Reklamı Kapat

Tehlikenin farkında mısınız?

Günden güne başkalaşıyoruz. Artık eskiden yazdığım gibi başkalaştırılıyoruz gibi şeyler söylemek inanın istemiyorum çünkü biz bu yolu gönüllü olarak seçtik. Geleneklerimiz, göreneklerimiz, örf, anane vs. gibi olgular çoktan bavulunu toplayıp geçmişin tozlu sayfalarına doğru yolunu aldı. Biz yeni bir bakış açısı ve anlayışla sürdürmeye çalışıyoruz hayatlarımızı. Tabi hal böyle olunca eskiyi bilen insanlar olarak biraz zorlanıyoruz. Tamam biraz demekle haksızlık ettim ki epey bir zorlanıyoruz.

Ölüm, doğum, düğün, sünnet

Eskinin mahallelerinde, sokaklarında iyi ya da kötü günlerinde insanlar konu komşu bir araya gelirdi. Ölüm, doğum, sünnet, düğün gibi özel günlerde toplanıp acıyı ya da sevinci paylaşmanın yanında hafta sonları neredeyse bütün mahalle toplanılıp pikniklere gidilirdi. Onun siyasi görüşü ne, bunun hanımının başı açık mı yoksa kapalı mı, şu adam içer, öteki içmez mi, bu kılar, beri ki beynamaz mı, mezhebi ne öyle olmazsa olmaz önem taşımazdı. İnsanlar bir araya gelir, yenir, içilir, eğlenilir, isteyen içer, isteyen namazını kılar, isteyen denize girerdi. Hep de yazarım o piknik yapılırken etrafındaki tanımadığın, sen İzmit’ten gelmişsin o aile Yalova’dan bir daha karşılaşıp karşılaşmayacağın bile belli değilken ve de öyle cep telefonu falan daha ortalarda yok iken annelerimiz ‘Köfte pişti kokmuştur’ diye 5 metre ötedeki ağacın altına peşkir sermiş hiç tanımadığı aileye köfte gönderirdi. Oradan başka bir ikram gelirdi, tanış olunur, kahveler içilir, gün sonunda 40 yıllık arkadaşlar gibi hüzünlenerek ayrılırdı insanlar.

Böl parçala yönet

Derken dünyaya bir böl parçala yönet metodu denilen bir model hasıl oldu. Bırakın insanların bölünmesini koca S.S.C.B. paramparça oldu. Kim böldü, kim razı oldu, savaş ise şayet kim kazandı o fotoğrafı bir mantık çerçevesinde varın siz çekin. Bir zamanların devi denilen bir ülke parçalanabiliyor ve daha kolay yönetilebiliyorsa demek ki insanlarda bölünüp küçük guruplara ayrılarak daha kolay idare edilebilir düşüncesi artık uygulanmaya başlamıştı.

Biat

Sağcı, solcu, orta yolcu gibi klasik kavramlara o kadar çok yeni kavram eklendi ki. Sağcı solcular ya da orta yolcular bile kendi aralarında mitoz bölünme ile bir hal oldular. Derken inanılmaz derecede bir lidercilik hasıl oldu. Hemen her parti kendi liderini alternatifsiz bir şekilde ön plana koyma gayretinin içerisine girdi. Adına bir aralar biat dendi. Koşulsuz biat. Tabi hal böyle olunca baş nereye giderse ayak da oraya gider misali yukarının yansıması aşağının dengesini bozdu. Bu biat konusu halka indi. Milletvekiline, belediye başkanına, il, ilçe başkanlarına, kamu kurumlarının başındaki insanlara ve makam sahibi olan neredeyse herkese bir alt kademesi itibariyle bir biat modeli oluşmaya başladı. Bir üst kademe ne derse doğru, onun karşısında her kim varsa ne derse kesinlikle yanlış. Siyaha beyaz, beyaza siyah muhalefeti dönemi başladı.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar

Bakın bugün memleketin üst kademesinde bütün içtenliğim ve inancımla söylüyorum ki adına gerçek muhalefet diyebileceğimiz bir muhalefet yok ancak konuyu halka indirgediğinizde halkın kendi arasında inanılmaz bir muhalefet var. Hem de siyaset başta olmak üzere hemen her konuda. Sosyal medya da bu işin net olarak borazanı oldu. Hani Cem Yılmaz şovlarında söyler ya ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak’ diye işte ortalık bu bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan kişilerin inanılmaz sosyal medya yorumları ile panayır alanına dönüştü. Bu insanlara öfkelenip cevap verenlere, cevap verenler türemeye başladı. Seviye öyle yerlere indi ki, bu meslekte 35 yıldır döktüğünüz göz nurunuz, üretmek için beyninizde yaktığınız sayısız nöronlar bir anda hiç oldu. Yazı yazmayı yeni öğrenen seviyesindeki size muhalif olabilecek kişiler ahkam kesip sizi toplumun önüne atma gayretine düştüler.

Linç sevici toplum

Siyasi fikrinizi bile bilmeden sizi A partili, B partili ilan etmeye, düşünce yapınızı bilmeden terör örgütü mensubu olarak lanse etmeye, yaşantınız, inançlarınız hakkında en ufak bir fikir sahibi değilken dinsizlikle suçlayıp katli vaciptir listesine koymaya başladılar. Bakın bunun için herhangi bir siyasi parti ismi falan asla kullanmıyorum. Bu ben de dahil hemen hepimiz için farklı oranlarda da olsa geçerli bir sistem haline dönüştü. Yani bunda milleti karalayıp kendimizi bir kenara ayırabilecek bir durum mevzu bahis değil. Bir anda toplum linç sevici bir toplum haline dönüşüverdi.

3. sayfalar manşet oldu

Eski gazetelerin 3. Sayfa haberleri hemen bütün gazetelerde manşetten verilmeye başlandı. Kazalar, cinayetler, ahlaksızlıklar, entrikalar, intiharlar, hırsızlıklar en çok okunan haberlere dönüştü. Düğüm olduk biliyor musunuz? Aslında bu yaşananlardan neredeyse hiç kimse memnun ve mutlu değilken yaşananlar yaşam tarzına dönüştüğü için hatanın net olarak kimse farkına varmadı. Bugün hemen hepimiz çırpındıkça batar bir hal aldık. Çırpındıkça, çözmeye çalıştıkça düğüm daha çok kör düğüme dönüştü.

Tehlikenin farkında mısınız?

Gelelim son paragrafa ki artık milli meselelerde bile birbirine muhalefet eden ve hatta birbirini başka ülkelere karşı ispiyonlayan bir toplum halini almaya başladık. Tehlikenin farkındasınız değil mi? Siyasi anlamda seçim kazanmak için mubah gördüğümüz her şeyle birbirimizden uzaklaşırken bize hızla yaklaşan hatta çoktan içimize işleyen şeylerin farkındasınız değil mi? Sanmıyorum. Çünkü farkında olsanız herkes birbirine kollarını açar ve ‘Yemişim siyaseti, gel kardeşim seni çok özlemişim’ diyerek hasretle sarılır. Şimdi etrafınıza bakın bakalım sizinle aynı siyasi pencereden bakmayan kaç kişi ile bu dediğim şeyi yapabilirsiniz? Geldiğimiz durumu da, çözümünü de dilim döndüğünce aktarmaya çalıştım. Anlayıp toparlamaya çabalayacaklara selam olsun.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kartepe Kartepr - Gunaydın sayın tatar abim. Sende R yapıyorsun helal olsun diyeceğim ama mazlumların, mağdurların hakları helal olumu bilemedim inançlı sozunun eri Inaççı abim. Mağdurun ahı en cok kimi yakar bilirmisin haksızlık karsısında susanı ve bilgini halde konuşmayan korkanları yakarmış vesselam. Halen 7 sorunun cevabına 2 satır yazmadın ve üstad.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ekim 08:48