Salla Başını, Al Maaşını!!!

Evet, sevgili dostlar! Bugün sizlerle Namdar Rahmi KARATAY’ ın bir şiirini paylaşmak istiyorum.

Önce Namdar Rahmi KARATAY ile ilgili kısa bir bilgiyi sizlerle paylaşayım.

Şair 1896 yılında Kütahya da doğmuş, Paris SorbonneÜniversitesi’nin felsefe bölümün bitirmiş ve yurda döndükten sonra Anadolu’nun çeşitli okullarında öğretmenlik yapmış, 26 Ağustos 1953 te de İstanbul’da vefat etmiştir.

Şair’ in bu şiirini sizlerle paylaşmamın nedeni Cumhuriyetin kurulduğu tek partili dönemle bu gün içerisinde bulunduğumuz çok partili dönem arasında bizi yönetenlerin, idarecilerimizin zihniyet ve yapılarında fazla bir değişiklik olmadığını sizlere hatırlatmak istedim.

Bu ülke ne çekti ise hep iktidarda kalmak için yapılan yanlışlardan, iktidarı elinde tutmak isteyenlerin egolarından, kendilerinden başkalarının bu ülkeyi idare edemeyeceği saplantısından kurtulamamalarından çekmiştir.

En önemlisi de devlet malı deniz…….düşüncesinde olan iktidar yalakalarından ve kan emicilerinden çekmiştir.

Bir gecede bankalardan milyar dolarları iç edenler!

Hayali ihracatçılar!

Liderlerin yanında vatan millet nutukları atan hamasetçiler!

Siyasi partilere destek verip iktidar olduktan sonra devleti soyanlar!

Liderlerin etrafına etten duvar örüp onları halkından koparıp her şeyi tozpembe göstererek devleti soyanlar!

Yola çıktıklarını menfaat için yolda satanlar!

Daha neler, neler, neler! Yazmakla, saymakla bitmez teraneler ve herzeler.

AK pati iktidarının ve özellikle Tayyip ERDOĞAN ’ınözelleştirme ile önüne geçmeye çalıştığı bir gerçek de devlet kurumlarının durumu idi. “Gir devlet kurumuna sallabaşı al maaşı” zihniyeti.

İşte vatandaş tek parti döneminde görüp yaşadıklarını mizahi bir şekilde kaleme almış ve Ülkemin içerisinde bulunduğu durumu bir güzel hicvetmiş, okudum, hoşuma gitti,sizdostlarımla paylaşmak istedim.

Buradan şu inancımı da sizlerle paylaşayım, şairin parmak bastığı konular dün olduğu gibi bu gün de yaşanmaktadır ve dünya var olduğu müddetçe de yaşanmaya deva edecektir.

Oransal olarak değişmeler yaşanabilir ancak fazla bir şey değişmez.

Gelelim şiirimize!

         SALLABAŞINI AL MAAŞINI

Ey inleyen zavallı; bulmuşsun kırk yaşını,

Kazanmak istiyorsan bu hayat savaşını,

Yemelisin hakikat denen zehir aşını!

Ne derlerse hıı deyip hemen sallabaşını,

Gerdan kır belini bük, her ay al maaşını.

 

Tatar ağası gibi öyle dolaşma yaya,

El oğluna baksana, ne ar kalmış ne haya!

Sen de bulup bir dayı hemen arkanı daya!

O ne derse hu deyip hemen sallabaşını,

Gerdan kır, belini bük her ay al maaşını.

 

Kör kadıysa şehla de, incitme düz tabanı,
Düşküne ver nasihat, kodamana arkanı !
Zengin ol sen de aşır her dağdan arabanı !

Tekerine taş korlar sallamazsan başını,
Dilini tut uslu dur, her ay al maaşını !

 

Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil,
El pençe ol, divan dur, bu şerefsizlik değil !
Uşaklığını meziyet, riyayı fazilet bil !

Kim ne derse desin hemen sallabaşını
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını!

 

Tıkamış kulağını herkes hakkın sesine,
Bir cevahir kutusu olsan kimin nesine ?
Seni feda ederler elin çingenesine !

En iyisi hu deyip salla başını,
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını !

 

Şeflerle iyi geçin, amirle bul arayı,
Azıcık sen de öğren dalgayı, dubarayı,
Bırakıver kanasın vicdan denen yarayı !

Ne derlerse desinler hemen salla başını,
Gerdan kır, belini bük, her ay al maaşını !

 

Köpeklerle boğuşma, tepişme katırla,
Hamamda kavga olmaz sütü bozuk hatırla !
Kulağına küpe yap, bu sözümü hatırla ;

Kim ne derse hu deyip salla başını,
Gerdan gır, belini bük, her ay al maaşını !

 

Diyorlar ki taç bile baş eğilmezse konmaz,
Önünde eğilirsen kılıç bile dokunmaz !
Dik durdukça bir başa devlet kuşu konmaz !

Bu dünyada kaide sallamaktır başını,
Eğil, bükül, gerdan kır, her ay al maaşını !

 

Bir güvercin eder mi atmacalarla yarış?
Öğrenmedin dünyayı gezdin karış karış !
Gel vazgeç bu sevdadan, haydi kervana karış !

Ne derlerse hu deyip hemen salla başını,
Sürüden ayrılma ki versinler maaşını !

Artırmaya konmuştur terfiler maliyede
Bu usulle yapılır nakiller saniyede,
Söylesen de faydasız Vali'y-i ali'ye de

En iyisi hu deyip hemen salla başını,
Uslu dur, dilini tut, her ay al maaşını !

 

İrtikaplarla irtiya sanma ki güç bir iştir
İlmini bilen için ismi alış veriştir !
Usulünü öğren de bu nimetten veriştir !

Her lokmada hu deyip hemen salla başını,
Uslu dur, dilini tut, her ay al maaşını !

 

Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,
Vatandaş soyulurken, aldırmıyor öküzler !
Hayadan eser yoktur nafile bu sözler !

Beyhude inat etme hemen salla başını
Dilini tut, uslu dur, zıkkımlan maaşını !

 

Namdar Rahmi Karatay

 

Evet dostlar fazla söze ne hacet şair anlatmış hali pür melalimizi.

Ancak şunu da burada vurgulamak isterim, Vatan, millet ve mukaddesatı için çalışan, dürüst, ilkeli, ahlaklı yöneticilerimizi ve idarecilerimizi ki kahir ekseriyetinin böyle olduğuna inandığım insanlarımızı da tenzih ederim.

Hoşça kalın sevgili dostlar ve daima dost kalanlar.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARIKAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.