Kuzu Yaylaya ne oldu peki?

Ben turizm ve Kartepe üzerine yazılar yazdığım zaman birileri bize kızıyor. Üstelik de ‘Adam doğru söylüyor’ dediği halde kızıyor. Olabilir elbette, kızabilirler tabi ki ve kesinlikle kimsenin her yazdığımı onaylamasını ve beğenmesini beklemiyorum. Böyle bir beklenti içerisinde olsam her zaman gücün yanında olurum. Gerisine de herkes baksın başının çaresine, bana mı kalmış milletin derdini düzeltmek der, kendi ekonomimi yükseltirim sürekli.

Ancak biz bunları yapamıyoruz gördüğünüz üzere. Kocaeli’nde turizm denildiği vakit ilk akla gelen ilçe olmamıza ve kente gelen turist sayısının büyük bölümünü ilçemizde ağırlıyor olmamıza rağmen bölgemizde daha yüksek rakamlarla ve daha iyi, daha fazla imkânlarla turizm yapmamıza birileri mani oluyor sanki. Böyle düşünüyorum açıkçası. Ya bende fesatlık var, ya da başkalarında bu bölgeyi de, insanlarını da, idarecilerini de takmayan bencillik ve paragözlük. Güç bende edalarıyla vurdumduymazlık hatta kural tanımazlık.

Oysa bizde turizm için malzeme bol hamdolsun. Allah (C.C.) bölgemize birçok konuda olduğu gibi vermiş de vermiş. Temiz hava bizde (idi), tarım bizde (idi), zamanında yazarların ‘Ağaç Okyanusu’ diye adlandırdığı ormanlar bizde (idi), kar bizde, göl bizde, tepeden baktın mı denizin manzarası bile bizde. Şelaleler, çağlayanlar, dereler, yeşilliklerin içerisinde akıllara zarar manzaralar bizde. Turist buraya fotoğraf için gelir, kafa dinlemek için gelir (idi), manzara için gelir, kayak yapmak için gelir, tracking, hiking yapmak için gelir, yamaç paraşütü yapmak için gelir, kahvaltı, akşam yemeği ya da yalnızca ailesiyle birlikte konaklamak için gelir. Bu bölgenin yazdıklarımızdan çok ama çok daha fazla turizm çeşitlemesini bünyesinden çıkartabilme imkânı var ama bunların yapılmasına birileri imkân vermiyorlar maalesef.

Bakın konunun başlığına geleyim mesela. Kartepe’yi bilen insanların genel çoğunluğu Kuzu Yaylayı bilir. Bu bölgeyi ve bölgedeki işletmeyi yıllardan bu yana yakinen tanıdığım ve çok da sevdiğim can kardeşim Sevgili Cahit Çağlın işletir. Cahit’i bu bölgede tanımayan adam içtenlikle söylüyorum ki Kartepe’yi tanımıyordur bana göre. Çünkü sadece bizim Cahit değil aile büyükleri de yıllardan bu yana bu bölgede turizmin gelişmesi adına ciddi emek harcamış insanlar. Hatta zamanında bölgedeki ilk turistik tesisleri açanlar bile diyebiliriz. Yıllardan bu yana ormandan kiraladıkları bu bölgede Sevgili Cahit Çağlın ve ekibi yalnızca ticareten değil, bölgenin korunması ve bilinmesi adına da çok hizmet etmişlerdir. Bunları yazdığımı okuyunca biliyorum ki Cahit bana dönüp ‘Bunları böyle yazmasaydın’ diye sitem de edecektir. Çünkü mütevazı ve ekipçidir Sevgili Cahit Çağlın ama Sezar’ın hakkını da Sezar’a teslim etmek gerekir. Televizyonlarda dizilerde, sinemalarda ya da magazin basınında gördüğünüz o ünlü insanların birçoğu onun vesilesiyle gelmiştir bölgemize ve hala da gelmeye devam etmektedirler. Bir yerde bu kişilerle ilgili bir röportaj olduğunda içerisinde mutlaka Kartepe’yi, Maşukiye’yi görürsünüz. Bunlar çok özel ve önemli şeyler. Bunları bu insanlara para vererek yaptıramazsınız. Yaptırırsınız elbet ama bunun için ciddi bütçeler ayırmanız gerekir.

Şimdi deyin ki neden yazdın bütün bunları. Hemen söyleyeyim. Birkaç gün önce bizim ekip teleferik projesi ile ilgili bir haber yapmak için Derbent’e gittiler. Geldiklerinde anlattıkları ve Sevgili Nilay’ın yazdığı köşe yazısından okuduklarımdan sonra yine dellendim kendi kendime. Sonra sanki biri bizi engelliyor gibi hissetmeye başladım her zaman olduğu gibi. Bakın Cahit Çağlın Kuzu Yaylayı nefis bir turistik alan haline getirebilmek için yıllar önce bir proje sundu. İçerisinde bungalow tarzı evlerin bulunduğu, macera parklarının olduğu, kayak pistlerinin yer aldığı bir projeydi bu. Engellediler, onaylamadılar, olmaz dediler. Aslında olmaz da demediler, olur da. Sürekli salladılar insanları. Yatırımcısı da hazırdı, projesi de. Ama bölgenin tekelini kırmamak adına engellediler bildiğiniz. Yine kimse kusura bakmasın ama bölgeden de Allah’ın kulu o bölgenin turizminin gelişmesi adına ciddi emek harcayan Cahit Çağlın’a bu konuda arka çıkmadı. Net söylüyorum çıkmadı.

Hal böyle olunca ne oldu biliyor musunuz? Bu da yetmedi, çünkü baktılar bu adamın arkasında bölge insanı destek vermiyor, bir de mevcut elinde olanı da almak için mahkemeye verdiler. Neden? Boyundan büyük işlere kalkışıyor diye. Tabi kimse böyle bir şey söylemedi ve yüzüne karşı kimsenin de böyle bir şeyi söylemeye cesaret edebileceğini sanmıyorum ama bunu aleni ima ettiler. Birileri de buna müsaade etti.

Canım Kuzu Yaylada yapılacak böyle bir projenin bölgeye katkısı inanılmaz olur. Sürekli gelişmekte olan Kartepe’ye gelen insan sayısı 1 iken 5 olur. Tekelcililikten benim gibi, bizim gibi bıkmış insanlara müjde gibi olur. Hem de rekabet kaliteyi getireceği için kalite de artmış olur. Bölge insanı isterse olur, turizm dernekleri desteklerse olur, Kartepe Belediye Başkanı, Kartepe Kaymakamı, Kartepe’nin siyasileri olur derlerse olur. Bölgenin vekili olduğuna inandığımız Sami Çakır ve Haydar Akar projenin arkasında dururlarsa olur. Turizm il müdürlüğü, Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tamam derse bu iş hallolur ama bu güne kadar şayet hallolmadıysa da o zaman bu işin yukarıda saydığım isimleri kendilerini bir sorgulamaları lazım. İşin içinde siyaset varsa, bu işlere siyaseten salt birileri için engel olunuyorsa kimse kusura bakmasın ama kimsenin bölgemiz konusunda samimi olduğuna inanmıyorum.

Öncelikle bu yazıyı yazmadan önce seninle konuşmadığım için hakkını helal et Sevgili Cahit Çağlın kardeşim. Yanlış ya da yersiz yazmış olabilirim. Zamanlamayı iyi kullanamamış olabilirim. Pişmiş aşa su katmış olabilirim ama gönül isterdi ki senin büyüklerinin ve senin bölgeye bu konuda verdiğin katkıyı bölge insanları da siyasetçisiyle, turizmcisiyle, idarecisiyle size benim kadar verebilseydi. Benim kadar derken amacım kendimi ön plana almak değil ama bölgeden birilerinin çıkıp bu yazdıklarımı yüksek sesle dillendirdiğini duymadım ben. Demek ki birçok insan sözünde pek de samimi değil.

Son paragraf olarak şunu söylemek isterim ki, Cahit Çağlın burada sadece bir örnek. Kuzu Yayla gibi bu bölgedeki daha birçok proje belli sebeplerden dolayı sümen altı edildi. Yapılamaz denildi. Her şeyi ile hazırlanmış işler genellikle içten bozuldu. Kimin yaptığı, kimin bozduğu, kimin sebep olduğu da hemen herkes tarafından bilinirken bu sessizlik ve çözümsüzlük işi iyice çıkmaza soktu. Canım Kartepe, koca Kartepe bir kişinin esiri oldu. Koskoca laflarla anılan Kartepeli de kırdı dizini, kesti sesini kenarda oturdu. Hala da oturuyor. Başkanı da oturuyor, Kaymakamı da, Vekili de, dernekleri de oturuyor. İyi oturmalar diliyorum.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.