Reklamı Kapat

Ak Partideki iç savaş

Her şey zamanında güzel diye bir söz vardır bilirsiniz, önümüzde herkesi ilgilendiren bir yerel seçim olunca gündemin neredeyse tamamını o seçim kaplıyor. Başkanlık, belediye meclis üyeliği, muhtarlık derken memlekette metre kare başına düşen aday sayısı günden güne artıyor. Herkes bir yerlere aday. Daha doğrusu şimdilik aday adayı. Ancak işin bir de enteresan boyutu var ki, muhalefet partilerinin ve iktidar yanlısı partilerin adaylarından ziyade hemen herkes Ak Partinin aday adaylarını konuşuyor. Tabi ki bizde öyle.

Karmaşanın içerisinden çıkıp, şöyle bir geriye çekilip konuya dışarıdan baktığınızda Ak Paktili her belediyenin koltuğuna yine Ak Partili bir dolu aday adayı var. Bunun birkaç sebebi olabilir ki ilki aday adayları mevcut başkanın yönetiminden memnun değillerdir. Ben daha iyi yönetirim iddiasıyla yola çıkarlar. Makul bir sebep olabilir ama ben bunun çok da düşünüldüğünü sanmıyorum. Bir başka sebep mevcut belediye başkanı bu işi eskisinden çok daha iyi bir hale getirdi ki hamallığı bitti şimdi birileri gelip ekmeğini yeme zamanı. Neden olmasın diye düşünülebilecek bir sebep. Bir üçüncüsü aday adayı olan belediyelerde rant o kadar yükseldi ki, herkes o rantı ele geçirmenin peşinde. Ki Ak Parti merkez yönetimi de zaman zaman bunu teyit ederek dile getirdi. Mızrak çuvalı aştı demediler ama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın metal yorgunluğu sözü ile aslında direkt bu konuyu dile getirdiği hemen herkes tarafından biliniyor. Bir başka sebep de sanıyorum aday olamayacağını ya da yapılmayacağını bildiği halde aday adayı olmak ki sonrasında belediye meclis üyeliği, belediye başkan yardımcılığı gibi görevlere yatay geçiş yapmak.

Şimdi tüm bunları gözümüzün önüne getirip aklımızda tutarsak Ak Partili belediyelere bunca Ak Partilinin aday adayı oluşu aslında kafalarda soru işaretleri de oluşturuyor. Demek Ak Partinin içerisindeki kişilerin birçoğu mevcut yönetimlerden memnun değiller. Ya eksik buluyorlar, ya da bazı fazlalıklar. Fazlalıklardan kastımızda yukarıdaki paragrafta adı geçen mızrak çuval ilişkisi kaynaklı. Çünkü bu insanlar salt parti menfaati ve vatan memleket kent sevdalısı olsalar, doğruluğuna inandıkları bilgilerini partilerinin mevcut belediye başkanları ile paylaşır ve vatandaşın, milletin kazanmasını sağlarlardı. Oysa bu gün mevcut aday adaylarının birçoğu alttan alttan da olsa birbirlerine ciddi manada sallıyorlar. Birçoğu direkt isim vererek ‘Şayet o olursa ben bile oy vermeyeceğim’ diyebilecek kadar net konuşuyorlar. Peki madem bu adam bu kadar yanlış bir adamdı, düne kadar neden yanına giderek yüzüne yanlışını söyleyip, doğrusunu anlatarak destek olmadınız diye sormazlar mı insana.

Durum öyle bir noktada ki Mart ayındaki seçimlerde sandığa muhalefeti koymayıp yalnızca Ak Partili aday adaylarını soksalar kıyasıya bir seçim olur ki, o seçim konuşmalarını düşünmek bile çok enteresan geliyor insana. Birbirlerini eleştirirken ortaya neleri koyacaklarını düşünmek acı ama ilginç geliyor. Ortalık bildiğiniz yangın yerine döner. O zaman adama sormazlar mı madem bunları biliyordun da bu günü neden bekledin diye. O zaman adama demezler mi aynı partinin, aynı yönetimlerin, aynı çatının altında olduğun bu insanlar madem bunları yapıyordu sen neden karşılarında durmadın. Buna gücün yoksa bu gün o koltuğa nasıl aday oluyorsun demezler mi?

Evet memlekette demokrasi var, evet seçmek ve seçilmek yaşı tutan herkesin hakkı ancak Ak Parti gibi ülke yönetimini 16 senedir elinde bulunduran bir partinin belediye başkan aday adaylarının sayılarının bu kadar çok oluşunun demokrasi ile çok bağlantılı olduğunu Allah var düşünmüyorum. Tabi ki fotoğrafa önce kendi kentim ile ilgili bakıyorum. İl Başkanı Sayın Eryarsoy’u gerçek anlamda severim. Değerli bir kardeşimizdir ancak sanıyorum öyle ya da böyle bu işe müdahil olmak durumunda. Çünkü henüz aday adaylıklarını açıklamadıkları halde, bu süreç içerisinde bizim beldemiz Kartepe’de de dâhil olmak üzere aday adaylığını hala düşünme sürecini yaşayanlar sağda solda aday oldukları makamlar için, o makamlarda oturanlar için öyle şeyler söylüyorlar ki, bu kendilerine kazanç sağlama çalışmaları Ak Partiye korkunç zarar veriyor. Üstüne üstlük birbirlerine salvolar yapan bu insanlar birbirlerini yakinen tanıyan insanlar. Birlikte çalışmış, aynı kurumda, aynı kurullarda, aynı çatı altında bir araya gelmiş ve hala da gelen insanlar. Durum madem bu insanların anlattıkları kadar vahim o zaman Ak Partinin durumu onların anlattığı fotoğraftan bakınca gerçekten de çok vahim.

En yukarıdaki Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden başlamak kaydıyla en düşük mevcutlu belediyelerin başkanlarına kadar konuşulan ve anlatılanların çoğunu Ak Partili aday adayları anlatıyorlar. Hem de öyle şeyler anlatıyorlar ki yenilir yutulur cinsten değil. Onlar anlatmaktan çekinmiyorlar ama bizler yazınca sevilmeyen, istenmeyen gazeteciler konumuna getiriliyoruz. Bir anda toplumun önüne bizleri atıveriyorlar.

Bakalım 12 Kasım’a kadar durumu göreceğiz. Aday adaylarının netleşmesini bekleyip değerlendirmeyi sonrasına bırakacağız. Ancak yukarıda yazdığımız tespitler önemli tespitler. Vatandaşın kafasında bununla ilgili gerçek manada çok soru işareti var. Bu duruma bir çözüm üretilmezse Ak Partideki bu iç savaş en azından bizim şehrimizde kendi kendisini bitirecek.

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Cem ŞAKOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ak Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı adayı sizce kim olmalı?