Asla Aday değilmiş

Gazetede yazı yazıyorsanız hemen her şeyi en ince ayrıntısına kadar takip etmek ve yorumlamak zorundasınız. Geri kalan her şey tamamen sizin karakterinizle ilgili durumlar. Şakşakçı olabilirsiniz, yalaka olabilirsiniz, hükümet yanlısı ya da muhalifi olabilirsiniz, gördüğünü yazan ya da gördüğü halde susanlardan olabilirsiniz. Kumaş hangi kalıba yakınsa ortaya öyle bir elbise çıkar, siz de o elbiseyi üzerinizde taşırsınız.

Bu bir savaş değil

Yazdığınız yazının tarzının yanında okunma oranı da okurun profilini ortaya koyar. Mesela dün sosyal medyada Türkiye’nin sınır ötesinde başlattığı operasyonla ilgili memleketim insanının neredeyse dörtte üçü döktürdü. Hemen herkes ilk anın gazıyla birlik beraberlik mesajları verdi. Oysaki köşe yazarlarının yaşanan bu çok ama çok önemli operasyonla ilgili yazdıkları yazılar belki de uzun süreden beri en düşük okunma oranına ulaştı. Yani birbirlerine vatanperverlik havası yapan insanların çok büyük bir kesimi yaşanan çatışmaların içeriği ile neredeyse ilgilenmedi bile.

Oysaki hemen ertesi gün genel merkezler ve genel başkanlar düzeyinde olmasa bile, muhalifler anında ortaya çıkıverdi. Savaş karşıtı olduklarını zikredenler, bu işin diyaloglarla çözülmesi gerektiğini iddia edenler ya da her hangi başka bir çözüm üretmeksizin hükümetin yaptığı işin yanlış olduğunu savunanlar fısır fısır konuşmaya başladı. Ancak burada önemli bir nokta var ki Türkiye Cumhuriyetinin askerleri bu gün bir savaşın içerisinde değiller. Biz bir savaşın içerisinde değiliz. Çünkü savaş bir ülke ile yapılır. Bizim karşımızda savaştığımız bir ülke olmadığı gibi mitoz bölünme gibi parçalara ayrılıp hedef küçülttü hissiyatını yayan PKK’nın uzantıları var. Ya da ülkemizin düzenini bozmak adına yabancı istihbarat örgütlerinin kurduğu, yönettiği terör örgütleri var. Bu asla bir savaş değil. Eğer savaş derseniz karşınızdaki kitleye bir devlet yapısı vermiş olursunuz ki ortada asla böyle bir durum yok. Bunun atlanmaması ve bilinmesi çok önemli. Yalnızca benim askerime demiyorum, benim insanıma, vatandaşıma, kendi insanına kurşun sıkan örgütlerin tamamı benim için terör örgütüdür.

Muharrem Top Kartepe İlçe Başkanlığına aday değilmiş

Kartepe’de günden güne yaklaşan ve sokakta en çok konuşulan konuların başında gelen Ak Parti İlçe Başkanlığı seçimlerinde konuşanlar ve konuşulanlar epey hız almış durumda. Geçtiğimiz günlerde yazdığımız bir yazıda Ak Parti İl Yöneticisi Kartepeli Muharrem Top’un Kartepe İlçe Başkanlığına aday olacağını ve eski başkan Şükrü Karabalık’ın da kendisinin en büyük destekçisi olacağını düşündüğümüzü açık bir dille yazmıştık. Bu yazı üzerine Muharrem Top böyle bir şey olmadığını ve Ak Parti Kartepe İlçe Başkanlığına asla adaylığını koymayacağını girdiği her ortamda üzerine basa basa söylemeye başlamış. ‘Asla aday olmayacağım göreceksiniz’ çok iddialı bir söz. Siyaset arenasında sözler gerçekten sahiplerinin kişiliğini ortaya koyuyorsa Muharrem Top bu sözleri ile bu kapıyı kendi adına tamamen ya da en azından bu seçimlik kesinlikle kapatmış demektir. Ne diyelim kendisi için de hayırlısı olur İnşallah. Ancak ben bunun böyle olacağını düşünmüyorum. Diyorum ya bu benim şahsi düşüncem. Fakat Muharrem Top’un siyaset arenasına girdiği günden bu yana yanında olanların, ona yol veren, onu destekleyen ya da siyasi olarak ağabeyliğini yapanların buna müsaade edeceğini tahmin etmiyorum. Bir gazeteci olarak sandığa gidilecek ana kadar Muharrem Top’un bu sözünü cebimde taşıyacağım. Bakalım sonuç ne gösterecek.

Karabalık’tan ret

Kartepe Gazetesi olarak ilçenin değerlerini ortaya koymak adına bir röportaj dizisi planladık. Kartepe’nin Belediye Başkanları, meclis üyeleri, muhtarları ve kanaat önderleri gibi isimlerle röportajlar yapıp, eskiyle yeniyi harman etmek ve doğru noktada buluşturmak istedik. Sevgili Deniz Karamert de bu gün ilk röportaja randevuyu almak için Kartepe’nin kurucu başkanı Şükrü Karabalık’ı aramış. Sayın Karabalık da her zaman ki nezaket üslubuyla teşekkür ederek reddetmiş. Bunu yaparken de lafı bize çarptırmış Sayın Başkan. Bizim söylediklerimize göre şahsının Kartepe’ye hiçbir şey yapmamış göründüğünü, hal böyle olduğu için de böyle bir röportaja gerek olmadığını, aslında gazete çalışanlarımızı sevdiğini, kahve içmeye elbet bir gün geleceğini ama bunun şu an olmadığını belirtmiş.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Kartepe Gazetesinin kapısı bu kente hizmet etmiş herkese ardına kadar açık. Üstüne üstlük Sayın Karabalık bizi yanlış anlamış sanırım. Çünkü ben kendilerinin Kartepe’ye hiçbir şey yapmadıklarını asla yazmadım da, ima da etmedim. Tam tersi Kartepe’ye çok şey yaptığını yazdım. Neler yaptığını benim anlatmamın bir anlamı yok çünkü insan en iyi kendi yaptıklarını bilir. Bilir ki böyle bir sitemde bulunur. Karabalık gibi iletişimi güçlü bir ismin böyle bir harekette bulunması beni şaşırttı açıkçası. Bu beklemediğim hareketi ya İSU’daki yeni görevinde yoğun çalışmasından dolayı bir yorgunluğa ya da artık yaşının siyaseti eskisi gibi düşünmesine engel olmaya başlamasına bağladım. Yoksa Şükrü Karabalık eski performansı ile hesap defterine yazacaklarını yazar, defteri cebine koyar, unutmuş gibi yapar ve eleştirildiği, yazıldığı, konuşulduğu yere gelirdi. Gelir laf aralarına iğnelemelerini koyar, formu yerindeyse yazdığınıza, konuştuğunuza sizi mahcup eder çıkar giderdi. Biz de ‘Yahu acaba biz bu adama yanlış mı yapıyoruz?’ derdik. Dipnot olarak deftere yazdıklarını asla unutmaz demeyi unutmamak lazım.

Yine de Kartepe siyasetinde ne kadar önemli bir isim olduğunu, ders alınması gerektiğini son seçimlerde net bir şekilde ortaya koyan Karabalık ile ilgili şahsım olarak en ufak bir problemim yok. Ancak bunu daha önce yani gazetemize geldiği zamanlarda ya da bizi mekânına davet ettiği zamanlarda kendisine söylemiştim. Bazen kraldan çok kralcılar bir çuval inciri berbat ederler. Kimi zaman gereksizce kullanılan bir söz, kimi zaman bir fotoğraf, kimi zaman bir bakış ya da davranış kurulan bütün kaleleri yerle bir eder. Karar Karabalık’ın kendisinindir. Biz ilçeye hizmet etmiş insanlarla röportaja ve sohbete devam edeceğiz.

Bu vesile ile öncelikle herkese bereketli bir Cuma günü dilerken, sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.