Reklamı Kapat

Kim kimi kolluyor?

Televizyon izlemeye başladım

Epey bir zamandan bu yana yazarım ‘Ben televizyon seyretmiyorum’ diye. Hatta bir gazeteci olarak haberleri dahi seyretmemeye gayret ediyordum. Ancak pandemi hasıl olunca ve bütün aile aynı çatı altında bir araya gelince açık televizyona ister istemez gözünüz kayıyor. Çok net söylüyorum ki o televizyon izlemeyen ben çaktırmadan evdekilerden daha fazla televizyon izlemeye başladım. Hatta geçtiğimiz günlerde eşim ‘Sadakatsiz’ isimli dizi var bu akşam dediğinde ‘Hayır o Çarşamba akşamları yayınlanıyor’ dediğimde ben bile kendime inanamadım açıkçası.

Ajans başlıyor sessiz olun

İzlememe süresi uzayınca yeniden televizyon başına dönmek eskisinden daha hararetle izlemeye sebebiyet veriyor. Evde televizyon açıksa, haber saatinde bizim evde mutlaka haberler izlenir. Eskinin ajansı. Rahmetli Babam radyo ya da televizyonda haberler başlıyorsa ‘Ajans başlayacak sessiz olun derdi’ Pür dikkat de haberleri dinlerdi. Sanıyorum çoğumuzun büyükleri için bu durum geçerlidir. Ki o dönemlerde böyle çok kanallı televizyonlar yoktu. TRT televizyonu açılır haberler tek kanaldan dinlenirdi. Yurtta ve dünyada olan haberler yorumsuz bir şekilde halkın önüne konulurdu.

Hangisi uydurma haber?

Bugün ise yanılmıyorsam 150-180 arası kanalın hemen her birinde haberler var, üstelik her babadan bir evlat şeklinde. Birisinin siyah dediğine, diğeri beyaz diyor. Birisinin beğendiği siyasetçiyi bir diğeri neredeyse vatan haini ilan ediyor. Birisinin övdüğü projeyi diğeri yerin dibine sokuyor. Haliyle kime inanacağınıza, neye inanacağınıza şaşırıyor insanlar. Sonrasında da kendi siyasi görüşüne hangisi yakınsa diğerlerinin haberlerinin tamamının uydurma haberler olduğuna inandırıyor kendisini. Bu taraflı kanallar ve yoruma açık haberler insanımızı maalesef böyle bir psikolojinin içerisine soktu. Tabi ki bu kasıtlı ve programlı bir şekilde yapıldı.

Yaşananlar beni rahatsız ediyor

Konuya girene kadar üç paragraf geçti ama bugün ki yazımda size televizyonları ya da televizyonların yayın politikalarını falan anlatacak değilim. Beni son derece geren ve üzen bir durumdan söz edeceğim. Katılırsınız, katılmazsınız bilemiyorum ama yaşanan bu durum sanıyorum benim gibi birçok insanı da inanılmaz rahatsız ediyordur.

Taciz, tecavüz işleri

Son zamanlarda artık memleketimin hemen her yerinde moda haline gelen bir taciz, tecavüz işleri var. Bildiğiniz üzere bizim ilçemizde de ciddi bir şekilde gündemin birinci maddesi haline geldi zamanında. Çözüldü mü? Hayır. Herhangi bir gelişme yaşandı mı? Hayır. Ya ortada böyle bir olay yok kardeşim diyebilecek kimse var mı? Hayır. Çok soru ve tek yanıt şeklinde şarkı sözlerinde dile getirildiği gibi yaşandı bitti saygısızca. Ancak bu iş son günlerde ulusal televizyonlarda ve ülkeyi yönetenlerin ya da yönetenlere muhalefet edenlerin diline düştü. Yani halkı yönlendirebilecek isimlerin eline ve diline. İstemeyerek de olsa televizyonda haberleri izliyorum. Ülkenin en çok oy alan iki partisinin lideri her iki kesimde de ciddi anlamda yaşanan ya da yaşanmış taciz ya da tecavüz olaylarını birbirlerini suçlayarak bağıra bağıra dile getiriyorlar. Her ikisi de taciz ve tecavüzcülerin karşı partiden olduğunu iddia ediyor ve her ikisi de kendi partilerinden birilerinin yedikleri bu herzeleri dile dahi getirmiyorlar. Bütün içtenliğimle söylüyorum ki bu bana çok ama çok ağır geliyor.

Utanmaz arlanmazlar adalete teslim edilsin

Böylesi rezilliklerin, utanmaz, arlanmazlıkların halkın karşısına bu şekilde getirilmesinden ise, bunu yapan kişi ya da kişiler hangi görüş, hangi parti, hangi ideolojiden olurlarsa olsunlar kayırılmadan gerekli yasal uygulamalar ve hatta bilhassa parti genel başkanı, il, ilçe başkanları, yöneticileri tarafından kendi elleriyle adalete teslim edilip gereken cezanın verilmesi için takipçi olmalarını gerektirmez mi? Suç tespit edildiği an itibariyle partileri ile ilişkileri kesilip, ‘Böyle bir kişiyi ya da kişileri partimize farkına varmadan dahil ettiğimiz için halkımızdan ve seçmenlerimizden özür diliyoruz’ denmesi kurumları, partileri ya da kişileri halkın gözünde daha çok yüceltmez mi?

Partilerin uygulamalarını duymak istiyorum

Şahsen kendi adıma ben ülkemi yöneten ya da yönetmeye aday olan liderlerin ağızlarından bu konuları duymak istemiyorum. Bu haltı kim yediyse, cezasını da aynı şekilde yedikten sonra aynı liderlerin bu karaktersiz, ahlaksız kişi veya kişilerin gereken cezai işleme tabi tutulması için partilerinin ne gibi uygulamalar yaptıklarını duymak istiyorum. Ancak ortada öyle bir ortam oluşuyor ki memleketin üst düzey bürokratları bu tarz kanunsuz, kuralsız, ahlaksız işleri yapanlar kendi siyasi görüşleri içerisindeki insanlar ise sanki koruma altına alıyorlar gibi bir algı oluşuyor halkın gözünde. Hırsızın, ahlaksızın, kanunsuzun savunucusu bu memleketin idarecileri olabilir mi hiç? Bu herkesin aklına memleketi yönetenler ya da yönetmeye talipliler böyle davranıyorsa aşağıdakiler neler yapmaz ki sorusunu getirmez mi?

Başkaları kendilerinin de korunacağını düşünüyor

Bu devlet büyük bir devlet ve benim için bu devletin idarecileri de büyük insanlar. Aynı büyük insanların ağızlarından duyacağımız her kelime de toplum olarak bizleri ciddi anlamda etkiliyor. Bir hırsız o insanlar tarafından kollanırsa şayet, bir taciz, tecavüz zanlısı korunma altına alınmaya kalkılırsa vatandaş yarın bu haltları yerse kendisinin de korunacağı inancıyla karanlık ve dipsiz bir kuyunun içerisine düşmez mi? Bu işler imam cemaat işine dönmez mi, baş nereye ayak oraya diye hareket etmez mi insanımız. Böyle düşününce hüngür hüngür ağlayasım geliyor inanın. Ağır geliyor, ülkemin idarecileri adına da ağır geliyor, ülkemin insanları adına da.

Önüne konulan şeyleri yazıyor bu halk

Suç herkes için suçtur, kanun herkes için kanun. Devlet adamları devleti yöneten, halkı yönlendiren, devlet gibi adamlar olmalıdır. Ağzından çıkan kanun olmalı ama ağzından çıkanın da ciddi bir ağırlığı olmalı. Bu ülke Türkiye, bu memleket Anadolu, bu insanlar devletini yönetenlerin, yönetmeye talip olanların büyüklüğünü hareketlerinde, tavırlarında, konuşmalarında ararlar. Çocuğuna tecavüz edeni, kızına tacizde bulunanı, kendisine sarkıntılık edeni kim olursa olsun birileri korumaya, kollamaya kalkarsa onu mutlaka bir tarafa yazar. Bugün televizyonlarda halkın önüne konulan şeyleri de yazıyor bu halk. Hangi parti, hangi lider, hangi yönetici olursa olsun yazıyor. Bir süre sonra da yazdıklarını bütün toplum okur. Halk ister ki bu okunacakları devletin idarecileri, büyükleri okusun. Ya halk devlet olsun ya da devleti yönetenler baş olsun.

Bu vesile ile hepinize iyi bir hafta sonu dilerken, sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.