Kocaelispor

Kocaelispor kongresi öncesi

Epeydir Kocaelispor ile ilgili bir yazı yazmadım ve şu an neresinden başlamak lazım bilemiyorum. Bu kentte bizim yaşımızdaki insanların çoğu Kocaelispor’un aşığıdır. Bununla birlikte belki bir tezat ama ne kadar Kocaelispor aşığı insan varsa bir o kadar da kırgını vardır. Ancak bu kırgınlık Kocaelispor’un markasına değil de ziyadesiyle idarecilerinden kaynaklı kırgınlıklardır. İşte bu kırgınlıklardan dolayı da Kocaelispor’u ayağa kaldırabilecek yapıdaki insanları bir türlü bir araya getiremezsiniz. Bu gün ki yazımı da hafta sonu yapılacak olan Kocaelispor kongresini düşünerek yazmak istedim. Doğrusuyla, yanlışıyla yaşananları aklımda kaldığınca kaleme dökmeye çalıştım. Amaç bir suçlu ya da kahraman aramak değil elbet ama konu Kocaelispor ve onun başkanlığı olunca insan uzun süre susamıyor.

Nerede o eskiler?

1966 yılından bu yana Kocaelispor’dan birçok başkan geldi geçti. İçlerinde efsane olanları da vardı, hikâye olanları da, bu işe yüreğini, gönlünü koyanları da vardı, isim, marka, makam sahibi olmak için gelenleri de. Eyvallah bu işler son derece normal. Siyasette de böyle değil mi? Devlet için çalışanlarla cebi için çalışanlar karışmadı mı? Bu gün yaşananların birçoğu da bu yüzden yaşanmıyor mu? İşte Kocaelispor için de zaman içerisinde bu gibi durumlar yaşandı. Sahte paralarla Kocaelispor başkanlığına aday olmaya kalkanlar da oldu, dibin dibinden aldıkları Kocaelispor’u şaha kaldıranlarda. Bir ara kent siyasetçilerinin de izlediği yanlış yollar yüzünden o kadar ucuz isimler Kocaelispor başkanlığına oynadı ki aklıma gelince bile içim acıyor. İşte o dönemlerde hep gönül kırıklıkları yaşadık. Çok üzüldük. Mekânları Cennet olsun İnşallah işte öyle dönemlerde hep aradık Rahmetli Mehmet Sadık Efe’leri, Rahmetli İbrahim Küçükörs’leri, Rahmetli Mehmet Yalaz’ları. Allah ömürlerine bereket versin İsmail Kalkandelen’leri, Sefa Sirmen’leri.

Siyasete bulaşan Kocaelispor

Sonra bu işler iyiden iyiye siyasileşmeye başladı. Sefa Sirmen’in İzmit Belediye Başkanlığı ile başlayıp, İzmit Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile devam eden süreçteki Kocaelispor Başkanlığı belediye imkânlarının kentin takımı adına kullanılması ile siyaset ucundan bucağından Kocaelispor’un içerisine girdi. Çünkü belediye imkânları ile Sefa Sirmen’in Kocaelispor üzerinden kendisine prim yaptığını iddia ediyorlardı. Kim bilir belki doğruydu, belki yanlış ama o dönemlerde inanılmaz günler yaşattı Kocaelispor taraftarlarına. Aklımız hala o günlerde değil mi hepimizin. Amaç yine o başarılı günleri yakalamak değil mi?

Sefa Sirmen’in belediye başkanlığını bırakıp milletvekili olduğu dönemi ile başlayan süreçte belediyeyi eline geçiren Ak Parti Kocaelispor’u genel olarak Sefa Sirmen’in takımı olarak gördüğü için uzun bir süre elini ayağını Kocaelispor’dan çekti. Hatta çekmekle de kalmadı, alternatif bir takım olarak Körfez FK’yı çıkartmayı hedefledi, olmadı tabi ki. Çok yazdım bunu, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan partisinin Kocaeli mitinginde çok net bir şekilde Ak Parti yöneticilerine ‘Kocaelispor’u Süper lige çıkartın’ mesajını verdiği halde o zamanın Başbakanı Sayın Erdoğan’a konu başka şekilde aktarıldı ve o dönemlerin Ak Parti yönetimi konuyu yokmuş hükmünde değerlendirdi.

Bahri Yavuz ile başlayan umutlar

Kalkıp bu satırlardan Kocaelispor tarihi yazacak değilim elbet ama konunun gelişme sürecini biraz anlatmam gerekiyordu. Sonrasında bir anda Kocaelispor’un tribünlerinden gelen, kentte geniş bir kesim tarafından tanınan, söylemleri ve planları ile Kocaelispor’un uzun süreden bu yana hasret olduğu bir başkan profili çizen Sevgili Kardeşim Bahri Yavuz ortaya çıktı. Bu benim gibi düşünen birçok insan için son derece keyifli ve doğru bir hareketti. Hepimiz elimizden geldiğince desteklemeye çalıştık Sevgili Bahri Yavuz’u. Kendi adıma söylüyorum bunu ki, tek bir telefonu ile Kocaelispor’un birkaç açılışında mikrofonu elime alıp tek kuruş almaksızın sahada sunuculuk yaptım. Birkaç Kocaelispor kongresinde büyük bir keyifle söz alarak Sevgili Bahri’nin doğru isim olduğunu dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Bana göre şahane bir yönetim kadrosu ile yola çıktı. Çok iyi işler de yaptılar bu kadro ile birlikte ancak bir süre sonra en yakınındaki insanlar tek tek gemiden ayrılmaya başladılar. Allah yüreğimi biliyor her defasında ayrılan insanlara kızdım kendi içimden ki çoğu kardeşimizdi. Sebebi şu ya da buydu bilemiyorum ama bir süre sonra iklim kente farklı yansımaya başladı.

Herkesin büyük bir heves ile beklediği ve kentin büyük bir kesiminin de Sevgili Bahri başkanın yanında olduğu KEV süreci ile bana sorarsanız yükseliş yerine bir gerileme süreci başladı. Evet Kocaelispor bu gün belki de ülkenin en az borcu olan takımlarından bir tanesi ama bu takım ve bulunduğu yer kent insanının hiç de arzuladığı bir yer değil. Üstüne üstlük Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile yapılan KEV tesisleri satış anlaşmasına rağmen değil. Yine söylüyorum evet Kocaelispor yarın daha büyük borçların içerisinde kalmamak için yapılabilecek belki de en doğru hareketi yaptı ama bu kime ve neye göre doğruydu tartışılır bir hal aldı.

Çorumspor maçı ve istifa

Gelelim bu güne. Kocaelispor öyle bir eşiğe geldi ki tam bıçak sırtıydı. Bir tarafı cennet, diğer tarafı cehennem. Çorumspor ile deplasmanda öyle bir maça çıktık ki yürek dayanmaz. Bu çocuklar Çorumspor’u kendi evinde yenip geldiler. Kocaelispor’un yeni stadında oynanacak olan rövanş karşılaşması Kocaelispor taraftarları için rakip takımı o sahadan amiyane tabirle sağ çıkartmayacak bir maç haline gelmişti. Stat tıklım tıklım doldu ve Çorumspor bizi 3-0 yendi. Tabi tribünler yıkıldı, umutlar tükendi derken küfür kıyamet taraftar yönetimi istifaya davet etti. Yapamadınız kardeşim dedi bir nevi. Yeter artık, bırakın gidin dedi. Bahri Yavuz gibi tribünleri bilen, Kocaelispor’u ve taraftarını ezberlemiş birisi bu tepkinin ne anlama geldiğini biliyordu aslında. Bu güne kadar harcanan bütün emekler boşa gitmişti. Keşke o gün istifa etseydi Bahri Yavuz. Etseydi de bu gün yeniden ve yeni bir ekiple listesini çıkartıp yürüyebilseydi. Etmedi. Yönetimi içerisinden daha o gün istifa edenler oldu ama Bahri Yavuz etmedi.

Tamam mı, devam mı?

Gelelim son birkaç haftaya. Sevgili Bahri Yavuz önce tamam artık yokum dedi. Sonra arkasından sosyal medya üzerinden Yaşar Kemal’in dizeleriyle devam edeceğini ima eden bir yazı paylaştı. Tabi bu arada kentte devam etmesini isteyenler ve istemeyenler diye iki gurup oluştu. Bu paylaşımın üzerinden 2 gün geçmedi ki Sevgili Bahri Yavuz kongrede aday olmayacağını söyledi. Hatta artık tribünlerde sizlerden birisi olacağım dedi. Keşke Çorumspor maçı sonrasında duygusal davranmayıp gerekeni yapmış olsaydı. Çok emek verdi, çok çabaladı, çok çalıştı ama yıprandı, belli konularda tükendi, çıkmaza girdi. İstediği desteği buldu ya da bulamadı tam olarak bilemiyorum ama hedefi bu değildi.

Şimdi kentte insanlar hafta sonu yapılacak kongrede Bahri Yavuz’un yeniden aday olacağını konuşuyorlar. Bana sorarsanız olmayacak ve olmamalı da. Bu açıklamaları yaptıktan sonra yeniden aday olursa yeni bir yanlışın içerisine düşmüş olur. Bence yeni seçilecek Kocaelispor Başkanı her kim olursa olsun, kongrede Bahri Yavuz’a teşekkür etmeli ve kongreye katılanlar da Bahri Yavuz’u alkışlayarak yolcu etmeli. Emek veren, çabalayan, çalışan bir başkan olarak akıllarda kalmalı. Gerisi ihtirasa girer.

Üye aidatı ve hazirun listesinden men

Son paragrafta bir sitemimi yazmak isterim. Bunu da çok üzüntü duyduğum için yazmak isterim. Yıllardan bu yana daha önemli bir şey yok ise Kocaelispor kongrelerini kaçırmamaya gayret gösteririm. Ben bu kulüpte Genel Sekreterlik görevi de yaptım, basın sözcülüğü görevi de. Çağırdılar, sunuculuk da yaptım, rica ettiler konuşma da. Gazetemde kardeşimiz olduğu ve bununla gurur duyduğum için de çok yazdım Sevgili Bahri Yavuz’u. Bunların tamamını da beklentisiz olarak yaptım. Bu güne kadar hiçbir beklentim olmadı ne kendisinden, ne de yönetimlerinden. Geçtiğimiz günlerde elime Kocaelispor’un hazirun listesi geçti. Oy kullanacaklar içerisinde adımı göremeyince şaşırdım. Sebebinin aidat ödememe olduğunu ve kentte birçok ismin aynı durumdan mustarip olduğunu söylediler. Eski Başkan Sefa Sirmen’ler, KOTO Başkanı Necmi Bulut’lar, eski yöneticiler, eski futbolcular ve daha birçok ismin yer almadığını öğrendim. Biz hangi Kocaelispor kongresine gelsek, kapıda bekleyen Sevgili Tufan Noyan, Sevgili Sinan ya da Kocaelispor kulüp görevlisi diğer arkadaşlara aidat borcumuzun olup olmadığını sorar, aidat borcumuz var ise ödeyip içeriye girerdik. Tufan, Sinan ve diğer arkadaşlarımız da bunun canlı şahididirler. Kaçırdığım Kocaelispor kongresi var mı inanın bilmiyorum ama aidat borcum olduğu için listede adımın olmaması beni derinden yaraladı. Utandım kendi adıma, üzüldüm. Hani bir telefon alsam, ‘Abi senin şu kadar aidat borcun var’ dense ve ben de ödemesem içim gam yemeyecek ama böyle bir durum da yok. Bunun yanında kongrelere katılmadığı halde, hatta aidat borcunu ödediğini hatırlamadığı halde hala listede ismi görünen arkadaşlarım da mevcut. Bu listenin neye göre belirlendiğini gerçek anlamda merak ediyorum. Bu kırgınlığımı şahıslara yansıtmamak adına da hafta sonunda yapılacak olan kongreye izleyici olarak dahi katılmayacağımı bu satırlardan bildiriyorum. Katılıp katılmamam kim için ne ifade eder ya da etmez bilmiyorum ama ilk kez böyle bir karar aldım ve katılmayacağım. Belki çok uzattım biliyorum ama ben de bu işi Özdemir Asaf’ın bir dizesiyle bitirmek istiyorum ‘Dal rüzgârı affetmiştir ama kırılmıştır bir kere’

Kocaelispor’a sahip çıkan, sahip çıkacak olan, destek isteyen herkese kapım sonuna kadar açık olacak. Kim Kocaelispor’a zerre kadar hizmet ettiyse Allah ondan razı olsun, kim de bu güne kadar Kocaelispor’u kullanarak hakkını yediyse bu hakkı ona Allah sorsun. Hafta sonu gerçekleşecek kongrede kim ya da kimler aday olacaksa dileğim İnşallah Kocaelispor’a gerçek anlamda hizmet edecek insanlardan oluşacak bir yönetim kurarak bu işe başlar. Artık bu takımın da, taraftarının da zaman kaybına tahammülü kalmamıştır. Saygılarımı sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.