Reklamı Kapat

Mekanın Cennet olsun Turan’ım..

İçlerine girdiğimde 80’li senelerdi. Kozluk’ta Kız Meslek Lisesini İstanbul yönüne doğru geçince yolun sonuna doğru sağda kalan bir fırınları vardı. Kozluk Matador Ekmek Fırını. Üç, dört kardeş ve çocukları el ele vermiş bu fırını ve 42 Evlerdeki bir başka fırını birlikte işletiyorlardı. Demir ailesini o zamandan bu yana benim gözümde kökü de, yüreği de sağlam insanlardı her zaman. Allah mekanını Cennet eylesin Rahmetli Ramazan Demir ile arkadaşlığımız sonrasında ve onun vesilesi ile tanıştım her birisi ile. Yıllar yılı Kozluk Matador Ekmek fırınında Ramazan aylarında iftara yakın saatlerde onlarla birlikte tezgahta pide sattım. İçli pide organizasyonlarına destek verdim ya da hiçbir şey yapmadıysam içli pide yaptırmak için her Ramazan ayında yanlarında oldum.

Sımsıcak şahane bir ilişkimiz vardı tüm aile fertleriyle. Onlar beni evlatları yerine koymuştu, ben de onları ailem yerine. Çok şeyi paylaştık birlikte. Çok neşeli günlerimiz oldu ama son 10 -12 senedir çok da acı paylaştık. Şimdi hepsini yazacağım ama bütün içtenliğimle söylüyorum ki daha yazmadan içim yanıyor cayır cayır. Tabi ki hepsine yanıyor ama…

İlk önce İrfan’ım gitti. Mekanı Cennet olsun Rahmetli Yaşar amcanın 5 evladından üçüncüsü. Birden bire gitti. Sebebi, nedeni, niyesi bir kenara ilk olmasından dolayı çok koydu hepimize. Hastaneye cenazeyi almaya gittiğimizde daha sıcaktı İrfan’ım ve o çok koydu bana. Çok ağladık arkasından. Herkes ağladı elbette ama Anne Babaya dokunduğu kadar kime dokunur ki evlat acısı. Rahmetli Yaşar amcam da, Allah ona sağlık versin Fangül annem de mahvoldular. İrfan’ımızı toprağa koyduk, döndük.

Üzerinden yıllar geçti. İş, güç, hayat koşturmacası falan derken bir kısa dönem ilişkilerimiz eskisi kadar yoğun yaşanmadı. Bir gün kulağıma canımın ta içi kardeşim Ramazan Demir’in kalp krizi geçirdiği hatta ameliyat olduğu haberi geldi. Yıkıldım. Ki haberim olmayıp yanında olamadığım için daha bir yıkıldım. Yanına gittim, sarıldık, özlem giderdik, bir daha araları bu kadar uzatmamaya ve birbirimizi habersiz bırakmamaya söz verdik. Sonra bir sabah telefonum çaldı. Ne kötü çaldı. Telefonun ucundaki ses Ramazan’ı kaybettiğimizi söyledi bana. Yıkıldım. Ne çok şey paylaştığım can kardeşiniz gider de üzülmez mi hiç insan. Perişan oldum. Perişan olduk onu tanıyan herkes. Hastane morgunun kapısında çaresiz bir şekilde kardeşimin cansız bedeni ile saatler geçirdik. Sonrası malum. Ah Yaşar amca, ah Fangül anne mahvoldular ikinci kez.

Sanıyorum Mart ayının sonlarına doğruydu, Sabancı Kültür Sitesinde bir oyuna gittik dostlarla. Oyun arasında fuayede kahve içtik. Kafeteryasını Rahmetli Ramazan’ımın emaneti kız kardeşi Vesile kardeşim işletir. Artık birbirimizi ne zaman görsek kaybettiğimiz insanları hatırlatıyoruz maalesef birbirimize. Ne fena bir durum. Canım kardeşim Vesile ile kahve alırken ayaküstü sohbet ettik. Ev ahalisini sordum ki, sormaz olaydım. ‘Yaşar amcam nasıl Vesile? Sağlığı yerinde mi bari’ dedim. Demez olaydım. ‘Nasıl yani?’ diye sordu Vesile ‘Cem abi senin haberin yok mu? Babamı Aralık ayında kaybettik’ deyince kalakaldım olduğum yerde. Haberim bile olmamıştı. Canımın içi Yaşar amcam Mekanın Cennet olsun İnşallah. Evlat acısını daha fazla kaldıramadı belli ki.

Biliyorum yazdığım yazı fena bir yazı ama bunları yazmam lazım. Yazmalıyım ki rahatlayabileyim. Yazmalıyım ki zehir aksın, içime yüklediğim yük kalksın. Acı ya da hüzün sonsuza dek sürecek elbet ama bunu yazmazsam Turan’ıma veda edememiş olurum o zaman.

Artık birçoğunuz biliyorsunuz ki Cuma günleri İstanbul’a ailemin yanına gidiyorum. Bu Cuma da gittim. Akşam saatlerinde katılmam gereken bir toplantıdaydım. Can kardeşim Ümit Gülen Messenger üzerinden mesaj yazmış ‘Abi numaranı yazar mısın?’ diye. Yazdım ama 22.30 gibi müsait olacağımı söyledim. Hakikaten o da beni 22.30 gibi aradı. Klasik telefonda hal hatır sorması sonlarına doğru Ümit’e sesini pek beğenmediğimi, yaramaz bir durum olup olmadığını sordum. ‘Abi senin haberin yok galiba. Rahmetli Ramazan abinin kardeşi Turan’ı kaybettik. Bu gün Cuma namazında cenazesi vardı. Senin sayfanda paylaşmadığını görünce haberin olmadığını anladım’ deyince arabanın direksiyonunda kilitlendim kaldım. Ne söyleyeceğimi bilemedim. ‘Oğlum ne diyorsun sen, bir yanlış anlaşılma falan olmasın. Kesin mi bu haber?’ diye kaç kez sorduğumu hatırlamıyorum bile. ‘Abi gazetelerde bile çıktı haber’ deyince yıkıldım. Birkaç gün önce kalp krizi geçirmiş. Ameliyata almışlar. İyi de geçmiş. Hatta yoğun bakımdan çıkartıp odaya da almışlar yanlış anlamadıysam. Ancak birkaç gün sonra yeniden kalp krizi geçirmiş. Aort damarı duruma dayanamamış. Ameliyata almışlar ama masadan kalkamamış Turan’ım. O şen şakrak cıvıl cıvıl Turan’ım hepimize şaka yapar gibi kopup gitmiş aramızdan. Ne yaptın be Turan’ım. Şimdi kim yapacak bu Ramazanda pideleri bize? Bırak bizi, artık akraba olduğun o Matador fırın bile özlemeyecek mi seni. Neler yazılmaz ki senin için. Hangi birisini yazsam bir diğeri eksik kalır. Mesela biz eksik kaldık Turan’ım. Bir veda edemedik son son. Bir helallik alıp veremedik. Sen bize oradan hakkını helal et, bizden bir zerre sana geçtiyse de Anacığının ak sütü kadar helali hoş olsun tüm haklarımız sana. Tabi ki ömrü veren Allah ve tabi ki verirken sesimizi çıkartmayıp, alırken isyan edecek inançta değiliz Elhamdülillah ama canımız yandı be Turan’ım.

Şimdi 5 kardeşten geriye can kardeşlerim Allah onlara ömür versin İnşallah Halil ile Vesile Demir kaldı. Hepsinin acısı biliyorum ki tarifsizdir. Bizim yüreğimiz bir yanar, onların ki hiç sönmez ama benim içim en çok da Fangül annem için yanıyor. 12 yıl içerisinde 3 evlat ve bir eşi toprağa vermek her babayiğidin harcı değildir. Yüreğinden öpüyorum Fangül annem. Allah sana hayrına olanı versin.

Daha başsağlığına gidemedim evlerine. Bu akşam gideceğim Allah’ın izniyle. Geçmişin bütün ağır yüklerini yükleyip sırtıma Fangül annemin ellerine sarılacağım. Turan’ımın eşi Sevgili Hülya’mın, oğlu Ali Yiğit’imin, Halil’imin, Vesile’min acısına ortak olmaya çalışacağım. Allah yaktığı yerde söndürsün demekten başka söyleyecek tek bir kelime yok. Bulamıyorum da açıkçası.

Demir ailesinin tüm fertlerine sabırlar, canım Kardeşim Turan Demir’e de Allah’ımdan Rahmet diliyorum. Mekanın Cennet olsun kardeşim. Şimdi siz orada daha kalabalık oldunuz. Tanıdıklara selam götür. Hepinizin Nurlarda yatın İnşallah. Amin, Amin, Amin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Zeki - Allah dan cc rahmet kalanlarına sabırlar dilerim

Yanıtla . 0Beğen 15 Nisan 10:05

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (262) 371 53 71
Reklam bilgi