Daha çok dikerler direkleri bir bir tepemize…

İdeolojinin peşinde gitmeni anlarım, siyasi hırslarını da,
Bir lideri sever, onun fikirlerini kendine yakın hisseder, desteklersin onu da anlarım…
Ancak bu kadar da tepene tepene balyozla vururlar da buna da halen sesin çıkmaz ya Kartepem, işte bunu hiç anlayamam.
Oldum olası siyasetin insanlığın önüne geçmiş halinden nefret etmişimdir.
Ama bugün kabul etmemiz gereken bir durum var ki, siyaset içimizi kemirmiş durumda.
Ki maalesef, haksızlık, hata karşısında siyaset uğruna susuluyor. İşte bundandır ki Kartepe bu uğurda kaybediyor birçok şeyi.
Kartepe, Kartepelilik kimliğini kazanamıyorsa bunda hepimizin suçu var.
Senin de, benim de, bizim de…
Siyaseti bu kimliğin önüne alan herkesin bunda suçu var!
Şu siyaset uğruna o kadar içimize kapanık, o kadar her şeye susar olmuşuz ki, yerel yöneticiler ne yapsın? Otursunlar rahat rahat o makam koltuklarında, etliye sütlüye dokunmadan doldursunlar yıllarını.
Nasıl olsa karşılarında her seçimde onlara oy verecek sessiz, sedasız kabullenişi kendine şiar edinmiş Kartepeliler var! Bundan iyisi Şam’da kayısı!
Böyle emme basma tulumba gibi her şeyi tasdik eder ve sessiz kalırsak, daha nice 50 yıllık hayallerimize limon sıkarlar merak etmeyin!
Daha çok dikerler direkleri bir bir tepemize…
İnsanlığımıza da dikerler…
Kartepeliliğimize de…
Öyle bir durumdayız ki, yüzümüz gülmez, takatimiz kalmamış, benzinimiz bitmiş adeta!
Öyle bir boşluk ki bizimkisi; Benzin yok arabayı götürecek. Benzin İstasyonuna yanaşıyoruz. Fazlasını değil ihtiyacımız olanı kadarını doldurmak için. Pompacı dolduruyor yakıtımızı. Çalıştırıyor arabayı gidiyoruz ki, bir bakmışız adam yakıt değil hava basmış. Kala kalıyoruz yolun tam ortasında. Örneklememden kimse alınmasın gücenmesin ama hayatımızın amiyane hikâyesi bu!
Şu Kartepe’de bize umut vadedenler, yarı yolda bırakmadı mı bizi?
Ataevler’den tutun da Maşukiye’ye kadar yarım yamalak kalmış projeleri gördüğünüzde içiniz cız etmiyor mu sizin de?
Ataevleri Sarımeşe’ye bağlayan köprü ne durumda biliyor musunuz? Mahalleliyi yıllardır toza, dumana, çamura bulayan bu köprü çürümeye yüz tutmuş halde! Derbent’in Poligonu’na çakılan direkten iki tane de burada var!
Bir tane yetmez anlamamıza, çaksınlar direkleri Kartepe’nin her mahallesinin ortasına da, belki o zaman anlarız, sessizliğimizin sonunun nereye gittiğini…
Umutlarımızın tam ortasına da çaksınlar da o direkleri anlarız belki o zaman Kartepe’nin kıymetini, Kartepelilik bilinciyle hareket etmemiz gerektiğini…
Avrupa’nın en büyük cam seyir terası bulunan Ahmet Yusuf ve Volkan Alioğlu ortaklığındaki ‘Ayrı Gezegen’ isimli mekâna bakıyorum da, yahu adamlar muhteşem bir proje yapmışlar. Peki, sahip çıkanı var mı? Biz de destek verelim de turizmi canlandıralım diyen bir yönetici var mı?
Yok!
“O projenin reklamları ve tanıtımı sadece işletmecilere değil tüm yöneticilere ve biz Kartepe Halkına ait olmalı oysaki” diyen var mı?
Yok!
Ben anlayamıyorum! Nerede bizim Kartepeliliğimiz?
Bahtımız mı kapalı? Birileri sanki önümüze duvarlar mı örmüş de, aşamıyoruz. Sağıma bakıyorum kıymetli, soluma bakıyorum kıymetli. O kadar güzel malzemesi olan bir hamuru yoğurmayı mı bilmiyoruz yoksa birileri biz hamuru her yoğurmaya çalıştığımızda, malzemeden çalıp birilerine rant kapısı mı açıyor çözemiyorum…
Teleferik projesi atta oldu…
Fen İşleri miydi, gasilhane miydi neydi, adı bile konulamayan inşaat o da durdu.
Tren İstasyonu var mı yok mu belli değil!
Güzelbahçe Projesi bay bay!
Bir bay bay da, Sevgili Cem Şakoğlu’nun da bugün ki yazısında belirttiği gibi, Cahit Çağın gibi Kartepe’ye ömrünü, gönlünü adayan bir adamın “muhteşem yatırım projesinin önüne engeller neden konuyor?” diye sorgulamadığınız için gelsin…
“Neden mi tüm bu vedalar? Neden mi hamur maya tutmuyor?” diye de sorun bir kendinize…
Ama olur mu? Soramazsınız!
Atmaya tutmaya, iş havaya gelince mangalda kül bırakmadığınız, iş icraata geldiğinde de kaçtığınız gerçeği ile yüzleşmeye cesaretiniz yok çünkü…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.