Reklamı Kapat

Gerçekten böyle bir olay var mı?

Yahu Cem Şakoğlu sen nasıl bir adamsın? Günlerdir tam tabiri ile kendin çalıp kendin oynuyorsun. Eyvallah aman havada kalmasın, aman bu gibi ahlaksızlıkların ahlaksızları hiçbir şey yokmuş gibi sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaşmasın derdindesin belki ama yok be kardeşim işte. Üstüne üstlük bir tuhaf kitle aşağıdan yukarıdan yardırıyor. Yazıyorsun ‘Neden yazıyor?’ diyorlar. Yazmıyorsun ‘Susma, bu işler susarak olmaz’ diyorlar. Durun hatta biraz daha detaylandırayım ben size. Yazıyorsun birilerinden para aldığı için yazdı diyorlar, yazmayınca yine birileri para verdi sustu diyorlar. Biriside bize şu paraları nereye bıraktığını bir söylesin Allah aşkına.

Ekonomik zorluk çekiyormuşum

Üstüne üstlük para almam için sebepleri de kendileri oluşturuyorlar. Ekonomik zorluk çekiyormuşum, bundan dolayı derdim birilerini yazarak para kopartmakmış. Şayet bir gün bizim buralara Kartepe’ye, Köseköy’e yolunuz düşerse şöyle bir etrafınıza bakın, kolsuz bacaksız bir dolu insan göreceksiniz ki tamamına yakınını biz koparttık. Çevirdiğimiz kopartma dolapları ortaya çıkmasın diye de aldığımız paraları İsviçre bankalarına naklettik. Naklettiğimiz için de Türkiye’de ekonomik kriz başladı. Siz böyle şaka gibi yazdığımıza bakmayın, bir kontrol edin İsviçre bankalarını ki her şakanın altında bir gerçek payı vardır. Parayla adam olunsaydı Karun’u peygamber ilan ederlerdi. Bu iş güçle, iktidarla, acımasızlıkla olsaydı Nemrut’u bir sivri sinek öldüremezdi. Demek ki bir kesimin taptığı ve insanları sınıflandırdığı para ile olmuyormuş bu işler.

Ahlaksızlık var ama tecavüz yokmuş. Peki ahlaksızlar kim ve nerede?

Sonra biz gazeteci olarak dolaşıyoruz ya, değiliz aslında. Ortada bir tecavüz aranıyor ya, kimse aramasın öyle bir tecavüz olayı yokmuş. Evet ahlaksızlık ve cinsi münasebet içeren birkaç olay varmış ama tecavüz başka, bu başkaymış. Bakın biz şayet gazeteci olsak en azından bu başka diye adlandırılan olaylarla ilgili kurumlar tarafından yapılan işlemlerin neler olduğundan haberimiz olurdu değil mi? Benim haberim olmadığına göre bunları dillendirenlerin yanından biz gazeteci falan değiliz. Öyle ya siyasetçilerin haberi olup bizim haberimiz olmuyorsa böyle bir durumda ya haberde bir gizlenme vardır ki neden olsun ya da biz de bir numara yoktur. İkinci şık akla mantığa daha yakın duruyor.

Hiç kimseyi harekete geçiremeyen hikaye

Başka bir taraftan sosyal medya hesaplarımız üzerinden bir dost yazılarımızın linkinin altına ‘Gelişmiş demokrasilerde bu haberi yapan gazeteci ödül alır’ diye yazmış sağ olsun. Yahu hiç öyle şey olur mu? Biz alsak alsak zevzek gazeteci ödülü alırız. Öyle ya yaklaşık bir buçuk ay bir konuyu yazıp hiçbir siyasiyi, hiçbir kurumu, hiçbir STK’yı harekete geçirememek ve de üstüne üstlük konu ya da konular ile ilgili hiçbir üst düzey yetkiliden tek bir satır mantıklı bir basın açıklaması alamamak olsa olsa zevzeklik olur. Yani Cem Şakoğlu koskoca bir sıfırı yani hikâyeyi yazmışsın sen kardeşim olur.

Yazmadan okunan hikaye

İnanın bazen halüsinasyon benimkisi sanıyorum ama bizim hikâye olarak uydurarak yazdığımız konuları bizim buralarda herkes biliyor. Daha yazılmadan okunan ve bilinen bir hikaye. Kimse de yok demiyor üstelik ve hatta isimler için de artık herkes ‘Evet şu, şu, şu’ falan diye de net bir şekilde konuşuyor. İşte işin enteresan tarafı bütün bunları bir tek ben duyuyorum, bunları duyabilecek kulağı Mevlam bir tek bana vermiş ve herkes bana isim ver ya da sus. Çünkü ilçemize artık zarar veriyorsun’ diyorlar. Neden? ‘E, sen yazıyorsun’ diyorlar. E peki madem bütün kamuoyu vicdanını lekeliyor ve madem bu olay Kartepe’ye, Köseköy’e artık zarar veriyor diyorsunuz da neden kendiniz emniyete gidip bana söylediğiniz, herkesin konuştuğu isimleri şikâyet edip konuyu kapatmıyorsunuz da bunu benim yapmamı bekliyorsunuz? Gidin söyleyin, şikayet edin, yetkililer de yapabiliyorlarsa vazifelerini yapsınlar.

Abi gerçekten böyle bir olay var mı?

Hala bazı dostlarla karşılaştığımda bir aydan bu yana neredeyse her gün yazdığımız olaylar için bana ‘Abi gerçekten böyle bir olay var mı?’ diyorlar ya size yemin ediyorum söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. Öncelikle böyle bir sorunun muhatabı olmak inanılmaz kırıcı bir durum iken diğer taraftan da vatandaşın haklılığı kısmı canınızı bir başka acıtıyor. Öyle ya adam haklı, böyle bir durum var ise neden bir türlü ortaya çıkmıyor diye düşünüyor. Ardından da yargıyı yapıştırıyor ‘Demek ki böyle bir durum yok’ Evet yok, bu olay herkesin bildiği ama hiç kimsenin haberinin olmadığı ve aynı zamanda da her köşede konuşulduğu halde Allah’ın bir kulunun duymadığı hayalet bir vaka. Mevzu sürekli bir noktaya kadar geliyor ki işte o noktada birden cereyanlar kesiliyor. Ama tecavüz yok. Cinsellik içeren birkaç ahlaksız olay var(mış) ama tecavüz başka bir şey(miş). 17 yaşında ama 3 – 4 yıldır bu işi yapıyor ve tabi ki şimdi mi aklına gelmiş şikâyet etmek. Şikâyet mi? Ne şikâyeti, şikâyet mikayet, evrak, mevrak yok. Herkes baksın dalgasına.

Kör döğüşü

Bugünü küçük bir hikayeyle kapatalım mı ne dersiniz? Kendi adıma ben gerildim yine. Belki bu hikaye biraz toparlar;

Nasrettin Hoca, çocukluğunda elindeki para kesesi ile çarşıya alışveriş yapmaya giderken bir kıraathanenin önünden geçiyormuş. İçeride birkaç görme engelinin yan yana oturduğunu görerek canı bir muziplik yapmak istemiş. Görme engellilerin yanına sokularak para kesesini şıngırdatmış:

Alın bu paraları da dilediğiniz gibi paylaşın, demiş. Keseyi cebine koyarak bir kenara çekilmiş. Engeliler, kesenin aralarından birine verildiğini sanarak başlamışlar tartışmaya:

-          Sana verdi.

-          Ben de hakkımı isterim

-          Beni aldatmaya kalkmayın ha!

Engelliler, birbirlerine girmişler, oturdukları yerden yuvarlanarak yaka paça kavgaya tutuşmuşlar. Onlar boğuşurken küçük Nasrettin de kıs kıs gülerek:

Kör döğüşü işte buna derler, demiş ve oradan uzaklaşmış. İşte bizimki de bu misal ve tam bir kör döğüşü. Gözleri gördüğü halde kör döğüşü yapan yok mu? Peki karınları tok olduğu halde, hemen her konuda gözü aç olanlar?

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Kartepe Kartepr - Cem bey biz Nasrettin Hoca, temel reis

VS vs cok hikaye dinledik ve cokta dersler çıkardık. Gec bunları anam babam gec bunları. Evet gercekten tatarsınız ve sadece doğruları acık ve net yazmamakta inaçcısınız. Sizden ricam dunku yazınızda 7 soru yazmıştım. İnatlaşmadan? cevap rica ediyoruz

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 14 Ekim 12:51
01

Vatandaş - sizin iş nasrettin hoca ile oğlunun eşşeğe binme hikayesine dönmüş hani var ya eşşeğe oğlu biner kocaman babası varken oğlu bindirilirmi hoca biner hocaya bak küçücük oğlunu yürütür kendi keyif sürer ikisi biner eşşeğe yazık ettin der eşşeği elinde götürürler yahu eşşeği kullanmıyacaksan neden peşinizde sürüklersin diye, cem bey sizde ahalinin sözü ile hareket ederseniz bir yol alamazsınız yol sizin eşşek sizin bindiğiniz eşşek sağlam olsun tuttuğunuz yol düzgün olsun varın yol alın ahaliye kulak asmayın onlarda arkanızdan bakakalsın

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 14 Ekim 09:47