Reklamı Kapat

"Buzdolabım var" havasını da attık ya!

Vatandaşın biri tepki olarak, “İçini doldursunlar” diye içi boş buzdolabını sokağa bırakmış…
Bir vatandaş da twitter hesabından; “Sabah kalk, altın varaklı bardağından kilosu 5 Bin Dolarlık beyaz çayından yudumla, sarayından çıkıp bilmem kaç milyon liralık Mercedes’ine bin, kameraların karşısına geç ve "Eğer her eve buzdolabı giriyorsa, elhamdülillah refah seviyesi var de” cümleleriyle paylaşmış “Buzdolabı açıklamasına” olan tepkisini;
“Bizimkinin içi “Boş” markası değil ⁉” diyen diğer bir vatandaşa bir diğeri de; “Bende bir de dondurucu var. Milyoner miyim?” cümleleri ile cevap vermiş…
Sizin anlayacağınız Twitter yıkılmış buzdolabı hasgtagi ile…
Malum bir buzdolabıdır gidiyor…
Öylesi bir hal aldık ki hatta, buzdolabı satışlarını tutup da iyi bir ekonomiye bağlamak soğuttu bizi dolaptan da…
Buzdolabı ve çamaşır makinesi ile ekonomi güzellemesi yapılması o kadar tuhaf ki!
“Buzdolabının olması ya da olmaması, memleketin bütün meselesi bu mu şimdi?” dedirtti
Bir gemi batarken kıç tarafında olanlar kendini yükseliyor sanırlarmış ya, ülkede ki durum da aynen böyle. Ülkede 22 milyon icra dosyası var ama hala “Buzdolabı” diyorlar, “Uçuyoruz, yükseliyoruz” diyorlar ya şaşa kalmamak imkânsız...
2002’yi örnek veriyorlar ya bir de?!
2002 de nüfus 65 milyondu, 2020 de ise nüfus 83 milyon...
Neresinden tutsan olmuyor yani!
Konya'da, borcundan dolayı kendini tıra asan babanın da, Ankara'da, "Çocuklarım aç, çocuklarıma bakamıyorum" diye kendini yakan babanın da evinde buzdolabı vardı da ne oldu?
Buzdolabı dolmayınca, varmış, yokmuş ne fark eder?
2002 de 13 çeyrek altın alabilen asgari ücretli bugün 3 çeyrek altın alamıyor.
10 adet çeyrek altın nerede? Buzdolabın içinde mi?
TÜİK Haziran ayı 2020 de yoksulluk sınırını 7942 TL olarak açıkladı. Bu rakamın altında maaş alan 10 milyon asgari ücretle geçinmeye çalışan yoksul vatandaş yarınlarını göremiyor iken buzdolabı bir ülkenin zenginlik göstergesi olabilir mi Allah aşkına?
Evladının mürüvvetini görmek isteyenlere, dünürleri; “Oğlunuz ne iş yapıyor?” diye sorduğunda; “İşsiz ama buzdolabı var! Hem de No-frost üstelik” mi diyecek?
“O buzdolabını doldurmak için alacağımız 1 kg et ne kadar?” diyen…
1 haftalık pazar alışverişi, market alışverişi ne kadar? bilen…
“Buzdolabının harcadığı elektriğe ödediğimiz elli çeşit vergi ne kadar?” diye soran bir tane sorumluluk sahibi yetkili var mı?
Buzdolabının zenginlik belirtisi olmadığını, son peynir bittiğinde, son zeytin kuruduğunda, son yumurta kırıldığında, son süt döküldüğünde anlayacaklar da çok geçmiş olacak…
“Keşke eskisi gibi tel dolabımız olsaydı da ağzımızın tadı olsaydı” diyecekler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.