Rızası söz konusu olsa adı çocuk olur mu?

Keşkeler ve gelecek endişesi şu anımızı çalan iki hırsız olmuşken
“Ne olacak bu ülkenin hali?” diye dertlenmemek elde mi?
Bazen diyorum ki bizim için iş işten geçti de ya evlatlarımız!!!
Öpmeye, saçını okşamaya kıyamadığımız göz bebeklerimiz ne olacak?
Her gün çocuk istismarı haberi, her gün eğitim hataları, her gün evlatlarımızın hayatından alınmak istenilen değerlerle karşı karşıyayken…
Bu ülkede çocuk olmak mı!!!
***
Sabah haberlere göz atarken hamile çocuk skandalında alçakça bir savunma başlığı altında ki haberi okuduğumda “Allah belanızı versin” demeden edemedim içim yana yana…
“Rızası vardı” cümlesi bile tüylerimi diken diken etmeye yetmişti.
İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hamile çocuk skandalını hatırlarsınız.
Dün, Başhekim Yardımcısı ile Sosyal Hizmetler Uzmanı hakkında açılan davanın ayrıntıları ortaya çıktı.
Hazırlanan iddianamede, 15 yaşından büyük hamile çocukları ilgili makamlara bildirmek yerine, hamile çocuklardan “Rızasıyla ilişkiye girdi” yazısı alındığı belirtildi. İddianameye göre Suriyeli hamile çocuklar, sosyal hizmetler birimine görüşmeye gitmediği için konuyla ilgili ‘cinsel istismar olarak değerlendirilmedi’ şeklinde rapor düzenlendi. İddianamede, 110 hamile çocuğun yer aldığı listeden sadece 3 çocuk hakkında hastane polisine bildirim yapıldığı vurgulandı.
Çocuğun rızası diye bir kavram var mıdır hukukta?
Rızası söz konusu olsa adı çocuk olur muydu?
***
O kadar şansız ki gelecek nesillerimiz…
Bir gelecekleri var mı o bile belli değil.
Kendilerine bayram hediye edilen bir nesilden, zoraki rızası istenilen bir nesle doğru gidiyorlar.
Şansızlar vesselam!
Dün, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2 Haziran’da gerçekleştirilecek liselere giriş sınavıyla öğrenci alacak okulların listesini yayımladı.
“Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav Başvuru ve Uygulama Kılavuzu”nda, sınavla öğrenci alacak okulların yanı sıra okul kontenjanları da yer aldı.
Bin 367 “nitelikli” lisenin yer aldığı kılavuza göre sınavla öğrenci alacak okulların 297’si imam hatip liseleri, 449’u meslek liseleri arasından belirlenirken yalnızca 302 fen lisesi, 93 sosyal bilimler lisesi ve 226 Anadolu lisesi “nitelikli okul” kapsamına alındı.
Birilerine göre “nitelikli” olarak tarif edinilen okulların yarısını imam hatip ve meslek liseleri oluşturdu.
Sınavla öğrenci alacak okulların 297’si imam hatip liseleri, 449’u meslek liseleri arasından belirlendi.
34 ilde yüzde 10’luk dilime giren öğrenciler için bir tane bile Anadolu Lisesi belirlenmedi.
***
Bu sistemle, karma eğitim veren okulların oranı azalıyor.
'Nitelikli lise' diye tanımladıkları okulların büyük bir kısmı üniversitelere öğrenci gönderme başarısı çok düşük olan imam hatip liselerinden oluşuyor. Yani... 
Başarı oranı yüksek Anadolu liseleri ise liste dışına itiliyor.
Haliyle velilere de bu sistemden çıkış yolu olarak özel liseler işaret ediliyor ve özel liseleri tercih etmek zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılıyor.
Yeni sistemin özellikle büyükşehirlerde ve lise bulunmayan ilçelerde neden olacağı sorunların boyutları dahi tahmin edilemez boyutta…
Bakanlığın bu soruna bulduğu tek çözüm il ve ilçe milli eğitim müdürlüğü ile okulun bağlı olduğu genel müdürlük tarafından yerleştirmenin yapılması.
Yani öğrencinin ve velinin iradesi, eninde sonunda bakanlığın vereceği kararlara teslim ediliyor. Rızası olamadan, rızası varmış projesi bir nevi!!! 
***
“Eğitimde pardon olmaz, ülke ağır bedel öder” farkında değil misiniz halen…
Bu sistem de eğitimde fırsat ve imkân eşitliği nerede Allah aşkına!
Sistemin temel amacının öğrencilerin imam hatip ve meslek liselerine gitmek zorunda bırakılmak istendiği olduğu o kadar aşikâr ki…
Bu sistem eğitim sistemini siyasallaştırma politikasından başka bir şey değil.
Topluma, evlatlarımıza örtülmek istenen karanlık bir perde bu.
Anne ve babalar olarak, öğrencilerin geri dönülemez bir yola sokulmasını kabul etmeyeceğiz bu böyle biline!
Bizim evlatlarımız, piyasa için ara eleman haline gelmiş bir nesil yaratma projesinin kobayı olamaz! Olmayacak da…
***
Çocuklarımızın hayatlarını böylesine olumsuz etkileyecek bir sisteme karşı çıkıyoruz
Bizler, veliler olarak çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geri dönülemeyecek bir yola sokulmasını kabul etmiyoruz.
Çocuklarımız çevreye saygılı, üretken, aydın ve ayakları bu topraklarda kafası evrensel bireyler olarak yaşamaya devam edecekler.
Her çocuğun, hükümetin siyasi arzularının ötesinde bir önemi, değeri olduğunu anlayın artık
Ne evlatlarımızın ne de bizim rızamız yok sizin bu sığ sisteminize…
Bu böyle bir kez daha biline!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Nilay MERTTÜRK - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kartepe Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kartepe Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Şehirlerarası otobüs terminali Kartepe'ye gelmeli mi?