Reklamı Kapat

İleri görüşlü yatırımcılar

Köseköy ve Sarımeşe'lilerin başına gelenler

Bundan yıllarca önce Kartepe sınırları içerisine kent merkezi olarak yapılacak alan akıllarda ve projelerde varken kamuoyunda henüz dillendirilmemişti. Birileri vatandaşın arazilerini satmaları ile ilgili dedikodular çıkartmış, ‘Belediye arazilerinizi istimlak edecek ve size çok kötü yerlerden hisseli tapular verecek’ korkutmacası ile şimdiki belediye ve kaymakamlık binasının civarındaki arazileri yok parasına sattırmıştı. Tabi o arsaları toplayan yatırımcılar da haberi nereden almışlarsa alttan alttan bedavaya denebilecek paralarla lütuf yaparmış gibi vatandaşın arsalarına konmuşlardı. Çoğu tarım arazisi olduğu için üç otuz paraya satılan arazilerin geneli insanların atalarından, dedelerinden miras kalan yadigarlardı. Derken birden bire ne olduysa tarla statüsündeki alanlar imara açıldı. Yani 1 liralık tarlalar 1001 lira oldu bir anda. Sonra büyük bir öngörü ve ileri görüş neticesinde buraları 1 liraya alanlar ellerini öptürdüklerine 1001 liraya satarak büyük bir sanayici, yatırımcı iş adamı portresi çizdiler.

Kimdi bunlar, alanlar da, satanlar da, aldıklarını dev rakamlara satanlarda belli. Merak eden, araştırmak isteyen kayıtlardan bunları görebilir. Hatta ben olsam bu yüksek öngörülü yatırımcıları böyle bir beceriye sahip olduklarından dolayı devlete para kazandırabilecek işlerin hatta ekonominin önemli yerlerine oturturum. Çünkü amiyane tabirle Allah’ın tarlası diye tabir edilebilecek yerlere, hani başka bir deyişle o zamanlar kuş uçmaz, kervan geçmez yerlere yatırım niyetiyle para gömüp, kısa bir süre sonra bu arazilerin imara açılacağını öngörmek için ya medyum, ya zaman yolcusu, ya da çok acayip bir şey olmak lazım. Ya da böyle bir şeye ihtimal vermiyoruz bile ki belediyenin yüksek kademelerinden birilerinin bu işi birilerine fısıldaması ve bu işlerden muhtemelen bal tutan parmağını yalar misali arpalanması gerekiyordu. Tabi ki Kartepe’de kendi insanına bu alçaklığı yapacak kadar hayasız insanların varlığına inanmak mümkün değil elbette. Hem böyle büyük rantlar elde edilecek, büyük rakamların oynayacağı işlerde devlet bu yüksek makamda oturanlara ‘Nereden buldun?’ yasasını elbette uygulayabilir ve bu kişiler pat diye ortaya çıkardı. Kalkıp da kendilerine kasa seçip, malı mülkü başka insanların üzerine yaptıracak hali yok kimsenin. Bir de o işlerle mi uğraşacaksınız. Neyse, biz de olmazı konuşuyoruz işte. Zaten minareyi çalmaya niyetlenen, kılıfını hazırlar derler, öyle bir şey olsa kimin ruhu duyar. Laf işte bizimkisi de.

Acısu için de aynı hikaye mi?

Bir klasikle devam edelim. Şimdi birçok insan diyecek ki “Yahu Cem Şakoğlu şimdi durduk yerde neden öyle eski defterleri açıyorsun. Hayırdır?!” Hani kimi dar akıllı, gevşek ağızlılar diyor ya ‘Hayırdır Cem abiii?!’diye, yine diyecekler. Mevzumuz elbette ki şimdilik geçmişe dönüp eski defterleri karıştırmak falan değil. O defterleri karıştıranlar zaten zamanında karıştıracağı kadar karıştırmış. Ne karıştırdıklarını yalnız kendileri değil, Allah da biliyor zaten. İki gündür yazıyorum ya ‘Allah yarına bırakabilir ama yanına bırakmaz’ diye, işte onun için o zevatları Allah’ımızın hesabı ile baş başa bırakıyorum. Fakat aynı durumlar bu gün farklı yerlerde yaşanmasın diye de bu yazıya böyle bir girizgah yaptım.

Kasım 2019 tarihinde ‘Ne arsaymış kardeşim’ başlığı ile bir yazı yazmıştım. Bu yazı Acısu beldesindeki Coco Cola firmasına ait bir arsa ile ilgiliydi. Kartepe Belediyesi bu araziyi firmayla bir anlaşma yaparak cüzi bir rakama satın alacak ama sonra o arazi üzerinde ne yapılacağına Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile birlikte karar verileceğini Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman o zaman telefonda yaptığımız bir görüşmede söylemişti bana. Ben de aynı kelimelerle yazmıştım. Çünkü o dönemde Acısu’da oturan kim varsa gece demiyor, gündüz demiyor beni arıyorlar ve ‘Buraya ne yapılacak?’ diye soruyorlardı.

Şimdi gelelim can alıcı noktaya. Kulağıma geldiği kadarıyla Acısu’daki belediyenin devraldığı bu arazinin civarında birileri alttan alttan arsa topluyorlarmış. Tabi memleketimde yatırımcı bitmez. E bizim Kartepe toprakları da yatırmaya çok müsait, aklına gelen durduk yerde bizim arazilere yatırım yapıyor. Olur ha yarın öbür gün bu araziye İstanbul’daki büyük AVM’lerden birisi kuruluverirse diye düşünen çok ileri görüşlü yatırımcılarımız çıkabilir. Vatandaşa 3 lira verip kendisi bu işten 3 milyon kazanabilir. Öyle ya yatırım bu. Para kazanmak için bazen geleceği görmek önemli. Böyle bir durum oluşur da, boş araziye dev AVM kurulacağını çok öncesinden hissedebilen yatırımcılarımız çıkarsa gerçekten kutlamak ve alkışlamak gerekli. Tabi kimliklerini, bağlantılarını, bağlantılarının bağlantılarını inceledikten sonra alkışlamak gerekli. Ya da akıllı olmak, uyanık olmak ve gözü açmak önemli. Bizim ağzımızdan konunun muhataplarının kulağına.

Vay arkadaş pes! Hiç bir iyilik cezasız kalmazmış!

Aslında şu an okuduğunuz satırlar bu gün ki yazımın içerisinde yoktu. Yukarıdaki yazıyı dün öğlenden sonra yazmıştım. Fakat akşamüstü öyle bir şey yaşadım ki akıllara zarar. Şaşırdım mı? Hayır. Fakat kendime kızdım mı? Evet. Olayı yaşadığım ilk anlarda köpürdüm. Hatta etrafımdakilere ateş saçtım. Belki birkaç kişiyi de kırdım istemeden ama sonrasında arkama yaslandım, derin bir nefes aldım ve ‘Vardır bunda da bir hayr’ deyip ‘Hayrıma olan kolayından gelsin’ diye dua ettikten sonra bu satırları yazdım.

Kısa bir hikâye ile giriş yapalım. Hazreti Ali (K.V.) ya da Beyazıt-i Bistami Hazretlerinin yaşadığı rivayet edilen bir kıssa anlatılır. Hz. Ali’ye ya da Beyazıt-i Bistami Hazretlerine bir zat ‘Şu kişi sana kötülük düşünüyor’ der. Hz. Ali ya da Beyazıt-i Bistami Hazretleri de şöyle cevap verir ‘Ben ona iyilik yapmadım ki o bana kötülük yapsın’

Gelinlik olayı ve röportaj

Tarih 22 Mayıs 2017 açın Kartepe Gazetesi arşivlerini ve ‘Bütün ayrıntıları ile meşhur gelinlik davası’ röportajımı okuyun. Konu ne? Konu ve iddia bütün kentin diline düşen Kartepe Belediyesi çalışanlarından birkaç kişinin belediyeye hibe edilen bir tır gelinliği satmaları ile ilgiliydi. İddiaya göre bu gelinlikler satılmış ve para birkaç kişi tarafından iç edilmişti. Konunun kahramanı da Kartepe Belediyesi çalışanı Alo Evlat birimi sorumlusu Ali Oktay isimli bir şahıstı.

Bütün basın ve hatta kendi içinde bulunduğu Kartepe Belediyesi de dâhil olmak üzere herkes bu arkadaşın hakkında olumsuz düşünür ve konuşurken ben oturup bu şahısla birebir röportaj yaptım. ‘Sen doğruysan anlat biz senin yanında oluruz’ diyerek ve hatta konu ile ilgili bir dolu da akıl vererek temize çıkması için destek olduk. Hizmetinde olduğu belediye başkanı kendisini bizim kadar savunmamışken biz Ali Oktay denilen kişinin yanında durduk. İşten el çektirilen ve ‘Aklan gel’ denilen bu zevat bizim yazı ve röportajlarımızda dikkate alınarak aklandı. İşine de geri döndü. Bu süreçte yazılarımızın haricinde kendisinin işe dönmesiyle ilgili girişimleri de Allah’tan başka şu ana kadar kimse bilmez. Bundan sonra da bilmeyecek.

Hüseyin Üzülmez'in ekibi ayıklanıyor diyene bak

Derken dün bir ortamda Kartepe Belediyesinde enteresan işlerin döndüğünü, eski başkan Hüseyin Üzülmez’e yakın isimlerin eski görevlerine son verilerek son derece pasif görevler verildiği, pasifize edildiği, bu işi de yine her bir haltta parmağı olan Kartepe’li meşhur bir siyasetçinin belediyenin içerisindeki adamlarına organize ettirdiği, hatta Mustafa Kocaman’ın bile bu işleri engellemeye gücünün yetmediği konuşulmaya başlandı. Kimlerin konuştuğu, ne konuştuğu ve kiminle konuştuğu yüzleştirmeye varana kadar bende duruyor. Hem de net olarak. E ben de gazeteciyim ki birkaç çapraz soru ile yerinden edildiği konuşulan kişileri ve kimlikleri öğrenmeye çalışırken bu kişilerden bir tanesinin Ali Oktay olduğunu öğrendim. Geçmiş dönemdeki iyi niyetle gelişen diyaloglarımız gereği de kendisine whatsapp üzerinden bir mesaj gönderdim. Mesaj kelimesi kelimesine ve harfi harfine aynen şöyle;

‘Hayırdır oğlum budadılar mı sizi yoksa kayrılıyor musunuz? Ya Hüseyin’ci diye Apo’yu seni vs.  kopardılar ya da iş yapmadan belediye idare ettiriyorlar öyle mi?’ yazdım. Ali Oktay denilen kişi de bana ‘Cem abi sen benim abimsin, seni de çok severim. Kimse suratımıza bakmıyor diyeyim. Gerisini sen anla’ diye cevap yazdı. Ben de ‘Abinizi unutunca koruyan kollayan kalmadı mı?’, ‘Cem Abinizi’ yazdım. Cevap olarak ‘Biz kimseyi unutmadık. Hele ki Cem abimi Hayat boyu Unutmam. O benim en sıkıntılı zamanımda bana sahip çıktı’ yazdı. ‘Gel konuşalım’ diye yazdım. ’16.00’da gel. Bekliyorum’ yazdım. ‘Sen çok güzel bir abisin. Tamam abi, sendeyim’ yazdı.

Mustafa Kocaman'dan mesaj

Buraya kadar var mı bir hata ya da yanlış. Bu arada konuşmaların tamamı bende kayıtlı. Hatta kayıtlar silinir diye fotoğraflayıp kenara kaldırdım ki yarın kimse ne konuştuğunu inkar etmesin. Zaman biraz aktı, saatler 15.34 whatsapp’tan Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’dan bir mesaj geldi. Ali Oktay denilen kişiye yukarıda yazdığım mesajın aynısını Mustafa Kocaman bana yollamış ve ‘Abi selam, bu nedir?’ ‘Adam 4 te mesaisi bitmiyor’ yazmasın mı?

Bakın ben bu güne kadar yaptığım hiçbir şeyi inkar etmedim. Hiç mi hata yapmadım, tabi ki herkes gibi ben de hata ve hatta hatalar yaptım ama yaptıklarımı hiç inkar etmedim. Hem de hiç kimseye karşı. Ancak yukarıda yazdıklarımdan sanki bütün ortalığı karıştıran benmişim gibi düştüğümüz duruma bakar mısınız? Birileri çıkacak aklındaki cinlikleri sağda solda anlatacak, insanlara bir milyon konuşacak, herkese nabza göre şerbet verecek, herkesin külahını birbirine giydirme işine girişecek ben de bir şekilde duyacağım sonra birilerine gel konuşalım deyince yolladığım mesajı yaranmak için Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’a atacak öyle mi? Tarih yazmış birileri. Ancak ne konuda tarih yazdıklarını anlamalarını zamana bırakıyorum.

Konu ile ilgili bütün yazışmalar bendedir. Hem Ali Oktay kişisi ile hem de Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ile. Bundan sonra böylesi konularda savunduğum, acıdığım, dost, arkadaş, kardeş vs. gibi payeler verdiğim bir takım insanlara hodri meydan. Beni şimdi kışkırttınız. Eski yeni tüm defterleri yeniden kurcalama vakti geldi sanıyorum. An itibariyle herkes payına düşeni yaşar ve alır.

Öncelikle böyle aptalca bir konu ile kafanızı şişirdiğim için hakkınızı helal edin. Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Ahmet Cengiz - Doğru ve dürüst olmakhak yememek mesele bu seni tanıyanlar bilir abim. U arım Kartepe de artık uyanır. Ne ugruna hizmet ediliyor. Bu soruyu lütfen kendilerine sorsunlar. Umarım yanıtını akılla ve yürekle verirler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Temmuz 20:59
02

Serpil - Cem bey neden zamanında gelinlk hırsızlığı olayın üstüne gitmedin memlekete faydanız olacaktı parsayı götüren hırsız üç kişi kamu kurumundan men edilecekti negüzel olacaktı ,, muhalefet chp de olayı inceletmedi neden bunlardan biriside kredi kartı batağına düşmüş müdür ama o olaydan sonra birden düzelivermiş sıfır kilometre kaşkayi arabayna geziyo müdür olmuş

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Temmuz 09:58
01

Gölcüklü - Hat 700 otobüs seferinin başlayacığı yıllar öncesinden söz verilmişti. Ümitle bekledik. Fakat beklentilerimiz otobüs bilet fiyatının 25 TL olduğunu öğrendiğimizde hayal kırıklığına dönüştü.

1-) Adapazarı treni faaliyette iken Gölcük-Karamürsel ilçelerinde ikamet edenler Tütünçiftlik ve Hereke' ye vapur ile geçerek Gebze ve İstanbul' a çok daha ucuza gidebiliyordu.

2-) Halen Büyükşehir tarafından işletilen Hat 200 Otogar-Kartal arasında tam yolcu taşıma ücreti 10,5 TL olup, Gölcük-Gebze arasında belirlenen bedel ile mukayese edildiğinde ücretin ne kadar yüksek olduğu açıkça görülmektedir.

İlimizin güney ilçelerinde oturanların cezalandırılmaması, bu hizmetin kamu yararı olarak görülmesi ve tam bilet fiyatının makul bir bedele indirilmesi için konu Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin görüşlerine sunulur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 10:14