Siyasi Meydan Muharebesi başladı

Değişim

Siyaset arenası özellikle ülkemizde enteresan bir arena. Birileri gelir, birileri gider ama birileri de hep kalır. Nerede olduklarını asla bilmediğimiz, kim oldukları hakkında öngörü ve söylemlerden başka net, somut bir verimiz olmayan ama hep içimizde olan birileri. İktidarlar değişir, liderler değişir, yaşam tarzları, bakış açıları, inançlar bile değişir zamanla ama o bilinmeyenler bir türlü değişmez. Kimi zaman kargaşa çıkartırlar, kimi zaman terörü tetiklerler, kimi zaman ekonomik krizler oluştururlar. Kimilerinin kasetlerini, kimilerinin tapelerini, kimilerinin ne kadar kirli çamaşırı varsa ortaya çıkartırlar. Ama hiç kimse de sormaz ‘Peki kardeşim bu bilgi ve belgeleri sen nereden buldun?’ diye. Sormaz çünkü genel olarak bilinir ki bu kaset skandallarını, tape işlerini ya da kirli işleri bunları piyasaya sürenler tezgâhlamıştır. Derken birileri zayıflar, başkaları kuvvetlenir, ayrılıklar yaşanır. Kâh yeni partiler kurulur, kâh transferler olur, kâh kurtla kuzu aynı sandala binmeye başlar ve ülke üzerinde yeni rüzgârlar esmeye başlar. Bir bakarsınız adına ‘Değişim’ deyiverirler.

Dönüşüm

Bir dönem birbirine kanlı bıçaklı düşman olanlar, birbirlerine vatan haini diyenler, ülkede ne kadar yolsuzluk, hırsızlık, arsızlık varsa birbirinin üzerine atanlar, bir anda birbirlerini kahraman ilan ederler. Bir bakarsınız bir gün aynı gemiyi birlikte ve belli amaç için imal edenler, limandan birlikte yola çıkartanlar yolda birden bire rota yüzünden kavgaya tutuşurlar. Gemiden inenler olur, binenler olur, yeni gemilere gidenler olur. Siyaset bu hiçbir şey belli olmaz. İzler karışır birden. Kim kimdir, hangisi iyidir, hangisi kötüdür, gerçek amaç nedir falan karışır.

Zaman geçer gider, köprülerin altından çok sular akar ve bir gün bir bakarsınız yine geçmiş dönemde olduğu gibi küsüp gemiden ayrılan, ayrıldıktan sonra birbirlerinin arkasından dünya kadar laf eden başkaları o inenlerin yerine yine aynı gemiye biner ve yolculuk gemi bir gün batana kadar sürer. Gemi batar mı yoksa hurdaya mı çekilir bilinmez ama rotası yolda sürekli değişen bir geminin limanı bulması da hep zor olur.

Yeni oluşum

Son günlerde siyasette acayip hareketli günler yaşanıyor. Ak Partiden istifalar, yeni partilere katılımlar, dünün birbirinden kopup küsenlerinin güya çaktırmadan dirsek temasları, cemaatlerin, cemaatlerle adı anılanların, konuşan ama konuştuklarını yutmaya hazır olanların acayip hareketlendiği bir döneme girdik. Sonbahar yaprak dökümüdür ama Ekim ayı da köklü bitkileri toprağa dikme ayıdır unutmayın.

Ben artık enteresan işlere şaşırmıyorum. Kim kiminle birleşir, kim kimi destekler, yakında ‘Haydi bakalım hep beraber erken seçime’ türküsü söylenmeye başlarsa kim kimin yanında yer alır hiç belli olmaz. Yeni kurulmaya çalışılan parti istifalarla birlikte Ak Partiden neler götürür, memlekete neler getirir, onların ayrılması sonrasında Ak Parti, MHP ortaklığına yeni bir parti ya da partiler katılır mı hiç belli olmaz. Onun için şu dönemde siyasetle yakinen ilişki içerisinde olan ve gerek sosyal medyada, gerekse dijital ve basılı medyada büyük büyük laflarla iktidarı ya da muhalefeti eleştiren dostlara tavsiyem bir süre sessiz kalmaları yönünde. Yakında laf ettikleri partiler ile ortaklığa girerlerse söyledikleri büyük büyük lafları yutmak zorunda kalmasınlar.

Savaş başladı

Etrafınıza şöyle bir bakar, ulusal medyayı şöyle bir gözlemler, sosyal medyada alevlendirilen, ısıtılan haberleri iyice bir analiz ederseniz Siyasi Meydan Muharebesinin çoktan başladığını görürsünüz. Bu bir siyasi savaştır. Kılıçlar çekildi, ekipler çalışmaya, görüşmeler yapılmaya, köşe başları tutulmaya başladı. Kaç vekil, kaç koltuk üzerinden pazarlıklar, istekler, fısıldaşmalar başladı.

Bu birilerinin iktidarı ne pahasına olursa olsun yıkma, diğerlerinin de yıkılmamak ve ayakta kalmak için güç tazeleme savaşı. Bu savaş için düğmeye basıldı ve oyun başladı. Elbette öyle pat diye kim kiminle yeni ortaklıklar peşinde ortaya çıkmayacak ama bu söylediğimi bir kenara not edin, önümüzde enteresan bir süreç var. Şaşıracaksınız demiyorum çünkü kendi adıma artık ben hiçbir şeye şaşırmıyorum. Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.

Bu vesile ile sorumluluk sahibi bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.