Reklamı Kapat

Sen çok yaşa emi Cumhuriyet…

Geçtiğimiz yıl tamda bugün, ben bu yazımı çok severek ve duygulanarak yazmıştım…

Çünkü içinde en kıymetlilerim anam, babam, ailem, Cumhuriyet ve Mustafa Kemal vardı…

Rahmetli babamı her cümlemde minnet, şükran ve duayla yad etmek nasıl ki içimin en derin köşelerinde derin derin nefesler aldırıyorsa bana, onunla yaşadığım yılların kıymetini kaleme almak da ayrı bir huzur veriyor…

En sevdiğim adam babamla olan hikâyelerimize bir de en kıymet verdiğim adam Mustafa Kemal Atatürk ekleniyorsa varın değmeyin keyfime…

Ne güzel adamlarda birleşmiş yollarım…

Çatık kaşlarının altında saklanmış yeşil gözlerinde, Karadeniz gibi hırçın ama bir o kadar da güzel yürekli adamı Rabbim bana "Baba" olarak bahşetmişken, mavi gözlerinde Cumhuriyet ışığını gördüğümüz Mustafa Kemal’i de bu memlekete baba eylemiş daha ne olsun…

Çok güzel yürekli bir adamdı babam ( Nurlar içinde yatsın). Haksızlık karşısında öyle bir birleşirdi ki kaşları, çatmak değildi şimşekler çakardı adeta yüzünde…

Biz evlatlarına öğrettiği en önemli şey hak, adalet, özgürlük, demokrasi ve Cumhuriyet’ti. Allah razı olsun ki…

Öylesine geniş bir bilgi birikimi vardı ki, onunla muhabbet etmekten acayip keyif alırdım. Çok konuşkan bir adam olmasa da söz konusu Cumhuriyet olduğunda hayran hayran dinlerdiniz onun ağzından. O kadar farklı yorumlardı ki. Cumhuriyet sayesinde yaşadığım her anın bir nimet olduğunu ben onunla öğrendim mesela…

Kıbrıs’a gideceğim geceler uyku tutmazdı ikimizi de…

O gece de öyle bir geceydi yine…

Uyku tutmayınca Cumhuriyet ile ilgili bir program izlemeye başladık... Babam durup dururken; “Cumhuriyet ne demek benim üç evladım da çok iyi bilir” deyip bizimle gurur duyduğunu bıyık altı bir gülüşle dillendiriverdi bir an.

Hemen konuya girdim.

Baba hatırladın mı ilkokulda sana “Cumhuriyet nedir?” diye sorduğumda bana “Sensin kızım” demiştin. Ama annemden bahsederken de “Cumhuriyet kadını” diyordun hep...

“Eee… doğru demişim” dedi…

Sonra yaz tatilinde köye çıktığımızda dedem sen ben otururken yine sormuştum. O gün de “Köyümüz, toprağımız, büyüklerimiz” demiştin…

“Eee… onu da doğru demişim” dedi…

Daha sonra ortaokul zamanlarında yine sormuştum bu soruyu “Baba Cumhuriyet nedir?”; “Bak bu fındıktır. Üretmektir! Fındık toplarken amcanın tarafına kalan dalları toplamayarak onlara bırakmaktır, adalettir kızım” demiştin. “Allah Allah Cumhuriyet, fındık ve amcam!? Ne alaka” demiştim o gün…

Bir gün de ders çalışıyorum “Cumhuriyet’in” sözlük anlamını yazmam lazım, sen bana; “Giydiğim şort” yaz, “Abim, ablam, anam, babam, ailem” yaz ya da “Aldığım nefes, “Attığım adım, kulaç” yaz demiştin…

Anlamadığımı hissedince de;

Karadeniz’in o hırçın dalgalarının karşısında, ilk kez yüzmeyi öğrettiğin gün; “Önce Allah’a bu denizleri yarattığı için, sonra da Atatürk’e bu denizleri bu millete kazandırdığı için dua et kızım. Allah yaratmasa, Atatürk ve silah arkadaşları kazanmasa yüzmeyi öğrenemeyecektin yoksa! Bak bu da Cumhuriyet’in velinimeti” dediğin daha dün gibi aklımda…

Hatta bir gün de hiç unutmam…

Komşumuz atmaca yakalamış, benim kafamı da bir arkadaş taş ile yarmıştı. O gün arkadaşıma çok sinirlenmiştim ama onu affetmiştim hatırlıyor musun baba?

“Hatırlıyorum kızım”…

O gün sana yine sormuştum ya bu soruyu; “Atmacaya bakınca “Cumhuriyet kuşun kanadında ki özgürlük” evladım. Kafana bakınca da “Cumhuriyet kardeşliktir” çocuğum” demiştin…

Gülerek yine; “Çok doğru demişim” dedi…

İlk defa oy kullanmaya gittiğimizde de “Bak bu oyda “Cumhuriyet” çocuğum” diye kulağıma fısıldamıştın…

Evladımı kucağıma aldığımda da, “Cumhuriyet gibi doğdu” demiştin…

“Baba ben meclis üyesi adayı” olacağım dediğimde de bana dönüp “Cumhuriyet ne demek anladın mı şimdi çocuğum” demiştin

Evet sayende ruhuma, fikrime ilmek ilmek işlediğin Cumhuriyet’i çok iyi anladım…

Şimdi mezarının başında her Cuma seni andığımda, sana dua ettiğimde daha da iyi anlıyorum Cumhuriyet’i

Benim için Cumhuriyet sensin, benim, biziz babam!

Bastığımız toprak…

İnandığımız, öğrendiğimiz değerler…

Onurlu duruşumuz…

Vatan, millet ve bayrak aşkımız

Mustafa Kemal Atatürk ilke ve inkılaplarını ilke edinmişlerin tümü…

Allah bir kez daha, bin kez daha senden razı olsun ki;

Toprağımızın bereketinden kıymetini…

Bir fındık dalından adaleti…

Atmaca’nın özgürlüğünde, yarılan başımın acısında bile bana Cumhuriyet’i öğrettiğin için…

Sen bugün aramızda olmasan da Cumhuriyet sensin, Cumhuriyet benim, Cumhuriyet evlatlarımız babam…

97 yıldır yarınlara gülümseyebilmek, umutla bakabilmek için bir sebep verenden de, öğretenden de Allah razı olsun…

Minnet ve şükran ile…

Babam için, benim için, evlatlarımız için sen çok yaşa emi Cumhuriyet…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.