Reklamı Kapat

Çip

Dünya inanılmaz bir değişimden geçiyor. Bilmiyorum siz, biz bunun ne kadar farkındayız ama ortada bir kesim var ki insanlığı enteresan yerlere taşımaya çalışıyorlar. Farkındaysanız dünya aslında müthiş bir ekonomik buhranın içerisinde olmasına rağmen şu sıralar bizim ülkemiz de dahil olmak üzere neredeyse hiç kimse bu ekonomik buhranı konuşmuyor. Konuşuyor elbette ama ana gündem maddesi olmaktan epey bir uzak. Bunun sebebi nedir sizce? Ya da bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Müthiş bir teknolojik gelişim var dünyada. Bizim ülkemiz de uzun yıllardır hasret kaldığı bu gelişime ayak uydurma kısmına neredeyse harfiyen uyuyor. Avrupa ülkeleriyle aynı çizgide ilerliyor. Teknolojik ürünlerin üretimi, tasarlanması ya da yeni teknolojiler geliştirme konusunda son zamanlarda herkesi olduğu gibi beni de inanılmaz mutlu eden şeyler yaşıyoruz. Bizim bilim insanlarımız, teknoloji tasarımcılarımız son dönemlerde çok başarılı işlerin altına imzalar atıyorlar. Ki inanın bunların birçoğunu birtakım sebeplerden dolayı duymuyoruz bile.

Yine de söylemem tam olarak hayatımızı kolaylaştıran telefon, bilgisayar ya da iletişim araçlarındaki teknolojik gelişmeler değil. Geçtiğimiz günlerde çağımızın altın çocuğu gibi lanse edilen, SpaceX ve Tesla gibi şirketlerin CEO’luğunu yürüten ve birdenbire ortaya çıkan Elon Musk bir diğer şirketi olan Neurolink’in ürettiği bir ürünün tanıtımını yaptı. Tanıtımı yapılan ürün bir ‘Chip’ Türkçe okunuşu çip ve karşılığı da ‘Entegre, elektronik devre’ Konuyu okumayanlar ya da duymayanlar ‘E ne var bunda canım. İnsanoğlu artık her gün binlerce çip üretiyor’ diyebilir ve Eyvallah ben buna saygı duyabilirim. Ancak Musk’ın şirketi Neurolink’in ürettiği bu çipin insan beynine yerleştirilmesi planlanıyor. Tabi ki film de zaten burada başlıyor.

Bakın biz hala bir Korona tezgahının içerisinde bütün dünya ülkeleri ile birlikte bildiğiniz debeleniyoruz. İnsanlar sapır sapır ölüyor. Çareler aranıyor, aşılar üretiliyor, hemen herkes bir çözüm peşinde. Sebep ne? Sebep korku. Çünkü bu müsibet artık Pandemi halini almış vaziyette. Yani gerekli tedbirler alınamadığı takdirde medeniyetleri toplu bir şekilde yok edebilecek bir virüsten bahsediyoruz. Bu korkmak için bir sebep midir? Bakış açınıza göre değişebilir ancak elbette iyi bir sebep olabilir. Peki aşı bulunuyor, fayda etmiyor, antikor deniliyor, fayda etmiyor, işte ne bileyim bir şeyler çıkıyor olmuyor derken bir adam çıkıyor piyasaya ki son zamanlarda tüm dünya basınına çok enteresan açıklamalar yapan tuhaf bir adam ve diyor ki ‘Biz insanların beynine bir çip yerleştireceğiz. İnsan vücudundaki sinir hücreleri ile cep telefonları arasında veri akışı sağlayabileceğiz’

E ne oldu şimdi? Bir anda yıllardır televizyon ekranlarında, sinemalarda izlediğimiz robotik insanlar dünyasına hoş geldiniz oldu mu, olmadı mı? Musk bu çipi küçük bir bilgisayar olarak da nitelendiriyor. Bu bilgisayar sayesinde insanların hastalıklarının çok önceden teşhis edilebileceğini, ilerleyen aşamalarda felç gibi, görme bozuklukları vs. gibi hastalıkları tedavi edebileceklerini anlatıyor. Yani diyor ki, taktır çipi hayatın kurtulsun. Sonra sözüm ona biraz ticari konuşuyor ve ‘Evet ilk başlarda çok pahalı olacak bu çip ancak ilerleyen zamanlarda bin dolar civarında bir ücret karşılığında takılabilecek’ diyor. Yani insanlığa kıyak yapıyor birde. Bin dolara düşse de biz de taktırsak mantığı ile bakacak milyonlarca insan bulacaklarını isimlerini bildikleri gibi biliyorlar.

Şimdi gelelim işin diğer boyutuna. Sanki birileri tanrıcılık oynamaya çalışıyor. Sözüm ona insan ömrünü uzatmaya, insanı makineler, entegreler vesilesi ile yaşatmaya, o dizilerde, filmlerde senaryo zannettiğiniz şeyleri nihayet önünüze koymaya hazırlanıyor. Bakın o vücuda takılacak çipler kablosuz bir şekilde şarj edilebilecek. Bunu bir kenara koyun. Bu çip vesilesiyle bu hizmeti size veren bir ana bilgisayara sürekli bağlı olacaksınız, bunu da bir kenara koyun.  Bu çip sinir uçlarınıza bağlanacağı için ana bilgisayar sizi tek bir tuşla felç edebilir, kalp krizi ya da beyin kanaması geçirtebilir. Yapmanız istenmeyen her davranış bu bilgisayardan kontrol edilebilir. Tüm bunların yanında tek bir tuşla binlerce, on binlerce insanın hayatı bir kapama tuşuyla sona erebilir. Bakın yapay zekayı ortaya sanki bir başkası çıkartmış gibi diyor ki Musk ‘Geleceğin yapay zeka teknolojisi ile ancak bu şekilde mücadele edebiliriz’

Tanrılığa oynayan bir kitlenin ekran yüzü olan Elon Musk’ın mucize gibi insanlığa anlattığı o çip hepimizin beyninde mevcut aslında. Hani bizi kontrol edilebilecek bir bilgisayara bağlamaya çalışıyorlar ya, sağlığımızı, doğrumuzu, yanlışımızı bu ana bilgisayar aracılığı ile çözümleyeceklerini iddia ediyorlar ya senin insanoğlu olarak yaratılış amacın ve sonsuzluğa ulaşmak için programlanman zaten bu sebebe bağlı. Sen ana bilgisayara kendini bağlayabildiğin an ortada zaten hiç ama hiçbir sorun kalmayacak. Ana bilgisayar Allah’ımızdır. İnsan beynini bir inceleyin, biraz okuyun. Size neler sunduğunu, mucizelerini, rüyalarınızı bir masaya yatırın.

Okuyun, lütfen okuyun. İnsan nüfusunu azaltıp robotların hâkim olduğu bir yapıyı var etmeye çabalayan elitist kitlenin esiri olmayın. Okuyun, ne olur okuyun. Dünya gerçekten bambaşka bir yere doğru çekilmeye çalışılıyor. Musk diyor ki ‘Biz bu çipi domuzlar üzerinde denedik’ Öyle mi zannediyorsunuz? Ülke ismi vermemin bir anlamı yok ama bazı ülkelerde öyle acayip şeyler üzerinde çalışıyorlar ki aklınız şaşar. İnsan genetiğinde birtakım değişiklikler yapıyorlar ve ortaya ucube denilen varlıklar çıkartabiliyorlar. Bunların tamamının sebepleri var. Bunu biogenetik ya da moleküler biyoloji çatısı altında yumuşatmaya çabalıyorlar. Senin okumadığını onlar okuyor, senin peşine düşmediğinin onlar düşüyor. Sonra ne oluyor biliyor musun? Senin silahınla seni vuruyorlar ve biz de ‘Vay be adamlar amma silah yapmışlar’ diyoruz.

O silah sende var. Sen insansın. Kainattaki en değerli varlıksın. Şöyle bir bak kendine, yedin, içtin, üredin ve yediklerini çıkarttın. Bu mudur o en değerli varlık. Bunu evinde ya da sokakta beslediğin kedi köpek de yapıyor. O zaman kendindeki değeri bul. Ana bilgisayara bağlanmak için çaba harca, bilgi topla ve hak et lütfen. Tekamül dedikleri budur. O ana bilgisayara bağlandığın an sonsuzluğun ne olduğunu o zaman anlayacaksın. Sağlık, sıhhat, geçim derdi gibi dertlerin olmadığını anladığın gibi aslında kendinin de olmadığını, bir simülasyondan ibaret olduğunu ve hatta bir bilgisayar programı gibi yazılım olduğunu anlayacaksın. Bunu kıt aklıyla Cem Şakoğlu söylemiyor, bilim adamları söylüyor. Onlar nereden alarak söylüyor biliyor musun? Kuran’dan, o bir türlü senin okumadığın ama dini inançlarına acıyarak baktığın insanlar okuyor ve ilimde, bilimde senin önüne geçiyor. Sen kendi kendini tedavi edebilecek, duvardan geçebilecek, boyut değiştirebilecek bir varlıksın ama armut piş ağzıma düş diye bekliyorsun. İşte sen beklersen daha yolun başında ‘OKU’ diye inen ilk ayeti ile inancına ihanet etmiş olursun. İşte o zaman elin oğlu sana çip de takmaya çalışır, sana ömür biçmeye de. Sonra sen kalkıp onlara şeytan dersin. Deme, çünkü sen kendini bulmak için bir yol aramazsan birileri senin aklını da alır, inancını da, ömrünü de. Sen şimdi kendi bilgisayarını sarmış bir dolu virüsten arınmak için sende zaten mevcut olan virüs koruma programını devreye almazsan, programlarını doğru çalıştırmazsan birileri senin bilgisayarını ele geçirecek. Bunun kaçarı yok.

Acı ama biliyorum ki bu yazıyı sonuna kadar birçok insan okumadılar bile. Zırva dediler, yine saçmalamış dediler, ‘Yalan Dünya’ sözünün sadece şarkı olduğuna inandılar, yine sımsıkı dünyaya sarılmaya politikanın, paranın, şaşanın, egonun, şehvetin peşine koşmayı bu satırları okumaktan, bu adam acaba doğru mu söylüyor demekten daha değerli buldular. Çözüm sizsiniz unutmayın. Nietzsche’nin sözü ile bitirelim bu yazıyı ‘Çözümün bir parçası değilseniz, o zaman sorunun bir parçasısınız’ Hepinize iyi haftalar diliyorum.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.