Reklamı Kapat

Meğer insan kayırmayı da biliyormuş musibet!

Koronavirüs tüm dünyaya dalga dalga yayılırken bizim de kapımızı ne yazık ki çaldı. Zaten bu davetsiz misafirin bize uğramadan turuna devam etmeyeceğini hepimiz biliyorduk da, bu kadar vicdansız olacağını tahmin etmiyorduk doğrusu…

Hep birlikte bir mücadelenin içine girdik…

Kendimizi evimizde izole edip, yaşlıları koruyarak bir şekilde bu illetin bize bulaşmasını önlemeye çalıştık aylardır da…

Buraya kadar her şey normaldi...

Ama bu virüsün diğer yüzünü gördüğümüzde de anladık ki siyaset bulaşmış faşist ruhuna…

Meğer insan kayırmayı da biliyormuş musibet!

Öyle bir illetin içine düştük ki, neye yanacağımızı şaşırdık kaldık vallahi!

Koronadan dolayı ölen vatandaşa mı, sağlıkçılara mı?

Giresun’da ki mitingdeki duyarsızlığa mı?

Vatandaşın kafasına kafasına yediği keyifçi çay paketlerine mi?

“Ben Ağrılıyım, yapmasan, ‘Bir yemek yedirmeden yolladı’ derler” diyenlerin mecliste oturduğuna mı?

 “Pandemi var” diye tüm önlemlerini alan bilinçli her bir bireye inat, 1500 kişilik düğüne giden valiye mi, milletvekillerine mi?

Hani geçmediğimiz halde parasını yüklenici firmaya cebimizden ödediğimiz o köprüyü düğünde arka fonda görüp de içimizin cız etmesine mi?

Virüse mi, virüse rağmen halen ye kürküm ye diyenlere mi?

Söyleyin neye yanalım aaa dostlar⁉

Gücü güce yetenin en güzel özeti bir düğünün ertesinde elbette vardı bi hayalimiz…

Peleriniyle alana iniş yapıp “Dağılın!” diyen bir Sağlık Bakanı gibi…

Ama olmayınca olmuyor...

Sen koskocaman Sağlık Bakanı olsan da; “Yoğurdum ekşi” demez, diyemez, dedirtmezler adama…

Otobüste yorgunluktan uyuyakalan ve maskesini gözüne çeken vatandaşı, sosyal medyada mesaj vermek adına 80 milyona elbirliğiyle rezil ederler de, 1500 kişinin katıldığı, yasakların hiçe sayıldığı Kocaeli'de ki düğün hakkında hala sessiz kalırlar o çokbilmişler…

Maske takmaya, önlem bile almaya gücü yetmeyen vatandaşına, maskeyi satmaya çalışan bir sistem karşısında çok fazla söze hacet yok da, merak ediyorum doğrusu…

Bu sevimsiz virüs sadece halkın arasında mı geziyor kardeşim?

“Canı kimi istiyorsa onu seçiyor ve sadece gariban insanların düğünlerinde mi halay çekiyor şerefsiz virüs?”

Gerisi teferruat mı onun için?

Yoksa o da ensesi kalınlara dokunmayanlardan mı? Zenginin düğününe takı takmaya girip çıkıyor da, fakire gelince mi canına kast ediyor?

Adam mı seçiyor bu illet!

“Sen fakirsin,  bu dünyaya paran yetmez, nefesin de yetmesin” mi diyor?

İşine gelince adını bile değiştiriyor ya, zengine Covid19 oluyor da, fakire korona mı?

Anlaşılan o ki ne yaşamda, ne eğitim de, ne sağlıkta Hz. Ömer’in adaleti gelmeyecek bu memlekete…

Frida Kahlo’nun dediği gibi; “İnsanlar kendi istedikleri kocaman günahlarını çuvala basar, senin en küçücük yanlışını duvara asar!” misali olmuşuz…

Olan olmuş biten bitmiş artık…

Bundan sonrası duaya kalmış belli ki…

Allah önce akıl fikir sonra da sağlık versin ne diyelim…

Bu düğün sonrası; “Bir yemek yedirmeden yolladı’ derler mi bilmiyorum ama…

Toplanan altınlar corona virüs hastalarının tedavisinde kullanılmaz ise derler de derler…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.