Kartepe Gazetesi

Mehter marşı ile gelip, İzmir marşı ile gitmek

Herkese iyi haftalar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra YSK’da referandum tarihini açıkladı. 16 Nisan’da vatandaşın önüne sandık koyup soruyoruz, ‘Evet mi Hayır mı’ diye.

Yıllar öncesine götürdü bu slogan beni. İzmit’in damadı Erkan Yolaç’ın sunuculuğunu yaptığı Evet- Hayır yarışması. Erkan Yolaç, yarışmacıyı davet eder, karşısına alır, ‘Duydunuz zilin sesini. O iki kelimeyi asla kullanmayacaksınız. Başınızı emme basma tulumba gibi aşağı yukarı sallamayacaksınız’ der ve hal hatır iki satır sohbetin arkasından başlar yarışmacıya evet veya hayır dedirtmek için çabalamaya. Sahneye davet ettiği yarışmacı gelirken fonda Mehter Marşı çalar ve yarışmacı kazansa da kaybetse de giderken İzmir Marşı ile gider.

Ne kadar enteresan tesadüfler değil mi? Bir zamanların efsane yarışmasından bu günün fotoğrafı çıkıyor, belli oranda.

Zihinlerimizi biraz eskiye ve espriye götürmek isteme sebebim, kimisine göre referandum, kimisine göre halk oylaması olan öyle veya böyle adı seçim olan şeyi gergin havasından çıkartmak isteyişimdir. Sataşmalar, dalaşmalar, atışmalar, karalamalar ve daha neler neler yaşanıyor ve daha neler neler yaşanacak kim bilir? Oysa ki özü, yapmak istediğiniz bir şeyi insanların önüne koyuyorsunuz, hepsi bu. Kararı verecek olan halk. Evet veya hayır için kendi doğrularınızı anlatır gerisini halka bırakırsınız. Bunu bir savaş ya da ölüm kalım meselesi haline getirmenin bir anlamı yok.

Türkiye bir şeyleri zamanla aşacak İnşallah. Bundan yana ümidimi hiçbir zaman kaybetmedim. İşte o şeyleri aşabilmiş olsaydık, bu gün bu oylamayı karnavala çevirebilirdik. İşte o zaman insanlar keyifle, hiçbir zul görmeden oy kullanmaya gelebilirlerdi. Ancak durumu fanatik bir futbol taraftarlığına çevirdiğinizde ortaya bugünkü fotoğraf çıkıyor. Oy kullanacak evet ve hayırcılar bildiğiniz birbirine düşman hale getiriliyor. Ve hatta deniliyor ki, şayet şu oyu atarsanız bir kesim için vatan haini, diğer kesim için bölücü anlamına geliyorsunuz. Böyle saçma sapan bir durum olabilir mi hiç?

Bu ülkenin sınırlarının içerisinde yaşayıp, bu memleketin kimlik kartını taşıyan herkes bu ülkede eşit haklara sahiptir, özgürdür ve hürdür. Demokrasi ve Cumhuriyet de zaten bunu öngörür. Bunu bir tarafı savunup, diğer tarafı karalamak için söylemiyorum. Çünkü bu durumda her iki kesiminde ciddi anlamda hata ve yanlışları var. Toparlayıcı, birleştirici bir üslup seçmektense, daha rekabetçi, daha çata çat, daha kavgacı bir politika seçiyorlar.

Memleket olarak bunlara ihtiyacımız yok. Zaten bir doğum sancısı yaşıyoruz. Devlerin içerisinde kendimizi ispatlamaya ve yerimizi almaya çalışırken bu yaşadıklarımız son derece normal ama zoru yaşarken içerisine biraz daha zoru katmak bazen kantarın topuzunu kaçırabilir. Dikkatli olmak lazım..

Öyle ya da böyle sıkacak, kasacak ya da kendini yırtacak bir durum yok ortada. Neticesi bir seçim. Halkın seçimi. Oyu çok olan taraf ‘Evet’çi ya da ‘Hayır’cı kazanacak. Yazıyı çok da uzatmak istemiyorum. Aklıma Hindistan’dan 4 kural geldi. Okuyunca ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız.

KURAL 1: Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.

Kural 2: Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiçbir şey, hem de hiçbir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır. Dersimizi alalım ve ilerleyelim diyedir. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir’

KURAL 3: İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır’

KURAL 4: Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir’

Hepinize iyi haftalar diliyorum.

GÜNÜN ÖZÜ

Eğer en zayıf noktanız İnsanlara dostluk göstermenizse, siz dünyanın en güçlü insanısınız. (Abraham Lincoln)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Cem ŞAKOĞLU- Mesaj Gönder


Sosyal Anket

Kartepe`nin en önemli sorunu nedir?

Oy Ver