Sen çok oldun be İbrahim!

Nazım Oratoryosunu yöneten orkestra şefi İbrahim Yazıcı’dan tutun da…
Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürüten Prof. İbrahim Kaboğlu’na kadar birçok isim.
OHAL kapsamında 686 numaralı KHK ile birçok akademisyen ve memur görevlerinden alındı.
Bu bir kara mizah mı deyip;
“Sizin yol yapmanıza gerek yok ağalar, yolladığınız isimleri yazsam buradan Artvin’e duble yol olur diyeceğim de...
Hak getire, her gece bir kabusla gelen karabasanlardan sonra kara mizah yapmaya da halimiz kalmadı.
KHK nedir? Kanun Hükmünde Kararname midir?
Yoksa, “Kişilerin Haklarını Karartmak” mıdır?
Anayasa yapma iddiasıyla karşımıza çıkanlar, bu ülkenin en önemli anayasa hukukçularını bir gece kararıyla görevden alabiliyor ise KHK’nın anlamı gayet net bellidir.

***

Dedim ki; “Bu kadar basit mi?”
Küçücük bir köyden Anayasa Profesörlüğüne uzanan o yollar kolay mı sandınız da, bir gece de insanların unvanlarını, hayatını aldınız?
Bir evlat büyütmek, hele hele de vatan için en hayırlısından olan bir evladı büyütmenin zahmetini yaşadınız mı da, bu kadar kolayınıza geldi?
Yıllarca evladı için saçını süpürge eden anaları, tüm imkânsızlıklara rağmen “evladım okusun da bir kuru soğan yerim” diyen babaları hiç düşünmediniz mi?
KHK ile verdiğiniz hangi kararı bir anaya babaya kabul ettirebilirsiniz bilemem ama
Evlatlarımızı vatan uğruna, komşu ülkelerin misillemelerine kurban ettik, şehit verdik yetmedi mi?
Şimdi ne uğruna hayatlarından, makamlarından ediyorsunuz…

***

İbrahim’in annesi Yadigâr Anneyi bilmezsiniz siz…
Karadeniz’in güçlü ve onurlu kadını.
Ona göre en büyük terörist fındık tarlasına musallat olan yaban domuzudur.
Onun “hoca” bildiği sabah ezanından sonra tarlada köyün imecesine katılan cami hocasıdır.
Tertemiz, onurlu, emektar, asil, barışçıl ve insancıl bir köyde yaşayan bir ana, nasıl kötü bir çocuk büyütebilir ki?
Ana diyorum size ana!
Şimdi bir hastanede tedavi gören, emektar doksan küsur yaşında ki Yadigâr Anaya, “gözünün nuru İbrahim’in ihraç edildi” diyebilecek bir babayiğit…
“yemedin yedirdin adam ettin de, onun bilgileri bizi aştı be teyze” diyebilecek vicdansız varsa buyursun.
Yadigar Teyzemin nasırlı ellerinde ilmek ilmek işleyip büyüttüğü evladının nasıl bir hiç uğruna ihraç edildiğini sıkıyorsa anlatsın hadi!

***

“Suçu nedir İbrahim’in bir anlatın hele” diye ya sorarsa Yadigâr Ana!
Bilgili olmak, diplomalı olmak, akademisyen olmak, eğitim için bir yaşamı harcamak mı diyeceksiniz?
Ya da bizimle aynı fikirde olmamak mı diyeceksiniz?
Bu adam ne yaptı? FETÖ ile aynı masada mı oturdu, PKK’yı karşılarken aleni bayrak mı salladı?
Yoksa itiraf mı edeceksiniz!
“O kadar dedik sus, etme, yapma be adam ama bir kendine gel be İbrahim” diye olmadı dinletemedik… Artık sen çok oldun be İbrahim dedik ve aldık görevinden” mi diyeceksiniz?
“Bak Yadigâr Ana! senin oğlun haddini bilmiyor” mu diyeceksiniz?

***

Küçük yaşta kitap okuyup, büyüyüp adam olmak da neymiş!
Nasıl bir hadsizlikmiş yahu bu! O koskocaman başarılarla dolu diplomanı göze sokar gibi hareket etmelerde neymiş bakalım. Diploma olmadan makam yapmış, olanı var olmayanı var demi ama!
Had bilmez bir adam senin bu İbrahim Yadigâr Ana…
“Bu ülkenin bilmem neresine” diyen adama karşı durmak da neymiş? Gani gani altınları yemek varken, memleketim de memleketim demek de ne yahu!
Had bilmez bir adam senin bu İbrahim.
Muhteşem hazırlanmış bir Anayasa teklifini hiçe sayıp, ben buna “hayır” diyorum diye programlarda seminerlerde boy gösterip, bilgisi ile caka satıyor…

***

Vallahi dedik Yadigâr Ana, bir destur be, bir destur İbrahim diye!
Akıllı zeki ama had bilmez bir adam senin bu İbrahim dinletemedik.
Makamlara, koltuklara itaat etmez, boyun eğmez…
Dili lal, vicdanı perişan olanlara karşı dili susmaz, ahlakı tavan yapmış, vicdanı rahat dolaşır…
Üzgünüz ama o bizim bildiğimiz hocalardan değil be Yadigâr Ana!
Yürüdüğümüz yollarda birlikte ıslanmadık…
Cübbeli Rektör Hoca bizim tarzımız değil yav.
Hak ver bize be Yadigâr Ana, aman biz ettik sen etme, beddua etme bize, kandırıldık galiba ama biz Müslümanız demi!
Affet bizi!

***

Bırak sen onları Yadigâr Ana, hasta yatağında dert etme tüm bunları.
Çünkü bir gün onlar da önce ilahi adalete, sonra da İbrahim Kaboğlu’na ihtiyaç duyacaklar.
İbrahim, ne birilerinin arkasına saklanıp makam yapmış, ne de bir adamın kol kanat gerdiği jöleli tiplerden olmamış...
O halen bizim için Yadigâr Teyzemizin oğlu İbrahim;
Hak geçmesin diye yan tarladan düşen bir fındık tanesini bile almamış, haram ile göbek yapmamış…
O halen bizim için Profesör İbrahim;
Eğitimle, bilgiyle harmanlanmış, üstlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü savunmuş ve öğretmiş…
O halen bizim için vatandaş İbrahim;
Cumhuriyet, demokrasi, inancını bir an bile yitirmemiş, millet ve memleketini kişisel çıkarlarının çok üstünde tutmuş…
O halen bizim için adam gibi adam olan İbrahim;
Hep dik duran; aklını, vicdanını, fikrini ne şimdi ne de geçmişte hiç bir iktidar ya da bir guruba teslim etmemiş…

Elinden alınmaya çalışılan değerlere rağmen, Kurtuluş Savaşın da Borçka'ya Türk Bayrağı'nı diken Osman Nuri Kaboğlu'nun torunu, Yadigar Ana’nın yadigarı bizim köylü İbrahim olarak, o bizim ve bizim kalmaya devam edecek tasalanma sen.

***

Öyle acı öyle tarifsiz ki vatan.
Başka başka topraklarda, kendi topraklarına hasret yaşayan askerlerimiz şehit…
Kendi topraklarında işlerine son verilen akademisyenlerimiz darp ediliyor, habercilerin işine son veriliyor güzelim ülkemde.
”Mahmut Hoca dövülüyor, Hababam ve diğer hocalar da sessiz kalıyor” desem yeridir Yadigâr Ana.
Bizler biliyoruz ki; senin oğlun gibi o güzel insanlar da denetimsiz yetkilerle alabileceklerini sandıkları makamları ne de saygınlıklarını KHK ile kazanmadı ve onunla da kaybetmeyecekler.
Sen çok yaşa emi Yadigâr Ana…
Evladın İbrahim ile gurur duymaya devam et.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

03

Selim Gunes - ellerinize, yüreğinize sağlık... bir bilim adamı, bir ana ve bir memleket sevdası... yüreğimi ısıtan, anlamlı ve duygusal yazınız için koskocaman bir teşekkür...

Yanıtla . 0Beğen 28 Şubat 14:49
02

Hakan - @Ergin 01 nolu yoruma cevabı: Benden de başarılar!

Yanıtla . 0Beğen 15 Şubat 10:03
Sosyal Anket Kartepe`nin en önemli sorunu nedir?

YÜKLENİYOR