Sağlam, “Maraş katliamı insanlık adına tarihe kara bir leke olarak geçmiştir”

Maraş Katliamı’nın yıl dönümü için düzenlenen anma programda konuşan Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başaknı Birol Sağlam, “Tıpkı Sivas gibi, Malatya gibi, Çorum gibi, Ankara ve Gazi katliamları gibi Maraş’ta da planlı ve organize bir katliam gerçekleştirildi. Maraş katliamı insanlık adına tarihe kara bir leke olarak geçmiştir” dedi

Büyütmek için resme tıklayın

1978 yılında Maraş’ta resmi rakamlara göre 120 Alevi vatandaşın katledildiği Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirinler Kocaeli’de anıldı. Katliamın yıl dönümünde; İzmit’te  Belediye İş Hanı’nda bulunan dernek binasında gerçekleştirilen anma programına, TMMOB İKK Sekreteri Murat Kürekçi, İzmit Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Erol, sendika ve partilerin temsilcileri, dernek üyeleri katılım sağladı.  

“PLANLI BİR KATLİAM”

Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam programda yaptığı konuşmada, “Bildiğiniz üzere 19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında Kahramanmaraş’ta Alevilere dönük devletin gözü önünde katliam gerçekleştirildi. Maraş katliamının üzerinden 43 yıl geçti.  Tıpkı Sivas gibi, Malatya gibi, Çorum gibi, Ankara ve Gazi katliamları gibi Maraşta da planlı ve organize bir katliam gerçekleştirildi. Maraş katliamı insanlık adına tarihe kara bir leke olarak geçmiştir.  Kerbeladan bu yana bu kadim coğrafyada bir çok katliamla karşı karşıya kalmıştır  Aleviler. Ancak bizler Hüseyni duruşumuzdan taviz vermeden mücadelemize devam edeceğiz. AKP hükümeti cemevleri konusunda son dönemde yeni bir açılım yapmak istiyor. 

“CEMEVLERİ İBADETHANEDİR”

Kamuoyuna yansıyan bilgiler dahilinde Cemevlerinin; kültür merkezi statüsünde değerlendireceklerini, elektrik ve su harcamalarının devlet tarafından karşılanacağını, dedelere maaş verilmesi gibi düşüncelerin iktidarları süresince Alevileri hiç tanımamış, ya da tanımak istemezmiş gibi davranışları gösterenlerin son samimiyetsizliği de bu yaklaşımdır. Cemevleri Alevilerin ibadethaneleridir. Diğer ibadethanelere tanınan imkanlar ve imtiyazlar cemevlerine de tanınmalıdır. AİHM Türkiye’de cemevleri statüsü üzerinden Alevilere ayrımcılık yapıldığı hususunda karar vermiştir. İktidar olarak taleplerin karşılanması ve AİHM kararlarının uygulanması konusunda sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Cemevlerimiz sadece inanç merkezi olarak değil aynı zamanda sosyal ve kültürel anlamda toplumumuzun gelişmesine hizmet eden bir mekandır. Bizler kimsenin dilinden, dininden, mezhebinden, cinsiyetinden dolayı aşağılanmadığı, ayrımcılığa uğramadığı, daha güzel bir geleceğin inşası için  mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“MÜCADELE EDECEĞİZ”

Sağlam’ın ardından Dernek Başkan Yardımcısı Fadime Günsel tarafından basın açıklaması okundu. Okunan açıklama şöyle: “1978 yılında Maraş’ta yaşanan ve resmi rakamlara göre 120 denilen ne yazıkki daha fazla kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin ise yaralandığı Maraş Katliamının üzerinden 43 yıl geçti. Yaşanan bu katliam, basit bir “Alevi-Sünni” düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar alçakça yapıldı. Noktasına, virgülüne kadar hesaplanmış, planlı ve örgütlü bir saldırıydı ve 7 gün süren katliama hiçbir müdahalede bulunulmadı.Sorumlular cezalarını çekene kadar mücadele edeceğiz. Bu halka,  24 Aralık 1978 tarihin de Maraş’ta neler olduğunu anlatacağız, anlatmaya da devam edeceğiz.Siyasal nedenlerle körüklenen alevi-sünni ayrılığınınKahramanmaraş’tagerginliği tırmandırdığı bir dönemde, 19 Aralık'ta kentteki sinemalardan birine patlayıcı madde atıldı.Bombalama eyleminin karşı görüşlü kişiler tarafından yapıldığını ileri süren kalabalık sağcı bir grup CHP il merkezine, PTT ve Töb-Der  (Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği) binalarına saldırdı. 21 Aralık’ta öğle saatlerinde Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi.

“ELLERİNDE ÜÇ HİLALLİ BAYRAKLAR”

22 Aralık’ta öğretmenlerin cenazeleri kaldırılırken büyük olaylar oldu. Cenazelerin getirildiği camide bulunan bir grup, ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engellerken bir yandan da cenaze törenine katılanların camileri ateşe verdiği söylentisi kentin sünni mahallelerine hızla yayıldı. Bunun üzerine harekete geçen silahlı  ve sopalı kalabalık gruplar Kahramanmaraş ‘ın alevi mahallelerine saldırdılar. Nazi Almanya’sından alınan yöntemler ile daha önceden evleri işaretlenen Alevilerin, devrimci-demokratların evlerine,  ellerinde üç hilalli bayraklar ile “ Yaşasın Türkeş” diye bağırarak,  dinci gericilerin ve sivil faşistlerin makinalı tüfekler ile  4 gün süren katliam boyunca, resmi rakamlara göre 111 kişi öldü, 176 kişi yaralandı, 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi. Resmi olmayan beyanlara göre ise ölü sayısı 500'e yakındır.19 Aralık 1978’de Maraş’ta sinemaya bomba atarak provokasyon yaratmak isteyen kişinin Ökkeş Kenger olduğunu sonradan ismini değiştirerek Ökkeş Şendiller adıyla MHP’den milletvekili olduğunu anlatacağız,  anlatmaya devam edeceğiz.

“HAMİLELERİN KARINLARINI DEŞEREK”

Peki ne değişti o günden bu güne? Hakkını arayanlara ve adalet isteyenlere yönelik, yok etme ve öldürme arzusunun, insanlık dışı bir hırsla devam ettiği topraklarda yaşıyoruz. Maraş katliamının faillerinin cezalandırılmaması Çorum’u yaşattı. Ardından bu topraklar Sivas’ı, Gazi’yi, Roboski’yi, Suruç’u, Ankara’yı gördü. Bu saldırılar faili meçhul kaldığı sürece bir yenisi eklenmeye devam edecek. Mafyalar etrafa tehditler savururken, hakkını arayan madenciler yerlerde sürüklendiği sürece bu topraklara adalet gelmeyecek. ‘Oruç tutmak, namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır’ diyen Bağlarbaşı camii imamı Mustafa Yıldız zihniyeti, hala aramızda gezdikçe bu topraklara huzur gelmeyecek. Çocuklara oyuncak götüren gençleri katledenlere ‘öfkeli gençler’ dendiği sürece, bu ülkeye umut gelmeyecek.Olaylar sırasında hiçbir önlem almayan ve sadece izlemekle yetinen dönemin Maraş Emniyet Müdürü, daha sonra içişleri bakanı olan Abdülkadir Aksu’nun talimatıyla gözaltına alınanların anlattıklarından,  bıçaklar ile insanları nasıl kestiklerini, hamile kadınların karınlarını deşerek aldıkları bebeklerini sopaların ucuna takarak gezdiklerini, kadınlara tecavüz ettiklerini, çocukların gözleri önünde babalarının nasıl öldürüldüklerini anlatmaya devam edeceğiz.Maraş katliamı ile ilgili, 1991 yılına kadar süren davada, 804 sanık yargılanmış, 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1 ila 24 yıl arasında cezalara çarptırılmıştır. Ancak bu cezalar ya sanıklar cezaevinden kaçırılarak ya da uygulanmayarak etkisiz hale getirildi

“HER ALANDA VAR OLACAĞIZ”

1991 yılında çıkartılan kanunla da düşürülmüştür.Maraş katliamı kitle hareketinin en yüksek olduğu dönemde gerçekleştirildi.  Bu daha sonra gerçekleştirilecek olan Çorum, Malatya, Sivas gibi katliamların da başlangıcıydı. Tüm bu katliamların sorumluları hesap vermemek ve kendilerini güvenceye almak için sıkıyönetimler ilan etmiş halen de etmeye devam etmektedir.Laik, demokratik, özgür bir ülkede eşit haklarla, eşit koşullarda, barış içinde, birlikte, bir arada yaşama inadından vazgeçmeyen bizler;demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin, hukukun üstünlüğünün yeşermesini istediğimiz bu coğrafyada katliamlarla yüzleşmenin şart olduğunu düşünüyoruz.Bizler Maraş’ta kocasına “Beni sen öldür, onların eline bırakma” diyen Ümmühan Doğan’ı, parçalandıktan sonra kazana atılıp, yakılan 14 yaşındaki Ali Tıraş’ı, karnında 8 aylık bebeğiyle katledilen Esma Suna’yı, kendi düğün gününde öldürülen Mehmet Ali’yi, Sivas’a türküleri ve semahlarından başka bir şey götürmedikleri halde yakılarak katledilen otuz üç canımızı, Ankara’da barış istedikleri için katledilen canları da, katledenleri de, bu katliamlara seyirci kalanları da unutmadık.Akıtılan bunca kanın hesabı sorulana kadar, her alanda var olacağız. Bu ülkedeki farklı inanç ve kültürlere mesafe koymadan, ötekileştirmeden, bu kan gölüne çevrilmiş topraklara barış, eşitlik ve adalet gelene kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

25 Ara 2021 - 12:16 - Kent Kulisi



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.