Reklamı Kapat

Nihat Ergün’den salvolar

Kahvaltılı basın toplantısı

Deva Partisi Kocaeli teşkilatı dün bir tanıtım toplantısı yaptı. Basın mensuplarını davet etti ve biz de o davete icabet ettik. Kurucu İl Başkanlığını üstlenen Sayın Başkan Adem Koç benim İzmit Ticaret Lisesinden dostum. Aynı sınıflarda okumasak da, aynı dönemin öğrencileriyiz. İl teşkilatının kuruluş aşamasında da kendisi ile bu konuda bir parça da olsa sohbet etme imkanı bulmuştuk. Birkaç gün önce de sağ olsun bizzat kendisi arayarak dün yapılan toplantıya davet etti.

Tanıtım toplantısı öncesinde organize edilen kahvaltı aslında kendi adıma tanıtım toplantısından çok daha verimli oldu. Çünkü kurucu İl Başkanı Adem Koç, kurucu üyelerden Ali Ufuk Yaşar, Orhan Sarısüleyman ve tabi ki Genel Başkan Yardımcısı Sayın Nihat Ergün ile daha yakın oturup sohbet edebilme, soru sorabilme imkanı bulduk. Sorularımızın genelini Sayın Ergün yanıtladı. Tabi açık konuşmak gerekirse sorular da zaten genel üzerinden ona soruldu.

Hep Ak Parti üzerinden sorular

Aslında gerçekten çok da kolay olmayan bir durum. Geçmişte bakanlığını yaptığınız bir siyasi oluşumdan ayrılıp yeni bir partinin kuruculuğunu ve Genel Başkan Yardımcılığını yapmak sizi ağırlıklı olarak geçmiş soruları ile muhatap kılıyor. Her ne kadar geleceği anlatmaya çabalasanız da genel eskiyi merak ediyor. Açık konuşmak gerekirse Sayın Ergün de hepimizin sorduğu soruları son derece açık yüreklilikle cevapladı.

Konuşmanın geneli üzerinden değerlendirme yaptığımızda söyleyebileceğimiz şey şudur ki, şayet DEVA Partisi dün Sayın Nihat Ergün’ün anlattıklarını harfiyen uygulayabilecek bir parti olabilirse ülkede çok şey değişir. Ancak bu söylemler yeni kurulmuş bir partinin kendisini tanıtma söylemleri ise, hemen hemen bütün siyasi partiler ilk çıkışlarında bu veya buna benzer söylemlerde bulundular. Sonrasında ise konuşulanlar unutuldu, söylenenler uygulanmadı ya da ‘Dün dünde kaldı cancağızım, bu gün yeni bir şeyler söylemek lazım’ durumuna geçildi. Sakın söylemimin DEVA Partisi de böyle olacak ya da öyle hissettim babında algılanmasın. İnsanız hepimiz ve duymak istediğimiz söylemleri birisinden duyduğumuzda ister istemez bir umut sarıyor yüreklerimizi.

Ortada bir sistem yok

Konuşmaları esnasında sistemden bahsetti Sayın Ergün. Daha doğrusu bir sistemsizlikten bahsetti. Ülkede şu an ne bir Başkanlık sisteminin ne de Parlementer sistemin hüküm sürmediğini, bir sistemsizliğin hâkim olduğundan dem vurdu. Gazeteci arkadaşlarımızın sordukları ‘Siz içerisindeyken neden müdahil olmadınız?’ sorularına aslında her şeyin özeti olabilecek bir cevap verdi ve ‘Bireysel müdahaleler siyasette etkili değil. Bir şeye tepkinizi koymak için toplu olarak hareket etmiyorsanız bu işler yürümez. Biz defalarca söyledik. Kulağına fısıldayarak söyledik, yalnızken söyledik, arka odaya geçtik yüzüne söyledik ama bu söylemler bireyseli geçmeyince, parti içi genelin hareketine dönmeyince mimleniyorsunuz’ dedi. Yani bir nevi Ak Partiden kopuşunun ya da belki de koparılışının hikâyesini anlattı.

Hedefler soruldu, iktidar soruldu, ittifak soruldu, tüm bunlara bakış açıları soruldu ve seçim zamanında aşağı yukarı aynı tabana bağlı insanlardan oy isteneceği için DEVA Partisinin o tabandan oy isteyip istemeyeceği soruldu. Yine enteresan ve bana sorarsanız göndermeli bir söylemde bulundu Sayın Ergün ve ‘Biz özgür bireylerin, özgür iradelerin oylarına talibiz’ dedi ve etrafımızda bulunan köşe yazarlarına sordu ‘Siz oyunuz konusunda özgür irade sahibi misiniz?’ dedi ve ‘Eğer öyle ise sizin de oyunuza talibiz’ dedi. DEVA Partisi olarak siyasetlerini korku üzerine değil, umut üzerine inşa edeceklerini de üzerine basa basa söyledi. Bir başka dikkat çekici söyleminde ise ‘İnsani bir siyaset yapmak istiyoruz. Kimsenin yüzüne bakamayacağımız bir sözü söylemeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki yarın yan yana gelip oturup konuşmak icap edecek’ diye belirtmesi de bana göre alması gereken yerlere gönderilmiş bir mesajdı.

Gençler ve Kadınlar bu partinin gövdesi olacaklar

DEVA Partisinin teşkilat çalışmalarının sürdüğünü ve bu ay sonunda tüm İl teşkilatlarının kurulmuş olacağını, ilçe teşkilatları ile ilgili çalışmalarına devam ettiklerini söyledi ve önemli bir noktaya daha temas etti. ‘Biz DEVA Partisi olarak Gençlik Kolları ve Kadın Kolları kurmayacağız. Çünkü gençlerimiz ve kadınlarımız partimizin kolları değil, gövdesi olacaklar. Onlar önden yürüyecekler, biz arkalarında itici güç olacağız’ dedi.

Dikkatimi çeken bir başka şey ise şu oldu ki Ergün ‘Teşkilatlanmamızı yaparken kurucu üyelerimizi belirlerken öyle herkesin tanıdığı bildiği isimler üzerinden hareket etmedik. Hatta internet üzerinden başvuru yapan arkadaşlarımızı kurullarımıza aldık. Kimsenin kimse tarafından önerilmesini, birilerinin adamı olmasını beklemedik’ dedi. Ancak yeni kurulan ve söylemlerine göre hedefleri olan bir partinin dışa vereceği fotoğrafı düşünürsek bu aslında olması gereken hareketin en azından seçim dönemlerinde zorluklar çıkartabileceğini düşünüyorum kendi adıma. Çünkü bizim insanlarımız maalesef gücün peşine koşuyorlar. Tabi ki bu aslında kesinlikle değişmesi gereken bir sistem ve insanlarımız gücün peşinde değil, kültürün, bilginin, projenin, bakış açısının ve vizyonun peşinde koşması gerekiyor ama bizim bu kültüre gelmemiz için de ciddi bir zaman geçmesi gerekiyor. Yine de her şey bir başlangıç bekler, inşallah bu bakış açısının değişimi için bu da bir başlangıç olur.

Başarısızlıklarının sorumlusu kim açıklayamıyorlar

Sistemli bir siyasi hayatın böyle olmaması gerektiği, liderlerin, kanaat önderlerinin, idarecilerin başarının ödülünü aldıkları gibi, başarısızlığı da kabul edip gerekeni yapması gerektiğini anlattı Sayın Ergün. ‘Bu gün ekonomi kötü, idare kötü, siyaset kötü, peki sorumlusu kim? Ortada şu diyebildikleri hiç kimse yok. Bakın iktidar partisi İstanbul’u kaybetti, Ankara’yı kaybetti, İzmir’i, Antalya’yı, Adana, Mersin’i kaybetti. Peki soruyorum size sorumlusu kim? Bu büyükşehirleri kaybetmeyi kim üzerine aldı. Bir kişi benim hatam dedi mi? Bakın Avrupa’da, demokratik ülkelerde seçimlerde yaşanan böyle başarısızlıklar üzerine partilerin Genel Başkanları çıkarlar ve ‘Sorumluluk bana aittir. Düne kadar başarıları sahiplenirken bu gün yaşanan bu başarısızlığın da sahibi benim’ der ve görevlerinden istifa ederler. Bu son derece ilkeli bir harekettir. Fakat bu gün ülkemizde bu ilkeli duruşu maalesef ne iktidarımızda, ne de muhalefetimizde göremiyoruz. Partiler kişilerin şahsi malları, mülkleri değildir. Başarısızlıkta bırakmayı da bilmek lazım. Bu bizim için de geçerli. Yarın başarısız olursak bu bizden kaynaklı oldu der ve görevimizi bırakırız’ diyerek düne de, bu güne de hatta yarına da önemli bir not bıraktı. Biz de bu notu kaydettik.

Duymaktan herkesi keyif alacağı şeyler söyledi

Yukarıda okuduklarınızdan çok daha fazlasını anlattı DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Nihat Ergün. Salonda siz de olsanız partiniz ne olursa olsun duymaktan keyif alacağınız ve keşke diyeceğiniz şeyleri söyledi. Doğru tespitler yapmışlar, içinde yaşadıkları için de hataları net olarak not almışlar. Seçimlerde ne yaparlar, halka kendilerini ne denli anlatabilirler, ilk seçimlere ne kadar güçlü girebilirler bilemiyorum ama bize anlattıklarında samimi iseler iyi anlatıcılara ihtiyacı var DEVA Partisinin. Fikirlerini, projelerini topluma doğru ifade edebilecek, halkın önüne doğru koyabilecek organizasyon ve organizatörlere ihtiyaçları var. Genel Merkez bazında da, yerel bazda da ülkenin, kentin, şehrin, ilçelerin, köylerin nabzını tutabilecek isimlerin yaptıklarını halka aktarabilecek iletişimcilere, reklamcılara ihtiyaçları var. Yoksa bir kere daha söylüyorum ki söylemlerinde samimi iseler ve herkes aynı idealle hareket edecekse bir ışık var. Ancak kısa süre içerisinde eylemler ile söylemler birbirlerini tutmamaya başlarsa 20 yıldır iktidarda olan bir partinin baskısı altında kaybolacaklardır. Yaftalamadan, yaftalanmadan, hiç kimseyi hain hatta vatan haini, fetöcü, bölücü ilan etmeden, kişilerle değil, devletle, toplumla, milletle birlikte omuz omuza mücadele edebileceklerse o zaman yukarıdaki fikirleri güneş gibi parlayacak ve kalıcı başarıyı yakalayacaklardır. Aksi takdirde Cumhuriyet tarihinde kurulup kaybolmuş gitmiş birçok parti gibi kaybolacaklardır.

Siyasi görüşleri her ne olursa olsun, bu memleket için doğruyu, her alanda ilerlemeyi, bireysel değil toplumsal hareket etmeyi savunan ve uygulayan herkesin Allah yardımcısı olsun. Her kim ki bu memleket üzerine tuzaklar kurmaya kalkarsa da onu da yine Allah’a havale etmek lazım ki tuzak kuranların en hayırlısı yine Allah’tır.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Kartepe Sevdalisi - Egoları yüksek ve insanları siyasetten nefret ettiren bir kişiliktir Nihat Ergün...

Birlikte siyaset yaptığı kişilere söz hakkı verin birde...

Yanındaki isimlere baktığımızda ise (kendisi dahil) en az 3-5 parti değiştirenler var...

Hadi ERDOĞAN ile kimyasal uyuşmazlık yaşadın kabul...

Diğerleride mi iş bilmez liderlerdi ?..

Anlayacağınız bütün olay TAMAMEN DUYGUSAL ? külâhıma anlatsınlar traşkoş yapılanmalarını... ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 11:35
01

İbrahim Kahraman - Nihat bsşkan bunları Ak Partşde iken de söylerdi.samimi olup bunlar yspılabilseydi Türk demokrasisi çok daha iyi halengelir ve sorunlarımız azalırdı.ama maslesef lider halimiyeti aşılamayıp bu şans orada kalmadı Deva inşallah bu hadtalıklarımıza iyi gelir...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 09:25