Bırakın önce başkan konuşsun

Bu gün lafı öyle çok uzatmayacağım. Hiç abartmadan söylüyorum ki Kartepe’de siyasetle ilgilenenlerin göz önünde olanlarının çoğu yaklaşık 10 günden bu yana beni arayıp ilçede ve belediyede yaşananlardan şikayet ediyorlar. Geneli de Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’ın yönetim şeklinden kaynaklı. Gelenlerden şikayet var, kendilerine sorulmayışından şikayet var, adam yerine koyulmadıklarını hissettiklerinden şikayet var ve ne olup bittiğinden haberdar olamadıklarından şikayet var.

Bütün bu şikayetlere genel üzerinden baktığınızda sanki şikayet edenlerin çoğunluğu ya bir zamanı bekliyorlar ya da bir hareketi. Sanki o zaman ya da hareketten sonra bir başkaldırı hareketi başlayacak gibi konuşuyorlar. Bunu açık bir dille bu şekilde dile getirmeseler bile iş bu noktaya doğru gidiyor imajı sergiliyorlar.

Ancak ben şunu bilir ve şunu söylerim ki son sözü her zaman başkan söyler. Şayet kendisini biraz tanıyorsam Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’ın da böyle davranacağına inanıyorum. O gerekli ya da gereksiz çok konuşanlara da şunu tavsiye ediyorum ki başkanı biraz bekleyin. Sonra yarın alacağınız kararlar sizi çok başka konumlara çıkartabilir. Bu bir dost tavsiyesidir.

Bunları yazarken aklıma gelen bir hikayeyi de sizinle paylaşmak istiyorum ki tam da durumu özetliyor bana sorarsanız;

Pazarlamacı, şef sekreter ve personel müdürü bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar:

"Aslında kişiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçekleştirebilirim" der cin. Şef sekreter arsızca atılarak "önce ben" diyerek sıranın önüne yerleşir:

"Bahamalarda, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin" diye dileğini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur.

Sonra pazarlamacı atılır ve "simdi sıra bende" der.

"Hayallerimdeki kadınla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum" der ve hoop, o da ortadan kaybolur.

"Simdi sıra sende" der cin, Personel Müdürüne.

Müdür kendinden emin, "ikisini de öğleden sonra islerinin basında görmek istiyorum" der.

Bu hikayeden çıkartılacak ders:

Üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin.

Bütün iyi insanlara Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

ferdi - Belediye başkanları hala kendini aday sanıyor.Şirin gözükme adına başkanlığın gereği olan yaptırımları yapmakta zorlanıyor. Seçim öncesi pazar tezgahında önlük giyip tezgahın başına geçen belediye başkan adayı pazarcıya nasıl yaptırım uygulayacak? Veya dönercide döner kesen belediye başkan adayı nasıl açıkta satılan gıdalar için zabıtaya ceza kestirebilecek? popilizm adına bu rollere bürünen belediye başkan adayları aldıkları kötü misar ile (borç, seçim sürecinde yaptırım uygulamayan-uygulatılmayan belediye personeli ) bu belediyeleri nasıl yönetecek? bir de göl suyuna kandıradan deniz kumu getirip dökmek var ki...icraat diye açıklandı belediye resmi internet sitesinde akıllara zarar..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ağustos 14:04