İsraf ve Kaizen metodolojisi

Kaliteciler çok iyi bilirler ve inanırlar ki, hiçbir şey mükemmel değildir, her şeyi daha iyi yapmak, daha ileriye götürmek mümkündür ve bu anlayış kişisel ve kurumsal yaklaşımımızla değer bulur.

Uzakdoğu felsefesinden kaynaklı bu yaklaşım, iki önemli ilkenin gerekliliği ile çıkar karşımıza:

-Gereksiz olan harcamayı azaltmak…

-Şeffaf bir yönetim anlayışı ile sorunların üzerini örtmek yerine ortaya çıkarmak.

Gereksiz harcama hem kişisel olarak, hem aile yapısı hem de kurumsal yapılar açısından arzu edilmeyen bir durumdur ve bu durumun literatürdeki karşılığı israftır.

***

Seri üretimin kralı Henry Ford, “Today and Tomorrow” adlı kitabında “Bir hammadde veya ürünün ihtiyaçtan fazla olan kısmı israftır.” diyor.

Bir işi yaparken gereksiz yere kullanılan makine, malzeme, zaman, insan gücü ve enerji israftır. İyi düzenlenmemiş bir alet çantası içerisinden istenileni aramak ve bulmak için geçen zaman da israftır, dağınık bir kafayla çalışmak da, kullanılmayan boş duran bir makine de ihtiyaç dışı alınmış bir eleman da…

Bu noktadan bir pencere açıp konuya bakınca israfı azaltmak için alınan her önlem, yapılan her çalışma, atılan her adım süreci iyileştirmek için olumlu bir gelişme olacaktır. Özel ya da kurumsal sorunların üzerine gitmek, sorunların üzerini örtmek yerine ortaya çıkartılmasını sağlamak Uzakdoğu felsefesinde ciddi olarak benimsenmiş bir anlayış, önemli bir hedeftir. Her üzeri örtülmeyen hatta cesaretle üzeri açılan sorun, iyileştirme yapılacak bir alanı gösterdiği için, bu durum kalite sistemlerinin uygulandığı yapılarda geliştiren bir nokta olarak görülür.

***

Sorunların çözümünde kullanılan en etkin teknik de yine Uzakdoğu felsefesinden Japonya’dan yola çıkarak kendini dünyaya benimseten Kaizen’dir. Kaizen Japoncada, “Kai” ve “Zen” sözcüklerinin birleşiminden iyiye doğru değişim ya da sürekli iyileştirme anlamına gelir. Kaizen, küçük adımlar halinde gerçekleştirilen küçük iyileştirmelerdir. Adımlar küçüktür, ancak sürecin bütününde kalıcı ve sistematik bir iyileşme sağlanır.

Bu sistem yaklaşımının temelinde odaklanmış kaizen metodolojisi önemli rol oynar. Odaklanmış kaizen (Kobetsu Kaizen); sorunu bir bütün olarak ele almaz; sorunu alt sorunlara ayırır ve her bir alt soruna ayrı ayrı odaklanarak çözüm üretir. Böylece sistematik Kaizen Yaklaşımı ile parçadan bütüne tüm alanlarda iyileştirilme yapılması sağlanır.

Odaklanmış Kaizen; ekip çalışmasına dayanan bir iyileştirme metodolojisidir ve işyerlerinde; ekipman, işçilik, malzeme ve enerji kullanımına yönelik kayıpların sürekli iyileştirmelerle sıfırlanmasını hedefler. Bunun yanı sıra çevre, sağlık, güvenlik ve ofis gibi süreç alanlarında yaşanan olumsuzlukların iyileştirilmesi çalışmalarını da kapsar. Kaizen çalışmalarının temelinde, çalışanlar tarafından gerçekleştirilen sürekli, küçük iyileştirmeler yatar. Bu durumda çalışanın süreç iyileştirmesinde var olması demek, her çalışanın sürece hakim olması ve süreci benimseyip sahip çıkması anlamına gelir.

***

Bu sistemsel yaklaşımın özü, PUKO (P: Planla, U: Uygulama, K: Kontrol Et, Ö: Önlem Al) döngüsüne dayanır. Bu döngü sürekli olarak uygulanırken bir taraftan da Kaizen” noktaları aranır. Bulunan Kaizen noktaları, kalite, maliyet, zaman açılarından araştırılıp incelenir, çözüm odaklı yaklaşımlarla iyileştirilmeye çalışılır. Sonuç başarılı olmuşsa, standartlaştırma gerçekleştirilerek edinilen kazanımın kalıcılığı sağlanır.

Böylece metodolojisinin amacından hareket edip “süreçlerdeki tüm maliyet kaynaklarını ölçerek belirlemek, analiz etmek ve israfı ortadan kaldırmak” sonucuna ulaşılmış olur.

Gerek özel hayatımızda gerekse profesyonel iş hayatımızda sistem yaklaşımını önemsememizin bizi hep ileriye taşıyacağı gerçeğinden hareketle Kaizenli bir yaşam diliyorum.

***

Kıssadan hisse:

Bir gün Henry Ford berbere gider tıraş olur. Sıra ücreti ödemeye gelince bin bir pazarlık yapar.

Berber de dayanamayıp: “Oğlunuz da bana geliyor, bırakın pazarlık yapmayı ücretin üstüne ücretten daha fazla da bahşiş veriyor, sizden ise normal ücreti bile almak mümkün değil” der.

Henry Ford cevap verir: “O koskoca Henry Ford'un oğlu ben ise fakir bir çiftçinin oğluyum.”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Suzan KAYGANACI - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Sosyal Anket Kartepe`nin en önemli sorunu nedir?

YÜKLENİYOR