Reklamı Kapat

Teslimiyetçiliğin de bu kadar!!!

Evet, sevgili dostlar…
Başlıkta da belirttiğim gibi teslimiyetçiliğin bu kadarı da fazla. Bu ifadeyi muhalefet partileri için kullandığımı her halde anlamışsınıdır?
İktidara gelmeyi hedeflemiş, kafasına koymuş bir siyasi yapının hedefleri ve ilkeleri olmalı bence. Ancak görüyor ve izliyorum ki benim ülkemdeki siyasi oluşumların amacı iktidar olmak değildir. Küçük olsun benim olsun zihniyeti ile iktidarlarını kendi partileri içerisinde kurup sürdürmektir bizim muhalefetin yapmak istediği.
Ellerinden oyuncakları alınmadığı müddetçe mutlu olan çocuklar gibi parti içi iktidarlarını sürdürdükleri sürece mutludur, bizim muhalefet parti liderleri ve yöneticileri.
Onun içindir ki ülkenin kalkınmışlığı, refah seviyesi, dünya ülkeleri ile olan ekonomik, siyasal ve demokratik konulardaki yarışı, uluslararası ilişkileri, Ensar- Muhacir anlayışına dayalı mazlum ve muhtaç olanlara yardımı, insana maddi unsurları için değil insan olduğu için değer vermeyi, daha sayabileceğimiz birçok hasletleri bünyelerinde yaşatmadıkları sürece başarılı olmak ve iktidara gelmek gibi bir gayeleri de bulunmadığı için en kolay yol olan teslimiyetçiliği ve küçük olsun benim olsun ilkesini benimsemişlerdir.
Şimdi bu girizgâhtan sonra gelelim ne söylemek istediğimize. Sevgili dostlar nerede ise iki aydan fazla bir zamandır ülkemiz yerel seçim atmosferine girmiştir. Yazıl basında köşe yazarları görüşlerini dile getirmekte, görsel basında ülkemizin kocaman kocaman siyasetçileri, akademisyenleri ve yazarları her akşam çeşitli kanallarda açık oturum, panel ve söyleşilerde arzı endam etmekte kimi iktidara, kimileri muhalefete vurmaktadırlar.
Ancak üzülerek belirtmek isterim ki hiçbirisinde ülkenin geleceği ve yarınlarımızın inşasına yönelik en ufak bir tartışma, fikir beyan etme, projeler üretip onlar üzerinde menfi veya müspet görüşleri serdetme diye bir dertleri yok muhteremlerin. Varsa, yoksa reyting peşinde hem TV kanalları hem de oraya çıkan anlı şanlı siyasetçiler ve akademisyenlerin.
Allah aşkına bu ülkede bir darbe kalkışması oldu ve üzerinden nerede ise iki buçuk yıl geçtiği, 250 Şehit verdiğimiz, 2196 Gazimizin bulunduğu bu hain darbe girişimine bile hala ”kontrollü darbe” diyenler ve bunun savunuculuğunu yapanların bulunduğunu ve TV kanallarında ve bazı yazılı basında bunların hala savunulur olduğunu görmek inanın bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak beni derinden yaralamakta ve ülkemin geleceği açısından kaygılandırmaktadır.
Gelelim teslimiyetçiliğimizin teslimine. Sevgili dostlar her gün gazete manşetlerinde, köşe yazılarında ve yerel televizyonlarda seyrettiğimiz şu aday adaylığı ve sonrasında adaylıklarla ilgili uygulamalara.
İktidar Partisinin Belediye Başkan adaylarında aranan ve olması gereken kriterleri baştan belirlemiş ve en yetkili ağızdan kamu oyu ile paylaşmış ve aday adaylarını bu kriterlere göre açıklamaktadır. Bu kriterler hakkındaki görüşlerimizi daha önceki yazılarımızda sizlerle paylaştığım için bir daha tekrarlamayacağım.
Ne yazık ki ülkemde anlamsız bir iktidar muhalefet çatışması hala sürüp gitmektedir. Muhalefet kanadında, olay iktidara gelip , gençlerimiz , kadınlarımız , ülkemizin ali menfaatleri için çalışmak yerine tek bir hedefe kilitlenerek( Recep Tayyip ERDOĞAN ı devirmek) siyaset yapmak artık kronikleşmiş ve muhalefetin gözü başka bir şey görmez olmuştur. Bunun için de muhalefet partileri devamlı birbirlerini yoklayarak bir araya gelmekte bunun formülünü aramaktadırlar. Ancak Muharrem İNCE nin de dediği gibi “ çıktınız yenildiniz, çıktınız yenildiniz” her seçimden sonra bir bahane buldunuz ve yenilginize kılıf aradınız ancak mızrak çuvala sığmadığı için, halkı ikna edecek bir savınız olmadığından siyaseten bir adım ileriye gidemediniz.
Dünya görüşü hiçbir şekilde bağdaşmayan partiler olarak sırf ERDOĞAN düşmanlığı olan ortak noktanızda birleşerek girdiğiniz seçimlerde bile istediğinizi elde edemediniz.
Şimdi bakıyorum yerel seçimlerde aday adayı belirlemede hep beraber bir çıkmazın içerisinde debelenip duruyorsunuz.
Aday göstermek için iktidarın adaylarını belirlemesini bekliyorsunuz. Kendinize olan güveninizi yitirmiş pusuda iktidarın yanlışını bekler olmuşsunuz.
Kendi ilkelerinizi belirleyip bunları hayata geçirecek adayları bulup çıkarmak yerine iktidarın adayları üzerinden hesaplar yaparak seçim kazanma derdindesiniz.
Ez cümle yine iktidarın karşısında “TESLİMİYETÇİLİĞİ” seçmiş bir vaziyette yerel seçimlere hazırlanıyorsunuz, on altı yıldır hep aynı terane, hep aynı bahane, bu işin sonu yine hüsran, yine hüsran.
Kalın sağlıcakla sevgili dostlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan ARIKAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ak Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı adayı sizce kim olmalı?