Yaşamak mı, yaşıyormuş gibi yaşamak mı?

Yaşıyoruz, yaşıyoruz da yaşadığınızı kaçınız hissediyorsunuz?..

Kaç gün,

Kaç saat,

Kaç dakika daha yaşayacağımızı bilmeden; kaçınız hissediyorsunuz yaşadığınızı?

***

Esen rüzgarın kaçınız farkındasınız?

Bakın günler uzadı; fark ettiniz mi?

Yavaş yavaş doğa uyanmaya başladı. Çiçekler ufak ufak filiz vermeye başladı.

Okunacak yeni kitaplar rafları, izlenecek filmler salonları doldurdu.

Mesela bu yazıyı okuyabiliyorsanız, sağlığınız da yerinde ise ne güzel yeni bir güne başlamışsınız...

Yaşamak güzel şey de hissetmek çok daha güzel bir duygu.

Hissederek yaşamak;

Her anı her saniyeyi iliklerimize kadar hissederek yaşamaktan bahsediyorum...

***

Mesela ben dışarı çıkmak için hazırlanırken arkadaşlarım ve ailem sinir olurlar.

Onları çok çok seviyorum da boşuna kızıyorlar.

Keyif alıyorum yaşadığım her anımdan, ardımdan kimse kovalamıyorsa…

Sakin sakin kahvemi içmek müziğimi dinlemek biraz şarkılara eşlik etmek bana keyif veriyor...

Yaşadığımı hissediyorum.

Yemek sofraları kurmak en sevdiğim şey, kimilerine göre deli işi gelse de o harika sofraların etrafında sevdiklerimle oturmak sohbet etmek gülmek, yaşadığımı hissettiğim anlardan biri...

***

Yaşadığımı hissettiğim anlar listesi yapsam çoğu kişi çıldırdığımı düşünebilir

çok az uyuyarak sürdürdüğüm hayatımın her anında ben hissediyorum yaşadığımı

Sizde deneyin bunu belki daha azını deneyin ama keyif alın her anınızdan çünkü asla bir sonraki ana erteleyecek kadar uzun bir hayatımız yok.

Bu cümle bir köşeniz de hep yazılı dursun dursun ki okuyun durun düşünün...

Osho diyor ki, “Sadece farkında olduğun oranda canlısın. Sadece nefes aldığın için canlı sayılmazsın.”

Farkına varın güzelliklerin hatta çirkinliklerin de farkına varın ki oran kurulsun

denge sağlansın. İyilikleri gördüğümüz kadar kötülükleri de görerek hissederek nefes alın

yaşayın farkına varın.

Sadece nefes alıp veren değil yaşamayı hisseden canlılarız.

İliklerinize kadar hissederek yaşayın yaşatın kalan günlerinizi...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hande VAROL - Mesaj Gönder


Array
(
    [id] => 171
    [site_id] => 64
    [facebook_id] => 
    [twitter_id] => 
    [google_id] => 
    [email] => hande-varol@kartepe.daktilo.com
    [activated] => 1
    [activated_at] => 
    [last_login] => 
    [first_name] => Hande
    [last_name] => VAROL
    [slug] => hande-varol
    [nick_name] => 
    [show_real_name] => 0
    [company] => 
    [avatar] => /users/171/avatar.jpg
    [profile_img] => /users/171/profile.jpg
    [province] => 
    [gender] => 
    [nth] => 9999999
    [disallow_comments] => 
    [company_name] => 
    [company_invoice_address] => 
    [company_phone] => 
    [company_fax] => 
    [company_email] => 
    [company_website] => 
    [company_vd] => 
    [company_vn] => 
    [facebook_page_url] => 
    [facebook_profile_url] => 
    [created_at] => 2016-12-29 16:58:57
    [updated_at] => 2017-01-24 11:19:46
    [deleted_at] => 
    [other_entries] => Array
        (
            [0] => Array
                (
                    [id] => 1212639
                    [oid] => 
                    [devid] => 
                    [pool_id] => 
                    [site_id] => 64
                    [user_id] => 170
                    [author_id] => 171
                    [type_id] => 1973
                    [province_id] => 
                    [county_id] => 
                    [notification_id] => 
                    [view_file] => 
                    [tag] => 
                    [text_on_img] => 
                    [coordinates] => 
                    [mode] => 
                    [status] => published
                    [date_1] => 
                    [date_2] => 
                    [extra] => {"cover":"","top_cover":"","featured":""}
                    [person] => 
                    [params] => 
                    [published_at] => 2017-07-11 15:30:00
                    [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00
                    [created_at] => 2017-07-11 15:55:35
                    [updated_at] => 2017-07-11 15:55:35
                    [deleted_at] => 
                    [urls] => Array
                        (
                            [tr] => /makale/1212639/hande-varol/kucuk-bir-otobus-macerasi
                        )

                    [url] => /makale/1212639/hande-varol/kucuk-bir-otobus-macerasi
                    [content] => Array
                        (
                            [id] => 7867194
                            [site_id] => 64
                            [src_id] => 1212639
                            [src_type] => Entry
                            [language_id] => 1
                            [title] => Küçük bir otobüs macerası
                            [description] => 
                            [body] => 

Başta söylemek istiyorum şehrimin insanının gözünü güler yüzünü seveyim.

Bursa'ya geleli üç ay oldu, hala alışabilmeye uğraşıyorum. Eski semtlerine, küçük eski kökenli esnafına bayılıyorum.
Muradiye'de kahve içmeyi, şehrin ışıklarını koza hanın o içimi ısıtan yerlerinde alışveriş yapmayı, yorulunca avlusunda dinlenmeyi seviyorum.

Ama bir çok şeyini hala sevemiyorum.
Saygı ve görgü kuralları tamamen yok.
Kimseye bir şey soramıyorsun, cevap verme gereği duymuyorlar. Hayat sadece kendi etraflarında dönüyor.

Bugün ilk defa şehir otobüsünü kullandığımda bunu çok daha iyi gözlemledim.

İlk başta otobüsün şöförü benim önümde duran ve 'terminale gider mi?' diye soran üç Roman insanı (ki çok tatlılardı) haşladı.
'Yukarı yürüyün, yukarda bekliyceksiniz buradan binmeyin' dedi.
Ki binecekleri araba kendisiydi ve bineceksiniz dediği yer son durak. Kendi de 20 dakika ara verecek ve devam edecek.
'Madem bu araça bineceklerdi insanlara niye yanlış bilgi verdiniz? dediğimde.
Cevap acınacak bir cevap!


"Yürüsünler!"

Ne diyebilirim ki, ben bu insana ne anlatabilirim.

Araç yavaş yavaş dolmaya başlarken karşı koltuğuma bir bayan oturdu.

Yan koltuğa da eşyalarını dizdi.
Ve otururken koltukta bırakılmış gazeteyi yere attı.
İlk on saniye durdum baktım düşürdü herhalde alır dedim ama niyeti yoktu.
Eğildim aldım.

İncilerim mi? A yok canım dökülmedi!
Onun da dökülmezdi kimsenin dökülmez. Dünyamız için faydalı, geleceğimiz için iyi, biraz da güzel güzel yaşayabilmemiz için birşeyler yaptığında kimsenin incileri dökülmez!

Bir saat süren yolculuğumuzda gözlerimin gördükleri yüreğimi acıttı, kalbimi sızlattı.

Yol boyu çantalar koltukta, teyzeler ayakta seyahat edecekti ki, çenem durmadı müsade etmedim.
İki kişilik koltuğu bir adam işgal etti, hayır yine durmadı çenem. Toplandı yanını paylaştı.

Niye dursun ki benim çenem. Bu gibi durumlarda kimsenin durmasın. Saygı ve görgü bazı toplu alanlarda gerekirse zorla öğretilmeli.
Yaşken eğilememiş ağaçları olgunlaştığında budamak gerekli.

Ve herkesin herkese saygı duyması gerekli.

Büyürken babamın en sevdiğim cümlesi 'kimseyi sevmek zorunda değilsin ama herkese saygı duymak zorundasın'

Çok doğru katılıyorum.

Bir küçük şehir içi yolculuğu gün geçtikçe bencilleşen dünyamızın halini daha iyi anlamama yetti de arttı bile.

Benden de küçük bir tavsiye. Sevin insanları ki içiniz soğumasın ısınsın hayata karşı...
Saygıyıda sakın eksik tutmayın.

[body_format] => rich [alt] => [slug] => kucuk-bir-otobus-macerasi [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-07-11 15:55:35 [updated_at] => 2017-07-11 15:55:35 ) ) [1] => Array ( [id] => 1211943 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 170 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => [county_id] => [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => {"cover":"","top_cover":"","featured":""} [person] => [params] => [published_at] => 2017-07-04 23:53:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-07-05 00:01:19 [updated_at] => 2017-07-05 00:01:19 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/1211943/hande-varol/ya-oldugun-gibi-gorun-ya-gorundugun-gibi-ol ) [url] => /makale/1211943/hande-varol/ya-oldugun-gibi-gorun-ya-gorundugun-gibi-ol [content] => Array ( [id] => 5984525 [site_id] => 64 [src_id] => 1211943 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol [description] => [body] =>

Kelebekler kadar ömrünüz varken aslında neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruzsunuz bu hayatı...Çok gülen insanların tuhaf olduğunu düşündüğünüz gibiKarşılıksız iyilik gördüğünüzde acaba neden yaptılar diye düşünerek harcıyorsunuz vaktiniziOysaki hepiniz karşılıksız sevgiyi ilk dünyaya geldiğiniz de yaşadınızAnneleriniz kuzgun gibi yavrucaklarını şahin gördü tarifsiz bir şekilde hepinizi sevdi.Sonra ne ara girdi bu paronayaklık insan oğlunun içine.Etrafımda en çok bundan rahatsız oluyorum artık.Karşı komşumda evet anahtarım var dünya tatlısı evet yeni tanıdım belki ama umrumda değil.Evet bana göre herkes çok iyi Ayşe'de iyi Fatma'da iyi Hasan Hüseyin'de iyi herkes iyi.Neden mi?Çünkü ben kötülük nereden gelecek diye düşünerek yaşayamam.Vaktimi acabalar ile harcayamamBelki bir gün kalan ömrümün tek bir saniyesini bile gülmeden geçiremem.Bazı cümleler vardır asla öylesine söylenmemiş yaşanarak öğrenilmiş hiçbir şey yapamazsan bu hayatta acabalara düştüğünde aç kılavuz yap.Sevgide güneş gibi ol,dostluk ve kardeşlikteakarsu gibi ol,hataları örtmede gece gibi ol,tevazuda toprak gibi ol,öfkede ölü gibi ol,her ne olursan ol,ya olduğun gibi görün,ya göründügün gibi olSen olduğun gibi ol niyetini belli et bırak hayatta başına gelecekleri uzatılan elleri gör ve tut geri çevirme.Çok konuşana gevezeNeşeli olana garipDeğerlerini savunup yolunda gidene saf demeKimseye yorum yapma ama bol bol dinle sonra bol bol da anlatAnlat ki elbet bir gün anlaşılırsınPaylaş her anını büyüsün senin olan dünyanın sınırlarıVar mı kurduğun sevgi bağları dışında ve sevgi saçtığın anlar dışında geçtiğin tüm yollardan yanına kar kalan...Kaldıysa kelebekler gibi bir gününüz bilemezsiniz ki bilseniz kıymet bilirdiniz.Ama bilmiş sayın siz bu seferlik güzellikler ile doldurun bol bolda yer açın izin verin sizi bekleyen güzelliklereKalpten inanın güzel günler yakın.Renkli haftalar...

[body_format] => rich [alt] => [slug] => ya-oldugun-gibi-gorun-ya-gorundugun-gibi-ol [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-07-05 00:01:19 [updated_at] => 2017-07-05 00:01:19 ) ) [2] => Array ( [id] => 1205852 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 170 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => [county_id] => [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => {"cover":"","top_cover":"","featured":""} [person] => [params] => [published_at] => 2017-06-28 14:31:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-06-28 14:43:31 [updated_at] => 2017-06-28 14:43:31 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/1205852/hande-varol/zoru-sevmek-hayati-kolaylastirir-bazen ) [url] => /makale/1205852/hande-varol/zoru-sevmek-hayati-kolaylastirir-bazen [content] => Array ( [id] => 4052616 [site_id] => 64 [src_id] => 1205852 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => Zoru sevmek hayatı kolaylaştırır bazen [description] => [body] =>

Yeni bir hayat kurmak mı zor, yoksa alışkanlıkları bırakarak yola devam etmek mi?

Bu ara kafamdaki soru hep bu. Bu hayatta zor olan ne?

Hiç düşünmeden hesapsızca yaşamak mı, yoksa hesaplara boğularak günlerini doldurmak mı zor...

Gidenleri uğurlayıp arkasında el sallayarak hayatın temposuna kaldığın yerden devam etmek mi zor...

Defalarca tökezlediğim yerden tekrar tekrar sınanarak tüm pozitifliğimle yaşamak mı zor...

Hayatın tüm kötü yanlarını üst üste kutulara koyup bir odaya kapatıp kapısını da hayat sevgisi ile kilitlemek mi zor.

Özlem mi zor yaşadığın şehre, anne kucağına, yoksa yeni insanları anlamak mı zor...

Her gün daha çok şaşırarak insanların kalplerinin körlüğüne, inadına sevmek mi zor...

Bir sürü zor olan şey kafam da yankılandı yankılandı koca bir yankı oldu.

Var mıydı peki bunun bir sonu ya da bana bir faydası

Neyin şımarıklığıydı bu ve bu ne lükstü böyle.

Neyin şikâyetiydi...

Tam olmasa da kısmen istediğim hayatın içindeydim.

Bugüne kadar tüm zorlukları başarmış tek yenilgisi babası olan ben şimdi yeni yenilgiler mi ekleyecektim hayatıma...

Tabi ki eklemeyecektim...

Zor olan her şey güzeldir bunu içten kabul ettim.

Hayatım benim hayatım ve mutsuzluk için sebep yok.

Mutlu olmam içinse sebep çok

Hepimizin aslında çok sağlıklı bir bedenlerimiz varken, zor olan her şey gün gelir güzel anılar olur...

Kararan kalpleri aydınlatmak için vaktimiz var...

Mutluluk saçmak için de kocaman gülen yüzümüz var

Bir de içinde hep iyilik barındıran bir kalbimiz olduktan sonra

Zorluklara gülüp geçilir bu hayatta...

Hepinizin Geçmiş Bayramı Kutlu Olsun. Sevgilerimle…

[body_format] => rich [alt] => [slug] => zoru-sevmek-hayati-kolaylastirir-bazen [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-06-28 14:43:31 [updated_at] => 2017-06-28 14:43:31 ) ) [3] => Array ( [id] => 106531 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 170 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => 41 [county_id] => 554 [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => {"cover":"","top_cover":"","featured":""} [person] => [params] => [published_at] => 2017-05-01 11:42:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-05-01 11:44:52 [updated_at] => 2017-05-01 11:44:52 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/106531/hande-varol/nisanimiz-var ) [url] => /makale/106531/hande-varol/nisanimiz-var [content] => Array ( [id] => 621992 [site_id] => 64 [src_id] => 106531 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => Nişanımız var [description] => [body] =>

30.04.1986 annem ile babamın evlilik tarihi 29 yıl imrendiğim Harika bir aşk yaşadılar. Hep el ele gezdiler hiç kavga ettiklerini görmediğim gibi onları hiç ayrıda görmedim.

Bir gün eğer doğru kişi karşıma çıkarsa ben de o tarihte olsun isterdim hep.

Ki o gün geldi.

İçim heyecanlı

İçim kıpır kıpır

İçim buruk

İçim Özlem dolu

30.04.2017 nişan tarihim oldu

Beni seyrettiği yerden biliyorum ki mutlu olduğumu gördükçe Babamın da içi mutlu ve huzurlu.

Sol yanımda eli hep omuzumda desteği hep içim de...

Gururla seyrediyor biliyorum kurduğumuz küçük mutlu dünyamızı...

Yaşadığımız her anımızda huzur hissettiğim eli hiç bırakmamak için atacağım adım da huzur diliyorum kendim için...

Küçük şirin mütevazı bir hayat

Gülen yüzler

Bol kahkaha diliyorum kendime

Küçük şirin mobilya atölyemiz de yorgunluk kahvelerimiz birer yaşlı olana kadar devam etsin, sevgimizi kattığımız işlerimizin her gün çoğalmasını diliyorum.

Size de varsa sevdiğiniz Elini hiç bırakmamanızı

Küçük her şeyi hayatınızda küçük olarak bırakmanızı

Gözlerinizi güldürebilene ellerinizi ısıtabilene sahip çıkmanızı

Ve bol kahkahalı haftalar dilerim...

[body_format] => rich [alt] => [slug] => nisanimiz-var [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-05-01 11:44:52 [updated_at] => 2017-05-01 11:44:52 ) ) [4] => Array ( [id] => 106042 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 170 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => 41 [county_id] => 554 [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => {"cover":"","top_cover":"","featured":""} [person] => [params] => [published_at] => 2017-04-24 10:34:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-04-24 10:36:52 [updated_at] => 2017-04-24 10:36:58 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/106042/hande-varol/icim-disim-bahar-benim ) [url] => /makale/106042/hande-varol/icim-disim-bahar-benim [content] => Array ( [id] => 618512 [site_id] => 64 [src_id] => 106042 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => İçim dışım bahar benim [description] => [body] =>

İçim dışım hep bahar benim

Nedeni belli olmayan hep çiçek açmış ağaçlarım var içim de

Belki de doğuştan

Belki sonradan öğrendiğim

Çok büyük bir altın kuralım var.

Mutluluk her yerde ve sizin ile, yeter ki bakmayı bilsin ve istesin insan

Bu haftaki durağım Tirilye oldu.

Küçük bir sabah kaçamağı, yoğun olan işlerimden bir nefes arası vermek istedim.

Ben genelde çok bilinen ve meşhur olan yerlere hafta içi gitmeyi eskiden beri çok seviyorum.

Yoğunluk az, görsellik çok daha güzel oluyor bana göre...

Ve gerçekten çok güzeldi.

Tarihi yapısı, havası, yol boyu sana eşlik eden denizi

Keyifli ve huzurlu bir gün geçirmeniz için tam da aranan yer Tirilye

En tepe de çamlı kahve kahvaltı için belirlediğimiz yerdi ki hislerim yine beni yanıltmadı.

Manzarasına hayran kaldım sakinliğine resmen vuruldum.

Masamıza yerleştik ve kahvaltılarımızı söyledik çok kısa bir sürede her şey hazırdı.

Nasıl işler, keyifli miziniz diye sorduğumda ise

‘Abla iyi ki bugün geldiniz, hafta sonu iğne atsanız yere düşmeyecek kadar kalabalık oluyor’

Ya bak işte ben boşuna demiyorum ne varsa hafta içi gezilerin de var.

Resimlerimi çektim içime huzur verenlerin arşivime attım.

Gerçekten taze ve özenilerek hazırlanan kahvaltımı yaptım.

Kahveme manzara eşlik etti.

Güneşli bir cuma gününden daha ne istenebilir ki...

Planlarınıza bir Tirilye gezisi ekleyebilirsiniz ve emin olun pişman olmazsınız.

Sadece çok mutlu

Huzurlu

Keyifli olursunuz...

Hayat yakalanan mutlu anlardan ibaret, yakalamayı istersen de o mutlu hayat senin...

Ben yakaladım

Darısı isteyenlerin başına...

Mutlu haftalar...

[body_format] => rich [alt] => [slug] => icim-disim-bahar-benim [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-04-24 10:36:52 [updated_at] => 2017-04-24 10:36:58 ) ) [5] => Array ( [id] => 105146 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 170 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => 41 [county_id] => 554 [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => [person] => [params] => [published_at] => 2017-04-18 10:06:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-04-18 10:08:28 [updated_at] => 2017-04-18 10:08:28 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/105146/hande-varol/seyyah-oldum-bu-alemdekonyanin-etli-ekmegi-adananin-cigeri ) [url] => /makale/105146/hande-varol/seyyah-oldum-bu-alemdekonyanin-etli-ekmegi-adananin-cigeri [content] => Array ( [id] => 612050 [site_id] => 64 [src_id] => 105146 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => Seyyah oldum bu alemde..Konya'nın etli ekmeği, Adana'nın Ciğeri [description] => [body] =>

Cumartesi sabahı hafta sonu için yaptığımız Adana planı için harekete geçtik.

Gürkan'ın motor sevdası sağolsun.

Biraz uzun bir yolculuk olacaktı ama heyecan vericiydi çünkü gitmekle bitmeyen yollarda görülecek bir sürü güzellik vardı benim için...

İlk durağımız bir marketti abur cubursuz bir yolculuk düşünülemezdi tabi ki de geçtiğim tüm güzellikleri seyrederken ağımızımda asla boş durmamalıydı.

Sevgili arkadaşım Gürkan her ne kadar Hande sen bunları kalorilerini biliyormusun çok sağlıksız diyerek beni bu yoldan döndürmeye çalışsada dönmedim ki pişmanda asla değilim.

İkinci mola kahvaltı içindi arabadaki şahıslar sabredemedikleri için kahvaltımızı İnegöl'de Özdilek'te yaptık.

Tekrar yola koyulduk pırıl pırıl güneşin eşliğinde yaklaşık dört saat sonra Konya'daydık.

Önce göreceğimiz motorun sahibini tam bir saat bekledik

Bu arada boş kalmadık sokak hayvanlarını besledik bir alana bırakılmış bir sürü köpek yaşam alanlarını, hayatlarını mahvettikleri yetmediği gibi birde bencilce devam ediyor insan oğlu hayatına. Bakın ve görün hiç değilse bir kap mama sırtlarına yapışan karınlarını doyuracak, biraz neşelenip oyun oynamalarını sağlayacak.

Sonrasında motorun sahibi geldi bizi Konya'nın bir köyüne götürdü ne işim olurdu benim motor ile fotoğraf makinamı aldım ve şirin bir köy evinin camlarındaki çiçekleri çekmeye başladım.

Tabi içeriden bir teyze çıktı

Korkuttuysam özür dilerim ama çiçeklerinizin resmi çekilmeye değer demem yetti.

'Gel kızım gel bak burada da var, onlarıda çek' dedi. İçi yüzüne ve hatta yaşadığı hayata yansımıştı teyzemin.

Çiçek bahçesiydi evi ve kalbi.

Sonrasında motor beğenilmedi ve yola devam...

Etli ekmeği meşhur olan bir şehri asla es geçmezdim.

Biraz internet araştırmalarım sonuçu bu işi iyi yapanların arasında Cemo diye bir yer keşfettim yolumuz uzun vaktimiz kısaydı.

Navigasyonda hedefe 14 dakikam olduğu söyleniyordu ki hemen telefona sarıldım.

Önce bamya çorbası olup olmadığını teyit ettim ve sonra üç kişi olacağımızı ve yolumuzun uzun olduğunu 14 dakika sonra orada olacağımız ilettim ismimi aldılar ve hepsi bu.

14 dakika sonra Etli Ekmekçi Cemo'daydık.

İçeri girip telefon açtığımı söylediğim anda 'Hande hanımın masası hazır' dedi beyefendi ve hazırdı.

Mekan tıklım tıklım ama insanlar biz zaten iyiyiz sarhoşluğunda asla değiller.

Gerçekten yediğim herşey harikaydı ama tuzu biberi insani ilişkiler oldu.

Tavsiyedir yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

Artık Adana'ya kadar durmak yoktu.

Yavaş yavaş batan güneşi ve geçip giden yolları izleyecektim.

Ki izledim ülkemde güzel şeyler olduğunu gördüm.

Konya yolunda ve sonrasında Torku her yeri ağaçlandırıyor adım başı Torku ağaçlandırma sahası tabelası var ne güzeldir ki keşfetmişler

Kök salmanın iyilikten geçtiğini...

O tabelalar içimi huzur doldurdu düşündüm hayal ettim böyle böyle eminim güzelleşecek dünya...

Ve sonunda Adana...

İlk gördüğünüz de cidden şaşıracaksınız inanılmaz yüksek binalardan oluşan modern ve gösterişli bir yapısı var. Benim ilk Adana seyahatim ve hayal ettiğim Adana'dan çok farklı geldi.

Biraz bekledikten sonra motorun sahibi geldi.

Saat 22:30 onu takip etmemizi istedi ki kısa bir yolculuktan sonra kebapçının önündeydik.

Yemek yemeden salmam sözünü yol boyu aradığımızda kurmuştu ama bu kadarını beklemiyorduk.

Gittiğimiz yerin ismi kebapçı İsmail bu grup tamamı bir motor hastası ve o şekilde tanışmışlar o kadar içten ve samimiler ki hayranlık uyandıracak kadar var.

Kebaplara gelecek olursak tek kelime ile enfes gerçekten. Tek kebap mı, salataları ayranı bu konuda Master yapmışlar adeta.

Çay kahve kebap derken saati ilerlettik sabah 7:30 da buluşmak için kalktık. Çünkü Adana'da saat 8 de çiğerler bitermiş işe giderken insanlar börek poğaça değil çiğer yermiş. Bence Harika bir alışkanlık Adana'da yaşasam hemen uyum sağlarım...

Ve saat 7:30 önümde şişlere dizili ciğerler soğanlar lavaşlar. Şimdi kimse sabah yedi buçuk ıyyy falan demesin enfeslerdi enfes...

Ben sürekli yemekle fotoğrafla Kahve ile meşgulken motoru da aldık...

Dönüş için yola çıktık.

Kısa ama bol lezzetli oldu benim için

Tek bir eksik ile Nevşehir'i 150 km geçip, daha Nevşehir'e var zanneden biz, meşhur tavacı Mustafa'yı arayıp tavaları hazırlatmaya başlayıp kendimiz gaza getirmek yerine navigasyona bir zahmet baksaydık bu hayal kırıklığı ile bitmeyecekti seyahatim...

Olsun bana da Nevşehir'e gitmek için bahane Lazımdı.

Dünyanın tüm güzelliklerini görmek için var gözlerimiz ellerimiz ayaklarımız sağlıklı iken hop bir oradayız bir burada...

Bol mutlu haftalar...

[body_format] => rich [alt] => [slug] => seyyah-oldum-bu-alemdekonyanin-etli-ekmegi-adananin-cigeri [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-04-18 10:08:28 [updated_at] => 2017-04-18 10:08:28 ) ) [6] => Array ( [id] => 104192 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 170 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => 41 [county_id] => 554 [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => [person] => [params] => [published_at] => 2017-04-10 09:59:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-04-10 10:01:26 [updated_at] => 2017-04-10 10:01:26 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/104192/hande-varol/guzelliklere-sahip-cikmak ) [url] => /makale/104192/hande-varol/guzelliklere-sahip-cikmak [content] => Array ( [id] => 605669 [site_id] => 64 [src_id] => 104192 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => Güzelliklere Sahip Çıkmak [description] => [body] =>

Hep güzellikleri seviyoruz da sevdiğimiz şeylerin güzel kalması için ne kadar çaba sarf ediyoruz acaba? Bu soruyu bir sorun kendinize... İş hayatımı noktaladığım bu günlerde ilk durağım İznik oldu. Sonra Adana, Kars, İzmir olarak devam edecek etmesine ama gördüğüm güzellikler ile başlamak isterdim yazıma hayalim o yöndeydi. Ama insanoğlunun acımasızlığını gördüm çıktığım yolda. Hunharca harcadığımız güzelliklerimizi gördüm. Hepimiz bayılıyoruz su kenarlarına, yeşilliklere. Hele bir de pazar günüyse instagramlarımız doluyor bu yeşilliklerde çekilmiş resimlerimiz ile. Bunun arka planı, peki farkında mıyız mahvettiğimiz güzelliklerimizin bizim yarınlarımız olduğunun!! Aslında bizden sonraki nesillere bırakılacak en değerli şeylerin nefes alabileceğimiz alanlar olduğunun farkında mıyız? Yalova'dan İznik yoluna saptığımızda İznik'e gidene kadar yemyeşil bir yol ve dere eşlik ediyor size. Bir de o günü birlik piknikçilerin ve her yeri beton yığınına çeviren inşaat firmalarının çöpleri eşlik ediyor yanında bonus olarak. Böyle mavi çöp torbaları pet şişeler tuğla beton çöpleri gözünüze gözünüze giriyor. Tüm pisliklere rağmen doğa çiçekler açmış dere gürül gürül akıyor ama nereye kadar devam edecek direnmeye biz insanoğluna... Yarın direnemediğinde bize, çocuklarımızın elini tutup nerelere gideceğiz, nasıl nefes alacağız, onlara nasıl bir açıklamada bulunacağız. Bir durup düşünmek bir bakmak etrafına ben ne yapıyorum. Ve bu yaptığım şeyin sonucu ne olacak Bu soruları sorup cevaplamak gerek. Tekrar görebilmek için yeşillikleri çiçekleri dereleri Sahip çıkacağımız tüm güzellikler bizim. Ve bizden sonra yetişen neslin bencil olmadan yaşaması ise hepimizin elinde. Ve elimizdeyken tüm bu güzellikler henüz yok olmamış ve bizim ile beraberken sahip çıkabilmek İnanın en kolayı. Zor olan ise kaybettikten sonra bir daha asla geri getiremeyecek olmamız. Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın. Gabriel García Márquez Hepimiz bir dünyayız ve sıradan değiliz ve tüm bu sahip çıkacağımız güzellikler dünyamızın parçası... Güzellikler için de mutlu haftalar...

[body_format] => plain [alt] => [slug] => guzelliklere-sahip-cikmak [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-04-10 10:01:26 [updated_at] => 2017-04-10 10:01:26 ) ) [7] => Array ( [id] => 103737 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 176 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => 41 [county_id] => 554 [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => [person] => [params] => [published_at] => 2017-04-03 09:44:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-04-03 09:46:18 [updated_at] => 2017-04-03 09:46:18 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/103737/hande-varol/kork-benden-bahar-icimdeki-kelebekler-havalandi ) [url] => /makale/103737/hande-varol/kork-benden-bahar-icimdeki-kelebekler-havalandi [content] => Array ( [id] => 602182 [site_id] => 64 [src_id] => 103737 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => Kork benden Bahar, içimdeki kelebekler havalandı [description] => Kork benden Bahar, içimdeki kelebekler havalandı [body] =>

Kuşlar gibi kanatlanarak özgürlüğe adım atabilmek ne güzel şey

İçinde kelebekler uça uça devam edebilmek hayata

Tüm güzellikleri keşif ederek yaşamak

İçindeki mutluluğu emen şeylerden kurtulabilmek

Seni sen yapan değerleri elinden almalarına izin vermeden yaşamını sürdürebilmek

Ne güzel şey istediğin gibi nefes alabilmek

Aldığın nefesin sadece senin olduğunu ve o nefesi nasıl alabilmen gerektiğine karar verebilmek ne güzel şey

Uyanabilmek senin olan hayata mutlu gözler ile yapacak planlarının olması

Hatta yetişememek o planlara ama yine de çabalamak ne güzel şey

Artık bir muhasebeci değilim!

Sabahları beni alan bir servisim olmayacak

Aybaşı hesapları ay sonu hesapları kdv'ler beyannameler olmayacak hayatımda

Daha istemediğim bir sürü şey olmayacak

Çok önceden verdiğim ama uygulayamadığım bir karardı aslında

Almakta zorlandığım değil ama uygulamaya geçmekte zorlandığım bir karardı.

Harika bir ailenin kızı olduğumu beni tanıyan herkes bilir

ki ben bu şansımı her zaman söylüyorum.

İstemediğim hiçbir şeyi asla yapmamam gerektiğini ve içimdeki mutluluk ışığını asla söndürmemem gerektiğini sürekli bana söyleyen bir ailede büyüdüm.

Aldığım her karara saygı duyularak ve desteklenerek büyüdüm.

Şimdi yeni hayatım ve kararlarımla 30’lu yaşlarıma az bir zaman kala

İstediğime karar verdiğim hayat ile devam ediyorum yoluma

Nerede neler ile karşılaşırım

Zor günlerim olur mu

Hayallerim gerçek olur mu bilmiyorum...

Bildiğim şeylerde var tabi ki...

İçimdeki mutlu kız özgür oldukça mutlu

Ben ürettikçe mutluyum

Tasarladıkça başardıklarımı gördükçe mutluyum

Kişiler ile değil işim ile kendim ile uğraştıkça mutluyum

Sevdikçe insanları sevgi dolu gördükçe mutluyum

Ve çok inandığım bir söz

Güzel günler sana gelmez sen onlara koşacaksın

Ben güzel günlere koştukça mutluyum.

Ne kadar zamanım var bu hayatta asla bilmiyorum ve bilmiyoruz.

Kaç sabaha daha açarım gözlerimi bilmiyorum.

Bunun yanında

Daha çokbisiklete binmek istediğimi biliyorum

Okuyamadığım kitaplarımı okumak istediğimi biliyorum

Çiftliğimize gidip ağaçlarımızla toprağımızla uğraşmak istediğimi biliyorum

Çadırımı alıp tüm göllerin kenarında yıldızlar ile uyumak istediğimi biliyorum.

Fotoğraf makinamı alıp bir gün uyanamadığım bir sabah olursa geride harika fotoğraflar bırakmak istediğimi biliyorum.

Gidebildiğim tüm denizlere gidip derinliklerine dalmak tüm o mavi güzellikleri görmek istediğimi biliyorum.

Daha çok insan dinleyip yeni hayat hikâyeleri öğrenmek istediğimi biliyorum.

Ben en çokta mutlu olmak istediğimi ve nasıl mutlu olacağımı biliyorum.

Ve yolum mutluluksa ben hep mutluyum.

İki tür nokta var

Biri önüne ve ardına bakar,

Biri ardına bakmaz,

Ardını noktalar.

Özdemir Asaf

Mutlu haftalar...

[body_format] => rich [alt] => [slug] => kork-benden-bahar-icimdeki-kelebekler-havalandi [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-04-03 09:46:18 [updated_at] => 2017-04-03 09:46:18 ) ) [8] => Array ( [id] => 103270 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 176 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => 41 [county_id] => 554 [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => [person] => [params] => [published_at] => 2017-03-27 09:47:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-03-27 09:49:18 [updated_at] => 2017-03-27 16:19:47 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/103270/hande-varol/musfik-kenterden-masallar ) [url] => /makale/103270/hande-varol/musfik-kenterden-masallar [content] => Array ( [id] => 599227 [site_id] => 64 [src_id] => 103270 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => MÜŞFİK KENTER'DEN MASALLAR [description] => MÜŞFİK KENTER'DEN MASALLAR [body] =>

Gece yatağıma uzandığımda uyumadan önce kitap okumayı müzik dinlemeyi çok severim sanki o an gün tamamlanmış gibi geliyor bana...

Bir de Müşfik Kenter'den masallar ve şiirler dinlemeye bayılırım.

Gözümü kapatıp dinlerken başka başka dünyalara geçişler yapıyorum.

Adeta büyülüyor beni sesi, ne yorgunluk kalıyor ne negatif bir his içimde

Söylediği her cümleyi, kelimeyi belki aslında daha önce yüzlerce kezduymuşumdur ama Müşfik Kenter söylediğinde bir anda anlamları canlanıyor gözümde birer birer...

Gecen gece Müşfik Kenter'in seslendirdiğiAndersen'denmasalları dinleyerek uyumak istedim.

Kaydı açtım, başucuma koydum yavaş yavaş gözlerim kapanacak uykuya dalacaktım.

Ta ki....

Kibritçi kız masalını anlatmaya başlayana kadar.

Aslındaben bu masalı daha önce defalarca

Okumuştum...

Dinlemiştim...

Uzandığım yerden kalktım ve sesini biraz daha açarak sonuna kadar nefes almadan dinledim bu masalı, sanki ilk defa duyduğum bir masalmış gibi...

Masal bittiğinde sabaha kadar son paragrafı yankılandı beynimde ve sonraki günlerde de...

''Sabahın erken saatlerinde sokaktan geçenler küçük kızı bir evin köşesinde otururken gördüler. Al al olmuş yanakları ve dudaklarında bir gülümsemeyle, yılın son gecesinde donarak ölmüştü. Yeni yılın ilk sabahı, onun küçük bedeni üzerine doğdu; hemen hemen hepsi yanmış bir tomar kibritle orada öylece oturuyordu zavallıcık. “Isınmak istemiş!” dedi herkes. Ama onun ne güzel şeyler gördüğünü, kibrit alevinde ne düşler gördüğünü kimseler bilemezdi ki.''

Çocukken bize okunan ve büyüdüğümüz de bizim defalarca okuduğumuz bu masal aslında hep farkında olmamız gereken gerçekler ile bitiyordu.

Yaşadıklarımız acısı ile tatlısı ile bize özeller dışarıdan görülen ve düşünülenler aslında sadece birer yorum...

İçinde neler yaşandığını bilmediğimiz hikâyelerin kahramanları ilan ediyoruz hepimiz kendimizi, acımasız eleştiriler yapıyoruz birbirimize karşı

Evet evet ben de yapıyorum bazen!

Aslında yapmamız gereken belki de

Müşfik Kenter'den bir masaldinleyip

Biraz durup düşünmek

Ve öz eleştiri yapmak...

Öz eleştiri güzeldir.

Olgunluk ve iç huzur sağlar yapabilene

Mutlu haftalar...

[body_format] => rich [alt] => [slug] => musfik-kenterden-masallar [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-03-27 09:49:18 [updated_at] => 2017-03-27 16:19:47 ) ) [9] => Array ( [id] => 102596 [oid] => [devid] => [pool_id] => [site_id] => 64 [user_id] => 170 [author_id] => 171 [type_id] => 1973 [province_id] => 41 [county_id] => 554 [notification_id] => [view_file] => [tag] => [text_on_img] => [coordinates] => [mode] => [status] => published [date_1] => [date_2] => [extra] => [person] => [params] => [published_at] => 2017-03-21 14:03:00 [unpublished_at] => 0000-00-00 00:00:00 [created_at] => 2017-03-21 14:18:20 [updated_at] => 2017-03-21 14:18:20 [deleted_at] => [urls] => Array ( [tr] => /makale/102596/hande-varol/saygisiz-mi-gorgusuz-mu ) [url] => /makale/102596/hande-varol/saygisiz-mi-gorgusuz-mu [content] => Array ( [id] => 596373 [site_id] => 64 [src_id] => 102596 [src_type] => Entry [language_id] => 1 [title] => Saygısız mı, görgüsüz mü? [description] => [body] =>

Leman Sam hepimizin aşk acısına sevgilerine heyecanlarına dokunan harika kadın

Salı akşamı şehrimize geldi.

Büyük bir heyecan ile konserine gittik. Kendisine inanılmaz hayranlığım vardır. Hayatta daha çok görmek istediğim kadın modeli. Güçlü, kendinden emin, düşüncelerinin dimdik arkasında, alabildiğine özgür ve saygılı.

İzlemekten o kadar keyif aldım ki demek isterdim ama izlemekten değil dinlemekten keyif aldım.

Nedeni ise çağımızın hastalığı birbirinize saygı duymamamız, başkasının kişilik haklarına önem göstermememiz herşeyi kendimize hak görmemiz.

O büründüğümüz özgürlük adı aldında cahillik kabuğundan çıkamayışımız tüm bunların sorumlusu

Aynı ücreti ödemişiz, ikimiz de güzel bir akşam gecirmeye gelmişiz değil mi. Bak buraya kadar herşey çok normal.
Sonrasında konser boyunca o kameranın ışığını gözümüze soka soka neden tüm konseri videoya çektiğini merak ediyorum.
Hayır zaten kadının var bir sürü internette videosu senin telefonunile çekebileceğinden daha güzel videoları var hemde.

Bir şarkı çektin anladım sorun yok. Heves ettin, canlı görmüşsün bunu da anlarım.

Hanımefendi tüm konseri telefonunuzdan izlemek zorunda kalıyorum dediğimde ki umursamadan devam etmen!!!

İnsanlara saygı temel anlaşma şartı bu hayatta.
Birini sevmeye biliriz, nefret de edebiliriz.
Ama saygı duymak zorundayız birbirimize.
Aynı konser salonunu paylaşıyorsak,
Aynı otobüse biniyorsak,
Aynı alışveriş merkezlerine gidiyorsak,

Saygı duymak zorundayız birbirimize. Bakın duymalıyız demiyorum, zorundayız diyorum.

Tüm kavgalar neden çıkıyor bu dünyada? Birbirimizden nefret ettiğimiz için değil saygı duymadığımız için çıkıyor.

Mesela fikirlere saygı duymuyoruz fikir çatışmaları çıkıyor.
Mesela yaşama alanlarına, görüşlerine saygı duymuyoruz savaşlar çıkıyor

O yüzden temel başlangıç saygı, herşeyin başı saygı.
Hepimiz özgürüz. İstediğimizi yapmakta da özgürüz. Hayatımız, mutluluğumuz özgürlükten geçer buna da hem fikiriz sanıyorum.

Ama özgürlük ile özgürlüğün verdiği özgüveni de yanına alıp saygısızlıklık yapma hakkına sahip değil kimse.

İkisi arasında ince bir çizgi var o çizginin farkına vardığınızda zaten hem özgür, hemde saygı duyulan bir kişiliğiniz olur.

Yoksa ne desem boş,

yaşayarak göreceksiniz...

Güzel bir sözle taçlandıralım yazımızı,

“Sevgi bir çiçekse, saygı onu koruyan saksıdır. Çiçek solmaya başlamışsa, dikkat edin saksı mutlaka çatlamıştır.” Erich Fromm

Mutlu haftalar

[body_format] => rich [alt] => [slug] => saygisiz-mi-gorgusuz-mu [tag] => [url] => [meta_title] => [meta_description] => [created_at] => 2017-03-21 14:18:20 [updated_at] => 2017-03-21 14:18:20 ) ) ) )

Sosyal Anket

Kartepe`nin en önemli sorunu nedir?


YÜKLENİYOR