Reklamı Kapat

Kuralsızlığı ödüllendirmemeliydik!

İstanbul’da 8 katlı bir bina çöktü! İçinde halen yaşam mücadelesi veriliyor ama insanlıktan uzak vicdanların yaptığı yorumlar daha da acı veriyor bize nedense…
Vay efendim CHP Belediyesi varmış yönetim de, kaçakmış bu bina?
Allah aşkına ne fark eder ki?! Bina yıkılmış!
İçinde yaşamını yitirmiş canlar var, yaşam mücadelesi veriyor halen birileri…
Anlaşılan o ki sadece bina değil, insanlığımızda yıkılmış bir kez daha!
Vebali kiminse o ödeyecek elbette CHP’si, AKP’Sİ, MHP’si fark eder mi?
81 milyon yaralı var!
Yayın yasağı geldiğine göre bu vebalin asıl sahipleri belli zaten!
“Ama yaşam bu kadar mı ucuz hepimiz için? Mal bu kadar mı candan da öte” demiyoruz hiç birimiz farkında mısınız?…
Sanki her yer güllük gülistanlık da bir suçlu bu belediyeymiş gibi konuşuluyor…
Açın bakın bakalım imar barışına başvuranların sayısına o zaman anlarsınız susmanız gerektiğini belki de…
Sadece belediye mi? Sadece devlet mi suçlu olan?
Hayır, hepimiz suçluyuz.
Sultan Süleyman’a bile kalmayacak bu dünya malının bize kalacağını düşünerek hareket ettiğimiz için suçluyuz.
Öbür dünyaya şu fani dünyadan bir tarak bile götüremeyeceğimizi bilmemize rağmen halen mal da mal diye yırtındığımız için suçluyoruz
Kaçak olsun da benim olsun dediğimiz sürece kaç tane daha can yitireceğimizi bildiğimiz halde, halen bu başvuruları yaptığımız için suçluyuz.
17 Ağustos 1999’u unuttunuz mu bu kadar çabuk? Kaç can yitirdik? Kaçımız sakat kaldık? Kaçımız halen kaybolan evladını arıyor?
Ölüyoruz ya! Mal için…
Ya da siyasi fanatikliğimiz için ölüyoruz…
O benim partimin icraatı deyip yanlış olanı da savunduğumuz için kalıyoruz enkazların altında neden görmüyoruz ki artık bunu?
Ülkemizde imar affı süreci başlatıldı ve hemen hemen herkes bu sürece dâhil oldu. “Oh kurtardık evi” diye sevindi de…
Ama bir gün o evlerin kendi ellerimizle bize mezar olacağını hiç düşünmüyoruz öyle değil mi?
İmar Affı güzel geldi değil mi kulaklarımıza…
İnternetten hemen yaptık başvuruyu…
Telefonla çekilmiş binanın resmini koyduk…
Kaçak kat sayısı girdik…
Bina için en az beş bin ile 60 bin TL arası para yatırdık…
Sonuç?
İçimize içimize, üstümüze üstümüze çöken bina!
3 katı ruhsatlı, diğer kaçak 3 katı da imar affına sokunca bina çökmeyecek miydi sandık?
Yasaları delerek dağ sırtlarına, kıyılara, ormanlara kaçak, denetimsiz, kuralsız yapı inşa etmişlerle toplum değil, siyasi rant "barışıyor" olabilir ama kent suçu işleyenlerle barışan biz olmamalıydık...
Binasını imar mevzuatının gereklerine göre yapmış, ya da yasaya aykırı yapılaşma nedeniyle cezalandırılmış ve para cezasını ödemiş, yapısını yıkmış vatandaşların mağduriyeti ve duyduğu öfkeye geçmiş olsun diye diye…
Yasallaştırılan kaçak yapıların “depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır” diyerek işin işinden bir çırpıda sıyrılan yetkililerin duyarsızlığına göz yuma yuma...
Kuralsızlığı ödüllendirmemeliydik!
Devletin asli sorumluluğu olan vatandaşların can ve mal güvenliğini temin etme sorumluluğunu terk etmesine ellerimizle izin veriyoruz maalesef…
Israrla "İmar affı değil, imar barışı" diyorlar ya, kelime oyunlarına gerek yok…
Adı belli!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (262) 371 53 71
Reklam bilgi