tüzükte geçen veyahut Genel Merkezin belirlediği yönetici kriterleri maddelerinin tamamını uyguluyor musunuz? Ya da neye göre, kime göre uyguluyorsunuz? Uyguluyoruz derseniz net olarak birçoğunu uygulamadığınıza dair örnekler çıkabilir karşınıza. Hatta bununla ilgili çok kısa bir süre önce uyulmadığını gösteren yazılar da yazdım.  

Şimdi yanlış örnek mi oldu?

Herkesin doğrusu kendisine. Mustafa Soydabaş denilen insan bunca yıldır Ak Parti için gecesini gündüzüne katmış, kendi çevresindeki çok ciddi bir kitleyi bu oluşumun içerisine çekmiş, bugüne kadar yaşadığı bütün olaylarda Allah sevgisinden ve korkusundan adaletten yana tavır koyarak kim haklıysa onun yanında olmuş, bu yönüyle de hem sevilmiş, hem sayılmış her yönüyle örnek bir insan. Şimdi siz diyorsunuz ki ‘Demek ki yanlış örnekmiş’ öyle mi? Parti menfaatleri adına insan olarak inanmadığı ve yanlış bulduğu şeyi savunmadığı için ceza vermeye hatta ihraç etmeye niyetlendiniz öyle mi? Bakın bana düşmez belki bunu söylemek ama bu gidiş hiç iyi bir gidiş değil.

Görevlerinden istifa etti

Partiden ihraç etmek için disipline verdiğiniz bu insan daha netice alınmadan partisine zarar vermemek adına gidiyor görevlerinden istifa ediyor. Her zaman söylerim istifa çok onurlu bir müessesedir diye. Yani diyor ki ‘Yahu zaten basının diline düştük, partimize daha fazla zarar vermeyelim’ ve ekliyor arkasından da ‘Ben bana verilen görevlerimden istifa ettim ama partime sonuna kadar hizmet etmeye devam edeceğim’

Cevher yere düşmekle değerinden kaybetmez

Bakın Mustafa Soydabaş gibi sevilen ve son derece saygı duyulan bir insanı toplumun önüne bu şekilde atmak inanın sadece bu işi yapanlara zarar verir. Yazık olur. Keşke bu iş dışarıya yansıtılmadan kendi parti iç işlerinde halledilseydi. Keşke meclis salonunda alevlendirilip, dışarıda söndürülmeye çalışılmasaydı. Çünkü bu hikâye an itibariyle Mustafa Soydabaş tarafında da Ak Parti tarafında da ‘Kuyruk Acısı’ hikayesinde yaşananlara döndü. Bilmeyenler lütfen internetten okusun bu hikâyeyi. Bu iş bir şekilde çözülür ancak kimse tarafından unutulmaz. Bir taraf maalesef ki bu işten zarar görür. Ancak unutmamak lazım ki ‘Cevher yere düşmekle değerinden ve özünden bir şey kaybetmez’ Bir kez daha söylüyorum ben Mustafa Soydabaş ile öyle sarmaş dolaş tanışmam ama bilirim iyi İzmitlidir, iyi insandır. Toplumda git gide azalan iyilerin arkasında durmak da yalnızca benim değil herkesin vazifesidir.  Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kadir Engin - Cem bey kaleminizi çok beğendim, evet mustafa bey uzaktan görsem de iyi olan temiz siyaset yapan nadir insanlardandır ben oldukça beğeniyorum kendisini herkes çok sever demek ki bildikleri var

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 11:27