Reklamı Kapat

Adalet, İffet, Yardımlaşma ve Merhamet

Evet sevgili dostlar! İnsanların ahlaklı bir hayat idame ettirmeleri için dört ana unsur olmazsa olmazıdır. Bu yazımda bu dört ana unsurdan bahsetmek istiyorum.

Yazımın başlığında da belirttiğim bu dört esas; İffet, Adalet,  Yardımlaşma ve Merhamet tir.

İFFET:

Bu ilkelerin başında nefsimizi kontrol etme hususunda İffet ahlaki açıdan en önde gelmektedir.

İffet insanın her hususta ifrat ile tefrit arasında dengeli bir hayat sürmesini sağlayacaktır.

İffetli insan kendisini kainatta iç ve dış düşmanlara karşı koruma altına alandır.

İffetli insan maddi ve manevi her türlü kötülüklerden kendisini ve ailesini koruyan insandır.

İffetli insan kendisi için istediğini başkası için isteyen, kendisi için arzu etmediğini başkası için arzulamayan kimsedir.

Sevgili Peygamberimizin şu sözü bu tür sorumlulukları bizlere hatırlatır. “ Sizden biriniz kendi nefsi için istediğini kardeşi için de istemezse imanı kemale ermez”.

ADALET:

İnsanların yaradılışının temel göstergelerinden birsi de adil olmak, adalet duygusu taşımaktır. Şayet bir toplum adalet duygusunu kaybetmişse o toplumda ahlaki çöküş başlamış demektir.

Adalet, yani mülkün temeli olarak dillendirdiğimiz adalet toplumların din, dil, ırk ve kültür farklılıklarından meydana gelen yapılarını bir arada tutmak, huzur ve barış içerisinde yaşamalarını sağlamak için gerekli ahlaki bir değerdir.

Toplumlar ancak adaletin hakim olduğu ortamlarda can, mal ve inanç gibi temel haklarının korunması konusunda kendilerini güvende hissedebilirler. Toplumları ayakta tutacak en temel unsur da adalet ilkesine bağlı güven ortamını tesis etmekten geçmektedir.

Yüce Mevla’mız Kur’an-ı kerimde şöyle buyurmaktadır. “ Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun”. Yine başka bir ayette Yüce Mevla’mız “ Ey iman edenler!  Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun.”

Neticede yapılan herhangi bir adaletsiz davranış veya uygulama o toplumun fesada ve kaosa sürüklenmesine neden olurken, o davranışı yapanların da kötü duygu ve ifadelerle anılmasına da sebep olur.

Tam da burada Cem kardeşimin zaman zaman kullandığı bir kıssayı konumuzla çok ilgili olduğu için sizlerle paylaşmak isterim.

Abbasi Halifesi Harun Reşit’in rehberi BehlülDane hazretleri idi. O her fırsatta kinayeli ve mecazi sözlerle Halifeyi ikaz ediyor; adaletten ayrılmaması için tembihlerde bulunuyordu…

Bir gün Behlül Dane hazretleri, üstü başı tozlanmış bir halde sarayın kapısında göründü. Halife uzun yoldan geldiğini tahmin ettiği Behlül’e sordu: nereden geliyorsun böyle, ey Behlül?

-Cehennemden geliyorum, ya Harun!

-Hayrola, cehennemde ne işin vardı?

-Efendim, ateş lazım oldu, oraya ateş almaya gitmiştim.

-Alabildin mi bari?

Alamadım; cehennemin bekçileri “ Burada ateş yoktur. Ateşi herkes kendisi getirir” dediler. Bunun için eli boş döndüm.

-Peki öyleyse ben ne yapayım ki oraya ateş götürmeyeyim ?

-Oraya ateş götürmemek için, adaletle hükmet! Adalet ile idare edersen ateşten kurtulursun.

Harun Reşit bu “ iğneleyici” ve “ yol gösterici” cevap karşısında dakikalarca tefekküre daldı…

Mevlam bizleri de tefekkür eden kullarından eylesin

 

YARDIMLAŞMA:

Başkalarının yardımına ihtiyaç duyan insanlara karşı erdemli duruş sergilemek ve onların ihtiyaçlarını karşılamak insani bir görev olmanın ötesinde dinimizin de bizlere bir buyruğu, bir emridir. Ancak söz konusu yardımlaşma, Yüce Mevla’nın belirlediği çerçeve ve sınırlar içerisinde olmalıdır.

Toplumsal ilişkilerde bize yardım eden ve iyilik yapan kişilere değil, aramızda sorun olan, hatta düşmanlık olan kişilere karşı da yardımlaşmak insani görevimiz olmalıdır.

Bu tür davranışlar insanlar arasındaki düşmanlıkları bertaraf eder.

Başkalarına yardım ve iyilik yapmak ve buna vesile olmak kötülüklerden sakınmanın da bir vesilesidir.

Netice olarak maddi ve manevi alanda yardımlaşmayan topluluklar, kendilerini var eden değerlerden uzaklaştıkça huzur ortamından uzaklaşırlar.

MERHAMET:

Toplumların ahlaklı bir yapıya kavuşması için gerekli olan erdemlerin en başında merhamet ilkesi gelmektedir. Bunun bir diğer destekleyicisi ise sevgidir.

İnsanlar arasındaki ilişkilerin temelinde sevgi ve merhamet vardır.

Yüce Yaradan kendisinin tüm yarattıklarına gösterdiği merhamet ve sevgiyi insanların da birbirlerine hatta tüm yaratılmışlara karşı göstermelerini istemektedir.

Merhametin ilk merhalesi karşısındakinin acısını hissetmektir.

Merhamet duygusunu acıma ile karıştırmamalıyız. Merhamet dünyanın bütün feryatlarını duyup acıyı hissedip ona görehareket etmek ve tavır almaktır.

Mesela dünyanın, özellikle de Müslümanların genelde acısını hissettiği Arakandaki insanların durumuna bakıp ızdırap çektiği gibi.

Bazısı vah, vah deyip geçer.

Bazısı bunlara maddi yardım yapmak gerekir der işi maddi boyutu ile ele alır.

Bazısı hayır, hayır bunların yanında olup onların acısına hissetmek, maddi, manevi yardımda bulunmak ve onlarla beraber yaşamak, onların ızdırabına yakından ortak olmak gerek der.

Her insanın merhamet konusundaki düşünce ve fikri farklılık arzetmekle beraber netice itibarı ile merhamet duygusu insan olmanın gereğidir.

Bütün insanlar, bütün canlılar ve tabiat merhamet beklemektedir.

Merhamet hayatın temel harcıdır. Onsuz bir hayat harçsız bir duvar gibidir.

Peygamberimiz öyle demişti “ Merhamet etmeyene merhamet etmeyin”

Netice olarak söyleyebiliriz ki yukarıda zikretmeye çalıştığım dört husus, dört ahlaki temel erdem, bir insanın hem kendi nefsine hem de diğer insanlara karşı ahlaki bir tutum sergilemesini sağlamaktadır.

Toplumsal huzur ve güven ancak böyle bir ahlaki zemin bulduğunda gerçekleşebilir.

Kalın sağlıcakla sevgili dostlar ve daima dost kalanlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARIKAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.