Reklamı Kapat

Belediye bizi cezalandırmış

Aslında bu yazıyı dün yazmam gerekiyordu ama 29 EKİM Cumhuriyet Bayramının güzelliğini bozmamak için ya da sanki bütün işi gücü bırakmış da kafamızı bu işlere takmış gibi bir havaya sokmamak için yazmadım. Bugün yazma sebebime gelince bütün içtenliğimle söylüyorum ki herkes herkesi tanısın, karşısındakinin kim olduğunu bilsin, kiminle yol yürüdüğünü anlasın maksadıyla yazdım.

Herkes kendine yakışanı yapar

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki herkes kendisine yakışanı yapar. İnsanların yapılarını ve karakterlerini bu gibi zamanlarda ortaya koydukları tavırları belirler. Dev gibi görünen insanların yerle yeksan bir yürek taşıdığını, hacim ve kilo olarak attığı adımla yerleri sallayan zevatların aslında balon olduklarını, lafa gelince mangalda kül bırakmayan, dürüstlüğü bir üstünlükmüş gibi anlatıp adamına ve siyasi görüşüne göre suçluyu savunanlar bu hareketleriyle saklamaya çabaladıkları kendi kişiliklerini ortaya koyarlar.

Cumhuriyet Bayramı ilanları

Dün Cumhuriyet Bayramımızdı. Gazetelerin sayfalarını açtığınızda neredeyse bütün belediyelerin gazetelere verdikleri Cumhuriyet Bayramı Kutlama ilanları çıkıyordu karşımıza. Bizim gazetemizde de durum aynıydı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tahir Büyükakın, İzmit Belediye Başkanımız Sayın Fatma Kaplan Hürriyet, Başiskele Belediye Başkanımız Sayın Yasin Özlü, Gölcük Belediye Başkanımız Sayın Ali Yıldırım Sezer, Karamürsel Belediye Başkanımız Sayın İsmail Yıldırım, Körfez Belediye Başkanımız Sayın Şener Söğüt her bayram olduğu gibi bu bayramda da gazetemize ilanlarını geçtiler. Parası, pulu, üçü beşi zerre miskal önemli değil. Önemli olan böylesi günlerde birlikteliği ortaya koyabilmektir. Yoksa bizim gazetemizde ya da herhangi bir başka gazetede bir belediyenin ilanı çıktı diye kimse kimseyi ‘Bravo bak ne güzel ilan vermişler’ diye alkışlamaz. Ancak bu bir iletişimdir. Kurumların birbirine yaklaşımı, adım atması, diyalog kurmasıdır.

Kartepe Belediyesinin mesajını aldık

Gelelim bu yazıyı yazma sebebimize. Kartepe Gazetesi kurulduğundan bu yana yani yaklaşık 7 yıldır her bayram, seyran ve özel günlerde Kartepe Belediyesi gazetemize hep ilan verdi. Ancak bu bayram yani dün içerisinde bulunduğumuz, yayın yaptığımız, ismini taşıdığımız ilçenin belediyesi, Kartepe Belediyemiz gazetemize ilan vermedi. Bu ilanı vermemek sanıyorum ki tarafını ortaya koymak, tepki vermek ve tam adıyla kendince bizi cezalandırmaktı. Eyvallah biz Kartepe Belediyemizden mesajımızı aldık. Taraflarını öğrendik ve net olarak anladık.

Bize tavır koyacağınıza istismarcıları ortaya çıkartın

Şimdi bana enteresan gelen tarafları yazmak istiyorum. Kartepe Belediyesinin Cem Şakoğlu’nu ya da Kartepe Gazetesine tavrının sebebini açık konuşmak gerekiyorsa merak ediyorum. Tavırlarının sebebi şayet ki yaklaşık 1.5 aydan bu yana yazdığımız cinsel istismar yazıları ise şayet bu duruma neden böyle bir tepki veriyorlar onu da merak ediyorum. Böyle bir olayın yaşandığını inkâr ediyorlar ise bunu çıkıp lütfen deklare etsinler, ‘Böyle bir olay yok, böyle durumlar yaşanmamıştır. Cem Şakoğlu da Kartepe Gazetesi de yalan söylüyor’ diyebiliyorlarsa bunu çıkıp sesli ve yazılı bir şekilde dile getirmeleri gerekiyor. Yok şayet böyle bir durum yaşanmış ise yazdık diye bize tavır koymak yerine canla başla bu işi ortaya çıkartıp, kişiler her kimlerse adalete bir an önce teslim edilmesi için bütün siyasi girişimleri yapıp ilçenin adını temize çıkartmak düşmez mi belediyeye. Bakın bu belediyenin işidir demiyorum ama ellerindeki imkanları kullanmak yerine biz bunu yazıyoruz diye bize tavır konulmasına da bütün yüreğimle söylüyorum ki anlam veremiyorum.

İlçenin adını temizlemek bana mı düşer size mi?

Herkes diline bir türkü dolamış Cem Şakoğlu bunları yazarak ilçenin adını karalıyormuş. Yok ya şaka mı yapıyorsunuz siz. Ben koskoca ilçede bilmem kaç ahlaksızın ortaya çıkartılması ve ilçenin temize çıkması için haber yapacağım, birileri de ben bunları yazıyorum diye beni halkın önüne atacaklar öyle mi? Hatta bununla da yetinmeyecekler sözüm ona gazetenin ipini çekmek için organize olacaklar öyle mi? Bakın bu iş öyle gazeteye ilan vermemekle falan ilgili değil bunu da bilin. Cumhuriyet Bayramı törenlerinde fotoğraflara bakabilirsiniz ki gazetemizin haber müdürü fotoğraf çekerken belediye başkanı kafasını çevirecek ya da eğecek öyle mi? Bunlar çok ucuz işler. Bakın bir kere daha söylüyorum ki şayet ilçenin adını temize çıkartmak gibi bir görev var ise bu bana ait değil size aittir. Kurumların içerisinde yer aldığı iddia edilen istismarcıların o herkes tarafından konuşulan ve bilinen isimlerinin kurumlardan defedilerek kurumları temize çıkartmanın benim işim olmadığını hatırlatırım herkese. Biz bu işi kaşımamaya, adalete, devletin güvenlik birimlerine, hukuka bırakmaya uğraştıkça birileri bizimle hatta ekmeğimizle uğraşmaya çalışacaklarsa bu işin rengi değişir herkesin haberi olsun.

Bütün bunları hazmedebiliyorsanız konuşacak bir şey yok

Geriye bir tek bütün bu yaşananları, bütün bu cinsel istismar olaylarını yapan Cem Şakoğlu’dur demediğiniz kaldı. Tacizciler, istismarcılar, o tanıdığınız, bildiğiniz, evet var dediğiniz isimler ortalarda dolaşırlarken siz koltuklarınızda rahat rahat hiçbir şey yapmadan oturabiliyorsanız, bunu da kendinize yakıştırıp hazmedebiliyorsanız ben ne söyleyebilirim ki size. Kim ne söyleyebilir ki? Bakın ilk karşınıza çıkan seçimde kazanabilirsiniz, kaybedebilirsiniz, aday olur ya da olmazsınız ama halktan kaçsanız da inanın Allah’tan kaçamazsınız. Sizin bildiklerinizi Allah’ın bilmediğini düşünüyorsanız şayet yanılıyorsunuz. Ben sabrediyorum, bütün bu işler ortaya net olarak döküldüğünde alacağınız tavrı görebilmek için sabrediyorum.

Amin Amin Amin

Beni günah keçisi ilan ettiyseniz Eyvallah. Bu gazete devam edecekse sizin desteğinizle etmeyeceği gibi bu gazete kapanacaksa sizin elinizi çekmenizle de kapanmayacak. Rızkı veren Allah’tır. O gelen rızık bize gelmemeye başladıysa Mevlam onu bize helal olmadığı için göndermemeye başlamıştır (Bu konu ile ilgili yazının altında bir de hikâye yazacağım). İnancım budur. Sizin inancınız da böyle ise Allah bu işin yargısını yakında koyacak, akı da karayı da ortaya çıkartacaktır. İmanınız, inancınız böyle ise haydi dua edip bekleyelim. Yürekten ve bütün inancımla dua ediyorum ki ‘Allah’ım, her şeyin sahibi olan Allah’ım bu işimizdeki doğruyu da yanlışı da, iyiyi de kötüyü de, kötüyü savunup kollayanı ya da yalan konuşanı da yalvarıyorum bir an önce ortaya çıkart. Amin’ Hem de yürekten Amin. Haydi şimdi kendi suçsuzluğuna inanan ve bu işte insan ayırmadığını, kayırmadığını, taraflı davranmadığını, olayları kapatmak, halının altına süpürmek gibi işler yapmadığını iddia eden herkes de benimle birlikte Amin desin bu duaya. Amin Amin Amin.

Herkes köprüleri attıysa biz de attık

Ben herkesi Allah’a havale ettim. Yakında siyasetin her şeyden güçlü olmadığını O gösterecek herkese. O zaman utanacaklar mı? Sanmıyorum, utanacak insanlar ne bu işi saklarlar, ne bu işin arkasında dururlar, ne de bu işe bir günah keçisi aramaya çalışarak kapatmaya çalışırlar.

Herkes köprüleri attıysa an itibariyle biz de attık. Allah dostun da, düşmanın da hayırlı olanını versin. Allah hepimizin hayrına olanını kolayından versin.

SÜTÇÜ HİKAYESİ (Mutlaka okuyun)

Trabzon'dan bir kan davası sebebiyle kaçıp İstanbul'a göçen bir aile, Hacı Osman bayırında bir gecekondu yaptı. Sütünü satıp geçimini sağlamak için de birkaç tane de inek aldı. Günler geçti ama 1 litre bile süt satamadılar.

Evin reisi adamcağız bir gün kara kara düşünürken hanımı dedi ki:

- " Ula herif gezer durursun hocaların peşune. Ha bu ineklere bi muska yaptırsana. Bunlar nazar aldı herhalde."

Adam, ertesi gün Cuma namazı çıkışı Sinan Paşa camii imamını yolda yakaladı ve "Hoca boyle boyle bi durumumuz var. Bi muska yapsan bizim ineklere." dedi.

Hoca: "Yoksa siz süte su katmay misun?" diye sordu.

Adam: "Haşa, niye katalum?" diye cevap verdi.

Hoca: "Onlar muska istemez. Sen hanumuna söyle, sütü sağdıktan sonra kabı bir suyla çalkalayıp katsun sütün içine. Müşteri gelmezse, çalkalamayı etsun iki, yine gelmezse etsun uç, boyle devam etsun. Müşteri gelene kadar..."

Adam hocaya çok kızdı ama bir şey diyemedi. Doğru evin yolunu tuttu. Eve geldiğinde hanımı: " Hani muska?" diye sordu.

Adam: " ne sen sor ne ben söyleyeyim. Canım çok sıkkın" diye cevap verdi ama kadının "ne oldu herif anlat? diye ısrarına dayanamadı: "Hoca bana sahtekarlık teklif etti. Boyle boyle oldu..." dedi.

İki, üç gün sonra sabah namazından sonra inekleri çayıra saldıktan sonra adamın evinin kapısı dövüldü: " Ev sahibi, ev sahibi!"... Kapıya çıkan adam kapıda 3 kişi gördü.

Adamlar: " siz süt satmıyor musunuz?" diye sordu.

Adam: "Satayruk da siz nerden çıktinuz bu dağ başında?"

Adamlar: " Biz Aksaray'da salep satarız. Bu arkadaşlar da Beyazıt'da satarlar. Bizi her sabah evimizden alıp çarşıya götüren otobüsümüzün lastiği patladı. O tamir olurken biz de etrafı gezelim dedik. İnekleri görünce işimiz sütle alakalı olduğundan bir soralım dedik."

Adam: "Peki getirin kaplarınızı" dedi.

Süt, piyasadaki sütlere göre hiç su katılmamış gibidir. Namı yayıldıkça yayıldı. Süt yetiştiremez hale geldiler. Kadın, kocasından gizli gizli süte suyu kattıkça kattı. Adam bu işe şaştı kaldı. Meraklanan adam bir gün karısını sıkıştırdı: "Yoksa sen hocanun deduğunu mu yaptin?" Kadın güldü. Meseleyi anlayan adam doğru hocaya gitti.

Hocaya: " sana böyle bir şey sormuştum. " dedi.

Hoca: "yaptınız mı dediğimi?" diye sordu.

Adam: "bana kalsa yapmazdum da bizim kari yapti oni. Şimdi yetiştiremeyruk, boyuna suyu artiriyruk. Nedur bunun sebebu nedir anlayamaduk?"

Hocanın verdiği cevap manidardır:

"Oğlum senin malın helaldi, o mala layık helal para yoktu. Sen malı çürütünce para layık olduğu mala gitti. Ona layık para çok."

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Önce Vatan - cem bey hıkaye anLatır gıbı anlatıyorsunuz.delıl yok zaman yok kısı yok .mıs musla olmaz bu ısler . ne oldu herkez masum sız suclu oldunuz. bıde bu olaydan dolayı kartepe beledıyesı reklam vermedıyse ozaman dıger beledıyelerınde reklam vermesı olmamıs sonucta kartepe ve baS ISKELE BELEDIESI kanka..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Ekim 12:01
01

Kartepeli - Abi madem bu adamları biliyorsunuz neden açıklamıyorsunuz bu şerefsizleri neden koruyorsunuz hiç samimi degilsin

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Ekim 10:16