Reklamı Kapat

Siz anlıyorsanız bana da anlatın!

Hep bana kızıyorsunuz ya, “işin gücün eleştiri – işin gücün muhalefet” diye, sırf siz her şeyi görün, ben ve benim gibi yazanları, düşünenleri anlayın diye epeydir yazmadım, konuşmadım.

Ama nafileymiş…

Anlamakta güçlük çekiyorum ve soruyorum sizlere;

Evlerini, dükkânlarını sel alıp götürmüş, yakınlarını kaybetmiş bir topluluğu bir araya toplayıp, (pandemi olmasına rağmen) konuşma yapıp, çay dağıtmanın ve buna da “keyif çayı” demenin, bunu eleştirenlere de “ bizim haberimiz yoktu halk kendi halinde toplandı” diyerek bizi “salak” yerine koymanın mantığını ben anlayamıyorum.

Siz anlıyorsanız bana da anlatın!

Birlik ve beraberliğimiz için önemli günlerden olan 30 Ağustos da, Anıtkabir de bile insanları ayrıştırmayı, bir grubu toplayıp tezahürat yaptırmanın kime ne yararı olduğunu, kabir ziyaretinde dua okumak yerine propaganda yapmanın mantığını ben anlamıyorum.

Siz anlıyorsanız bana da anlatın!

Ekonomi kötüye gidiyor demenin suç göründüğü, ülkede ekonominin iyi olduğunu anlatmak için buzdolabı örneği vermenin “maaşını dolarla mı alıyorsun?” demenin,

2002’de ki asgari ücreti rakam ile söyleyip, bugün ki asgari ücretin alım gücünü söylememenin,

Enflasyonu hesaplarken tenis topunu baz almanın,

Her tartışmada Ecevit’in önüne yazar kasa atanı hatırlayıp bugün kendini yakanları görmemenin,

Ekonomideki başarıyı sadece “yollar ve köprüler” yaptık diyerek böbürlenmenin,

Bu yolların paralı yollar olduğunu hatırlatanlara küfür etmenin mantığını ben anlamıyorum.

Siz anlıyorsanız bana da anlatın!

Cemaatlerden, tarikatlardan yeterince darbe yememiş gibi, biz tarikatları anlatırken bize din düşmanı gibi bakmanın, defalarca tecavüz, cinsel istismar ile gündeme gelen tarikat ve cemaatleri savunmanın…

“Bir kereden bir şey olmaz” diyenleri alkışlamanın “Okumuş insanların beyinlerini bu yobazlara teslim etmesini abes buluyorum” dediğim de bana “Gâvur” gözüyle bakmanın,

“Türbanlı bacılarımızın türbanını geri kazandık” diye naralar atıp küçücük çocukların ırzına geçilmesine sessiz kalmanın tuhaflığını ben anlamıyorum.

Siz anlıyorsanız bana da anlatın!

Bana sorarsanız ki sormayacağınızı biliyorum bile bile yazıyorum.

Biraz sağduyu, biraz objektif ve tarafsız olup gerçekler ile yüzleşin. Aslında benim anlatmak istediğim tüm hikâyeyi geçenlerde telefon konuşması deşifre olan sapık şeyh anlattı.

Hani dedi ya “bu olayı SÖZCÜ, ODA TV duyarsa mahvoluruz!” diye, yüzlerce yayın organının yayın yaptığı bir ülkede diğerlerinden korkulmaması, muhalif diye adlandırılan yayın organlarından korkulması, benim anlatmak istediklerimi özetliyor aslında.

Gerçekleri kimin söylediğini- kimin doğruları yazdığını bundan daha güzel anlatan bir cümle olamazdı. Sizin hâlâ hoşunuza giden yalanları yazan, söyleyen medyayı takip etmenizi ben anlamıyorum.

Siz anlıyorsanız bana da anlatın!

Saygılarımla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Özsoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.