Reklamı Kapat

Korona sandım öfke patlaması çıktı

Hepinize İyi Haftalar dileyerek başlayalım yazımıza. Sağlıklı, huzurlu, keyifli ve bol kazançlı bir hafta olsun hepimiz için. Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Kartepe Belediye Başkan Yardımcılarından birisinin şahsımla ilgili haddini aşan kelimeler kullandığını öğrendim. Bütün içtenliğimle söylüyorum ki epey bir müddet kendi kendimi teskin etmeye çalıştım. Gazetedeki kardeşlerim ve birkaç ziyaretimize gelen dost sakin olmamı ve sabrı tavsiye ettiler. Bu gibi durumlarda sakin kalabilmek pek mümkün görünmüyor gibi dursa da neticede biz gazeteciyiz bu gibi durumlara hazırlıklı olmak lazım ama bazen iç sesiniz öyle söylemiyor maalesef. Yine böyle durumlarda herkesin bir rahatlama şekli vardır ki, yıllardan bu yana bu hissimi yazmak üzerine kullanıyorum ben.

Oturdum bilgisayarımın başına ve ilk önce şahısla ilgili bir kenara koyduğum arşivimi inceledim. Sonra bir yazı yazdım. Sonra yazdığım yazıyı okudum ve bana bile ağır geldi. Tek tuşla bütün yazdıklarımı sildim. Sonra birtakım şeyleri haberleştirdim. Köşe yazısını ayrı yazayım, şahısla ilgili iddiaları bir manşetle gazeteden çıkayım dedim. Bakın kendimle olan mücadelemi anlatmaya çalışıyorum. Sonra Cem Şakoğlu o zaman senin ondan ne farkın kalacak diye sordum kendime. Haberi de tek tuşla sildim ve attım. Arşiv harddiskini çıkarttım ve kaldırdım.

Haberi bana veren kişiyi bir kez daha arayıp birkaç şey daha sorma gereği duydum. Yanındakiler kimlerdi, kaç kişiydiler, ne zaman oldu falan gibi sanki yeni bir şeyler yakalamaya çalışır gibi kafamı dağıtmaya çalıştım. Çıktım birkaç tur attım ve yine bilgisayarımın başına oturup Cuma günü okuduğunuz yazıyı kaleme aldım.

Öğlenden sonra saat 16.00 gibi gazeteden çıktım ama içimi boşaltacak yer arıyordum. Çok eski bir dostum vardır. Hemen hemen hiç kimseyle konuşmadığımız birçok şeyi birlikte konuştuğumuz hem ilim sahibi, hem sırdaş bir kardeşim. Damlar’a onun yanına gittim. Niyetim onu alıp deniz kenarına bir yerlere gitmek, belki bir şeyler atıştırıp kafamı dağıtmaktı. Kardeşim de aşağı ineceğimize yukarıya çıkalım dedi. Yüksek oksijene doğru. Gölcük Kadırgasına çıktık birlikte. Şehre kuşbakışı bir manzarada yaşadıklarımı anlattım ona da. Var olsun o beni o konudan öyle keyifli bir ustalıkla çıkartıp o her dem bayıldığım konuların içerisine öyle bir soktu ki bütün içtenliğimle söylüyorum ki unuttum gitti.

Unutmam sohbetimizin tam orta yerinde bağırsaklarımın inanılmaz bir şekilde burulması ile bir anda başka bir evreye dönüştü. Çok detaya girdim biliyorum ama anlatmam lazım. Bunlar belki bu satırlarda yazılmaz ama çok özür dileyerek yazıyorum ki bağırsaklarım inanılmaz bir şekilde bozulmuş. Neyse saat 19.30 civarı yanından ayrıldım Sevgili Dostumun.

Kartepe’deki evime geldiğimde lavaboya girdiğimde ellerimi kollarımı yıkarken aniden bir üşüme geldi üzerime. Bir anda bir titreme hasıl oldu. Kızıma mesafeli durmamız gerektiğini, vücudumda enteresan belirtilerin olduğunu söyledim ve üst kata odama çıkıp bir süre dinlenmek için yattım. Yattım ama bildiğiniz donuyorum. Yüksek ateş ve tir tir titriyorum. Baş ağrısı, mide bulantısı derken tamam dedim ‘Korona hayırlı olsun’ Hem titriyorum, hem başım ağrıyor, hem de kimlerle temasım var onu düşünüyorum. Çünkü bu çok büyük bir sorumluluk.

Neyse uzatmayalım Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece titreyerek yüksek bir ateşle ve de üzerime kalın kalın şeyler giyerek sabahı sabah ettim. Uyandığımda epey bir terlemiştim. Acilen duşa girdim ve aklıma ilk gelen kişi Allah biliyor Kartepe Sağlık İlçe Müdürü Sevgili Harun Arslan Müdürümüzü aradım. Allah bin kere razı olsun, ne zaman aradıysam ve ne zaman küçük ya da büyük bir şey talep ettiysem bu güne kadar ikiletmedi bile. ‘Harun’um sen attan düşen adamsın aynı zamanda. Ben dün akşamdan bu yana şu şu belirtileri yaşıyorum. Bunlar Korona belirtileri midir?’ diye sordum. Harun da ‘Evet abi Korona belirtileridir. Akşamüstü bana gel test yaptıralım’ dedi sağ olsun. Tabi hal böyle olunca ben Cuma namazına gitmeyi bırakın, evden dışarıya adım dahi atmadım. Fakat enteresan bir şekilde Cuma günü sabahına uyandığımda ne ateşim vardı, ne de diğer belirtiler. Yine de Cuma akşamüstü saat 17.30 civarlarında Sevgili Harun Arslan Müdürümün kendi elleriyle numune almasıyla testimizi yaptırdık. Cumartesi günü akşamüstü falan gibi test sonuçlarını alabileceğimi öğrendim. Yine aynı şekilde Cumartesi günü de asla evimden dışarıya çıkmadan sonuçları bekledim.

Gelelim neticeye Cumartesi akşamüzeri telefonum çaldı ve Sevgili Harun kardeşim testimin sonucunun negatif olduğunu, çok şükür hiçbir şeyim olmadığını söyledi. İşte o an itibariyle anladım ki insan bir şeye kafasını çok takarsa ya kendisini hasta eder ya da başka.

Bu bizim işimiz, dükkanımız bu. Müşterilerimiz de belli, malzemelerimiz de. Herkes yazdığımızı beğenirse biz işimizi edebiyle yapmamış oluruz. Her ahlakını bozanla ahlakımızı bozarsak bizden daha ahlaksızını inanın bulamazsınız. İşte bu yüzden bir lafa bakmak lazım laf mı diye, bir de söyleyene bakmak lazım adam mı diye. Aksi takdirde ya sağlığımızdan oluruz ya da özgürlüğümüzden. Yadırgamamak lazım aslında, şaşırmamak, öfkelenmemek lazım çünkü herkes kendisine yakışanı yapar. Söven söver, sövdü diye yüksek sesle güler, olabilir ama meyve veren ağacın dalları aşağıda olur ve Lokman suresi 18-19. Ayetleri der ki “Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah; kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” 

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.