Reklamı Kapat

İYİ Partili Kocaağa; "Önemli olan başın değişmesi değil, düşüncenin değişmesi"

İYİ Parti Kartepe İlçe Yöneticisi Ahmet Çetin Kocaağa sosyal medyadan, 31 yıl öncesinden verdiği örnekleme ile bugüne ders verir nitelikte bir paylaşım yaptı. Paylaşımında Asgari ücretten tutunda, sistem ve Eşme'ye kadar her konuya değinen Kocaağa emekçilerin varoluş mücadelesini de adeta ortaya koydu

Kocaağa paylaşımında şu ifadelere yer verdi;

"Bu gün 22 ARALIK 2020 ..Çalışanların büyük bir bölümünün gözü kulağı ASGARİ ÜCRET tespit komisyonundan çıkacak kararda olacak. Sonuç ve rakam ne olursa olsun tarafları memnun etmeyeceği bir gerçek.
Bundan 31 yıl önce 22 ARALIK 1989 tarihine dönüp , o gün neler söylemişiz , o günden bu güne değişen ne olmuşa bakmak istedim.
Ankara D.S.İ. toplantı salonunda HAK-İŞ Konfederasyonunun delegesi olarak katıldığım 6. olağan genel kurulda o tarihin protokolüne bir göz atalım. Hükümeti temsilen ; DEVLET Bakanı Mehmet KEÇECİLER , DEVLET Bakanı Galip DEMİREL , Çalışma ve Sosyal güvenlik bakanı İmren AYKUT ..Muhalefeti temsilen ; S.H.P. Genel başkanı Erdal İNÖNÜ , M.Ç.P. Genel başkanı Alpaslan TÜRKEŞ, R.P. Genel Başkanı Necmettin ERBAKAN , I.D.P. Genel başkanı Aykut EDİBALİ , İ.P. Genel başkanı Ferit İLSEVER , D.Y.P. Genel başkan yrd. Esat KIRATLIOĞLU ..
Hak-İş genel başkanı Necati ÇELİK açış konuşmasını bitirir bitirmez, divana verilen bir önerge kongrenin alışıla gelmiş seyrini değiştirir. Önerge siyasi protokolden önce bir işçinin sorunları ve tespitlerini içeren konuşma yapmasını ve siyasi protokolün birbirlerini dinlemeden salonu terk etmemelerini talep etmektedir. Divan başkanı tarafından önerge oylanır ve genel kurul tarafından kabul edilir.İktidar ve muhalefet temsilcileri artık bloke edilmiştir.
Şimdi o kürsüden neler söylemişiz bazı bölümlerine bir göz atalım..
" Bizler yani bordro mahkumları tabir edilen işçiler veya adı da batan ORTA DİREK , ülke ekonomisinin düzelmesini beklemekten başka çaremiz olmasına yok ama , ne hikmetse bilinmez ! Mantar biter gibi milyoner değil ,artık milyonların da adı kalmadı MİLYARDERLER türedi. Biz çalışanlar milyonlar ,milyarlar isteyecek kadar AÇ GÖZLÜ değiliz Hem de VERGİ KAÇIRACAK kadar serbest değiliz "
" Peki bizler ne istiyoruz ? İşten eve dönerken yeterince yorulmuş vücudumuzla ,bakkaldan, kasaptan ,manavdan ,ev sahibinden kaçabilmek için koşarak dünya rekoru kırmak istemiyor, alnımız açık ,başımız dik ,onurlu, gururlu ,borçları ödenmiş evde bizi bekleyen ailelerimize elleri dolu dönmek istiyoruz."
" Bizler çalıştığımız iş yerlerinde temiz hava solumak ,meslek hastalığına yakalanmamak ,emekli olur olmaz Allah rahmet eylesin dedirtmemek istiyoruz."
" Tv izlerken ;, Tabi ki Amerikan polis dizilerini , Meksika aile dramlarının yanı sıra dört yayın kanalı bulunan televizyonun hiç değilse bir kanalından ay da bir defa işçi sağlığı ,iş güvenliği programlarını ,işçi sorunları ve sendikal sorunları dile getiren forum programları izleyebilmek istiyoruz."
" Eğer bizler Devlete vergimizi aksatmadan veriyorsak, Anayasanın ilgili maddesinde SEÇME ve SEÇİLME hakkına sahip isek ,devletin tüm hizmet ve imkanlarından yararlanmak her halde en doğal hakkımızdır. Şu anki İKTİDAR partisine OY vermedi diye bir toplumun bir yerleşim biriminin cezalandırılması her halde af edilmez bir hatadır. Zira yaşadığım belde mahalli belediye seçimlerine girmiş, bu seçimler sonunda muhalif partilerden bir kazanmıştır. Seçim öncesi tüm proje çalışmaları tamamlanmış ve 1500 adet beton elektrik direği gelmiş bir belde olan EŞME'nin 1300 adet elektrik direği seçim sonrası başka yerleşim birimine nakledilmiştir.
Şimdi soruyorum Eşme halkının suçu Anayasanın seçme ve seçilme hakkını kullanması mı ? Bizler bu ve bunun gibi demokratik haklarımızı kullandığımızdan dolayı CEZALANDIRILMAK istemiyoruz "
" Kişilerin değer yargıları değişiktir . Sözlerime başlarken protokol sıralamasında değişiklik yaparak başladım. Bence inanarak , güvenerek yöneticilerine oy veren ve hüsrana uğrayan ,ezilen kitle daha değerlidir. Bizler ,çalışanlar AMİR ,oy vererek seçtiklerimiz memurdur."
İşte bu sözler o gün görevde olan BAKANLARIN ,muhalefet temsilcilerinin GÖZLERİNİN içine baka baka söylenen sözler.. 8.Cumhurbaşkanı Turgut ÖZAL için 1990 lı yıllarda ki mitinglerde atılan en etkili slogan " ÇANKAYA NIN ŞİŞMANI ,İŞÇİ DÜŞMANI "idi.
Şimdi günümüzü bir göz önüne alın..Bir işçi ,işçi temsilcisi değil milletvekillerine bile BAKANLAR karşısında 40 SANİYE konuşma hakkı veriliyorsa bunun sorumlusu sizlerin YETMEZ ama EVET demeniz midir acaba.?
Partilerin adı değişse de , yöneticileri değişse de , rejim, sistem DÜZEN değişse de değişen bir şey olmadığı açık. Önemli olan BAŞIN değişmesi değil, BAŞINIZIN içindeki DÜŞÜNCENİN değişmesi mi gerekiyor diye kendinize sorun bakalım.

22 Ara 2020 - 16:36 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kartepe Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kartepe Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.