Vatandaş Aristidis Kompleksine mi girdi?

Aristidis Kompleksi demokrasinin işlediği ülkelerde sürekli aynı kişinin ya da partinin seçilmesidir.

Bu ifade ilk defa Türk siyasi hayatında 1946’larda CHP iktidarına karşı halkın büyük bir kısmında bıkkınlık oluşması neticesinde ortaya çıkmıştır.

Bu sadece bıkkınlık değil, tek parti döneminde hep CHP’nin adının yazılıp çizilmesi insanları bizar etmişti. Çünkü o dönemlerde halkın ekmeği yoktu, işi yoktu, giyimi yoktu, halk haksız vergilerle ezilmekte idi. O nedenle tek parti iktidarı halkta Aristidis kompleksi yaratmıştı. Bu kompleks 14 MAYIS 1950 ye kadar devam etti ise’ de başka alternatif olmaması nedeni ile bir türlü atlatılamadı, ancak çok partili siyasi hayatın başlaması ile Türk halkı bu kompleksi 14 Mayıs 1950 de Demokrat Partiyi iktidara getirerek atlatabildi.

Demokrat Partinin iktidara gelişi Türk siyasi yaşamında bir milattı ancak on yıllık iktidarları döneminde Demokrat Parti üç seçim geçirmiş ve ancak önü 27 Mayıs 1960 darbesi ile kesilmiş ve Türkiye’de Demokrasi bu darbe ile inkıta’ ya uğratılmıştır.

Değerli dostlar, bu komplekse Aristidis Kompleksi denmesine gelince, bunun hikayesini’ de sizlerle paylaşmak isterim.

Aristidis zamanımızdan 2500 yıl önce eski Atina’da yaşamış itibarlı bir şehir devleti başkanıydı.Her seçimde o seçiliyordu. 3. Kez üst üste seçim kazandıktan sonra aleyhinde kimse bir şey söylemiyordu. Çünkü kusursuz bir insandı. Ayrıca bu yıllar boyu böyle devam edip gidiyordu.

4. kez seçileceği seçimde, Aristidis seçim alanına giderken, okuma yazması olmayan bir köylü elinde bir midye kabuğu ile Aristidis’e yaklaşır. Bunun içine usule göre seçilecek birisinin adını yazmasını rica eder. Aristidis’i tanımayan adama Aristidis sorar:

-Kimin adını yazayım ?

Adam cevap verir:

-Aristidis’i yazma’ da kimi yazarsan yaz.

Aristidis tekrar sorar:

- Niçin Aristidis’ in bir suçunu mu gördün?

- Adam cevap verir:

- Hayır ama artık bıktık. Hep Aristidis, hep Aristidis. Artık bu değişmeli. Biraz da başkası olsun

Evet vatandaş değişim istiyor, artık hep aynı yüzleri görmek istemiyor. Seçim kaybettiğimiz yerlere bir bakıp analiz edersek büyük çoğunluğunda Aristidis kompleksinin hakim olduğunu görürüz.

Bu nedenle artık birilerinin bu değişim ve dönüşün taleplerini iyi algılayıp ona göre tedbir alması ve yeni stratejiler geliştirmesi gerekmektedir.

Takdir Allah’ın, söz de karar da Milletindir. Milletimizin kararı başımız gözümüz üstünedir deyip Milletin sandıkta vermek istediği mesajı ve uyarıları iyi okuyup tahlil etmek ve gereğini yapmak boynumuzun borcudur.

Ak Parti 2002 yılında ülkenin içerisinde bulunduğu siyasi boşluk ve ekonomik kriz nedeni ile vatandaşların çaresizlik içerisinde kaldığı bir süreçte umut olarak doğmuş ve iktidar olmuştur.

Ak Parti 2004 yılda yapılan yerel yönetimler seçimlerinde ki başarılı neticelerinden sonra belediyelerdeki üstün performans ve vatandaş memnuniyeti sayesinde her girdiği seçimden başarı ile çıkmış ancak değişim ve dönüşümde geç kalınması ve eski yüzlerle hizmete devam edilmesi ve Belediyelerdeki keyfilik ve hasbi kadroların belli bir dönemden sonra daha çok hesabi davranmaları neticesinde oy kaybetmeye başlamıştır.

Bunun en bariz örmeği İstanbul seçimleridir.

Görüldü ki vatandaşın önceliği hizmet değilmiş.

Vatandaşın önceliği eski yüzlerin değişmesi imiş.

Vatandaşın önceliği hesabilik değil hasbilikmiş.

Vatandaşın önceliği hizmetlerin adil olarak yapılması imiş.

Vatandaşın önceliği tasarruf etmekmiş.

Vatandaşın önceliği halkın gönlüne girmekmiş.

Vatandaşın önceliği onlarla beraber olmakmış.

Vatandaşın önceliği gönül belediyeciliğini uygulamakmış.

Değerli dostlar bu örnekleri onlarca çoğaltabiliriz, lafın kısası Ak Parti Belediyelerdeki başarılı hizmetleri ve Hükümetin icatları ve en önemlisi Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın başarılı yönetimi ile bu günlere gelmiştir.

Ancak geldiğimiz bu noktada halkımızın Recep Tayyip ERDOĞAN’ a olan güveninde bir noksanlık olmamasına rağmen kadrolarına olan güven sarsılmıştır.

Alınan olumsuz neticeler birileri tarafından her zaman olduğu gibi yerel teşkilatlara fatura edilmektedir.

Benim kanaatim odur’ ki artık resmin büyüğüne bakıp Genel Merkezi de bir sorgulamak gerekmektedir. Çünkü bu yerel teşkilatlar buraya gökten zembille inerek gelmediler, bunları hala akıl erdiremediğim bazı kriterler uygulayarak buralara yerleştirenler genel merkez yönetimidir, bunları da gözden geçirmenin vakti gelmiştir diye düşünüyorum.

Ez cümle artık kendinize dönün ve yerel teşkilatları belirlerkenki kriterlerinizi ve hangi saikle bu isimleri belirlediğinizi bir daha gözden geçirin. Hesabı oraya buraya değil önce kendinize kesin.

Dost acı ama gerçekleri söyler.

Hoşça kalın dostlar ve daima dost kalanlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARIKAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz