Reklamı Kapat

Toplumsal Alzheimer

Öfkesi sevgisinden daha baskın olanların dünyasında bir şeyleri anlatmak hakikaten çok zor. Oysa ki erenler ne güzel ifade etmişler. 

“ Yola çık, ama yoldan çıkma “


Ülkenin mayası asırlardır birlik ve beraberlik ile yoğrulmuşken mevcut politikacıların hep bir kutuplaştırma siyaseti yaptıklarını görüyoruz. 

Halbuki ülke  olarak geldiğimiz noktaya hem iktisadi cephe hem siyasi cephe hem de maneviyat cephesinden bakıldığında muvazenesiz zamanlardan geçiyorsak birleştirici olmak ihtiyaç duyulan önceliğimiz olmalı. 


Toplumun kahir ekseriyeti bizi biz yapan değerlerden uzaklaştırılıyor. 

Bir bakıma şunu sorabiliriz. Halkının ne istediğini bildiğini iddia edenler bu iktidar veya ana muhalefet olabilir, sınıfta kalmış mıdır ? Evet kalmıştır.


Hiç allayıp pullayıp satmasınlar gerçekleri, doğrulara bile şahit arar olduysak şapkamızı önümüze koyup bir kere değil bin kere düşünmemiz gerek.

Görsel medyada neredeyse her gün bir siyasi tartışma programı var. 

Ama ne yazık ki program bitiminde bir uzlaşma bir ortak nokta bulma açısından ilerleme yok. 


Siyasetin ciddi anlamda tıkandığı zor ve halkı gerçekten bıktıran zamanlardan geçiyoruz. Yeni bir siyasi anlayışın bir an önce sahneye çıkması şart. Takip eden kıymetli okuyucular son kurulan iki partiyi kastetmediğimi gayet iyi bilirler.


Bir başka konuda, umarım bu bayram kurban ibadeti üzerinden mevcut iktidara saldırdığını zanneden aslında dine, islamiyetin değerlerine ve müslümanlara zarar veren akıl budalası tipleri görmeyiz. 

Bu gibi düşünenlerin kafalarına sokması gereken tek gerçek dinin kimsenin tekelinde olmadığıdır. 

Aynı şekilde ana muhalefet partisine laf sokmak için merhum Atatürk’e ve politikalarını değersiz hale getirmeye çalışan gürûh içinde geçerli bu söylediklerimiz. 

Diyeceğimiz o ki dini mevcut iktidarın, Cumhuriyeti ve kazanımlarını  ve nihayetinde Atatürk’ü ana muhalefetin olmazsa olmaz argümanı olarak görmekten vazgeçin. 

Bu vatan toprağı, bayrağı, askeri, milli duruşu ve milli kimliği ile bir bütündür ve öyle de kalacaktır. 


Dolayısıyla fragmante bir akıl ile düşünürseniz taşları yerli yerine oturtamazsınız. 


Farklı dünyalarda yaşadığını zanneden milliyetçiliği, islami değerleri ve Cumhuriyetin kazanımlarını üçbuçuk palikaryaya satanlara diyeceğimiz tek şey, toprağın altında dolaşırsanız sırtınızdaki çamuru göremezsiniz.


Sözün özü dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüz, milli bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzdür.

Birlik ve beraberlik nazarı itibariyle dini ve milli hassasiyetlerimizin zirveleştiği günlerdir bayramlar. Dolayısıyla dini bayramlar nasıl ki mukaddes ise aynı şekilde milli bayramlarında müslüman Türk’ün kalbinde ki yerinin ecdadımızın aziz hatırasına binaen mukaddes olduğu bir gerçektir. 


Rabbim bizleri bayramın idrakine varanlardan ve layıkıyla bayramı yaşayanlardan eylesin. Herkese iyi bayramlar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Okumuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.