Reklamı Kapat

Her şerde bir hayır

Kızım geldiğinden bu yana evde karantina süremizin 11. günü bu gün. Çok şükür bir aradayız, çok şükür sağlık sıhhatimiz yerinde, çok şükür bütün vatandaşlarımıza karşı hissettiğimiz sorumluluğun gereklerini yerine getiriyoruz. Yakın komşular arasında kim bakkal, market, fırın gibi günlük ya da anlık ihtiyaçlar için bir yerlere gitse, birbirimizi arıyoruz. Kime ne lazımsa çarşıya çıkan hepsini alıp getiriyor.

Birçoğumuzun uzun zamandan bu yana birlikte vakit geçirmeyi özlediği aile meclisleri yeniden kuruldu bence. Aynı masada hep birlikte yeniden yemekler yenmeye başlandı. Mutfağa birlikte girilmeye, bir şeylerin ucundan yeniden birlikte tutulmaya başlandı. Çok uzun süredir bu kadar uzun saatler oturup kitap okuyamıyordum. Nasıl büyük bir zevkle yapıyorum anlatamam size. Epeydir bitirmek için çabaladığım ve okumak için sıraya koyduğum kitapları teker teker harmanlıyorum. Hatta okurken çok etkilendiğim bazı kitapların geçmiş zamanda altını çizdiğim bazı satırlarını da büyük bir keyifle yeniden gözden geçiriyorum. Biz ailece film izlemeyi çok severiz. Çoğu zaman kızım seçer birlikte izleyeceğimiz filmleri. Yine epey zamandır izlemeyi istediğimiz filmleri izliyoruz birlikte.

Dün mutfakta eşim bir şeyler yaparken yumurtanın az kaldığını ve almamız gerektiğini söyledi. Bir çoğunuzun bildiği üzere ben Balaban’da oturuyorum. Muhtarlığı döneminden bu yana tanıdığım Cumhuriyet Halk Partisi eski Kartepe İlçe Başkanı ve son seçimlerde partisinin Kartepe Belediye Başkan adayı Cumhur Karakadılar geldi aklıma hemen. Sevgili Cumhur’un evinin bahçesinde horoz ve tavukları mevcut olduğu için arada bir göz hakkı ya da komşuluk hakkı deyin yumurta verir bana. Hemen telefonuma sarıldım ve WhatsApp üzerinden ‘Aylar oldu neredeyse, ne oldu yumurta istihkakı için hak ediş olmadı mı daha? Bu nasıl komşuluk?’ gibi bir şey yazdım. Gelen mesaj aynen şöyleydi “İki saat sonra mutfağında kardeş”

Bir iş için şehir dışındaymış Sevgili Cumhur. Hakikaten iki saat sonra arabasıyla evimizin kapısının önüne kadar getirdi yumurtaları sağ olsun. Hatta bizim için köyde kendi mutfağında ev ekmeği yapan bir kardeşimize de ev ekmeği siparişi vermiş. Saat 18.30 civarında da ekmeğimiz geldi kapımıza.

Kızım geldiği için evimizde karantinada olduğumuzu bilen dostlar inanın hemen her gün aradılar. “Kardeşim bir şey lazım mı? Alıp getireyim mi?”, “Abi bir ihtiyacın olur da arayıp söylemezsen darılırım” gibi aslında bizim aslımızda, özümüzde olan, aynı şeyi onlar için bizim de yapacağımız şeyleri yaptılar. Olması gerekendi aslında ama ne yalan söyleyeyim özlemişiz biz birbirimizi. Bunları bildiğimiz halde, içimizde olduğu halde özlemişiz.

Hani derler ya her şerde bir hayır diye, umarım bunun altından da bunu çıkartabiliriz toplum olarak. Bakın iki gün önce Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ve Futbol Şube Sorumlusu Abdürrahim Albayrak korona virüsüne yakalanmış oldukları tanısıyla hastanede tedavi altına alındılar. Sosyal medya üzerinden birkaç kendinizi bilmez densiz dışında taraflı tarafsız hemen herkes bu işin de üstesinden geleceklerini belirttiler. Bunlar çok güzel hareketler değil mi? Daha doğrusu insan olduğumuzu, aslında hepimizin bir olduğunu, yalnızca zor zamanlarda değil aslında her zaman böyle olmamız gerektiğini anlatmıyor mu bu yaşananlar bize. Ya da acaba biz bir türlü içimizde var olan bu güzel duyguları ortaya çıkartmayı beceremediğimizden dolayı farklı bir deneyimle destek mi alıyoruz bir yerlerden?

Yine de tedbirleri elden bırakmadan, yalnızca sevdiğimiz insanlar değil, yakın çevremizdeki insanları da bu konuda uyararak hareket etmekte fayda var. Toplumun birbirini bilinçlendirmeye ihtiyacı var. Bir olmaya çok ihtiyacımız var. Birbirimiz bölmeye değil, birbirimizle hayatı paylaşmaya çok ihtiyacımız var. Bunu bize belki bir virüs hatırlatacak, belki başka bir şey ama hatırlamamız için yukarıda ciddi bir uğraş var. Mesajı iyi almak lazım.

Yine de yaşanan tüm olumsuz tabloya rağmen bu gün güzel taraflarını yazmak istedim Koronanın. Biz bir olursak bunu da atlatırız kolaylıkla. Lütfen bir zincir oluşturalım, lütfen insanları uyarıcı yayınlar yapalım ve ‘Evde kal’ diyelim, ‘Tedbir al’ diyelim, 65 yaş üstü insanlar için alışverişlerini yapmak üzere gönüllüler oluşturalım ve bunu kontrollü bir şekilde yerine getirelim. Ne olur bir ve biz olalım ki gerisi kendiliğinden gelecektir göreceksiniz.

Bu arada belki biraz da gülmek için şunu yazmak istiyorum. Dün yazdığım ‘Milletvekilleri nerede?’ yazıma çok sevdiğim bir ağabeyim şunu yazmış ‘Hepsi 65 yaş üzerinde. Evlerinde oturuyorlar!” Kendisine de yazdım, ben hiç böyle düşünmemiştim diye. Şakası bir yana herkese, hepimize çok iş düşüyor. Haydi bu bir kurtuluş savaşı. Gelin bu savaşı yine birlik olup, birlikte kazanalım.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

İsmail Kalkandelen. - Değerli Kardeşim Biricik Kızınız gelmiş Gözünüz aydın.olsun.

Yazılarınızın hepsi çok Yerinde Bu gükide çok Anlamlı. Yollar öncesinin Dostluğunu Komşuluğunu. Gerçek insani Görevlerimizi örneklemişsiniz çok ama çok yaşa Güzel kardeşim CEM cim.Sonsuz Selamlar Sevgiler.

İsmail Ağbeyin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Mart 11:17