Reklamı Kapat

Siyaset ve seviye

Farkındaysanız birkaç günden bu yana siyaset yazmamaya gayret gösteriyorum. Oysa o kadar çok şey geliyor ki karşıma. Ancak gazetecilik mesleğinin kaderidir ki yazdıklarınız karşınızdakinin algıladığı kadardır, yazdıklarınız okurun kendisine göre bakış açısına göre değer bulur ya da kaybeder. İşte sırf bu yüzden birkaç günden bu yana siyaset yazmamak adına direniyorum.

Öncelikle şunu belirtmem gerekiyor ki, biz gazeteciler haber kaynaklarımızdan, haberin tam da kaynağında yaşayan dostlarımızdan, ağabeylerimizden, büyüklerimizden, kimi zaman da küçüklerimizden önemli bilgiler alıyoruz. Bu bilgiler doğrultusunda da yazılarımızı yazıyoruz. Öyle işkembe-i kübradan sallayarak yapmıyoruz bu işleri. Siyasetle ilgili çoğu bilgi birinci değilse de ikinci ağızdan ulaşıyor bize. Bütün içtenliğim ve samimiyetimle söylüyorum ki bu bilgileri bu arenanın içerisindeki birçok siyasi 9-10’uncu ağızlardan alıyor ki bu bile iyimser bir rakam.

Neden anlatıyorum bunları? Yazdığımız yazıların altına ailelerini tanıdığım çocuklar gaza gelerek yorumlar yazıyorlar. Yine bütün içtenliğimle söylüyorum ki o çocukların aslına bakarsanız zerre kadar kabahati yok. Ancak o çocuklara yalan söyleyerek gaza getiren siyasetçiler için yazdıklarımızın ispatı manasında önümüzde yalnızca 9 gün kaldı. Bu 9 günlük süreç içerisinde hala halkın içerisinde benim dosyam falancanın masasında, o masada yalnızca benim ismim var, filanca senin işin tamam, hayırlı olsun dedi gibi kendisinin bile inanmadığı sözler sarf edenler 9 gün sonra yazdıklarımızın tüm gerçekliği ile karşı karşıya kalacaklar. Bizim isim belirterek yazdığımız yazıların altına küfürlü yorumlar yazanlar kardeşlerimiz de maalesef mahkemelerde hakaret davasından hakim karşısına çıkacaklar.

Bunu yapmaya hiç niyetim yoktu açıkçası. Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Sevgili Nilay Merttürk yapılan yorumları kaldırmak istedi. Hayır asla kaldırmayacaksın, herkesin kiminle anıldığını, kimlerin kimi temsil ettiğini, herkes herkesin seviyesini görebilmeli. Onun için kaldırmayın bu yorumları diye özellikle söyledim kendisine. Bizim çok güzel bir atasözümüz vardır, ‘Kişi kendinden bilir işi’ diye. Eğitim camiasının içerisinden gelmiş insanların çevrelerine yansımaları bu şekilde oluyorsa şayet gerçekten vay bu memleketin haline.

Seviye önemli bir konu bana göre. Siyasetin içerisinde seviyesini koruduğu sürece herkes birbirinin karşısına çıkabilir. Hiç kimse bir diğerini zorla desteklemek ya da biat etmek durumunda değildir. Hatta sevmek zorunda da değildir. Ancak aynı çizgi üzerinde yürüyen insanlar birbirleri ile seviyelerini kaybederek yürümeye başlarlarsa o zaman işin rengi değişir. Bakın çok keyifli bir kıssa ile tamamlayacağım konuyu.

İki inatçı sinek havada karşılaşırlar. Sen mi yol vereceksin, ben mi derken, vuruşmaya başlarlar.
Koskoca gökyüzünde sanki uçacak başka yol yokmuşçasına birbirine giren bu iki sineğin mücadelesini gören bir balarısı yanlarına yaklaşır.
Sineklerden birisi hemen şikâyete başlar:
“Bu sinek benim yolumu kesti, önümden çekilmiyor!”
Öbür sinek atılır:
“Hayır, sen benim önümden çekilmiyorsun!”
Balarısı, yüzünü birinci sineğe dönüp, diğerine de ders olacak şu cevabı verir:
“O sinek senin yolunu kesmişse Allah’ın koca göğünde başka yer mi yok? Durduğun yerde inatlaşıp duracağına, seviyeni yükseltmeye bak.”

Kimi zaman herkesi olduğu seviyede bırakıp seviyeyi yükseltmek gerekir. Hepinize kolaylıklar diliyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ak Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı adayı sizce kim olmalı?