Adamcılık

Çok severim kişi kendinden bilir işi sözünü. Siyasetin içerisinde adamcılıkla kendisine yer bulanlar karşılarında kendilerini tenkit eden bir fikir buldukları vakit o fikri ortaya koyan kişileri de adamcılıkla itham ederler. Bu işler yerseniz böyledir.

Dün ani bastıran yağmur ve camları açık unutmuş olabilirim fikriyle evimin yolunu tutmuştum. Yolumun üzerinde olması ve sevdiğim bir kardeşimin yeri olduğu için Ataevler’de kapılarını yeni açan Jumbo Künefe’ye uğradım. Amacım ‘İşler nasıl gidiyor, memnun musun?’ sorusunu sormaktı. Kapıdan girdiğimde küçük yaşlardan bu yana tanıdığım ve çok sevdiğim kardeşim Halil Tanrıkulu Ak Parti İl yönetiminde yeniden görev alan Muharrem Top ve Ak Parti Kartepe eski ilçe yöneticisi Musa Karabalık Sevgili Mesut’la birlikte oturuyorlardı. Sevgili Halil’in ve Mesut’un ısrarıyla mecburen oturdum masaya. Daha beş dakika olmadan Ak Parti il yöneticimiz, yıllardır tanıdığım ve takip ettiğim Muharrem Top golünü attı. ‘Aman’ diyerek başladı sözüne ‘Sakın kimse Cem abinin yanında Hüseyin Üzülmez’e laf söylemesin. İyi arkadaşıdır, laf söyletmez. Korur kollar’ diye başlayınca ben de kendisine Kocaeli genelinde hiçbir gazeteci hiçbir siyasetçiye benim Hüseyin Üzülmez’e yazdığım yazı gibi bir yazıyı bu güne kadar yazamadı deyince ‘Bunun da danışıklı dövüş olduğunu söylüyorlar’ deyiverdi. Üstelik açıklamada yaptı ve ‘Hani siyasetçiler böyle karşılıklı danışıklı dövüşlü işler yaparlar ya’ deyince ben de kendisine ‘Ben siyasetçi değilim, o işleri siz bilirsiniz’ diye cevap verdim. Üstelik bu iş ilk defa gelmiyor başıma. Daha önce birkaç kez kah Suadiye’de kahvede, kah Top’un iş yeri olan ‘Kartopu Temizlik’ şirketinde aynı sahneleri benzer biçimlerde yaşadım. Her seferinde de onların kurdukları senaryodaki adam olmadığımı kendi doğrularımla anlattım kendilerine.

Şimdi bir tespit yaparak başlayalım işe. Muharrem Top kardeşimiz neredeyse bütün Kartepe’nin tanıdığı bildiği bir isimdir. Kah siyaseti ile, kah yaptığı ticareti ile ne konumda olduğunu, ne konumdan geldiğini hemen herkes bilir. Ben de bilirim. Suadiye Belediye Başkanlığından beri Şükrü Karabalık’ın en yakınındaki isimlerden bir tanesidir. Hani amiyane tabirle sözünden mümkün değil çıkmaz diyebileceğimiz kadar yakındır kendisine. Sevdiğini sever, sevmediğini de asla sevmez. Karabalık vesilesiyle siyasetin erişebileceği bütün kademelerinde bir asker gibi vazifesini yerine getirmiştir. Ancak Şükrü Karabalık’a bu denli yakın olmasına rağmen işin siyaset kısmını öğrenmiş belki ama nezaket kısmını henüz hocasından öğrenememiş. Bu güne kadar Şükrü Karabalık ile ilgili yazdığımız iyi yazılardan sonra da, kötü yazılardan sonra da saygı çerçevesinde hep sohbet ettik. Birbirimize konuyla ilgili karşılıklı fikirlerimizi söyledik. Gerçi her ne kadar Şükrü Karabalık’ın sürpriz İSU yönetim kurulu üyesi olmasından dolayı yazdığımız yazıdan sonra Sayın Karabalık’ın yoğunluğundan dolayı oturup konuşamamış olsak da, her ne kadar son zamanlarda bazı yerlerde kazara birbirimizi görmemiş olsak da yine de selamlaşır ve iki medeni insan gibi konuşur paylaşır tartışırız. Ancak Kartopu Temizlik şirketinin sahibi Ak Parti il yöneticisi Muharrem Top kardeşimizin şahsıma karşı yıllardan bu yana bu gardını almış bekler durumuna bir anlam verebilmiş değilim. Tabi ekip olarak oturup sabah akşam beni konuşuyorlarsa onu bilemem. Ancak şunu söyleyebilirim konu ile ilgili bu beni yıpratmaz kamçılar. Dün de kamçıladı bunu net olarak söyleyebilirim.

Hiç kimse hiç kimseyi sevmek zorunda değildir. Beni sevmeyebilirsiniz, Hüseyin Üzülmez’i sevmeyebilirsiniz, ben de sevmeyebilirim. İnsanları eleştirebilirsiniz ancak o insanların yüzüne söyleyemediğiniz şeyleri arkalarından konuşursanız karakterinizi kaybeder karaktersiz kalırsınız. Bakın Üzülmez ile ilgili mahalle mahalle röportajları birebir ben yaptım ve yayınladım. Üstüne üstlük o röportajlarda hemen herkesin söylediği her şeyi kelimesi kelimesine gazeteme yazdım. Bizi farklı konularda eleştirdi Üzülmez, hatta bazı beldelerdeki belediye üzerine hareketlenmeyi bize bağladı mesela. Ancak eleştiri işi bizim hanemizin içerisine kadar inince biz de gerekli olan yazıyı yazdık. Değil Hüseyin Üzülmez babamın oğlu olsa yazarım.

İnsanlar önce aynaya bakmasını bilecekler. Birilerini adamcılıkla suçlamaya çabalarken suçun tam ortasında kendileri kalmayacaklar. Hani soruyoruz ya Kartepe’de dedikodu nasıl yürüyor diye, işte böyle yürüyor. Birilerini kendilerine rakip görenler etraflarındaki amiyane tabirle marabalarını yemliyor, dolduruyorlar sonra salıyorlar piyasaya. Onlarda kendi düzenlerine çomak sokan kişileri başlıyorlar milletin dilline dolamaya. Hiç sorun yok, Allah var gam yok unutmayın.

Soru?

Bu konuya mutlaka gireceğim, arkasını da getireceğim ama Kartepe Belediyesinde halen koordinatörlük görevini yürüten Y.Ö. Kartepe’li ve iş yeri Kartepe’de olan Ak Parti İl yöneticisini yanına alıp Kartepe’deki fabrikaları o il yöneticisine iş almak için geziyor mu, gezmiyor mu? Bu birinci net soru. Şimdi ikinci soruyu soruyorum, aynı koordinatör bu durum kendisine sorulduğunda durumu yalanlamayıp ‘Emir büyük yerden’ dedi mi, demedi mi?

Önümüzdeki hafta Kartepe ile ilgili yeni ve enteresan konulara değineceğim yine. Eski konuları da takip ederek ilerleyeceğiz. Haftaya kadar konu ile ilgili bir geri dönüşüm almazsam koordinatörü de, il yöneticisini de, emir aldığı yeri de bu satırlardan yazacağım. Dahası bu koordinatörlük işinin ne kadar ilginç ve faydalı bir iş olduğunu dere kenarındaki bataklık arazilerin imarda ne hale dönüştürülüp işin nerelere geldiğini de şöyle bir inceleyeceğiz. Daha fırsat bulup teleferik için çakılan, pardon çakılmış hissi verilen sondajlarla ilgili yazıyı yazmadık değil mi? Yazacağız yazacağız, daha yazacak çok şeyimiz var. İyi insanlara saygılarımı sunuyorum. Gözlerinizden öpüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Aydın Kaboglu - Selam Cem kardeşim, yine gazetecilik yaptığını hatirlattin birilerine. Ben de seni izliyorum buralardan. İzmit'te otursamda Kartepede çocuklar, kardeşler ve xok kalabalık yakın uzak akrabam var bu ve Kartepe bölgesini sevmem nedeniyle ilgim kesilkesilmez.O iş baglama meselesi sadece simdi degilki! ! kalabalık zamanında da vardı Üzülmez zamanında da.Biraz şekil değişikliği dışında devam ediyor, zira en cok gelismeye açık ilcilce.Sanayi, tarim ve turizm gibi geniş bir saha var tabi inşaat da.

izlemeye devam, selamlar

Yanıtla . 0Beğen 12 Temmuz 12:02
01

Doğrucu Davut - Cem bey merhabalar

Yazılarınızı sıklıkla takip ediyorum paylaştıklarınız doğru olabilir yanlışta olabilir çunku sizler duyduklarınızı yazıyorsunuz detay bilmiyorsunuz ben size bir yönlendirmede bulunacagım ve bu yönlendirme ile ilgili arastırmanızı merakla bekleyeceğim . Öncelikle büyük yatırımlar yapan arkasında eski siyasi kişilik olan Y.M (kasa) size yabancı değil bu kişi bakalım yazabilicekmisiniz . Eski bir siyasetcının gücü ile otomotiv fabrikalarında iş yapanlarıda arastırmanızı rica ediyorum

Yanıtla . 1Beğen 11 Temmuz 16:01