Reklamı Kapat

YENİDEN DOĞUŞUN HİKAYESİ ( KUTSAL BİLGELİK )

Evet dostlar! Şükürler olsun Ayasofya 24 TEMMUZ 2020 günü yeni yüzü ile insanlığı kucaklayacaktır.

1963 yılında başlayan İstanbul İmam Hatip Okulu hayatımda önemli bir yeri olan ve her seferinde heyecanla takip ettiğim Ayasofya ile ilgili etkinlikler, konferanslar ve münazaralar buranın bir gün mutlaka cami olarak hizmet vereceği konusundaki inancımı ve umudumu taze tutmuştur.

Bugün bunun gerçekleştiğini görmek beni ziyadesi ile mutlu etmiştir.

Şimdi sizlerle pek te yabancısı olmadığınız bir ifadeyi kullanarak “bir soldan, bir sağdan” iki şiirle konumuza devam edeceğim.

FETİH

İslam'ın beklediği en şerefli gündür bu; Rum Konstantiniyye'si oldu Türk İstanbul’u!

Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi, Türk'ün genç padişahı, bir gök yarılır gibi

Girdi Eğrikapı'dan kır atının üstünde Fethetti İstanbul'u sekiz hafta üç günde

O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın! Belde-i Tayyibe’yi fetheden padişahın,

Hak yerine getirdi en büyük niyazını, Kıldı Ayasofya’da ikindi namazını!

İşte o günden beri Türkün malı İstanbul, Başkasının olursa, yıkılmalı İstanbul.

Nazım Hikmet

AYASOFYA

Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya! Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi, Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!... Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?

Hani minarelerinden göklere yükselen, Ta maveradan gelen ezanlar?... Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?...

Ayasofya ses vermiyor, Ayasofya bir hoş, Ayasofya bomboş!...

Hani nerede? Şu muhteşem minberde, Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde, Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?...

Ayasofya! Ayasofya!...Seni bu hale koyan kim? Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Hani nerede? Gönüllerden kubbelere, Kubbelerden gönüllere Gürül gürül akan Kur'an sesleri?... Kur'an sesleri dindirilmiş, Müslümanlar sindirilmiş!... Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...

Fethin, Fatih'in mabedinden kitab-ı mübini, Bu ulu dini kaldıran kim? Dinimize, imanımıza saldıran kim? Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli, Kimin elidir?!...

Söyle Ayasofya, söyle. Seni puthane yapan hangi delidir?!...

Elleri kurusun, dilleri kurusun! Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim? Seni çırılçıplak soyan kim?!...

Ayasofya, Ey muhteşem mabet; Gel etme, Bizi terketme!... Bizler, Fatih'in torunları, yakında putları devirip, Yine seni camiye çevireceğiz...

Dindaşlarımızla, Kanlı göz yaşlarımızla, Abdest alarak secdelere kapanacağız, Tekbir ve tehlil sadalarıboş kubbelerini yeniden dolduracak İkinci bir fetih olacak, Ezanlar bu fethin ilanını, Ozanlar destanını yazacaklar...

Putperest Roma'ya yeni bir mezar kazacaklar, sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri fezaları yeniden inletecek! Şerefelerin yine Allah'ın ve O'nun sevgili peygamberi Hz. Muhammed'in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak; bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!...

Bu olacak Ayasofya, Bu muhakkak olacak... İkinci bir fetih, yine bir ba'sü ba'delmevt... Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır, Ayasofya, belki yarından da yakın!

O. Yüksel Serdengeçti.

Evet sevgili dostlar her iki şairimiz de duygu, düşünce ve arzularımıza tercüman olmuşlardır.

Tam da yeri gelmişken buradan Üstat Necip Fazılın 1973 yılında Milli Türk Talebe Birliğinde vermiş olduğu ve benim de dinleme zevkine varmış olduğum “ Ayasofya Mezalimi! Zincirler Kırılsın Ayasofya açılsın” konferansından alıntılar yaparak sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ayasofya açılmalıdır. Türkün bahtıyla beraber açılmalıdır.

Ayasofya yı kapalı tutmak bu toprağın üstündeki 30 milyon ve toprağın altındaki 30 milyar Türkün semaları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.

Gençler bugün mü, yarın mı bilemem!

Fakat Türkün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar Ayasofya nın da açılıp açılmayacağından şüphe edebilirler.

Ayasofya açılacak… Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün manalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak!...

Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları, onun mahzenlerinde ele geçecek…

Ayasofya açılacak!… Bütün değer ölçülerini, tarih hükümlerini, dünyalar arası mahsup sırlarını, her iş ve her şey hakkındaki gerçek miyarları ( miyar değerli madenlerin saflık, ağırlık ve değerlerini gösteren ölçü birimi ) çerçeveleyici bir kitap gibi.

Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya onların aynı şekilde mühürlemeye yeltenip de hiçbir şey yapamadığı, günden güne kabaran akınını durduramadığı ve sığlaştığı günü dehşetle kullandığı mukaddesatçı Türk gençliğinin kalbi gibi açılacak…

Bekleyin gençler!... Biraz daha rahmet yağsın… Sel yakındır.

Milyonlarca müminin gözyaşları biraz daha biriksin ve sel haline gelsin ki bu tusinaminin önünde kimse duramasın!

Benim ve sizin tek duanız olsun; O muhteşem ve mukaddes selin önünde bir saman çöpü olsam da Ayasofya nın cami olmasına şahitlik edebilsem.

İnanın dünya ve ahiret kazancı olarak bu bana yeter…

Gençler bu sel çok yakındır.

“ Surda bir gedik açtık,

Mukaddes mi, mukaddes,

Ey kahpe rüzgar,

Artık nereden esersen es”

Fatih ve onun yeni nesline selam!

Üstat bu konuşmasını “ Ayasofya cami olduğunda beni de unutmayın ve beni dualarınıza ortak edin e mi?” diyerek sonlandırdı.

Burada işaret etmek istediğim önemli bir hususu da sizlerle paylaşayım.

Üstadın bu konferansını can kulağı ile dinleyenler arasında o gün bizim gibi bir genç daha vardı! Recep Tayyip ERDOĞAN.

Kader mi desek ?

Nasip mi desek ?

47 Yıl sonra gelen mutlu final.

Değerli dostlar şu hususu da belirterek yazıma son vereyim.

Ayasofya 1936 yılında yapılan tapu kaydına göre Fatih Sultan Mehmet Vakfı adına Türbe, Muvakkithane ( vaktin belirlendiği küçük mekan ) ve Medreseden oluşan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi adına tescillidir.

Fazla söze ne hacet kalın sağlıcakla sevgili dostlar ve daima dost kalanlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARIKAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

alperen - ölenlere allahtan rahmet sağlara hayırlı bayramlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Ağustos 00:25